Alâ'dan.. İşte insan bazen böyle fark ediyor gidişlerin ağırlığını. Gelmediğini değil, gelmeyeceğini anladığı yerde başlıyor bir şeyler. Bir kapı kapanıyor, ardından bir daha bir kapıda beklemiyorsun.. Yıllar sonra öğrendim ki; Bağırıp çağırmana gerek yok! Sesini duymak isteyene bir fısıltın yetermiş.. Bir pencere önünde günlerimi verirken içimdeki bu umudu yakmak istedim.. Gözlerimde yanan bu ışığı söndürmek istedim.. Kalbimdeki bu sevgiği bitirmek istedim.. Ama gel görki yaptığım tek şey mavi göğe bakıp gözlerini hatırlamak.. Daha kaç kere gelecek diyip umut edeceğim.. yoruldum ama canım yanıyor. İçimden bir ses yoksun diyor bittin sen diyor boşuna bekleme diyor ama kalbim... Kalbim öylesine bağlı ki ona ne dersem susmuyor.. üşüyen bedenime sıkıca sarıldım eskiden üşümezdim buna fırsatım bile olmazdı kolları etrafımda belirirdi çünkü.. Başım ağrıyordu her gün bu acıya dayanmak öylesine zor ki. Rozanın getirdiği ağrı kesici den iki tane almıştım.. bir tanesi işe yaramıyor hoş ikinciside yaramıyor.. Ne kadar derse desin tekrar ayağa kalkıp o pencerenin önüne oturdum.. bu artık bir istek değildi ihtiyaç gibiydi sanki burada oturmazsam onu hatırlamıyormuşum gibi gelir.. bazen neden burda olduğumu bile unutuyorum aklımı kaybetmekten korkuyorum çünkü aylarca yanlız ve acı içinde yaşamanın verdiği bu derin boşluk çekiyor beni içine.. Keşke bir fotoğraf olsaydı yada ondan bana bir hediye.. o zaman ona bakar mutlu olurdum . Şimdi sadece gökyüzüne bakıp onu hatırlıyorum.. Kaç aydır buradayım ne kadar oldu bilmiyorum.. ablamı çok özledim şimdi doğmuştur benim yiyenimi , iyilermi bilmiyorum..mesela beni hiç mi merak etmiyorlar neden bunca zaman gelmediler aynı ülkede aynı şehirdeyiz ama benden çok uzaktalar... Peki Kaya..bazen beni unuttuğunu falan sanıyorum yada umursamadığını.. ama sonra aklıma bunca yıl seven bir adam var diyorum hiç bırakırmı beni burada.. İşim arkadaşlarım.. hepsi tek gecede ellerimden kayıp gitti.. o gece hem en güzel geceydi hemde hayatımdaki en kötü gece.. Biz evlenecektik..benim bir ailem olacaktı.. daha yeni hayata tutunmuşken tekrar başa döndüm.. Her gün söz veriyorum kendime..iyi olacağıma onlar ile olacağıma.. Gözlerim yorgunlukla kapandığında istemsizce yaşlarım aktı.. ağlamaktan kirpiklerim öylesine uzatmıştıki istesem bu kadar uzunlarına sahip olamazdım.. Sonra yavaş yavaş hıçkırığa dönüştü bazen küçük krizler geçiriyorum o zaman kendimi tanımıyorum kollarımdaki çiziklere her gün yenisi eklenirken sonu yoktu sanki.. Kapı kulpunun aşşağı çekim sesini duyduğumda kafamı kaldırdım.. Roza gelmekten vazgeçti sanırım.. hep ağlamalarım yüzünden gelip saçlarımı okşar yavaşça.. benimle zaman geçirmesine izin vermezdi o katil adam.. beni vurduğu gece gözlerimi kapatmadan önce Kaya'nın sesini duymuştum hayla kulaklarımdaydı... Gözlerimi açtığımda ise onu göreceğimi sanmıştım.. bir arabanın içerisinde götürülüyordum yanımda ise Atakan vardı.. kendimi tutamayıp canını yakmaya çalışıyorum ama o öylesine bir darbe vuruyorki bana kalakalıyorum.. Bu eve geldiğimde elim ayağım bağlıydı sırtım tam iki ay boyunca iyleşmedi acı içinde kıvrandığım geceleri düşündükçe fenalık basıyor içimi.. Elimin tersi ile yanaklarımdaki ıslaklıkları sildiğimde sakinleşmek istiyordum.. tam bu sırada kulaklarıma dolan ses ile gözlerim irice açıldı. " Alâ." Bu ses yabancıydı Rozanın sesi değildi geldiğimden beride bu evde başka birini görmedim gerçi odadan çıkmadım ki hiç.. sesizce dinlerken öyle bir cümle duydum ki kalbim hızla atmaya başlamıştı "Alâ ben..ben Kaya'nın yanından geliyorum." Gözlerimden akan yaşlar ile derin nefes almak istedim, gelmişmiydi.. Yerimden kalkıp kapının önüne ilerlediğimde elim ayağıma dolaşmıştı içimdeki bu his daha önce gezinmemişdi ruhumda.. kurumuş dudaklarımı aralarken inanamıyordum.. " G..gerçekten mi?" sesim büyük bir beklentiyle çıkmıştı başım dönüyordu ama bu sefer heycandan dönüyordu.. " Gerçekten tabiki kapının anahtarı nerede olabilir." Fısıltı sesini duyduğumda göz yaşlarımı durdurmaya çalıştım.. beni buraya Atakan kitlerdi eskiden anahtarı Rozaya vermezdi ama kriz geçirdiğim için veriyordu artık. " Roza'da." Dediğimde beklememi söylemişti..adım sesleri kapıdan uzaklaştığında elim göğsümün üzerinde gitti .. İçimde bambaşka bir huzur vardı bu..bu özgürlük gibi bir şeydi..gözlerim önüne gelen saçlarımı geriye ittiğimde kapının önüne çöktüm.. dakikalar sonra bir ses duyduğumda nefes almayı unutmuştum.. " Anahtarı buldum." Hızla ayağa kalktığımda başım dönmüştü umursamadan kapının ardındakine bakındım benim umudum ışığımdı.. Anahtar açıldı kapı araladı ve ben ilk kez aylar sonra bir insanın gözlerine bakındım aylardır sadece dört kişi gördüm Atakan , Roza, doktor ve bir koruma.. döngüyü bozan tek kişi oldu. Yüzümdeki ifade anlatılmazdı şaşırmıştım için kıpır kıpırdı korkuyordumda. Yani inanamıyorum .. nasıl anlatılır bilmiyorum tamam bir gün beni bulacağını biliyordum ama bunca vakitten sonra bu intimal çok uzak geliyordu ama şimdi çok yakın...derin nefes aldığımda dudaklarımı araladım.. " Seni gerçekten Kaya mı gönderdi." Şu an boynuna ağlayıp saatlerce ağlamayı öyle isterdim ki.. özlemimi gidermeyi gerçekten yaşamanın ne olduğunu hissetmek isterdim ama şu an sadece kendimde özlemimi gidermeliydim.. " Evet sen iyimisin." Sesini duyduğumda hızla cevap verdim herşeyi merak ediyorum o geceden sonra ne oldu bilmiyorum ama onun beni neden bu kadar yanlız bıraktığını merak ediyorum en önemlisi ise o iyimiydi.? " İyiyim ..o ..o iyimi peki nerde.." Gözlerim acıyarak bakıyordu bunu fark ettiğimde yeşillerimi aldım ondan.. berbat bir haldeydim evet kendimi tanıyamıyordum bazen.. ama ruhum hayla aynıydı en azından ben böyle biliyorum... arkasına baktığında telaşlı kısık sesini duydum.. " İyi şimdi gitmem gerek geleceğim sonra." İyide daha hiç bir şey söylemediki.. üzerime kitlediği kapı ile kaldım.. kulağımı kapıya verdiğimde o lânet olası adamın sesini duymuştum.. Eğilip dizlerimin üzerine çöktüğümde kalbimin sesi kullarımı dolduruyordu... artık beklemek için bir sebebim vardı.. dudaklarım kıvrıldığında iç çektim.. **** Yan tarafa döndüğümde parmaklarımı çenemin altına kıvırdım..midemdeki boşluk hissi beni rahatsız ediyordu dün akşamdan beri Roza'yı hiç görmemiştim. Oysaki her akşam yatmadan önce gelip kontrol ederdi beni.. O kadınıda hiç görmedim..sahi Kaya'mı göndermişti onu.. neden kendisi gelmedi ki..bir planı mı vardı yada başka bir şey.. bu içimdeki merak sonum olacakmış gibi geliyor bana , akşamdan beri uykum tutmamıştı beni. Yavaşça doğrulduğumda yataktan kalktım kapının önüne geldiğimde boğazımı temizleyip konuşmaya çalıştım.. " Roza.. Roza!." Dediğimde merdivenlerdeki sert ayak seslerini duyuyordum saniyeler sonrada anahtarın kapımı açılış sesini. Kapı araladığında gelen Roza değildi Atakan gelmişti dün akşamdan beri uyumadığı belliydi acaba o kadınımı fark etmişti.. telaşla ona bir kaç soru sorarken sert sesini duydum. " Roza nerde?.. neden gelmedi?.." " Kes!" Dediğinde arkadan gelen bebek sesi dikkatimi çekmişti.. Bir bebek ağlıyordu burası ormanlık bir alanı bebeğin ne işi olurduki bu evde.. şaşırdığımda kapıdan çıkıp gitmişti.. Kapı aralıktı yanımda kimse yoktu kaldığım odadan dışarı çıktığımda gözlerim evin içerisinde gezdindi.. daha sonra bebek sesinin geldiği odaya döndü bakışlarım.. Ne olduğunu bilmiyorum ama ayaklarım beni dış kapıya doğru ilerletiyordu sesizce merdivenden inerken kapının kolunu indirmek istedim.. fakat kitliydi. " Boşuna uğraşma çıkamazsın yukarı gel." Arkamdan gelen ses ile gözlerim hayal kırıklığı ile kapandı.. ona döndüğümde gözlerindeki öfkeye bakındım aynısı bendede vardı ama dışa vuramıyordum. " Gel şu bebeğe bak Roza gitti yeni birisi gelene kadar sende." Yukarı çıktığımda dedikleri ile afalladım Roza gitmişmiydi iyide neden peki dün gelen kadın neredeydi görünüşe göre yoktu acaba onu öğrendimi?.. Bebeğin olduğu odaya ilerlediğimde beşiğe yaklaştım.. küçük bir oğlandı bu siyah saçları kahverengi gözleri vardı.. beni görmesi ile ağlaması kesilmişti.. eğilip beşikten kollarım arasına aldığımda burnuma bebek kokusu doldu.. oda burada tutsakmıydı? Kafamda dönüp dolaşan soruları bir kenara bırakıp kocaman açılan gözleri izledim bir süre.. baktıkça Ariya'yı hatırladım ablamın bebek heyecanını hatırladım.. Gülümsediğimde minik parmaklarından tutup ellerine dudaklarımı bastırdım.. çok tatlıydı ve çokta güzeldi.. erkek olmasına rağmen. " Kaynaştığınıza göre çocuğu al odana yürü gerekenleri getiririm ben." Sesini duyduğum kafamı ona çevirdim emir vermeyi ne çokta seviyordu pislik. " Bu bebek kimin?" Onun olmazdı Rozanın desem bebeği buradayken kendisi neredeydi ve bunca zaman neden bana hiç söylemedi.. " Birinin işte." Sırtını dönüp aşağı indiğinde ayağa kalkıp cama yakınlaştım perdeyi hafifçe araladığımda aşşağıdaki korumalar göründü gözüme..derin bir nefes aldığımda kollarımdaki bebeğe döndüm.. " Birlikte odaya geçelim mi küçük bey.." aylar sonra dün ve bugün gülümsedim aslında dün akşamdan beri içimdeki ışık gülümsememi sağlıyordu. Birlikte odaya geçtiğimizde Atakan pisliği mama ve bez getirmişti daha önce hiç bebek bakmadım o yüzden tedirgindim ama bunu ona söylemedim alır diye .. odadan çıktığında kapıyı kitlememişti şaşırmıştım. "Birlikte kaçalım mı? " Kulağına fısıldadığım bebeğin kokusunu çektim içime.. gözleri kapandığında sıkıca sardım onu benim gibi yanlız olduğunu hissetmesin diye...
****
Umut etmekten yorulmuş bir kadın var sevdiği adamı bulup birlikte yaralarını sarabilecekler mi?
Peki geçen bölümdeki Sare hakkında ne düşünüyorsunuz unuttum sormayı 🙃
Sarenin yaptığı doğrumu? Sevdiği adam hapiste oğlu düşmanının elinde valla iyi dayanıyor😑 Oy ve yorumlarınızı bekliyorum canlarım 🎀🤍