" Bağcıklarını neden bağlamıyorsun anlamıyorum takılıp düşmekmi istiyorsun sen " Sitemkâr sesinin arkasında tedirginlik vardı kaldırımın ucunda oturmuş kadına bakındı bir süre.. yüzündeki o memnuniyetsizlik bakınca belli ediyordu kendini.."Daha evden çıkarken bağladım kendisi açılıyor ne yapayım yani sevgilim."Bağcığını bağladığında ayağa kalkıp elini uzattı ince parmakları iri avucuna sarıldığında gülümsedi. Tatlı söyleyişine cevap verdi. " Bir şey demedim güzelim." Takıldığı belliydi, Beline doladığı kolu ile kendine çekip saçları arasına dudaklarını bastırırken iç çekti." Bu bir şey dememiş halin ise dediğini düşünemiyorum neyse gidelim de şu dükkanı temizleyelim daha çok işim var.." Alel acele çekiştirip dükkanın önüne getirdiğinde uzaktan bakındı.." Umarım her şey iyi gider Kaya." Göğsündeki eli gövdesini sarınca göğsüne yaslanan kadını sardı sıkıca.." Merak etme kar tanem tabloların satılmaz ise hepsini ben alırım." Âla'nın kırkırdaması kulaklarını doldurduğunda dudakları kıvrıldı.." O zaman bir fırçaya yirmi bin alırım." Yavaşça geri çekilirken yeşil gözlere bakındı bir süre küçük yüzünü avuçları arasına alırken dudaklarını araladı." Feda olsun yirmiler.." Rahatsızca yerinden uyanırken gördüğü rüyanım etkisi ile etrafına bakındı. Bir süre öylece tavana bakarken bunun bir rüya olduğunu değilde yaşanmış bir anı olduğunu hissediyordu bu içindeki garip duygu kemiriyor gün geçtikçe. Gördüğü o dükkan ses , o kadın uzak değil ona sadece etrafında yok. Derin nefes alırken ayağa kalktı bugün tüm zamanını onu arayarak geçirecekti buda bir önceki günün tekrarı idi. Önce yukarı kata ilerleyip çekmeceleri ve bir çok şeyi karıştırdı her gün ayrı bir temizlikçi gelir Sera ilgilenirdi bunlar ile , burada bir şey bulamayacağını anladığında araba anahtarını alıp çıktı evden.. Hastaneye doğru sürer iken yolda Leyla'yı aramıştı eğer hastanede ise neden hastaneye yattığını öğrenemezdi tıpkı bunca zaman olduğu gibi.. Onu hastaneden en uzak olan lüks bir restoranda yönlendirirken çoktan çıktığını biliyordu hastanenin önünde arabasını park ederken indi. Adımladı hızla hastanın danışman bölümünü buldu. Umarım bu sefer farklı bir engel çıkmaz hemşire aynı hemşire değildi çünkü.. " Merhabalar." Karşıdaki güler yüzlü genç kadına gülümsedi . "Merhaba ben kısa bir süre önce bu hastaneye yattım çıkışım verildi fakat bunu rapor olarak almak istiyorum ehliyet alacağım da gerekli bana neden yattığımı söylemeniz mümkün mü?" Dışı kadar seside etkileyiciydi bu adamın genç kadın gülümseyerek baş salladığında kırmızıya boyanmış rujlu ile dudakları aralandı. " İsim alabilirmiyim." " Kaya Ulaş Demir." Başını salladığında önündeki bilgisayara odaklandı fakat bir kaç değişiklik ile hastaneye neden yattığının gerçek sonucu yok idi . Sadece geçirdiği kaza sonucu psikolojikmen çöktüğü yazıyordu bunu söylediğinde mavi gözlerinde şüpe vardı. " Ve dün odanızı toparlarken eşyalarınızıda toparlamışlar isterseniz size verebilirim." Hastaneden çıktığında yanına bir şey almamıştı ona sadece bir işi ve bir evi olduklarını göstermişlerdi zaten herşeyin bu kadar mükemmel olması kuşkulandırmıştı onu. " Verirseniz sevinirim."yerinden kalkıp depo odasına ilerlerken siyah büyük kutuyu aldı. İçerinde ne olduğunu bilmiyordu sadece günler önce koymuş şimdide sahibine veriliyordu. " Buyrun geçmiş olsun." Siyah kutuyu aldığında sabırsızlıkla baş selamı verip ayrıldı. Arabadaki yerini aldığında kapısını kapatıp siyah kutunun kapağını araladı.Gözüne ilk çarpan şey bir fotoğraftı. İçerisinde birden fazla şey vardı küçük bir anahtarlık bileklik ve bir yüzük kutusu.. İri parmakları arasına siyah yüzük kutusunu aldığında derince yutkundu hisleri darmadağındı kafasındaki ruhundaki bu boşluk günden güne büyüyordu.Ard arda iki alyans.. anlamsızca titreyen parmakları arasına sol taraftaki yüzüğü aldığında kalbinin deli gibi çarptığını hissedebiliyordu..Parlak altın içerinde yazan yazıyı fısıldadı.. " Kaya, Alâ." Diğer yüzüğün içerisinede baktığında aynı yazı vardı.. avucuna sıkıştırdığı yüzükler ile fotoğrafı eline aldı. Aynı şey.. aynı yüz.. Artık emindi.. bu kadın geçmişi düşündükçe geleceğidi'de bu onun evleneceği kadındı öyle olmalı değil mi sonuçta yüzünü kalbine kazımamalıydı.. Uzun zaman sonra ilk kez boğazında bir yumru hissetti.. Kutudaki küçük anahtarlığı aldı ucunda bir anahtar vardı ama bu bir evin anahtarı olmayacak kadar küçüktü.. Daha fazla şeye bakamadı yan taraftaki koltuğa kutuyu bıraktığında avcundaki yüzüklere bakındı.. "Ömrümün sonuna kadar arayacağımı bilsemde arayacağım seni. " Kurumuş dudaklarını araladığında derin nefes aldı.. şimdi içinde doldurulmayı beyleyen bir boşluk yoktu, o boşluk doluymuş zaten o boşluğu dolduranın nefesi gerekiyordu sadece..Arabasını çalıştırırken kilit kısma geldi, şimdi herşey Leyla'da idi... ***** Restorandın önünde geldiğinde kendini toparlamaya çalışıp indi arabadan içeri yürürken gözleri etrafta gezindi orta masalardan birinde idi Leyla. Kahverengi hareleri mavilikleri görünce gülümsedi. Kendinden emin adımlar ile masaya yaklaştığında oda karşılık verdi gülümsemesine. " Bu kadar erken geleceğini beklemiyordum umarım beklememişsindir." Dedi alaycı bir tavırla. " Mekan hastaneye uzak olunca erken gelmenin iyi olduğunu düşündüm." Masaya otururken garsonun önlerine koyduğu menüye göz attı. Uzun zaman sonra içinde küçükte olsa bir şey çözülmüştü bunun verdiği huzur ile iyi bir kebap söylemişti.. Leyla sadece makarna ve salata isterken gözleri ona çıktı.. Bir süre inceledi onu gözleri boynundaki yazıyı görünce yutkundu sadece.. Siparişleri geldiğinde aralarında bir sessizlik vardı. Belki Kaya ona göre konuşkan biri değildi ama kendisi oldukça kafa şişiren bir tip idi neden şu an sustuğunu kendisi bile bilmiyor..Karşısındaki kadına baktığında boğazını temizledi. " Bugün hastaneye gittim seni almak için, bana oradaki eşyalarımı verdiler." Direktten söylediği için şaşırmıştı Leyla hastaneye geleceğini bilseydi beklerdi onu ve bahsettiği kutudan haberi yoktu içini merak sararken dudaklarını araladı. " Ya öylemi ne eşyası ki bildiğime göre getirdiğin bir eşyan yoktu." Suyundan yudumlar alırken karşıdaki kadının bu garip hâline bakındı içinden bir sesi kutudan Leyla'nın haberi olsa onu çoktan ortadan kaybetmişti diyordu.. " Bende hatırlamıyorun bir kaç şey işte." Maviliklerine kahvelerini ayırdığında yemeğine odaklandı. Ona geçmişi hatırlatacak en küçük bir şeyin bile olmaması gerekiyor yoksa kendisi için hiç iyi bir şey değil. ." Neyse biraz senden konuşalım evine yerleşebildin mi?" "Evet yerleştim çok güzel senin sayende." Yalan bir gülümseme ile kıvrıldı dudakları.Belki erken belki geç içindeki bu soruya cevap arıyordu işte ağzından çıkan kelimeleri duyduğunda ifadesiz kalmaya çalıştı.. " Aslında minnettar kalmamak için bir şey yapabilirsin Leyla." Biraz öne yaklaşıp konuştuğunda kahve harelerde küçük bir ışıltı belirdi. " Nedir ki ." Dudak kenarı kıvrıldı bir süre masadaki elinin üzerine elini yerleştirdiğinde maviliklerini ayırmadı. " Geçen geceki sorum hayla geçerli Leyla o kadını tanıdığını düşünüyorum sence öylemi." Gözlerini kaçırdığında tedirginlikle elini çekmek istedi. Önüne düşen saçlarını geriye attığında tekrar aynı şey oluyordu. O gece bilmediğini söylemişti şimdi aynı soru ve aynı şekilde sorması geriyordu onu. " Gerçekten bilmiyorum Kaya bilsem söylemezmiyim." Bu sefer çektiği elini o iri parmaklar ile buluşturdu. Kısa bir süre kahveler sakinleşmeye çalışırken geriye yaslandı Kaya her duvara tosladığında kalbine sanki bir şeyler batıyormuş gibi. " Peki anladım yanımda doğruyu söylemeyen bir kadının olması kırıcı, Hesap lütfen. " Söylediği cümle ile masadaki telefonumu cebine sokuşturdu gelen hesabı ödediğinde gözleri kahverengi gözleri buldu. Oda yalan söylemek istemiyor ama işte ailesi onun değerlileri onlar engel.. belki Kaya için kısa bir tanışma süreci olabilir ama onun için sevmeye yeterli bir süre idi şimdi bı adamın onu yalancı bilmesi kırıyordu onu kendine kızıyordu.Ayağa kalktığında çıkışa ilerledi Leyla'nın peşinden gelip onu durdurmasını beklediği için yavaş adımlarla ile ilerliyordu.. Masadaki çantasını aldığında derin bir nefes aldı terlemiş avuç içlerini silerken gözlerinin dolanmamasını diledi. Sırtı dönük adama baktı.. " Seni seviyorum Kaya.." dedi sadece ayağa kalkıp ilerlediğinde arabanın yanına geldi. Önündeki adama cesurca baktı.. " Neden geçmişin peşindesin bilmiyorum, sana bir... Bir hayat vermek istiyorum benimle sonlandıramazmısın.." Gözleri dolu kadına bakındı bir süre onun kendisine bir hayat vermesini istemiyor evet güzel çekici ama dikkatini çeken bir şey yok görmüyor ışığını iyiliğini.. " Hayatımı senle sonlandırmam demek koca bir yalan ile yaşamak demek."Arabanın önüne geldiğinde eğildi yavaşça. " Şimdi söyle ben bileyim ki ona göre seçim yapabilme hakkım olsun." Mavi gözleri öyle içine çekiyordu ki sarılmak istedi..onun Alâ'sı hiç bir zaman olmayacak o kadını sevdiği kadar kendisini sevmiyeceğini hissediyordu. Eğer Alâ yaşasa idi çoktan gelmiş olurdu çoktan kaybetmiş olurdu Kaya'yı sadece onun öldüğünü duyup eskisi gibi olmasından korkuyor..ama belki bu sefer daha az acı çeker eğer ona sevgisini verirse iyileşeceğine inanıyordu.. " Tamam söyleyeceğim.." bir kaç saniye gözleri kapandı.. dikkatle onu dinledi ağzından çıkan her bir sözün kıymeti vardı tabi ne kadarı doğru ise.. " Gelen Kadın Cemre.. Cemre Karalar Aksan..o kadın Âlânın ablası bunca zaman acı çekme diye sustum şimdide öyle gerçekleri benden değil gidip o kadından dinle o zaman geleceğin tek liman ben olacağım işte.."
**
Selamlarr 🎀
Kalın harfler ile yazılan en üstteki alıntının satır boşluğu bir türlü olmadı yapmaya çalıştım ama takılıp kalıyor fazlaca sorun oluryoe zaten bölümleri telefonumun not kısmına yazıp buraya kopyalıyorum sonrada bir sürü sorun oluşuyor maalesefki.. 😑 neyse
Oy ve yorumlarınızı bekliyorum canlarım 🎀🤍