İçeriğe geç

Dört taht bir yıkım

Bölüm 2 · 2 dk okuma

Dört taht bir yıkım

Bölüm 2

2. Bölüm Gerçek hikaye

Valmira Selamlar Efendim, ben Velmira hikayenin ‘kötü’ karakteri. Ama hikayeyi bir de benden dinleyin. Ben acıma olmadan büyüdüm, yedi yaşımda İrade Duvarına tırmandım, tüm bilgeleri, tüm halkı şoka uğratacak bir güçle geçtim tüm sınavları. Kimse nasıl? Neden? Diye sormadı. Olayın aslı ben Ataların yadigarıydım, bu yüzden bu kadar güçlüydüm. Ama kimse sormadı, sadece ekmeğini yedi. Bu güç içimde büyüdü, büyüdü, kontrol etmek zorlaştı. Ve artık güç beni kontrol ediyor işte Drazharların laneti de bu ben çoktan bu lanetle tanıştım ama kimse umursamadı. Artık ben de kimseyi umursamıyorum. Herneyse. Size anlatmak için daha çok erken Evelynne Saludo, ben Evelynne, merhametin tanrıçası. Hikayeler her zaman değişir, anlatıcılar değiştikçe. Ben umursanmam, zaten hikayenin ana karakteri de değilim. Herneyse. Göz kamaştıran ama soğuk olan kırallığımda normal bir gün. Herkes işinde ben de. Valmira canım kardeşim. Beni satan kardeşim. Herneyse, bunu anlatmak için çok erken. Vexira Ben Alacakarnlık’ın, gölgenin Tanrıçası. Herkesten uzakta, kimsenin bilmediği bir yerde hüküm sürerim. Bize yakışan bu: karanlık Bizim sözümüz, bizim özümüz. Karanlık. Ne gece, ne gündüz. Işık yok burda. Huzur belki korku var. Ama biz korkmayız. Sır ve Bilgi bizim önderimiz, Sır ve bilgi tapılacak tek şey. Nede olsa “Tenebris’te sırlar ölmez; karanlıkta gerçekler saklanmaz, bekler.” bizim gece sarılabileceğimiz pofuduk yastıklarımız yok, bizde ne gece, ne gündüz var. Sirelle. Ölüm meleğim. Onunla ramızda büyük çok büyük bir sır var. Sirelle bir ölümlüye aşık oldu, bana anlattı dertlerini. Sakladım sırrını. Ben çok büyük bir hata yaptım, aynı Sirelle gibi, sirella’ya anlattım. Saklamadı sırrımı. Herneyse. Biz, Dört Kadim Tanrıça. Dört yakın arkadaş. Dört ölümüne düşman. Dört normal kadın. Dört lanetli kadın. Dört lider. Ne trajikomik bu Evrende herşeyin Dört sayısıyla bir bağlantısı var. Dört Tanrıça. Dört Elemet. Dört Güç. Dört krallık. Dört Dost. Dört Düşman. Dört… Ve en kötüsü. Dört Lanet birisi serbest kalmış Dört lanet. Evet, biliyorum. Ben herşeyi bilirim. Sirelle. Velmira. Evelynne. Ve Vexira, herşeyi bilen Vexira. Valmira “Kızgın dağlarım aşkına, ne bok yiyorsunuz siz!” Dedim, sarayın lavabosundan sevişen hizmetçilere bakarken. “Efendim…” “Yıkıl önümden!” Dakikalar içinde toparlanıp çekildiler önümden. Parmaklarımı kütlettim. Odama girdim, Ateş Mühürü ile kapıyı kitledim. “1,3,3,4,5…” “Sakinim!” Gücüm çok büyük olduğu için ani sinirlenip ani kararlar alıyordum. “Vexra?” Vexra, elementimin gölgesi, sırdaşım, koruyucum. “Efendim, bu gün kırallıktaki her şey normal ilerliyor. Tam da planladığımız gibi” “Çok güzel. Kaç gün kaldı hazırlıkların bitmesine?”dedim. “Efendim, toparlanıp bir savaş çıkarmak için kocaman bir yılı geride bıraktık, ancak en az 8 aya ihtiyacımız daha var.” Dedi, mahçup bir tonda. “Peki, tüm kontrol, yetki dende. Gelecek aya kadar bir rapor istiyorum” “Elbette” diyerek masasına döndü. Deliydim ben, savaş çıkaracak kadar. Bana karşı tüm tanrıçalar ve ilahi güç, vay be! Tamam 8 ay kaldı. Korku ben tam 7 yaşındayken beni terk etmişti. O gün. Ataların Yadigarı olduğumu öğrendiğim gün. 7 yaşında bir çocukken. Bir günde Tanrıça, Ataların Yadigarı, en güçlü Tanrıça olmuştum

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.