Denizden
"Ay deniz Barış buraya geliyor hemde sana doğru ay ölücek vallahi ölümlerden ölüm beğendi şuan yani" kafamı Leylanın baktığı yere çevirdiğimde barışı gördüm hay ebeni varya özellikle benim gibi hayır diyemeyen biriyseniz sizinde gözünüzde çok lanet bir seneryo canlanmış olabilir.
"Deniz?" Barış direkt yanıma geldiğinde yerin yarışmasını hatta ikiye bölünmesini diledim çünkü Barış bana yazıyordu hatta yazmıyor koşuyordu. Ve bunu ben dahil bütün okul biliyordu ama çocuğun umrunda değildi tabikisi
"Barış naber ya" zoraki gülümsemeyle ona baktığımda bana gülümsedi "dans edelim mi?" Yok artık lan diyemedim tabi kuzu kuzu Leyla'ya baktım bana annen miyim ben senin bakışı atınca mecbur barışa döndüm "edelim tabi"
Biz piste giderken içimden hani bir bu eksikti diye sövüyordum hayır cocuk boş yere umutlanıcak şimdi ben ve hayır diyememe hastalığımın başıma açtığı işler cidden yani. Dans etmeye başladığımızda gözlerim barışın gözleri dışında her yere bakıyordu tam o an uzaktaki masada ayakta arkadaşları ile konuşan teomanla göz göze geldik dişlerini sıkmış bize bakıyordu yumruğunu da sıkmıştı. Gözü olanın gözü çıksın be. Birden yerinden kalktığında neler olacağını anlamış gibi barıştan ayrıldım ve barışa bakıp tek kelime söyledim
"Kaç" tabiki ne olduğunu anlamamış olan Barış kaçamadı ve biz yeni bir kaosa yelken açtık. Teoman gelip barışa kafa atınca barışın arkadaşları bizimkilere saldırdı. Kutay birini yumruklarken evren çoktan birine kafa atıp burnunu kırmıştı. Ula bir işimiz de rast gitse dişimi kırıcam ciddiyim yani.
Leyla ise onları anlayacak gibi arası sıkı sıkı tutuyordu Ezgi evreni kolundan tutmuş içeri revire götürmüştü sıla ise kutayı ayırmaya çalışıyordu bense teomanı koluna yapışmış barışa Fatiha okuyordum zira biraz daha vurursa çocuğun cenazesi çıkacaktı
"Sen varya bittin oğlum"
"Teo bırak öldüreceksin çocuğu" en son teoyu çektiğimde barıştan ayrıldı ve ona bakmadan direkt bana döndü "yine nevrimi döndürdün deniz kızı"
"Ulan sen geldin çaktın cocuga ya hem kaşın kanıyor" elim kaşına gittiğinde elimi itti çocuklarsa çoktan dağılmıştı barışta şu noktadan sonra bana üç metreden fazla yaklaşmazdı heralde "kızım bana bak beni dinle"
"İyi tamam yürü revirde anlatırsın derdini" istese şuan beni iter yere yapıştırdı ama yapmıyordu paşa paşa peşimden geliyordu işte böyle yola getirirler adamı lo
Ezgiden:
"Ya sen manyak mısın bıraksana çocuğu" evreni kolundan çekiştirip kavgadan ayırdığımda dudağından akan kanı gördüm "ay dudağın kanıyor yürü revire"
Onu çekiştirerek revire getirdiğimde sedyeye oturdu ben malzemeleri hazırlarken söyleniyordum
"Bir gün biyerine bisey olucak diye aklım çıkıyor evren ya" tentürdiyotlu pamuğu dudağına bastırdığımda inledi "ay pardon sert mi oldu" üflemeye başladığımda evren beni belimden tuttu
"Evet ama öpersen geçer fındık"
"Ne" evet tek söylebildiğim bu oldu zira dilim tutulmuştu ay bu çocuğun dili neler diyordu tam ağzımı açacakken duyduğum sesle geri şıcrayıp bugünün bilmem kaçıncı düşüşünü yaparak yere yapıştım. Ve denizin sesi odayı dolurdu
"Abooo Teo gözünü kapa"
Denizden
Ezgi koşarak revirden çıktığında evren hayatının şokunu yaşamış söverek peşinden gitmişti Teoman sedyeye oturduğunda ezginin bıraktığı pamuğa tentürdiyot döküp teomanın alnına bastırdım yavaşaca ben alnını temizlerken hiç ses etmiyordu sadece bana bakıyordu ama öyle bir bakıyordu ki konuşşa daha iyiydi yeminle
"Teoman bakma öyle dikkatim dağılıyor"
"Benimde sen başka kişilerle dans edince dikkatim dağlıyor Deniz kızı" durdum ve kollarımı belime koyup ya öyle mi olmuş der gibi baktım
"Sen kıskandın mı beni?"
"Arkadaşın olarak deniz kızı o çocuk pek iyi biri değil yani" teomanın yalan söylediği çok belliydi ama kendi söyleyene kadar belli etmeyecektim
"Öyle olsun bakalım bitti bu arada" geri çekildiğimde sedyeden indi ama bana baktı "senin kiminle konuştuğunu söylemek haddime değil ama onunla konuşma olur mu deniz kızı"
"Denetim Teoman denerim ama söz veremem"
Leyladan:
"Hayır bir işim rast gitse kurban kesecem valla neyse annecim tamam ben kalırım kızlardan birinde" telefonu kapattığımda ofladım
"Noldu Leyla bir sey mi var" Aras yanıma geldiğinde ona baktım "sana demedim ya"
"Onu anladım zaten yavrum sen ne olduğunu anlat" yavrum mu ay kalbime biseyler oluyor imdat ki imdat
"Ya bizim evi ilaçlamışlar şimdi yarına kadar eve giremeyecekmişiz annemler de Londra da kalıcak yerim yok yani"
"E benle gel" birden söylediği şeyle bismillah çektim bu cocuk ve açıksözlü oluşu cidden
"Af buyur"
"Bizim bizle kalacak bir ailemiz yok ya ondan dedim teoda seni bırakmazdı zaten o yüzden itiraz istemiyorum bu gece bizde kalırsın"
Ay gece daha yeni mi başlıyordu noluyordu çocuk beni eve çağırıyordu ay ne diyorsun Leyla cocuk yardım ediyor. Ay kafam yandı imdat...
