İçeriğe geç

Dilek yıldızı

Bölüm 6 · 5 dk okuma

Dilek yıldızı

Bölüm 6

Bölüm 6

*Dilek yıldızı*

*Bölüm-6*

*Şarkı: bir derdim var*

*1 hafta sonra*

En son anlattığım şeyler üzerinden 1 hafta geçmişti şuan ise Zeynep,Anissa ve ben koridorda geziyoruz.

O olaylardan sonra Tunç ile doğru düzgün konuşmamıştık,sadece o gelip benimle konuşuyor ben ise sorduğu soruları cevaplıyordum,genellikle hatta çoğunlukla o konuşurken gözlerinin içine bakıyor ve inceliyordum. Şimdi ise Tunç yanımdan geçmiş,yanımdan geçerken gülümsemişti,kalbim yerinden çıkacak gibi hissettim!

*Kalbin çıkacak senin yerine ilanı aşk edecek söyle ulan artık!*

İç sesimi duymazlıktan gelerek kızlara döndüm.

*Cık.cık.cık duyuldu attı bana ya!*

*Nehir* : neden sürekli karşıma çıkıyor!

Diye bir sitemde bulundum Zeynep kaşlarını çattı Anissa ise gülümsedi.

*Zeynep* : bu nasıl bir soru? Aynı okuldasınız ya hani.

*Anissa* : onu seviyorsun.

*Nehir* : onu sevmeyi sevmiyorum!

Tam o anda arkamda Tunç'u gördüm,gülümsemesi silinmiş yüzüne hafif bir kızarıklık yayılmıştı. Ben ise o kadar utanmıştım ki kulaklarımdan ateş çıkacaktı neredeyse.

*Anissa* : sonunda beee, eeee ne demişler nehircim sitem ile kalkan aşk itirafıyla otururmuş.

Bir şey Diyemeden konuşmadan geçmişti o gün.

*Zeynep'in anlatımıyla*

O gün okuldan çıktık eve yürüken Nehir'le hiç konuşmamıştık onun apaçık utandığı belliydi bende üstüne gitmedim. Eve girdiğimizde Nehir duş almak istedi. O duştayken ben de düşlere daldım Tunç ve Nehir'i düşünüyordum çok yakışıyorlardı aralarında farklı bir kimya vardı sonra birden aklıma Emir geldi sırıttığımı fark ettim ve Nehir'in odaya gelmesi ile hemen toparlandım.

Nehir durgundu, giyinmesi için yanlız bıraktım ve ikimize soğuk birşeyler hazırladım. Nehir soğuk içecekleri çok severdi kahve hariç kahvenin her türlüsünden nefret ederdi ama benim için odasında 1 kutudan fazla kahve vardı çünkü ben tam tersi kahveye bağımlıydım. Ayrıca tatlıya çok düşkündü annesi izin verse kahvaltıda bile tatlı yemek istediğini biliyordum. Şerbetli tatlıları da sevmiyordu,midesini bulandırıyordu ikimizin damak zevkleri öyle tersti ki... Ben onu çoktan çözmüşken o hala sinirli halimden korkuyordu hala anlayamamıştı canım kankam,sinirliyken bile ona zarar vermeyeceğimi ben bunları düşünürken içeriden pat diye kapı kapanma sesi geldi. Biraz zaman geçtikten sonra Nehir'in odasına yöneldim ki karşıma deccal Tunç çıktı,korkudan altıma edecektim neredeyse!

*Zeynep* : Nehir'in odasında ne işin var senin?

*Tunç* : sana mı sorucam?

O anda kızıl saçlarımın gerçek bir ateşe dönüşüp onu yakmasını bekledim tabii öyle bir şey olmayınca bir şey demeden Nehir'in odaya daldım.

*Nehir'in anlatımıyla*

Zeynep'in yanında normalden daha fazla rahattım ama bugün o kadar rezil hissetmiştim ki onun bile yüzüne bakamamıştım. Duştan çıktıktan sonra Zeynep mutfağa girdi ben ise en sevdiğim şort takımı giydim. Oturdum tam tekrardan Harry potter açacaktım ki kapı açıldı aynı anda kapandı ve kilitlendi! Zeynep sandım yanına giderken bir de ne göreyim,karşımda Tunç!

*Nehir* : yanlış geldin sanırım?

*Tunç* hayır tam aksine çok doğru geldim.

Soran gözlerle ona odaklandım bana o kadar derin soran gözlerimle onun gözlerine o kadar derin baktı ki,Ama yine de bu anı ister istemez bozmam gerekiyordu...

*Nehir* : şey...Yani bir şey söyleyecek misin?

*Tunç* : gözlerin o kadar kahve ki gözlerinden bir kez öpsem 40 yıl hatırın kalır be Nehir,bu kadar güzel bakma bana.

_İlk defa gözlerimi sevmeye başladım o an._

*Tunç* : akşam bir şey konuşmam gerek seninle saat 11 gibi mutfaktaki balkonda ol,tabii istersen.

Dedi ve başka birşey demeden çıktı. Odaya Zeynep öyle bir daldı ki altıma edecektim.

*Zeynep* : O MAL PİÇ ÜZDÜ MÜ SENİ!?

*Nehir* : hayır hayır sakin ol.

Buluşma olayı dışında her şeyi anlattım.

*Zeynep* : ay ne kadar romantikkkkk.

★

Saatler böyle geçerken Zeynep uyuyakaldı ben ise mutfakta Tunç'u bekliyordum.

*Tunç* : beni mi bekliyorsun?

*Nehir* : evet ve senden rica ediyorum bir anda konuya gir,çok uykum var. Uykulu olduğum için ne dediğimi,ne duyduğumu kavrayamıyorum bile.

*Tunç* : senden hoşlanıyorum.

Gözlerim kocaman açıldı,doğru mu anladım ben?

*Nehir* : anlamadım?

*Tunç* : seni seviyorum,çok.

Elimle ilk önce onu sonra kendimi gösterdim.

*Nehir* : sen...Ben...hihhhh

Diyip kendimi sandalyeye attım.

*Tunç* : cevap verecek misin?

İkimiz de o kadar utanmıştık ki,ne diyeceğimizi bilemiyorduk.

*Nehir* : beni sevebilecek misin?

*Tunç* : seni daha ne kadar sevebilirim bilmiyorum,Ama deneyeceğim.

*Nehir* : sana birşey anlatacağım Tunç.

Gündüz geceye sormuş 'yer değiştirelim mi?' Gece demiş 'gece ağlayan insanların sesine dayanabilecek misin?' Gündüz de demiş ki 'sen gündüzleri insanların iç sesine dayanabilecek misin?' Yani sen şimdi Tunç gündüzleri gece olması için dua edip gece ağlayan bu kızı kendinden çok sevebilecek misin?

Tunç önüme düşen saçlarımı kulak arkama itti.

*Tunç* : Sen ne yaşadın bu kadar güzelim?

Bu sözü o kadar duygulu söyledi ki ona anlatmak,kimseye söykeyemediklerimi söylemek istedim,kendimi açmak içimdekileri dökmek falan.

*Nehir 10 yaşındayken*

_Nehir'in abisi Emir şehir dışında bir okula gidiyordu bu yüzden yurttaydı Nehir ise eve yakın bir okula gidiyordu

Bir gün babası sarhoş bir şekilde eve geldi -ki hep sarhoştu- Nehir ise yarım saat önce uyanmıştı ve saat daha akşam 7'idi bir şey demeden yatağa girdi,gözlerini kapattı uyuyamayınca 'babacım uyuyamıyorum' dediği için babası ona çok kızmıştı. Nehir'i aldı ve bir çöpmüşcesine duvara attı -çöp bile böyle bir muamele görmezken- sırtı soyulup,kanayan Nehir korkudan altına kaçırdı o gün Nehir altına kaçırdığı için babası daha çok dövdü öyle ki yüzündeki morlukları kapatmak için ilk defa okula giderken makyaj yapmıştı,o günden sonra sırtında çeşitli izler kaldı,açık şeyler giyemedi ayrıca travma yüzünden duvar kenarında yatamıyor çoğunlukla yerde yatıyordu,saat 8'de mutlaka yatağa giriyor ve uyuyordu. Tabii ileriki zamanlarda bunu yenmek için kendiyle mücadele edecekti._

*Nehir 6 yaşındayken*

Babası ilk defa Nehir'e köfte ve ayran yapmıştı Nehir öyle bir heyecanlıydı ki ayran içerken birkaç damla masaya döküldü diye babası dövmüştü, o günden sonra sadece tek başınayken ayran içiyordu,ayrıca artık köfteden nefret ediyordu.

Daha nicelerce dayak yediği an vardı bunlar hiçbirşeydi.

*Günümüz*

*Nehir* : en kötüsü ise abime her söylemek istediğimde beni tehdit ediyor ve dönüyordu,abimin hala hiçbirşeyden haberi yok zaten artık istesemde söylemem bu sadece onun canını yakar.

Tunç birşey diyemedi,muhtemelen benim gibi biri ile artık çıkmak istemeyecekti,en azından söylemiştim gizlim saklım kalmamış ve bunca zaman sonra içimdeki yükü hafifletebilmiştim ben ise şimdi ona burukça gülümsüyordum.

*Nehir* : iyi geceler Tunç.

*Tunç* : geceler seninle iyi Nehir.

Mutfaktan çıktığımda gördüğüm şeyler karşısında şok oldum.

BÖLÜM SONU

bölüm sonu canavarı gibiyim ya hiihihihih acunculuk yapıp heyecanlı yerde bıraktım umarım bölümü beğenmişsinizdirrrr.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.