İçeriğe geç

Dilek yıldızı

Bölüm 5 · 3 dk okuma

Dilek yıldızı

Bölüm 5

Bölüm 5

*Dilek yıldızı*

*Bölüm-5*

O kavgadan sonra tunç ile bir daha konuşmamıştık. Çok kafaya takmak istemiyordum çünkü 3 gün sonra dövüş maçımız vardı ve ben takım kaptanlığımın 2. Senesindeydim üstelik bugün hazırlık maçımız vardı. Yarışmamız ise ülkeler arasındaydı,ülkemizi temsil edecektik. Şimdi ise spor salonundaydık bazı arkadaşlarımız bizi izlemeye gelmişti biz ise 'sözde' yeni gelen takım arkadaşımızı bekliyorduk,daha fazla bekleyemeyeceğim için eğitmenimin yanına gittim.

*Nehir* : murat hocam,nerede kaldı bu çocuk? Takımımı düşünmek zorundayım,yeni ısındılar! Terlediler,hasta olacaklar!

*Murat hoca* : sabırlı ol nehir,o geldikten sonra eşit olacaksınız ikili idman yapabileceksin,sen de onunla eş olursun nazlanma.

*Nehir* : herkes istediği eşi seçsin,adaletli olur. Hem takımımın odaklanması kolay olur diye düşünüyorum.

*Murat hoca*: öyle olsun bakalım inatçı kız.

İstediğimi almanın mutluluğuyla sırıtıyordum ki içeri tunç girdi GÜZEL ANLARIN KATİLİ!

*Murat hoca* : yeni arkadaşımız da geldi.

Olsun onunla eş olmayacağım em azından.

*Nehir*: takım toplanın!

Dediğimde herkes yanıma geldi ve söyleyeceğim şeyleri beklemeye koyuldular.

*Nehir*: şimdi ben Murat hoca ile konuştum herkes kendine yeni bir idman arkadaşı seçi-

Diyemeden herkes eşini seçti bile.

*Tunç*: yine bana kaldın güzellik

*Nehir*: biz küs değil miydik? Nereden geliyor bu samimiyet şimdi.

Tunç yüzünü yaklaştırdığında gerildim ve kendimi geri çektim.

*Tunç*: korkma öpmem.

*Nehir*: sen korkabilirsin,ben öperim.

*Hasssiktirrrr...neden böyle bir şey dedim şimdi*

*Tunç*: öpsene

*Nehir*: hop ağır ol

*Tunç*: Sen hızlı olursan neden olmasın?

*Ay tövbe yawşıyor bu bize hoşt gelme gelme*

İlk biz kaşındık lan iç ses ilk defa dışa çıktın

*Tutamadım kendimi*

*X*: oha sevgililer mi?

*Y*: Bilmiyorum ama aşırı yakılıyorlar.

*Nehir*: YOK ÖYLE BİR ŞEY!

Konuşmamız bittiğinde dövüşe başladık,ilk atağı Tunç yaptı yumruk atıyordu ki reflekslerim sayesinde yumrukları savurdum. Gayet iyi gidiyordum ki kendi ayağıma takıldım,dengemi sağlamak için geri giderken arkamda kaygan zemini silen eğitmenime takıldım ve eğitmenimin üstünden yuvarlandım yüksek platformdan düştüm.

*Tunç*: NEHİR!

*Murat hoca*: NEHİR İYİ MİSİN?

Herkes platformun yukarısından bana bakıyordu,el salladım.

*Nehir*: Çok iyiyim ya! O lanet platformdan düşmedim sonuçta hayır yani alt tarafı bir dövüş bir platformu neden bu kadar yüksek yaparsınız ki!

Tunç ve Murat hoca merdivenlerden inip yanıma geldiler.

*Nehir* : hocam ya! Neden benim arkamda duruyorsunuz

*Tunç* : kolun kanıyor Nehir.

*Nehir*: bir şey olmaz peçete bastırırım.

Tunç kolumdan çekerek spor salonuna soktu. İlk Yardım malzemelerini aldı.

*Nehir*: Ne yapıyorsun sen ya?

*Tunç* : Senin bencilliğini kapatmaya çalışıyorum.

*Nehir*: bencillik mi? HAH! kendim düştüm kendim yaralandım sana ne oluyor?

*Tunç* : Senin o beceriksiz ellerinle saramadığım yaraları ben sarıyorum!

*Nehir* : beceriksiz öyle mi? Bu beceriksiz eller neler yaptı sen bir bilsen.

Kolumu hızla çektim,sargı yarıda kalmıştı kendim sardım,ayağa kalktım benimle aynı zamanda Tunç ayağa kalktı.

*Tunç* : neden yaralarını sarmama izin vermiyorsun?

*Nehir*: zamanla kapanacak,ne gerek var.

*Tunç*: ruhunda izi kalacak...

*Nehir*: ileride açık olmayan bir yara olacak,alt tarafı düştüm Tunç!

*Tunç*: açık olmayan yaraladığın can yapmadığını kim söylemiş?

*Nehir* : Ben söyledim,eğer acısaydı ilk önce kalbim acırdı! Şimdi işine git Tunç

Odadan çıktığımda Zeynep ve Anissa ile kantine gittik,biraz sohbet edip sınıfa döndüğümüzde yine bir not buldum yanında ise mavi çok hoş bir kalem ve yine hoş mavi bir defter vardı.

Notta ise şunlar yazıyordu:

Kalbinin acıdığını biliyorum,acılarını hafifletmek için bu kalemle deftere yaz!

*Nehir*: Allah Allah,kim bu ya?

*Zeynep*: bence bu Tunç.

*Nehir*: saçmalama çocukla sürekli kavga ediyoruz.

*Anissa* : belki de onu anlamadığın için kavga ediyorsunuzdur,seni bizden ve abinden sonra en iyi tanıyan kişi o.

*Nehir*: biraz düşünmem lazım bu konuyu.

Bu konuşmalardan sonra derse girdik son dersimiz boş olduğu için kantine tost yemeye indik kızlarla tam o sırada karşıma Tunç çıktı. Elinde tost vardı. Onu görmezlikten gelecektim ki yanıma yaklaştı.

*Tunç* : beni görmezden mi geliyorsunuz hanımefendi?

*Nehir*: sizi görmezden gelmeye çalışıyorum beyefendi.

*Tunç* : sana tost aldım,hem de karışık içinde her şeyden var. Sonuncu ekmekle yaptırdım normalde kendime alacaktım ama sen son ders sürekli tost alıyorsun ben de dedim ki 'bu tostu Nehir'e vermeliyim.'

_Nehir bir yandan şaşırmış bir yandan çok mutlu olmuştu_

*Nehir*: oha bana mı,aşırı teşekkür ederim.

Evet böyle anlarda ne demem gerektiğini bilmeyip aşırı teşekkür ediyordum.

*Anissa*: ouyyy

Anissa genelde beni veya Zeynep'i desteklemek için bunu diyordu. O yüzden ona kocaman bir gülümseme ile döndüm.

*Nehir*: yerim seni he!

*Anissa*: ouy yesene.

*Bölüm sonu!*

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.