İçeriğe geç

Dilek Feneri

Bölüm 13 · 2 dk okuma

Dilek Feneri

Bölüm 13

Bölüm (7)

(10 Yıl sonra yazarın anlatımıyla)

Hayat bazen bizlerin karşısına tatsız ve kötü sürprizler çıkarabilir. Önemli olan karşımıza çıkan tatsız sürprizlerin üstesinden güçlü bir şekilde gelmektir. Fakat bunu psikolojimizi bozarak değil, aksine takviye vererek yapmalıyız.

Sahiden, psikolojimiz bize yalan söyler mi? Kötü sandığımız psikoloji aslında iyi, sakin sandığımız aslında hain, iyi sandığımız psikoloji de kötü olabilir mi? Neden olmasın.

Asel Bilgiç. 10 yıl önce yaşanan olaydan dolayı psikolojisi kötüleşen, hatta psikolojisi sebebiyle okul dahi okumayıp, 5 yıl akıl hastanesine yatan bir kız. Yakın iki arkadaşı ve ikisinden birinin sevgilisinin ölümü, Asel'in psikolojisini berbat denilecek şekilde etkiler. Başlarda polislerle birlikte çalışmak isteyen Asel, kendisine karşı çıkan bir polisi ölümden döndürecek şekilde yaralar ve ardından kendisine yapılan testler sonucu akıl hastanesine kaldırılır. 5 yıl güçlü tedaviler altında yatan Asel, zamanla kendine gelir. Veya kendine geldiğine inanılır...

(Asel'in anlatımıyla)

"Hadi Elisa, şu unuda koy ki kekin diğer malzemelerini koyalım"

"Tamam Asel koyacağım işte"

"Karıcığım"

Arkama dönüp, gelen ses baktığımda Kayra'nın kapı eşliğine yaslanmış beni izlediğini gördüm.

"Efendim"

"Ne yapıyorsun bakalım?"

"Elisa ile kek yapıyorum. Neyli olsun istersin?"

Kayra'nın gülüşü aniden solunca kaşlarımı çattım. Ne olmuştu ki şimdi?

"Bitanem. Yanında kimse yok"

Kimse yok mu? Hayır, Elisa ile kek yapıyoruz biz. Hatta şuan yanımda ve un katacaktı. Yalan söylüyordu, bir yıl önce evlendiğim adam yine yalan söylüyordu.

Kafamı çevirip, Elisa'ya bakınca daha da şaşırdım. Nereye gitmişti? Kayra'yı haklı çıkarmaya mı çalışıyordu?

Hayır cidden yoktu.

Yine başlıyordu.

"Tamam bitanem sakin ol. Psikiyatrine tekrar gidelim. Olay çok büyümeden geçer ne diyorsun?"

"Hayır, o adamın yanına gitmem. Olmaz. Asla olmaz"

Gidemezdim. O adam bana sürekli ilaç veriyordu. Beni zehirliyordu. Beni daha kötü yapıyordu.

"Bitanem. Lütfen, dinle beni. Bir kez olsun dinle beni"

"Hayır hayır olmaz"

Gözümden yavaş yavaş gözyaşları akmaya başlamıştı. Biliyordum, istedikleri şey benim kötü olmamdı.

Daha fazla dayanamayacağımı anlayıp, koşarak gitmeye kalkışıyordum ki Kayra kolumdan tutup, beni kendine çekti.

"Tamam, özür dilerim. Seni bu konuda zorlamamam gerekirdi. Çok özür dilerim Aselim, beni affet"

"İstemiyorum Kayra. Güvenmiyorum, güvenemiyorum o adama"

"Tamam bitanem. Sonra konuşalım bu konuyu olur mu?"

Kafamı göğsünden kaldırıp, ona baktım ve Kafamı olumlu anlamda salladım. Ondan ayrılıp, yaptığım keke devam ettim.

"Sana kek konusunda benim yardım etmemi ister misin?"

Arkamdan ona bakıp, gülümsedim.

"Olur"

Devamında Kayra ile beraber kek yaptık. Ortalık biraz -baya- batmıştı fakat sorun değildi. Toplardık beraber yine.

En sonunda keki fırına yollayıp, ikimizde mutfakta bulunan masanın sandalyelerine oturup, derin bir nefes aldık.

"Uzun sürdü"

"Evet, ama değdi"

"Değdi valla değdi"

Kapının çalması ile ikimizde birbirimize bakıp, kaşlarımızı çattık.

"Birini mi bekliyordun Kayra"

"Sanmıyorum. Sen?"

Kafamı olumsuz anlamda salladım. Kalkıp, kapıyı açtım ve gelen kişiye baktım.

"Asel Ertürk burada mı?"

"Buyurun benim"

"Bizimle karakola kadar gelmeniz gerekiyor"

Bölüm sonu

2 yorum