Günün devamında alışverişimizi yapmıştık. Bana Asa, kitaplar, iksir setleri ve evcil hayvan olarak bir baykuş almıştık. Ben başka bir hayvan istesem de annem onlarla haberleşmem için baykuş almamı istemişti.
Kuleye döndükten sonra 2 hafta çabuk geçmişti ve Yelena teyzem, Clint ve Sam amcam dahil hep beraber beni uğurlamaya gelmişlerdi.
"Natasha burada peron 9 3/4 olduğuna emin misin?" Annem duymamazlıktan gelerek ilerledi. "Özür dilerim" Sese doğru döndük karşımda aynı benim yaşımda olan zümrüt yeşili gözlere sahip kumral, gözlüklü bir çocuk vardı.
Anlını muhtemelen bir yere vurmuştu ve onun izi kalmıştı o yüzden bir yara izi vardı. Annem çocuğa bakarken şok geçirdi adeta "Merhaba, Hogwarts'a ilk gidişin mi? Benim kızımda ilk defa gidiyor" anneme dikkatli bakınca dolan gözlerini gizlemeye çalıştığını fark ettim.
Çocuk annemi onayladı "Evet, Bir şey soracaktım -Ben -Ben bilmiyorum" annem hemen düzeltti "Perona nasıl gideceğini mi?" Çocuk başını salladı. "Tek yapman gereken Dokuz ve on numaralı peronları ayıran duvardan geçmek. Dosdoğru git, durma, bölmeye çarparım diye de korkma, bu çok önemli. Heyecenın tavan yaptıysa koşarak git. Diana'dan önce seni yollayayım" annem galiba çocuğun ailesini tanıyordu.
"Peki" çocuk annemin dediğini yaptı ve duvardan geçti. "Oha çok havalı" bizi arkada bırakarak Clint amcam geçti. Ardından annem ile ben geçtik diğerleri de bizim peşimize geçti.
Karşımızda bir sürü cüppeli insan vardı. Herkes aileleriyle vedalaşıyordu, bir de tren vardı. Tren çok görkemli duruyordu tam babam soracakken "Hayır Diana kuleye Tren almayacağım" oflayıp kollarımı bağladım.
Tren bir kaç dakikaya kalkacağı için herkesle vedalaştım ve trene bindim. Boş kompartman ararken annemin yardım ettiği çocuğu tek başına otururken gördüm ve bunun tanışmak için bir fırsat olduğunu anlayarak kompartmana girdim.
"Boş yer yokta buraya oturabilir miyim?" Çocuk beni onayladı ve ben karşısına oturdum. "Ben Diana, Diana Stark" şaşkınlıkla elimi sıktı "Tony Stark ile akraba mısın?" Ona gülümsedim "Kendisi babam olur." Güldüğümü fark edince güldü. "Bende Harry, Harry Potter" elimi çektim.
Bir süre sohbet ettik, o da benim gibi büyü ile ilgili hiçbir şey bilmiyordu. Ben ona annemden öğrendiğim şeyleri anlattım, bir süre daha konuşurken kapı açıldı içeriye Kızıl saçlı bir çocuk girdi.
"Her yer dolu eğer sorun olmazsa buraya oturabilir miyim?" Harry ile birbirimize baktık ve gelmesini söyledik. Çocuk Harry'nin yanına oturdu ve kendini tanıttı "Ben Ron Weasley" bende kendimi tanıttım tam Harry'de kendini tanıtacakken atladı.
"Sen gerçekten Harry Potter mısın?" Hayranlıkla sorduğu soruyu Harry onayladı. "Abilerim Fred ve George şaka yaptı sanmıştım. Sahiden Ora-" Harry'nin alnını gösterdi.
Ne kadar da kabaydı Harry bana öğrendiği hikayesini anlatmıştı ve açıkçası Ron'un böyle direkt sorması hoşma gitmemişti.
Ron Harry'nin alnında ki izle ilgili sorular sorarken sırt çantamdan aldığımız Hogwarts Tarihi isimli kitabı çıkartıp okumaya başladım. Annem kitabı kendisinin de okuduğunu ve Hogwarts'la ilgili bana çok yardımcı olacağını söylemişti.
Sonraki bölümde görüşürüz sizleri seviyorum. Bol bol oy ve yorum bekliyorum 🥰

