İçeriğe geç

Diana Stark

Bölüm 3 · 5 dk okuma

Diana Stark

Bölüm 3

3. Bölüm: Hogwarts alışverişi

Annem Hogwarts'ın açılmasına 3 hafta kala pazar günü yani 13 Ağustos'ta alışveriş için Diagon Yoluna getirmişti tabi babamı da gelmeye ikna etmişti. "Ne geri kafalılar bir insan neden okula trenle gider ki? Nat bebeğim izin ver Diana jet ile gitsin hem okuldakiler bir Stark'ın cazibesine kabılır" evet babam mektuptan çıkan tren biletini gördüğünden beri anneme okula jetle gitmem için yalvarıyordu.

Jetle gitmemi istemesinin nedeni jeti onun kullanacak ve okulu görmüş olacak olmasıydı. Annem babamın amacını bildiği için her defasında reddediyor ama babam asla vazgeçmiyordu.

"Tren en iyi arkadaşlıkların başlangıç yeri, ben arkadaşlarımla orada tanıştım" annem bir duvarın önünde durduğumuzda cebinden çıkardığı bir çubuk parçasıyla bir şeyler yaptı ve duvar ortadan ikiye açıldı.

Biz şaşkınlıkla bakarken annem ikimizi de tutup içeriye soktu. "Diagon Yoluna hoş geldiniz" Önden babam arkasında ben Diagon yoluna girdik "Buradaki insanların annelerinin perdesinden pelerin yaptıklarından haberleri var mıdır?" Babamın kulağıma dediği şey ile kıkırdadım.

Annem bana dönünce kahkahamı hemen yok ettim. "İlk önce Gringston'a gideceğiz ve biraz para alacağız daha-" annemi babam böldü "Nat bebeğim hadi ama ben Dünya'nın en zengin insanıyım yani sizde öylesiniz para çekmene gerek yok"

Annem babama umutsuz vakasın bakışı attı ve üzerinde Ejderha olan bir binaya ilerlemeye başladı. Açıkçası mimarisi çok güzeldi babama kulenin terasına ejderha heykeli için ikna etmeliyim."Aklından ne geçiyor biliyorum o yüzden Hayır" babama baktım ve yalvaran bir bakış attım.

"Baba lütfen, düşünsene kulede çok havalı durur insanların güzelliğimizden gözleri kamaşır" babam kafasını hayır anlamında salladı "Kulenin mimarisini bir ejderha için bozmayacağım Diana konu kapandı" Somurttum ve ejderhalı bankaya girdiğimizde etrafa baktım.

Bir sürü cüce insan vardı ve hepsinin kulakları sivriydi. Annem birinin yanına gitti ve bişiler konuştuktan sonra ona anahtar uzattı. Biz annemi takip ederken bir vagona bindik "Neden buna bindik anla-" babamın sözünü hızla hareket etmemizle çığlık atması böldü.

Ben gülüp ellerimi havaya kaldırdım ve keyfini çıkarttım. Yolculuk bitince kocaman bir kasaya geldik, cüce kasayı gereğinden fazla kilitle açınca gözlerime inanamadım. Altından bir sürü kule vardı, aynı benim gibi şaşkın olan babama annem gülümsedi.

"Şimdi kim fakirmiş Stark?" Babam hemen kendini toparladı "Hala sensin bayan Stark" Ben atışmalarına güldüm ve Gringston'dan çıktık. Annem önce cübbe almamız gerektiğini söyleyerek beni bir dükkana soktu. Babam dışarda beklemek istediğini dile getirdiği için dışardaydı.

Dükkanda sarı saçlı bir kadın ve oğlu vardı "Narcissa" kadın ile annem demek tanışıyor "Natasha" annem ve kadın sarılırken ben oğlanı inceledim.

Platin sarısı saçlara ve buz mavisi gözlere sahipti. Biraz yakışıklı olsa da kesinlikle benim tipim değildi, bir kere ben esmerlerden hoşlanırım. "Burada ne yapıyorsun?" Kadının anneme yönelttiği soruya göz devirdim.

Sence? Okul alışverişi yaptığımız ortada değil mi? "Kızım Diana bu yıl Hogwarts'ta ilk yılına başlayacak onun için alışveriş yapıyoruz." Kadın annem sormasa da oğlu için -Adı Draco'ymuş- alışveriş yaptıklarını söyledi.

O da birinci sınıfa başlayacakmış. Annem Draco ile tanışmamı söyleyince elimi uzattım "Ben Diana, Diana Stark" uzattığım elimi sıktı "Bende Draco, Draco Malfoy" biz tanıştıktan sonra Narcissa anneme sonra görüşmek istediğini söyleyerek ellerinde poşetlerle ve Draco ile çıktı.

Daha sonra dükkandaki kadın benim beden ölçülerimi felan aldı ve bize cübbe verdi. Annem parayı ödedeikten sonra dükkandan çıkmamızla sordum.

"Anne o kadın da kimdi?" Annem uzaklara dalsa da cevapladı "Eski bir dost" kadını şahsen pek sevmedim. Tarzı felan güzel olsa da içime pek sinmemişti.

Size bir soru Diana karanlık tarafta mı olsun? Yoksa aydınlık tarafta mı olsun?

Seçiminiz geleceği belirleyecek ve bir şeyler açığa kavuşacak.

Annem Hogwarts'ın açılmasına 3 hafta kala pazar günü yani 13 Ağustos'ta alışveriş için Diagon Yoluna getirmişti tabi babamı da gelmeye ikna etmişti. "Ne geri kafalılar bir insan neden okula trenle gider ki? Nat bebeğim izin ver Diana jet ile gitsin hem okuldakiler bir Stark'ın cazibesine kabılır" evet babam mektuptan çıkan tren biletini gördüğünden beri anneme okula jetle gitmem için yalvarıyordu.

Jetle gitmemi istemesinin nedeni jeti onun kullanacak ve okulu görmüş olacak olmasıydı. Annem babamın amacını bildiği için her defasında reddediyor ama babam asla vazgeçmiyordu.

"Tren en iyi arkadaşlıkların başlangıç yeri, ben arkadaşlarımla orada tanıştım" annem bir duvarın önünde durduğumuzda cebinden çıkardığı bir çubuk parçasıyla bir şeyler yaptı ve duvar ortadan ikiye açıldı.

Biz şaşkınlıkla bakarken annem ikimizi de tutup içeriye soktu. "Diagon Yoluna hoş geldiniz" Önden babam arkasında ben Diagon yoluna girdik "Buradaki insanların annelerinin perdesinden pelerin yaptıklarından haberleri var mıdır?" Babamın kulağıma dediği şey ile kıkırdadım.

Annem bana dönünce kahkahamı hemen yok ettim. "İlk önce Gringston'a gideceğiz ve biraz para alacağız daha-" annemi babam böldü "Nat bebeğim hadi ama ben Dünya'nın en zengin insanıyım yani sizde öylesiniz para çekmene gerek yok"

Annem babama umutsuz vakasın bakışı attı ve üzerinde Ejderha olan bir binaya ilerlemeye başladı. Açıkçası mimarisi çok güzeldi babama kulenin terasına ejderha heykeli için ikna etmeliyim."Aklından ne geçiyor biliyorum o yüzden Hayır" babama baktım ve yalvaran bir bakış attım.

"Baba lütfen, düşünsene kulede çok havalı durur insanların güzelliğimizden gözleri kamaşır" babam kafasını hayır anlamında salladı "Kulenin mimarisini bir ejderha için bozmayacağım Diana konu kapandı" Somurttum ve ejderhalı bankaya girdiğimizde etrafa baktım.

Bir sürü cüce insan vardı ve hepsinin kulakları sivriydi. Annem birinin yanına gitti ve bişiler konuştuktan sonra ona anahtar uzattı. Biz annemi takip ederken bir vagona bindik "Neden buna bindik anla-" babamın sözünü hızla hareket etmemizle çığlık atması böldü.

Ben gülüp ellerimi havaya kaldırdım ve keyfini çıkarttım. Yolculuk bitince kocaman bir kasaya geldik, cüce kasayı gereğinden fazla kilitle açınca gözlerime inanamadım. Altından bir sürü kule vardı, aynı benim gibi şaşkın olan babama annem gülümsedi.

"Şimdi kim fakirmiş Stark?" Babam hemen kendini toparladı "Hala sensin bayan Stark" Ben atışmalarına güldüm ve Gringston'dan çıktık. Annem önce cübbe almamız gerektiğini söyleyerek beni bir dükkana soktu. Babam dışarda beklemek istediğini dile getirdiği için dışardaydı.

Dükkanda sarı saçlı bir kadın ve oğlu vardı "Narcissa" kadın ile annem demek tanışıyor "Natasha" annem ve kadın sarılırken ben oğlanı inceledim.

Platin sarısı saçlara ve buz mavisi gözlere sahipti. Biraz yakışıklı olsa da kesinlikle benim tipim değildi, bir kere ben esmerlerden hoşlanırım. "Burada ne yapıyorsun?" Kadının anneme yönelttiği soruya göz devirdim.

Sence? Okul alışverişi yaptığımız ortada değil mi? "Kızım Diana bu yıl Hogwarts'ta ilk yılına başlayacak onun için alışveriş yapıyoruz." Kadın annem sormasa da oğlu için -Adı Draco'ymuş- alışveriş yaptıklarını söyledi.

O da birinci sınıfa başlayacakmış. Annem Draco ile tanışmamı söyleyince elimi uzattım "Ben Diana, Diana Stark" uzattığım elimi sıktı "Bende Draco, Draco Malfoy" biz tanıştıktan sonra Narcissa anneme sonra görüşmek istediğini söyleyerek ellerinde poşetlerle ve Draco ile çıktı.

Daha sonra dükkandaki kadın benim beden ölçülerimi felan aldı ve bize cübbe verdi. Annem parayı ödedeikten sonra dükkandan çıkmamızla sordum.

"Anne o kadın da kimdi?" Annem uzaklara dalsa da cevapladı "Eski bir dost" kadını şahsen pek sevmedim. Tarzı felan güzel olsa da içime pek sinmemişti.

Size bir soru Diana karanlık tarafta mı olsun? Yoksa aydınlık tarafta mı olsun?

Seçiminiz geleceği belirleyecek ve bir şeyler açığa kavuşacak.

Bölüm sonu

5 yorum