Yolun geri kalanında arada sohbete bende katılmıştım. Daha sonra tren'nin durmasına yakın onlar üzerlerini değiştirdi, ben çok uğraşmamak için kulede giyinmiştim zaten.
Trenden inince kayıklara bindik ve suda ilerlemeye başladık. Hogwarts tüm ihtişamıyla karşımızda duruyordu ağızım açık kalmıştı.
Babama söylesem bana kale alır mıydı? Gittiğimde bi yoklayayım en iyisi sonuçta babam beni kırmaz, umarım. Ya da mektup yazayım evet evet mektup yazayım malum burada telefon çekmiyor.
Hogwarts kapısının önünde bizi gözlükleri olan bir kadın karşıladı. Biraz yaşlı duruyordu ama gençte duruyordu ne demek istediğimi anladınız.
Üzerindeki yeşil cübbe genç gösteriyordu "Birinci sınıflar, Profesör McGonnagall" dedi Hagrid "Teşekkür ederim, Hagrid. Bana bırak" giriş salonu bizim kule kadar olmasa da büyüktü. Bizi bir sürü koridorlardan geçirdi ben burada kesinlikle kaybolurum.
Bizi bir odaya soktu "Hogwarts'a hoş geldiniz" dedi ve devam etti "Ders yılı başlangıcı şöleni biraz sonra başlayacak, ama büyük Salon'da yerlerinizi almadan önce seçim yapılacak"
Annem bahsetmişti bir şapkayı kafamıza koyacaklarmış ve o şapka binamızı söyleyecekmiş. Annem aile soyu nedeniyle Slytherin olması gerekiyormuş ama uzaktan kuzeniyle ikisi bu kuralı bozarak Gryffindor olmuş.
Bana Rawenclaw olabileceğimi söyledi ama ben onun gibi Gryffindor olmak istiyorum. Bunun için gerekirse şapkaya rüşvet bile verebilirim ya da yalvarabilirim değil mi?
Profesör binaları anlattı ve kendimize çeki düzen vermemizi söyledi acaba rujum mu kaydı? El aynamı açıp yüzüme tuttum gayette düzgün duruyordu yüzüm, saçıma da baktım ve düzelttim.
En azından önümdeki kabarık saçlı uyuz olduğum kıza göre iyiydi. Çok gıcık bir tipti, trende kendini göstermeye çalışmış ve beni aşağılamaya kalkmıştı. Derslerde onu ezeceğim ne kadar zeki olursa olsun ben Dünya'da babamdan sonraki en zeki insanım.
Profesör bir şeyler söyleyip gidince Ron ve Harry seçimle ilgili konuşmaya başladılar. Onlar susunca gerizekalı kız büyü tekrar etmeye başladı, kimseye sapkayı söyleyip heyecanı kaçırtmayacaktım.
Odaya inci beyazı tahminimce annemin bahsettiği hayaletler odaya girdi. Onların konuşmasını dinlemeye gerek duymadım, gözüme çarpan platin sarısı saçlara odaklandım.
O da beni fark etmiş olacak ki yanıma geldi "Annem uzaktan kuzen olduğumuzu söyledi." Ah evet annem banada bahsetmişti bir şekilde kuzendik ama umrumda değil.
"Umarım Slytherin'e seçilirsin, ben Slytherin'e seçileceğim" kafamı ona çevirdim yanımdaki duvara benim gibi yaslanmıştı "Nasıl bu kadar emin olabiliyorsun?" Buz mavisi gözleri ile zümrüt yeşili gözlerim birleşti "Ailemdeki herkes, senin annen ve kanı bozuklar hariç Slytherin ve bence sende Slytherin olacaksın"
Tek kaşımı kaldırdım "Ya olmazsam?" Derin bir nefes verdi "Bilmem, Gryffindor'lu eziklerden olma yeter" kaşlarımı çattım "Ezik sensin Malfoy" dedim ve ilerlemeye başlayan kalabalığın arasına karıştım. Kimse benim yanımda ırkçılık yapamaz özellikle sözde uzaktan kuzenim olan Malfoy bozuntusu
Biz Büyük Salona girdik, hem annemin em Hogwarts tarihi isimli kitapta bahsedildiği gibi tavanda mumlar vardı, tavan aynı zamanda yıldızlı gökyüzü desenliydi. Çok oluyorum ama kulede ki odama böyle bir şey çok güzel olurdu.
Sırayla isimleri söylediler, Draco kafasına şapka daha değmeden bana bir bakış atarak Slytherin masasına gitmişti. Sıra şu kabarık saçlı uyuz olduğum kıza gelmişti ismi Hermione galiba ama umrumda değil benim için o kabarık saçlı ukala, Gryffindor'a seçilmesiyle bir anlık da olsa Slytherin olmayı düşündüm.
Harry ve Ron'da sırayla Gryffindor'a seçildi "Stark, Diana" soy adım Muggle doğumlular arasında popüler olduğu için etrafı neredeyse Harry'nin adı okunduğunda olduğu kadar uğultu kapladı. Soyadım ve şöhreti hafifçe sırıtarak tabureye oturdum.
"Hmm... seni nereye koysak?" şapkanın konuşması ile irkildim, diğerlerinde biraz duraklayıp sadece binalarını söylemişti. "Slytherin de büyük işler başarabilirsin" hemen kimsenin duyamayacağı şekilde konuştum "Gryffindor olsun, Lütfen" şapka beni onayladı.
"Gryffindor!" kırmızılı masadan büyük bir alkış koptu, acelesiz adımlarla masaya ilerledim ve Harry'nin yanındaki boş yere oturdum. "Tebrik ederim" uzattığı elini sıktım "Bende" daha sonra Dumbledore olduğunu öğrendiğim ak sakallı müdür konuşma yaptı ve önümüzde beliren yemekleri yemeye başladık.
Bölüm geç geldi kusura bakmayın, kitabı baştan okumam ve nereleri yazacağımı kararlaştırdım. bugün 3 Eylül Hogwarts çoktan açıldı ve bu yılda bana mektup gelmedi ama beklemeye devam ne de olsa bir Potterhead mektubu kaç yaşında olursa olsun bekler. Her neyse lise'ye başlıyorum mektup ortada olmadığına göre şansımı Vampir, kurt adam ya da doğa üstü varlıklar da deneyeceğim.