İçeriğe geç

DERİN SIYRIK

Bölüm 6 · 4 dk okuma

DERİN SIYRIK

Bölüm 6

5

Rüya ile birlikte hastanenin önünde beklemekle yetindik sadece ama hala oradaydı. Korkup kaçsak peşimize takılır , dikkat çekmediysek bile dikkat çekeriz diye kıpırdamadan öylece duruyorduk.

Rüya kolumu daha sıkı kavradı yürümeyi bırakmadık ama adımlarımız kendiliğinden hızlandı. Sanki hızlanırsak dikkat çekecek, yavaşlarsak yakalanacaktık.

"Belli etme" dedi Rüya dişlerinin arasından.

"Sakın arkanı dönme."

Ama ben zaten dönmüyordum. Camlarda park halindeki arabaların kaportalarında yansımaları kolluyordum. Uzun ceket, şapka, yüzü yine seçilmiyordu.

Bir sokak köşesini döndük. Kalbim kulaklarımda atıyordu.

"Emin misin" diye fısıldadı Rüya.

"Evet"dedim.

"Hastanenin önünde de vardı. Barın oradaki adam bu o."

Bir an durdu. Sonra çok sakin, neredeyse sıradan bir sesle konuştu.

"Demek bizi biliyor."

Bu cümle mideme yumruk gibi indi.

"Eve dönmemiz gerekiyor Rüya."

"Taksi bulmamız lazım."

Kalabalığın yoğunlaştığı caddeye doğru geldik korkumuz biraz daha hafiflemiş gibiydi. İlk defa bir kalabalık bana iyi geldi.

Biraz daha dikildikten sonra boş bir taksi bulduk ve eve gitmeye başladık.

Korkumuz daha da dinmiş gibi bir hal almıştı ama ikimizin de gözünden gitmiyordu onun görüntüsü.

Evin biraz gerisinde indikten sonra kaçtığımız yerden eve girdik.

Karanlık daha da çökmüş gibiydi ama evin ışı her yeri aydınlatıyordu.

Odanın balkonuna tırmanıp içeri girdik ve ışığı açtık yüzümüzde bütün gecenin korkusunun izleri duruyordu resmen.

"Ne yapacağız biz şimdi"

"Bilmiyorum ama artık peşimizde biri var "

"Kim olduğunu bile bilmiyoruz Rüya"

"Ben dedim sana gitmeyelim dedim, direlttin durdun yok neymiş seninle alakalıymış ne belli seninle ilgisi olduğu .

"Rüya saçma geliyor biliyorum ama bambaşka şeyler dönüyor."

"Uyuyalım artık yarın okul var "

"Nasıl uyuyacağım sence"

"Başka çaremiz mi var"

Zar zor sabah ettik. Okula giderken dün yaşadıklarımızı hatırlayıp durduk

Üniversitenin kapısından içeri girerken sanki herkes oymuş da gizleniyormuş gibi hissetmiştim.

İkimiz kol kola yürürken birden ikimizin omzundan arkadan bize doğru sarılan kol görünce birden irkilip korktuk ve geri çekildik.

"Sakin olun kızlar noluyor."

Barıştı gelen

"Salak mısın oğlum sen ne diye geliyorsun omuz atıyorsun aptal"

"Sabah sabah bu gerginlik nedir acaba"

"Yok birşey deyip geçiştirdim onu

"Dün gece sizden sonra adamlar geldi mekana"

"Bilin bakalım kimin adamları deyip parmağıyla beni gösterdi

"Baban geldi evet Nare"

"Neden"

"Bizim orada olduğumuzu nereden öğrendi cihan amca of ya"

"Babalarınız mafya ve siz gizli gizli böyle yerlere geliyorsunuz sanki hiç öğrenilmeyecek gibi , safsınız siz gerçekten he

"Uzatma hadi ne dedi ne oldu"

"Bu gece burada biri vurulmuş, kim yaptıysa çıksın ortayı burayı dağıtmadan dedi"

"Eee"

"Heyecanlı oluyor dimi"

"Zevzeklik yapma diye bağırdım tüm ciddiyetimle çevreden duyan bir kaç kişi baktı bana

"Tamam ya, neyse işte patron geldi sonra bilmiyoruz görünüler de yok sadece yerde bir kol düğmesi bulmuşlar üzerinde "K" harfi varmış

"Nerde peki şimdi o düğme"

"Babanda"

"Babam ne alaka ya"

"Bilmiyorum patronu da bu olayla ilgili bir şey duymayayım bir yerde herkese söyle uzatılmasın konu falan diye tehdit etti.

"Tamam Barış sağ ol"

Amfiye doğru yürümeye başladım Rüya da peşimden geldi.

"Benim o düğmeyi almam lazım ondan"

"Nasıl alacaksın"

"Bilmiyorum ama o adamı bulacağım"

Ders bittikten sonra arabaya bindik önce rüyayı bıraktık sonra eve geçtim.

Rüya bir şey bulursan ya da öğrenirsen haber ver bana dedi.

Eve geldiğimde babam evdeydi.

Kapı kapandığı gibi yanına çağırdı.

“Gel buraya.”

Masasının karşısındaki sandalyeyi eliyle işaret etti. “Otur.”

Oturdum. Sırtımı yaslamadım.

"Dün gece ne oldu?" diye sordu. Sesi yüksek değildi ama ağırlığı vardı.

"Bir şey olmadı. "

Kaşları çatıldı.

"Dün gece bana diklenen sendin, şimdi bir şey olmadı diyorsun?"

Bakışını kaçırmadı.

"Diklenmedim"

"Hatırlamıyor musun"dedi bu kez.

"Bana çok net şeyler söyledin"

Omuzlarını silkti.

"Hatırlamıyorum"

Derin bir nefes aldı. Bağırmadı ama sesi sertleşti.

"Dün bana birini öldürdüğümü söyledin Nare."

"Söyledin” dedi.

“Bak gözümün içine bakarak söyledin"

Gözlerinin içine baktım.

"Sen öyle duymuş olabilirsin"

Kısa bir sessizlik oldu. Babam ayağa kalktı. Bir anda sesi yükseldi.

“"BEN SENİN BABANIM!"diye bağırdı.

"Bu şehirde bir taş yerinden oynuyorsa, bana sorulur!"

Sesini yükseltmedi. Ama kelimeleri netti.

"Evet," dedim sakin ama sert bir tonla.

"Ve dün gece ilk kez bir taş yerinden oynamadı."

Oda buz kesti.

Babam bir an hiçbir şey söylemedi.Sadece baktı.

Sonra boğazını temizledi sesi yeniden kontrol altına girdi.

"Rüya’yla nereye gittiniz"

"Gece yarısı. Haber yok. Telefonlar kapalı."

"Biraz dolaştık"

"Nerede , bardan çıktık sonra nereye gittiniz"

"Eve"

Çantamı alıp yukarı çıkmak için kalktım sandalyeden

"Ne iş çeviriyorsanız en kısa zaman da öğreneceğim merak etme "

bunları söylerken duymuyor gibiydim ama her şeyi öğreneceğini biliyordum.

"Bende "dedim sessizce

Arkamdan hala bağırıyordu.

Evden çıkmasını bekliyordum çünkü o kol düğmesini bulmam gerekiyordu.

Odam da ders çalışırken aşağıda seslerin geldiğini fark ettim.

Bir koşuşturma gibiydi bu ses. Merdivenden aşağı hafif kafamı eğip dinlemeye başladım.

Babam birazdan çıkacaktı ve ben de o kol düğmesini bulacaktım.

Aradan on dakika geçmesini bekledim ortalık sakinleşsin diye.

Sonra aşağı indim babamın odasına .

Çekmeceleri tek tek açıp içlerine baktım en sonda alttaki çekmeceye geldim açtığımda bir küçük torbanın içinde duruyordu düğme elime alıp incelemeye başladım.

Barışın dediği buydu. "K" harfi vardı üstünde ama kimdi bu. Başka bir birşey var mı diye bakmak için çekmeceye eğildim.

Kapının açılmasıyla kafamı masanın altından kaldırmam bir oldu.

"Gelen babamdı."

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.