Sabah alarmın sesine uyandım. Alarmı kapattığım da saatin.07.30 olduğunu gördüm. Hemen yataktan kalkıp oturur pozisyona geldim ve biraz ayılmayı bekledim. Evden çıkmama daha yarım saat vardı. Biraz kendime geldikten sonra Ares ve Hera'nın yanına gittim ve onları kafesten çıkarıp oynamaya başladım.
Normal de kedi ya da köpek alacaktım ama hem ev sahibim izin vermedi hem de benim tüylü hayvanlara alerjim var diye ve yılanları sevdiğim için Ares ve Hera'yı almaya karar verdim. Şu an bu hayatta ki en değerli varlıklarım Ares ve Hera oldu.
Yaramaz Ares beni özlemiş olacak ki boynuma dolanıp başını yüzüne doğru çıkarıp bana bakmaya başladı. Hera da onu kıskanıp sağ kolumda Ares olduğu için kendisi de sol kolumdan boynuma dolanıp yüzüme çıktı ve bana bakmaya başladı.
Ben ikisine gülerek bakıp başlarını okşarken zil çaldı. Ayağa kalktım ve kapıyı açmaya gittim.
Kapıyı açtığım da karşım da ev sahibi bana öcü görmüş gibi bakıyordu. Niye öyle baktığını anlamazken nereye baktığına baktığımda boynuma baktığını gördüm. Boynumda ki hareketlenme ile Ares ve Hera'nın hala üstümde olduğunu hatırladım. Onları üstümde unutup kapıyı açtığım aklıma geldi.
Yılmaz amca boğazını temizleyip "Kızım ben şu yılanlarına bir türlü alışamadım onlardan korkuyorum hala" der demez Ares ileri doğru uzanıp tıslamaya başladı.
Ares böyle yapınca Yılmaz amca geeiye doğru bir kaç adım hemen geriledi. Hemen Ares'in başını tutup kendime doğru çektim.
Yılmaz amcaya "Kusura bakma yabancıları sevmiyorlar. Yabancı gördüler mi böyle saldırganlışıyorlar." dedim.
"Bu arada nasılsın Yılmaz Amca Hayriye Teyze nasıl iyi mi?"
"Sağol kızım iyiyim ben de Hayriye Teyzen de iyi seni soruyordu. Nerede bu kız niye hiç yanıma uğramıyor diyordu. Bir ara yanına uğra gönlünü al." diyip nefeslendi ve konuşmaya devam etti.
"Ben sana bir şey söylemek için gelmiştim. Bu gün tesisatçı gelecek apartmandaki bütün kaloriferlere bakacak. Bakmışken senin evine de baksın mı?" diye sordu.
"Olur baksın zaten yedek anahtar sende. Benim fazla zamanım yok hazırlanıp işe gideceğim kusura bakma."
"Yok kızım önemli değil hadi git sen hazırlan" diyip aşağı gitmeye başladı.
Yılmaz Amca gittikten sonra kapıyı kapatıp içeri geçtim. Yatak odama geçip Ares ve Hera'yı kafeslerine bıraktım ve hazırlanmaya başladım.
Üstümü değiştirip siyah tişört siyah pantolon giydim. Fazla özenmeme gerek yok orda da zaten gene üstümü değiştirip kafenin verdiği kıyafetleri giyeceğim.
Banyoya geçip işlerimi halledip aynanın karşısına geçtim. Aynadaki biri cansız mavi biri de canlı yeşil renginde ki gözlerime baktım. Gözlerimin böyle olmasını çok seviyorum ama dışarda beni gören hep bir kere daha baktığı için bazen lens takmayı düşünüyorum. Ama sonra "boş ver insanları onların ne düşündüğünden sana ne nasıl yaşamak istiyorsan öyle yaşa" diyip vazgeçiyorum.
Saçımı tarayıp bugün topuz yapmaya karar verdim. Topuz yapınca kulağımın arkasındaki boynumda ki ve ensemde ki dövmeler ortaya çıktı.
Vücudumun çoğu yerinde dövme var.
Dövmeleri sevdiğim için yaşım kadar yani 22 tane dövme vücuduma yaptırdım.
Kulağımın arkasında serçe, boynuma dolanmış bir yılan, ensemde ise kelebek dövmesi var. Vücudumda ki çoğu dövme hayvan ve çoğunluğu yılan dövmesi.
Ayrıyetten bileğimde ve ayak bileğimde de yılan dövmesi var.
Yüzüme su çarpıp yüzümü yıkayıp kuruladım. Daha fazla oyalanmadan telefonumu ve anahtarımı alıp dışarı çıktım.
🐍🐍🐍🐍🐍🐍🐍🐍🐍🐍🐍🐍🐍🐍🐍🐍
Otobüs durağına gidip beklemeye başladım. Bekledikten 5 dakika sonra otobüs geldi. Otobüse binince akbili basıp içeri doğru geçtim. Boş yer bulunca oturup ineceğim durağı müzik dinleyerek beklemeye başladım. Şu sıralar Heathens şarkısı ben de bağımlılık yaptı ve şarkıyı başa sara sara dinleyip duruyorum.
Yaklaşık 45 dakika sonra ineceğim durağa gelip aşağı indim ve çalıltığım kafeye doğru ilerlemeye başladım.
Sanki dün akşamdan izleniliyormuş gibi hissediyorum. Ama arkama baktığında şüpheli kimseyi göremedim. Galiba bu benim kuruntum. Ama emin olamadım.
Saat'e baktığım da 08.45 olduğunu gördüm. Daha iş saatine 15 dakika vardı.
Ben de karşımda ki fırından bir simit alıp yemeye başladım. Biraz oyalandıktan sonra tam saat. 09.00'da kafenin önüne gelip içeri geçtim.
İçerde çalıştığım kafenin sahibi Milena abla vardı. Onu görünce "Günaydın" dedim.
"Günaydın Mavi yine her zamanki gibi tam saatin de geldin" diye karşılık verdi.
"Ben arkaya geçip üstümü değiştirip geliyorum." dedim ve arkaya doğru ilerlemeye başladım.
Arka tarafta ki personel odasına gelip kapıyı açıp içeri girdikten sonra Siyah pantolon beyaz yeşil tişört olan iş kıyafetlerini giyip dışarı çıktım.
İçeri geçtikten sonra elime bir bez alıp masaları silmeye başladım. Sonra menüleri masaların üstüne dizmeye başladım.
İşim bitince bir kenara geçip beklemeye başladım. 10 dakika sonra bugün ki ilk müşteri geldi ve benim bugün ki mesaim başlamış oldu.
Bir kaç saat fazla yoğun değildi. Ama öğlene doğru yoğun olmaya başladığın da diğer garson Ece'nin gelmesiyle masaları bölüşüp biraz rahatladım.
Ben kasa tarafın da içeriye siparişi verirken benim baktığım masalardan birinden biri garson diye konuşunca o tarafa doğru ilerleme başladım.
Masanın önüne gelince elime kağıt kalemi alıp "Siparişiniz nedir?" diye sordum.
Bir kaç saniye bekleyince adamın hala cevap vermediğini gördüm. Boğazımı temizleyip adama baktığımda bana durmuş bakıyordu.
Bu adam da b ana tanıdık geliyordu.
Bu adam da ilk dikkatimi çeken benim soluk mavi göz rengimin aynısının da adamın göz rengi olmasıydı. Ama benim saçlarım siyahken adamın saçları sarı renginde olmasına rağmen yüz hatları bana benziyordu.
Nasıl oluyor da 2 gün de bana benzeyen 3 kişiyle karşılaşabiliyordum. Bu ilte bir tuhaflık vardı. Aklımdan ki saçma düşünceleri aklımdan attım.
Ve karşımda ki adama dönüp adama bir kere daha "Siparişiniz nedir?" diye sordum.
Adam sanki bir rüyadan uyanmış gibi kendine geliyormuş gibi bir kaç saniye durakladı.
Sonra "Ben sade bir kahve ve atıştırmalık tuzlu bir şeyler alayım."dedi.
İstediği şeyleri not aldıktan sonra yandaki masaya geçip onların da siparişini aldım.
Not aldığım sipariş kağıdını içeri verip siparişleri beklemeye başladım.
Siparişler hazır olunca ilk soluk mavi gözlü adamın siparişini vermeye gittim.
Adama siparişi verirken bana anlamadığım bir şekilde bakıyordu.
Adama "İstediğiniz başka bir şey var mı?" diye sordum.
O da "Hayır lazım olursa sizi çağırırım." dedi.
Diğer masalara da siparişini verdim ve bir kaç masanın hesabını verip yerime döndüm.
Akşama doğru biraz daha hafifledi. Burası kafe olduğu için akşam genellikle fazla kişi olmazdı.
Şimdi ise 2 kişi bir soluk mavi gözlü adam vardı. Adam verdiği siparişten sonra 2 kahve daha içmesine rağmen hala gitmedi ve burda oturuyor.
Çıkma saatim gelince personel odasına gidip üstümü değiştirdim ve kapıyı kapatıp dışarı doğru ilerlemeye başladım.
Kafeden çıkarken Minelya ablaya baş selamı verip dışarı çıkarken içerde hiç müşteri kalmadığını gördüm.
Minelya abla burasının sahibi olmasına rağmen her sabah kafeyi kendisi açar her akşam da kendisi kapatır.
Saate baktığım da 17.00 olduğunu gördüm. Bara saat 20.00'de işe başlayacağıma göre daha 3 saatim var.
🐍🐍🐍🐍🐍🐍🐍🐍🐍🐍🐍🐍🐍🐍🐍🐍
Otobüs durağına doğru ilerlemeye başladım. Otobüs durağına gelir gelmez şansıma beklemeden hemen otobüs geldi. Otobüse binip sahil tarafına doğru ilerlemeye başladım.
Sahil tarafına geldiğimde otobüsten inip Seyyar satıcıların olduğu tarafa doğru ilerlemeye başladım.
Bir tane balık ekmek yapan birisinin yanında durup sipariş verdim ve siparişimin gelmesini beklemeye başladım.
Yemeğimi yedikten sonra biraz daha oturup dinlendim. Sonra otobüs durağına doğru ilerlemeye başladım.
Otobüse binip çalıştığım bara doğru gitmeye başladım. İneceğim durağa gelince aşağı inip karşıya geçtim ve biraz ilerledikten sonra bara yetiştim.
Bardan içeri girerken sanki gene izleniliyormuş gibi hissedince etrafıma baktım ama kimseyi göremedim.
Bardan içeri geçip personel odasına doğru ilerlemeye başladım. Personel odasına geçince üstümü değiştirip dışarı çıktım. Bar tarafına doğru doğru baktığımda Oğuz'u görünce yanına doğru adımlamaya başladım.
Oğuz'un yanına gelince "Bugün dövüş varmı?" diye sordum.
O da "Hayır yok dün polisler geldiği için bir iki hafta dövüş olmayacak iptal edildi." dedi.
"Ben de stresimi gidip spor salonun da atacağım o zaman" diyip yerime geçtim.
Elime bir bez alıp bardakları silmeye başladım. Saat ilerledikçe kalabalık ta artıp siparişler çoğalmaya başladı. Ben ve Oğuz siparişlere zar zor yetişmeye başladık.
Çıkış saatime yarım saat kala ortalık biraz sakinleşmeye başladı. Ben de elime bir sigara alıp arka çıkış kapısına doğru ilerlemeye başladım.
Sonunda dışarı çıkınca derin bir nefes alıp sigaramı yakıp içmeye başladım.
Ben sigaramı içerken arkamda ki kapı açıldı ve bir adam çıktı.
Dışarı çıkan adam bu sabahki kafede gördüğüm adamdı galiba. Daha dikkatli bakınca bu adamın gözlerinin soluk mavi değil canlı bir yeşil olduğunu gördüm. Bu galiba sabah ki adamın ikiziydi.
Ben adamı incelerken adam da beni inceliyor ve inanmaz bir ifadeyle dönüp dönüp yüzüme bir daha bakıyordu.
Daha fazla datanamayıp adama "Ne oldu neden öyle gözünü dikmiş bana bakıyorsun?" diye sordum.
Adamda "Seni birine çok benzettim o musun değil misin anlamaya çalışıyorum." dedi.
"E karar verebildin mi benzettiğin kişi miyim?"
"Tam emin olamadım kaç yaşındasın?"
Niye cevap verdiğini bilmeden cevap vermeye başladım.
"22"
"Doğum leken var mı?"
"Var da sen doğum lekem olduğunu nereden tahmin ettin?"
"Doğum leken nerede?"
"Omzumda ve kalbimin üstünde."
Ben bunu der demez adama inme inmiş gibi kalakaldı.
Biraz bekledikten sonra adamın önünde elimi salladım değişiklik olmayınca onu omzundan sarsttım ve " iyi misin?" diye sordum.
Adam biraz kendine gelince bana son bir kez bakıp bir şey söylemeden arkasını dönüp gitmeye başladı.
Az önce ne oldu öyle. Elimde kalan sigarayı söndürüp içeri doğru geçtim.
Mesaim bitince üstümü değiştirip dışarı doğru ilerledim.
Gelen otobüse binip eve doğru ilerlemeye başladım.
Eve varınca ayakkabımı çıkarıp direk yatak odama geçtim.
Odaya geçer geçmez Ares ve Hera'yı kafesten çıkarıp yarım saat boyunca onlarla oynayıp ilgilendikten sonra kafeslerine geri bıraktım.
Sonra bonyaya geçip duş aldıktan sonra saçımı kurutup yatağıma geçtim. Daha fazla uykusuzluğa dayanayan göz kapaklarım kapandı ve uyuyakaldım.
BÖLÜM SONU...
Yeni bölümde görüşmek üzere...
🐍🐍🐍🐍🐍🐍🐍🐍🐍🐍🐍🐍🐍🐍🐍🐍