Nefesinin boğazında sıkıştığını hissediyordu ama nefes alabiliyordu.
Göğüs kafesine gelen bir baskı var gibi hissediyordu ama yoktu.
Üstünde sadece yaz sıcağında giydiği ince tişörtü
Camdan dışarıda olan zihni vardı.
Stresle başa çıkmak için yıllarca eğitim almıştı. Ama sonunda ne olmuştu stres anında o eğitimler yok olmuştu. Ve yine tek başındaydı.
Aslında değildi yanında hailey vardı.
O şuan burada olmasa bile hep yanındaydı bunu biliyordu.
Hailey ondan bir yaş büyük olmasına rağmen üstünlük taslamaz ablası gubi davranmadı hiçbir zaman. Hep arkadaşı gibi davranirdi. Kendisi içini döker Eden'in yüzündeki düşünceli ifadeyi fark eder anlat derdi.
Eden hep anlatırdı.
Haileye koşulsuz guvenirdi.
Haileyin de ona güvendiği belliydi.
Aslında haileyi kayla dan daha çok seviyordu.
Bunu kendisi de biliyordu.
Hailey de biliyordu.
Ama kayla hala Eden'in hayatının ana karakteri gibi hayatında gezinmeye devam ediyordu.
Ana karakteri değildi ki?
Belki destek karakter bile degildi.
Yan karakteri olabilirdi sadece.
Gece jake'le yaptığı konuşma hem onu rahatlamış hemde biraz yormustu.
İnsan içindeki Düşünceleri bir anda dökünce yoruluyormus.
Denize benzetirken haklıydı kendisini.
Aslında Jake' e anlatmadığı bir kısım bile vardı anlatmadigi değil anlatamadığı bir kısım. İçindeki denize her şeyden çok güvenirdi. Ve o taşacak gibi olduğunda Eden de giderdi. Denizin patlamasına yakın olan bir zamanı görmüştü bir kere. Söz vermişti o gün kendine.
Bir daha hislerine çoğu şeyden çok guvenecekti. Hep guvenirdi zaten ama daja çok guvenecekti artık.
Nefesi tekrar boğazında sıkıştı
Nefes alabiliyordu ama alamiyordu
Kendisi de anlamıyordu bazen gerçekten
Sadece bir kişi için denizi görmezden gelmişti.
Değmiş miydi?
Hemde çok değmişti.
Eden'in hayatindaki en güzel günleriydi onlar.
Hatta bir süre deniz beni korumaya çalışıyordan deniz benim mutluluğumu engellemeye çalışıyor düşüncesi zihnine sızmıştı yavaş ve narince.
Pusu kuran bir aslan gibi girmişti.
Ama her mutlu şeyin bir sonu olduğu gibi.
Onunda vardı.
Başlayan kavgalar,
Dilenmeyen özürler,
Unutulan sözler,
Anlatılmayan hisler bitirmişti onların hikayesini.
Ve özgürlüğünü de.
Eden'i düşüncelere bogmustu.
Onu da ben ne kadar iyiyim düşüncesine.
Eden'in nefesi boğazında parçalandı.
Camlara dönüşüp çarptı boğazına.
Kesti yırttı parçaladı.
Hislerini dinlemediği için intikamını almak istiyordu resmen.
Boğazında kan olmasa da kan hisseti.
Acısını hisseti.
Hepsini her şeyi hissettirdi ona.
Yalnızlığı, boşluk hissini ve korkuyu hissetirdi.
Bebeklikten beri yalnızlıkla boğuşan Eden ilk defa yalnızlığı iliklerine kadar hisseti.
Yalnızlık birisinin ellerini titretenilecek güçte miydi?
Evet,
Yalnızlık her şeyi yapabilirdi.
Cam gibi hissetirilen bir nefes bile yalnızlığı hissetirirdi bazenleri...
Odasından çıktı evin kapısının önüne geldi,durdu. Nefes alması gerekiyordu ama neredeyse alamıyordu.
Alamazsa sorun yaşardı.
Ama nefesi sanki içinde sıkışıyordu.
Tuz kokusunu aldı.
Deniz tuzunun kokusunu.
Üstünde ne olduğuna bakmadı bile sanki içindeki endiselerden kurtulmanın tek yolu denize girmekmis gibi hissediyordu.
Soğuk suyun korumasız tenine değdiğini hisseti.
Yavaş yavaş soğuğa alışan vücudunun titremesini durdurmadi durdurmaya çalışmadı.
Her titremeyle içindeki Düşünceleri puskurtuyordu.
Denizin her dalgasında öfkelerini kusuyordu.
Camdan kafesin içindeki nefesinin yavaşça özgürlüğünün kazandığını hisseti.
Tekrar nefes alabiliyordu.