Artık Çağan'a olan duygularım değişmişti. Ondan nefret ediyordum o iğrenç pislik herifin tekiydi. Ben gerçek Çağan'ı özlüyordum.
Çağan'a, neler oluyor burada gibi bir bakış attım. Bana sinsi sinsi gülüyordu.
"Artık gerçekleri anlatma zamanın gelmedi mi Çağan?" Diye sordum ve o da;
"Sevgilime ne oldu?" Dedi. "Sen Çağan değilsin sana neden sevgilim diyeyim?" Dedim.
"Tamam tamam senin gibi birinin sevgilim olmasını istemem zaten." Diyerek benimle resmen dalga geçti. Çağan bu kadar kötü birisi olamazdı.
"Eee anlatmayacak mısın benim burada ne işim var ve neler oluyor?"
"Ben karada ve denizde farklıyım yani karadaki yaşadıklarımı hatırlamıyorum buradayken. Buradan çıkınca da denizdeki yaşadıklarımı hatırlamıyorum. Bu sadece kaptan ve ben biliyoruz."
"Bunun bi başlangıcı yok herhalde"
"Evet var. Gemi batmadan önce bir arama yapmıştım hatta sana da söyledim. O aramayı yaptıktan sonra kaptanın uyandığını gördüm ve hemen yanına gittim. Evet orada karadaydım ama yinede hatırlıyorum bana denizin kokusu bile yeter bir şeyleri hatırlamam için. O yüzden seninle sevgili olduğumu hatırlıyorum ama seni nasıl sevdiğimi bir türlü hatırlayamıyorum. Her neyse yanına gittim ve bana "Sizi şikayet edeceğim beni bilerek ölüme attınız" dedi ve ona çok sinirlenmiştim. Bende onunla anlaşma yapmaya karar verdim. Eğer gemi batarsa onu kurtaracaktım ve ondan bir şey isteyecektim. Benim karada farklı denizde farklı oldugumu öğrenen biri olursa onu bana getirecekti ve şans eseri sevdiğim kadın çıktı karşıma" diyerek gülmeye başladı. Ona çok sinir olmuştum. Hâlâ merak ettiğim bir şey vardı " dağın içindeyken ki insan seslerini de kaptan mı yok etmişti?"
"Hey nasıl bildin! Bravo gerçekten. Eğer onları benim köpekbalığıma yem etmeseydi planım nasıl yürüyecekti" diyerek yine kahkahalara boğuldu.
Onun gülüşme seslerini umursamayarak;
"Ne planı be hepimizi çiğ çiğ yemek falan mı?" Diye sorunca "Bunu da bildin aferin" dedi. O bana aşkini itiraf edince de kalbim yerinden çıkacak gibi olmuştu, şu anda da ona karşı nefretimden dolayı kalbim patlayacak gibi oluyor.
Tam beni öldürecekken arkadan "dur yapma" diye bir ses geldi. Bu gerçek Çağan'dı. Evet Benim sevgilim, o benim sevgilim. Peki bu Çağan kılığına giren bok parçası kimdi?
Çağan'ı gören bok parçası kısa süre içinde kaptana dönüştü. Hepimiz çok şaşırdık. Artık gerçek hikayeyi anlatabilecek tek kişi vardı ve o da Çağan'dı çünkü bizi tek dönüştürebilen oydu.
"Onun sebepsiz yere ölmesini istemedim çünkü aynı duyguyu ailemde yaşadı çok iyi biliyorum. Bu yüzden onun ölmesini istemedim ama nereden bilebilirdim bu kadar kötü olabileceğini. Herkesden özür dilerim affedin beni çocuklar.."
"Biz zaten sana kızgın değiliz suç onda senin tek yapmak istediğin iyilikti" dedi Ata.
Kaptan çok çaresiz kalmıştı. Çağan ona verdiği gücü geri alacaktı ama kaptan sanki pişman gibiydi ama yinede gucu aldılar sonuçta o bir canavardı.
Kısa süre geçmeden Asya ve Ata'nın bir ılişkisi olduğunu öğrendik. Yapış yapışlardı mide bulandırıcı.
Çağan'a "Biz evde uyurken sen nereye gitmiştin?" Saçımı okşayan sen değil miydin?" Diye iki defa üst üste soru sordum.
"Canim sıkıldı biraz kayada oturmak için yüzeye çıkmıştım."
"Hayır ben senin saçını okşamadım." Dedi. Bende sorun etmedim zaten.
Eve geri dönerken bir ses duyduk. Bu dalga sesiydi ama çok kuvvetliydi. Çağan bunun tsunami olduğunu ve bunun bizi eve götürebileceğini söyledi veya evimizi yok edeceğini. Çağan gibi 6-7 yıl boyunca burada mı yaşayacaktık. Hayır hayır ben buna katlanamam.
Sesler gittikçe yaklaşıyordu. Çok korktuk çünkü ili defa böyle bir şey başımıza geldi. Yani Çağan'ın tsunami olayında biz başka şehirlerdeydik.
Benim aklıma bir fikir gelmişti. "Şu bi ara gittiğimiz dağ varya hani ortasındaydık hatta bi ara insan sesleri falan duyduğumuz dağ. Oraya gidelim bizi tsunamiden korur." Dedim ve herkes bana katıldı.
Oraya vardığımızda biraz olsun rahatlamıştık. Dur bi dakika ne! Tsunami dağdan daha mı büyük! Bu nasıl olabilir ki?
Geri mi dönsek diye düşündük ama tsunami giderek yaklaşıyordu ve evin olduğu yer tsunaminin diğer tarafında kalmıştı. Telaşlı bir şekilde kaçmaya çalışsakta Çağan durmamızı ve eğer dağın dibine saklanırsak bir şey olmayacağını söyledi. Mantıklıydı aslında. Dediği gibi yapmaya karar verdik.
Tsunami çok yaklaşmıştı neredeyse dibimizde falan olabilirdi resmen çığlıklar atıyorduk vee...