İkra o gün tuvalete gitmek istediğini söyledi, ve bende kabul ettim.
Keşke etmeseydim.
İkra odadan çıkmış tuvalete gitmişti. Geçiceği koridorlar salonu giörmediği için sesleri duysa da, babası ile annesini görememişti.Sonrasında susadığını düşündü ve tuvaletten çıkarken mutfağa doğru ilerledi. Ne yazıkki mutfağa gitmek için salonun önünden geçiyorsunuz.
İkra suyunu aldı ve gitmek için tam salona yaklaşmışkken annesinin acı dolu bağırışlarını, ilk defa bukadar yakından duymuştu. Merak ettiği için kafasını eğip salona baktı. Gördükleri karşısında çok korkmuştu ve hemen ablasının yani benim yanıma koşmuştu.
Odaya girdiğinde korkmuş gözlerle bana bakıyordu. "Abla... " dedi.
"Ne oldu İkra'cığım" dedim sanki içerde kıyamet kopmuyor muş gibi.
"B-B-Babam anneme napıyor? " diye sordu kekeleyerek.Her şeyi o an anladım. İkra babası ile annesini görmüştü. Her çocuğun yapacağı gibi korkmuştu,ve hemen içerde neler olduğunu sormaya yanıma gelmişti.
"sen baban ve annenimi gördün canım? " dedim birşey olmamış gibi sakince. Korktuğumu ona belli etmemeliydim. Çünkü belli edersem ona bunun kötü birşey olmadığını anlatamazdım. İnanmazdı.
"E-evet, gördüm. Annem bağrıyordu, babam ise ona birşeyler yapıyordu. Ama... Tam olarak anlayamadım"dedi ürkekçe.
"Tatlım ONLAR SADECE OYUN OYNUYORLAR" dedim. Sesimi sakin tutmaya çalışarak.
"Oyunda neden annem her gün yaptığı gibi bağırıyordu abla. Nasıl bir oyun insanın canını yakar? " diye sordu. Şok olmuştum. Çünkü İkra'nın annemin bağırışlarını canı acıdığı için yapmadığını düşündüğünü sanmıştım. Belliki o herşeyi çoktan anlamıştı, ama anlam veremiyordu.
"Tatlım, annenin canı yanmıyorki? O sadece gülüyor. Merak etme sen annen gayet iyi" değildi. Ne annesi nede ben bu evde iyiydik. İkra'mı? O zaten herşeyi çözmeye başlamıştı. Onun için daha çok korkuyordum. Üvey babamın arada bir banada sıçrayan şiddeti ve siniri ya birgün İkra'yada sıçrarsa? Ya onada vurursa? Ya ona da bağırırsa? Ya onada içkiliyken bilmeden zarar verip sabah birşey yokmuş gibi evden çıkıp giderse?
Olmasını istemediğim şeylerdi bunlar. İkra daha küçüktü. Evet, ama ya büyüdüğünde? Bu adam duracak gibi değildi ki? Yaptığı şeyleri sabah hatırlamıyordu bile! Sabah evden çıkmadan yanımıza gülerek geliyordu. Hepimizi öpüp hiçbirşey olmamış gibi çıkıp gidiyordu.
İkra'yı bir şekilde ikna ettim. Bir şekilde inandırdım , yani umarım...
Bir sonraki bölümde görüşmek üzere keyifli okumalar📚🥸