Mamuş, esma hanım ile birlikte odanın sonundaki masada oturmuş, bir şeyler öğrenme ümidiyle soru soruyordu. Ben de iki elimi saçlarımın arasından geçirmiş bir şekilde, son iki saat içerisinde olanları düşünüyordum. Profesörün nerde olduğuna dair bir fikrimde yoktu, ayrıca yaratığın insana çok benzemesi beni düşündürüyordu. Ön ayakları birer el gibiydi, özelliklede yüz hatları... Gözleri kırmızıydı, teni yeşil ile gri renginin birleşimi gibiydi, ama dişlerinin pek bir farkı yoktu, sadece ön dişleri bir vampirin ki gibi daha uzundu. Düşünmeyi bırakıp ayağı kalktım, yavaş adımlarla Mamuş ile Esma hanımın yanına gittim.
Tuncer: Esma hanım bize olanları anlatabilir misiniz?
"Elbette" diye cevap verdi buruk bir sesle, sanki hatırlamak istemiyormuş gibi başını öne doğru eğdi.
Esma: İki ay önce bilim fakültesinde stajımı bitirdim. Nerede çalışacağımı bilmiyordum, ama bir bilim insanının yanında çalışmayı çok istiyordum, o yüzden iş ilanlarını inceledim ve Prof. Selim'in ilanını gördüm.
Mamuş araya girerek "Prof. Selim'in işini nasıl kabul ettiniz?" dedi.
Esma: Onun Prof. Selim olduğunu bilmiyordum.
Mamuş ile aynı anda "nasıl yani" dedik.
Esma:İlanda kendini farklı tanıtmıştı.
Mamuş:Görüştüğünüzde nasıl anamadın?
Esma:Aslında ben Prof. Selim'in hep ismini duymuştum hiç fotoğrafını görmedim, o yüzden görünüşünü bilmiyordum. İşe başvuran benim gibi birkaç kişi daha vardi, seçildiğimi telefonla haber verdi, sonrada bu evin adresini... Başta herşey normâldi, işe gidip gelirdim, kimi zaman alışverişe çıkar birkaç malzeme alırdım. Prof. Selim de deneylerle uğraşırdı.
Tuncer:Peki daha önce hiç garip bir şey farkettiniz mi?
Esma:Hayır her şey normaldi, hatta bana çok iyi davranır, hiç bağırmazdı. Bana kızı gibi bakardı. Sadece kütüphane odasındaki çekmeceleri açmama izin vermezdi. Bir keresinde kitap almak için kütüphaneye gitmiştim. Bir çekmece açık kalmıştı, kapatmak için yaklaştım ve bir gazete gördüm, üzerinde de bir ay önceki araba kazası yazıyordu. Elimi attığım anda Prof. Selim "çek elini" diye bağırdı, onu ilk defa o kadar sinirli gördüm ve bana ilk defa bağırmıştı. Sonra geri çekildim,bağırdığı için özür diledi ve aşağı indik.
Tuncer:Bu olaylar nasıl başladı?
Esma:Üç hafta önce her zamanki gibi işe gittim, Prof. Selim de yine deneylerle uğraşıyordu,bende ona yardım ediyordum. O gün diğer günlere göre biraz daha suskundu, aklına birşey takılmış gibi düşünüyordu. İş bitiminde toparlanmak için labaratuvar dan çıktım. Eşyalarımı alırken Prof. Selim yanıma geldi ve benimle konuşmak istediğini söyledi ,bende tabiki diyerek yanına gittim. Sesi çok üzgün ve titrek çıkıyordu, bana "kızım yardımların için teşekkür ederim, bu zamana kadar seni kırdıysam affet" dedi. Onun veda eder gibi konuşmasına çok şaşırmıştım, sanki son konuşmamız mış gibi... Gerçi son konuşmamız olduğunu nerden bilebilirdim ki. "Asıl ben teşekkür ederim"dedim. Ardından konuşmasına devam etti ve bir kaç hafta işe gelmem gerekmediğini, biraz dinleneceğini söyledi. Yine şaşırmıştım, durup dururken böyle davranması garip gelmişti,"bir sorun mu var ?"diye sordum."Hayır,ikimizde biraz dinlenelim" dedi. Bende üstelemek istemedim "tamam" diyip eşyalarımı aldım ve evden çıkmadan önce Prof. Selim'le görüşüp sarıldım. Bana sarılırken adeta bir baba şefkatiyle sarılırcasına sarıldığını hissettim. Evden ayrılırken nedense içimde bir sıkıntı vardı, biraz yürüdükten sonra anahtarımı unuttuğumu farkettim ve geri döndüm. Kapının önüne geldiğimde otomatik kapı sisteminin bozulduğunu ve kapının kendi kendine açılmış olduğunu gördüm. İçerden cam kırılma sesleri gelince endişeyle içeri girdim, elektrikler gitmişti o yüzden önümü göremiyordum, neyseki yanımda küçük bir el feneri vardı, feneri açıp Prof. Selimin odasına gittim. Odaya girince çok korktum çünkü oda dağınık haldeydi, bazı şişeler ve tüpler kırılmış bazıları ise tamamen paramparça olmuştu. Hemen Prof. Selimi bulmaya gittim, odalara baktım ama yoktu, sonra koridorda yürürken çıkış kapısının orada bir şey gördüm. Kapıyı kapatıyordu, arkasını döndüğünde yaratıkla ilk karşılaşmamı yaşadım. Üzerime doğru koşunca kendimi sola doğru attım ve bodrum katına indim, aklıma Profesör ün şuanda bulunduğumuz sığnağı geldi, hemen içeri girip kapıyı kilitledim. Sonrası belli zaten, buradan kurtulmak... Ama bir türlü kurtulamadım.
Tuncer:O halde bu olanların nedenini öğrenmek için Prof. Selim'in odasını incelememiz lazım.....
Okuduğunuz için teşekkür ederim düşüncelerinizi paylaşırsanız çok mutlu olurum (öneri, şikayet,yorum)

