51.sayfayı açtım. Bir bilmece tarzı bir şey yazıyordu, ne olduğunu anlayamamıştım yazıda şu yazıyordu;"karanlık çökmeden önce bulmalısın panzehir, ona layık olan ancak onu iyileştirebilir." Odayı biraz daha araştırdıktan sonra mamuşu aramaya çıktım. Evdeki tablolar bilime meraklı birinin sevebileceği tarzdaydı, masanın üzerinde ise resimler duruyordu, bitanesi dikkatimi çektiği için inceledim. Hiç yabancı gelmiyordu, sanki tanıyor gibiydim, tabi ya bu profesör selim kılıç. Profesör selim, çılgın deneyleri ile tanınır, birçok deneyi yasaklandı, bazılarına el konuldu ve durduruldu hatta deneyleri yüzünden beş defa mahkemelik oldu, sonrada ortalarda görülmedi. Demek ki bunca zaman buradaymış belki de bunca şeyin sorumlusu da odur. Alt kattan sesler geliyordu, üst kattaki işimi bitirip alt kata inmeye başladım. Alt kata indiğimde merdivenin yanına baktım ve bodrum katı olduğunu gördüm, sağ kulağımın arkasından bir hırıltı sesi duydum daha sese dönmeden sağ tarafımdan şiddetli bir darbe aldım. Derbenin etkisiyle sarsılıp sırt üstü duvara çarptım, elimdeki telefonun flaşı azda olsa etrafı aydınlatıyordu, karşımda yaratığı gördüm flaştan rahatsız olduğu çok belliydi, karışık saçlarının arasından parlayan kırmızı gözleri ve üzerinde aşağı doğru kısılmış kaşların dan ne kadar sinirlendiğini anlayabiliyordum. Birden eliyle telefonun flaşı nı kırdı, artık turuncu ışığım da yoktu, yaratık yavaş yavaş yaklaşıyor yaklaşırken bastığı parkeler içe çöküyordu, buda onu ne kadar güçlü olduğunu gösteriyordu. Yaratık üzerime atlamak için hazırlanırken arkamdaki duvarın hareket ettiğini farkettim, bir kapı gibiydi, ittirmeye başladım üçüncü denememde açıldı ve kılpayı kurtuldum ancak dört beş metrelik çukur benzeri bir yere düştüm, kafamı çok sert çarpmış olmalıyım ki gözüm kararmaya başladı. Uyandığımda bir yataktaydım, başımı çevirdiğimde mamuşu gördüm.
-Mamuş ne oldu sana?, İyi misin?
-İyiyim Tuncer merak etme
-Sen nasıl oldu da o dolapta kayboldun?
-Ben dolaptayken gaz yüzünden nefes alamıyordum sonra dolabın arkası açıldı ve o beni kurtardı, diyerek yanındaki kadını gösterdi.
-Senide o kurtardı Tuncer.
Kadına teşekkür ettikten sonra kim olduğunu sordum. İsminin Esma olduğunu söyledi.
-Bidakika sen profesör selimin yardımcısısın öyle değil mi?
-Evet ama sen nerden biliyorsun?
-Üst kata bakarken iş ilanında adınız vardı, işe alınan kişi sarı saçlıymış ve ilanda tek sarı saçlı sizsiniz.
-Peki siz kimsiniz?
-Ben Tuncer buda arkadaşım Muhammed ama ben ona kısaca mamuş diyorum.
-Sizi tanıyorum siz o dedektifler siniz. Geldiğinize çok sevindim, lütfen yardım edin o yarattıktan kurtulmamız lazım.
-O normal bir yaratık değil.
-Ne demek bu?
-Alt kata indiğimde bana vuran yaratıktı,çok güçlüydü ayrıca turuncu rengine zafı olduğunu bildiği için flaşımı kırdı yani uğraştığımız şey en az bir insan kadar zeki ve bir insandan iki kat daha güçlü....
Devamı bölüm 3 te beğendiyseniz yorum yapmayı unutmayınız, öneri,soru ve şikayetlerinizi yazabilirsiniz okuduğunuz için teşekkürler



