TUNCER :Esma hanım profesörün odası nerede biliyor musun?
ESMA :Üst katta koridorun sonundaki büyük oda.
MAMUŞ :Direkt olarak evden çıksak nasıl olur?
TUNCER :Olmaz, profesörün nerede olduğunu bulmalıyız hayattaysa yardıma ihtiyacı olabilir, ayrıca bizimde ona ihtiyacımız var, zaten yaratık en son kapı'nın oradaydı yani istesek te gidemeyiz.
MAMUŞ :Peki onu bulduğumuz da ne yapacağız?
TUNCER :Öncelikle her şeyi öğreneceğiz. Bu olayların nasıl başladığını, neden yaşandığını ve nasıl kurtulabileceğimizi. O yüzden onu bulmalıyız.
Mamuş çok tedirgin duruyordu Esma ise bir o kadar düşünceli, haklı da günlerdir burda tek başına kalmış üstelik evde bir yaratık dolaşırken. Böyle durması çok normaldi. Mamuş'un tedirginliğini de anlayabiliyordum çünkü aynısı bendede vardı, ama Mamuş'un benden üç yaş küçük olması onun daha çok korkmasına neden oluyordu henüz 17 yaşındaydı yani daha çocuk sayılırdı, yinede yaşına göre çok cesurdu.
Biraz dinlendikten sonra sığınaktan çıkmak için hazırlık yaptık Mamuş ve ben bir fener ve tahtadan birer sopa aldık en azından daha güvende hissedebiliyordum. Esma Hanım ise çantasını aldı, ardından sığınaktan çıktık. Birbirimizi daha rahat görmek için çapraz bir şekilde gidiyorduk, ben en öndeydim Mamuş ise en arkada. Esma Hanımda ortada bize yolu söylüyordu. Ağır adımlarla ilerledik. Merdivenin önüne gelmiştik.
TUNCER: Durun!
ESMA: Ne oldu? Niye durduk.
MAMUŞ: Lütfen fikrini değiştirdiği ve buradan gideceğimizi söyle.
TUNCER: MAMUŞ lütfen sakin ol.
MAMUŞ: Tamam, üzgünüm şansımı denedim.
TUNCER: Merdivenden daha önce çıktım, çürüdüğü için çok ses yapıyor, buradan çıkarsak yaratık duyabilir.Başka bir şekilde çıkmalıyız. Esma Hanım yukarıya giden tek yol burasımı?
ESMA: Bana sadece Esma diyebilirsiniz.
TUNCER: Peki Esma, başka bir çıkış var mı?
ESMA: Evet, ana çıkışın çaprazında bir taş merdiven var,
ses yapmaz.
TUNCER: Çok iyi oradan çıkabiliriz.
MAMUŞ: Aman ne güzel, ben bu hikayenin sonunu biliyorum. Oraya gideceğiz ve giderken yaratık bizi kovalamaya başlayacak sonra beni yem olarak kullanacaksın falan filan, kusura bakma ama ben yokum.
TUNCER: Harika fikir Mamuş, sen yem ol ve yaratık'ı oyala, bizde merdivenden çıkalım. Sonra döner seni alırız.
MAMUŞ: NE!!... Şakaydı vallahi şakaydı, he..he..hem ben kaçamam ki yaratık benden hızlıdır b..beni yakalar.
TUNCER: Mamuş sakinleş bende şaka yapıyorum, seni tehlikeye atamam herhalde değil mi? dinleyin pilan şu:
birlikte dikkatli bir şekilde gideceğiz, kimse ses yapmasın. Eğer biri yaratık'ı görürse veya yaratık bizi görürse sakince diğerlerini uyarsın. yakalanırsak hemen ko....
- Hğğğrr....
MAMUŞ: O..o..o da neydi?
ESMA: Yaratık! merdivenin üstünde.
TUNCER: Kos! koş! koş!
......
ESMA: Herkes mutfağa çabuk! soldaki oda.
TUNCER: Hemen saklanın hadi.
Mamuş ve Esma küçük mutfak dolabına bende kapının sağında bir tezgahın altındaki boşluğa saklandım. yaratık kapıyı açmaya çalışıyordu. Ellerinin pençe şeklindeki yapısı kapıyı açmayı engelliyor olmalıydı, ancak güçlü bir darbeyle kapıyı rahatça kırabilecek güçteydi, öylede oldu kapı biranda kilit kısmından parçalandı. Yaratık içeri girdi ve etrafa bakmaya başladı, yavaş adımlarla önümden geçiyordu. Ten rengi gri ve çok garipti, derisi büyük gözeneklerden oluşuyordu birazda sıradan bir canlının deri yapısı gibiydi. yaratık bir anda önümde durdu, etrafı koklamaya başladı. yavaş yavaş bana yaklaşıyordu ve bir şey yapmazsam beni bulması an meselesiydi. O sırada dolaptan ses geldi, olamaz bu ses Mamuş'un dolabından gelmişti, yaratığın dikkatini dağıtmak için yaptığı çok belliydi ve işe yaradı. Yaratık bu seferde dolaplara doğru gitmeye başladı, bir şeyler yapmalıydım. Etrafta fırlatacak hiç bir şey yoktu, sopa.. olamaz sopam merdivenlerin orada kaldı. Tamam, o zaman yapılacak tek bir şey vardı.
sessizce kapıya doğru ilerledim. Etraf yarı karanlıktı ama Yaratık önünü çok rahat görebiliyor gibiydi buda onu karanlıkta bize karşı avantajlı duruma getiriyordu. Kapının önüne geldiğimde yaratığa bağırdım.
TUNCER: HEEYYY!!!
Biliyorum hiç etkileyici bir bağırış değildi ama en azından dikkat çekmişti. Yaratık bana dönünce düşünmeden merdivene doğru koştum. Yaratık da çok hızlıydı, merdivenin önüne geldim ve sopamı aldım. Arkamı döner dönmez yaratığın üzerime atladığını gördüm ve bütün gücümle sopayı savurup yaratığa vurdum. Yaratık hızından dolayı savrulup duvara çarptı, birkaç saniye sersemledi ve başını sağa sola salladı. Kendine geldiğinde tekrar bana doğru gelmeye başladı, bende elimdeki sopayı ona doğru savurmaya devam ediyordum. Sonra mutfağın oradan Mamuş ve Esma geldi, Mamuş sopası ile elindeki tencere kapağına vurup tiz sesler çıkarıyordu, Esma'da feneri yaratığa doğru tutmuş feneri aç kapa yaparak yaratığı rahatsız ediyordu. Yaratık saldırmak için hamleler yapıyor ama her defasında ses ve ışık yüzünden rahatsız olup geri çekiliyordu. Mamuş ve Esma'nın daha da yaklaşmasıyla yaratık daha fazla dayanamayıp uzaklaştı.
ESMA: Çabuk! yukarı çıkmalıyız.
TUNCER: Doğru, hemen çıkalım hadi.
ESMA: Koridorun sonunda hadi.
TUNCER: Kapıyı kapatın. Mamuş yardım et şu dolabı kapının önüne koyalım.
ESMA: kapının kilidi var.
MAMUŞ: Kilitlerin yaratığı engellediğini hiç sanmıyorum, hele ki mutfaktaki olaydan sonra..
ESMA: Haklısın, bir an unuttum.
Mamuş ile birlikte kapının sağındaki dolabı ittirdik ve kapının önüne koyduk, eğer yaratık gelirse, dolap bize azda olsa vakit kazandırıcaktı.
TUNCER: Bu arada az önce yaptığınız şey için teşekkür ederim. Gerçekten çok akıllıcaydı.
ESMA: Asıl ben teşekkür ederim, sen yaratığı üstüne çekmeseydin bizi bulmak üzereydi.
MAMUŞ: O haklı, çok cesurca bir hareketti. Ayrıca sakın bir daha yapma, ben senden daha çok korktum be!
Tebessüm ederek birbirimize baktık, azda olsa toparlanmış ve kendimize gelmiştik. Tabi daha hiçbir şey bitmemişti.
TUNCER: Etraf gerçekten de çok dağınık kim bilir neler oldu burada.
MAMUŞ: İçimden bir ses burada birçok şeyin cevabını bulacağımızı söylüyor.
TUNCER: Aynen öyle Mamuş, aynen öyle.....
(Kusurlarım için özür dilerim. Yorumlarda düşüncelerinizi belirtmeyi unutmayın ) :)

