İçeriğe geç

Deli dolu aşk

Bölüm 2 · 3 dk okuma

Deli dolu aşk

Bölüm 2

İhanet

Kafenin ışıkları yavaş yavaş sönüyordu. Gün boyu süren kalabalığın yerini sessizlik almıştı. Masalar toplanıyor, sandalyeler düzeltiliyor, kahve makinesinin son sesleri gecenin içine karışıyordu.

Elif, Ersin’in masada unuttuğu telefonunu almak için depoya girdi.

Telefon tam o anda titredi.

Elif önce bakmak istemedi.

Ama ekranda beliren isim gözlerine takıldı.

Ezgi.

Altında yazan kısa mesaj ise içindeki bütün dengeleri değiştirdi.

"Dün gece çok güzeldi."

Elif birkaç saniye boyunca sadece ekrana baktı.

Beyninde binlerce düşünce dolaşıyordu ama hiçbirini anlamlandıramıyordu.

Ezgi...

En yakın arkadaşlarından biri.

Ersin...

Yıllardır güvendiği insan.

Belki de insanı en çok yaralayan şey, gerçeğin kendisi değil; gerçeği kimden öğrendiğiydi.

Tam o sırada kapı açıldı.

Ersin içeri girdi.

"Telefonumu mu aldın?" diye sordu.

Elif hiçbir şey söylemeden telefonu ona uzattı.

Ersin ekrana baktığı anda yüzündeki ifade değişti.

Korkmuştu.

"Elif, bir açıklaması var."

Elif ona baktı.

Eskiden bu cümleyi duyunca inanırdı.

Şimdi ise sadece yorulmuş hissediyordu.

"Ben senden açıklama istemedim." dedi sessizce.

Ersin şaşırdı.

"Elif..."

"Yalnızca bana yalan söyleme."

Elif arkasını döndü ve depodan çıktı.

Ersin olduğu yerde kaldı.

---

Gece sahilde rüzgar sert esiyordu.

Elif denize bakarken Mert yanına geldi.

İkisinin arasında uzun bir sessizlik oldu.

Bazen insanlar konuşamadıkları şeyleri gözleriyle anlatmaya çalışırdı.

Mert sonunda sessizliği bozdu.

"Can bana söyledi."

Elif başını çevirdi.

"Ne diyeceğimi bilmiyorum."

Mert elini uzattı.

"Telefonu göster."

Elif telefonu ona verdi.

Mert mesajı okuduğunda yüzündeki ifade yavaşça değişti.

İnanmak istemiyordu.

"Hayır..." dedi kısık bir sesle.

Elif acı bir gülümsemeyle baktı.

"Ben de öyle olsun istedim."

Mert telefonu kapattı.

"Ezgi bana bunu yapmaz."

Elif denize döndü.

"Keşke yapmasaydı."

O gece iki insan aynı acının içinde yan yana duruyordu.

Biri sevgilisini, biri ise güvendiği insanları kaybetmişti.

---

Ersin'in evinin önünde durduklarında ikisinin de içinde kötü bir his vardı.

Mert kapıya yaklaştı.

Tam vuracakken içeriden kahkaha sesleri geldi.

Mutlu kahkahalar...

Normal bir gecede duyulsa güzel gelecek bir ses.

Ama o gece Elif'in içini parçaladı.

Çünkü o kahkahaların kime ait olduğunu biliyordu.

Mert kapıya baktı.

Sonra Elif'e.

İkisi de konuşmadı.

Mert kapıyı açtı.

Kapı kilitli değildi.

İçeri girdiklerinde evin sessizliği her şeyi anlatıyordu.

Masada iki bardak vardı.

Ortalık dağınıktı.

Bir zamanlar güvendikleri insanların izleri her yerdeydi.

Ersin ve Ezgi onları gördüğünde donup kaldı.

Ezgi ayağa kalktı.

"Mert..."

Ama Mert cevap vermedi.

Sadece ona baktı.

O bakışta öfke yoktu.

Daha ağır bir şey vardı.

Hayal kırıklığı.

Elif ise Ezgi’ye bakıyordu.

"Ezgi..."

Ezgi gözlerini kaçırdı.

Ersin konuşmaya çalıştı.

"Elif, dinle..."

Elif başını yavaşça salladı.

"Ne dinleyeceğim Ersin?"

Odanın içine ağır bir sessizlik çöktü.

Mert, yıllardır arkadaş dediği adama döndü.

"Ben sana güvendim."

Ersin cevap veremedi.

Mert'in sesi kırıldı.

"Seni kardeşim bildim."

Elif'in gözlerinden yaş süzüldü.

Ezgi ona yaklaşmak istedi.

Ama Elif geri çekildi.

"Bana bunu nasıl yaptın?"

Bu sorunun cevabı yoktu.

Çünkü bazı ihanetlerin açıklaması olmazdı.

Sadece bıraktığı yara olurdu.

Elif arkasını döndü ve evden çıktı.

Mert son kez Ersin'e baktı.

Sonra onun peşinden gitti.

---

Elif hızlı adımlarla yürüyordu.

Mert arkasından yetişti.

"Elif..."

Elif durdu ama arkasını dönmedi.

"İnsan bazen düşmanından beklediği şeyi dostundan görünce daha çok acıyor."

Mert sustu.

Çünkü ilk kez Elif'in ne kadar yalnız kaldığını görüyordu.

"Ben artık kimseye güvenemiyorum." dedi Elif.

Mert ona baktı.

O gece ikisi de sevdikleri insanlar tarafından kırılmıştı.

Ama farkında değillerdi...

Bazen en büyük aşklar, iki yaralı insanın birbirini bulmasıyla başlardı.

2. BÖLÜM SONU

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.