Küçük ama düzenli bir ev...
Mutfakta Elif kahvaltı hazırlamaktadır. Bir yandan çay koyar, bir yandan çantasını hazırlar.
Yusuf okul üniformasıyla masaya oturur.
YUSUF :Abla, yine bütün gece çalıştın değil mi?
ELİF:Sen bunları düşünme. Sınavın var bugün.
Yusuf: masadaki tek haşlanmış yumurtayı Elif'in tabağına koyar.
YUSUF:Sen ye.
Elif gülümseyerek yumurtayı tekrar Yusuf'un tabağına bırakır.
ELİF:Ben kafede yerim.
YUSUF:Her gün aynı yalan...
Elif cevap vermez. Sadece kardeşinin saçını düzeltir.
ELİF:Bir gün sen mezun olacaksın... İşte o gün ben de rahat edeceğim.
Yusuf duygulanır.
YUSUF:Sana söz veriyorum abla... Başaracağım.
Elif evden çıkar
İnsanlar işe yetişmektedir.
Koşar adımlarla durağa gider
Elif otobüsten iner ve koşar adımlarla kafeye gider.
Kafenin kepengini Can açmaktadır.
CAN:Bir dakika geç kalsaydın bütün müşterileri sana bırakıyordum.
ELİF:Sanki normalde bırakmıyorsun
öyle civarları 1-2 gibi
Kafe yavaş yavaş dolmaktadır.
Elif sipariş alır.
Kahve hazırlar.
Yaşlı bir müşteriye yardım eder.
Çocuklara gülümser.
Yoğunluk giderek artar.
Can uzaktan onu izler.
CAN:Biraz dinlen.
ELİF:Yoğunluk bitsin
Can:Yoğunluk
Kafenin kapısı açılır
İçeri uzun boylu, şık giyimli bir genç girer.
Bir elinde valiz, diğer elinde siyah bir keman kutusu vardır.
Bu, Mert'tir.
Ezgi onu görür görmez koşup boynuna sarılır.
EZGİ:Hoş geldin!
MERT:Sürpriz yapmak istedim.
Can gelir.
CAN:Oğlum sonunda döndün!
İkisi sıkıca sarılır.
MERT:Kafe aynı duruyor.
CAN:İnsanlar değişti.
Mert etrafına bakarken gözü Elif'e takılır.
Elif sipariş hazırlamaktadır.
Can seslenir.
CAN: sesini yükseltir ve Elif diye bağırır
Elif yaklaşır.
CAN: bu Mert dünyanın en iyi kemancısı Ve benim en yakın arkadaşım
Elif kibarca gülümser.
ELİF:Hoş geldin.
MERT:Hoş bulduk.
Kısa bir sessizlik olur.
Elif tekrar işine döner.
Mert arkasından bakarken Ezgi koluna girer.
EZGİ: Hadi gel Diğerlerini de selamla özlemişsindir
Mert kafasını sallar ve Ezgi'nin peşinden gider
Kafe tıklım tıklımdır.
Elif elinde dolu bir tepsiyle ilerlerken küçük bir çocuk aniden önüne çıkar.
Dengesi bozulur.
Tam tepsi düşecekken Mert yetişip tepsiyi tutar.
Kahveler dökülmez.
Mert'le Elif çok yakınlaşır Mert'in Nutku tutulur ve konuşamaz
ELİF:Az daha bütün siparişler gidiyordu.
Mert kendine Gelir ve bir şeyler söylemesi gerektiğini düşünür
MERT:İlk günden kahraman oldum galiba.
Elif hafifçe Güler
ELİF:Teşekkür ederim.
MERT:Rica ederim Sonuçta ben bir kahramanım bu benim görevim
Elif göz devirir
Elif: biraz şımarırız galiba
Bir müşteri seslenince Elif yeniden işine döner.
Mert onu izlerken Can omzuna dokunur.
CAN: Lütfen bana ondan etkilendiğini söyleme
MERT:Neden?
CAN:Çünkü Elif'in yükü ağırdır. Onun hayatı dışarıdan göründüğü kadar kolay değil
Mert: nasıl bir hayatı var ki.
Can: O isterse söyler ama ben söyleyemem
Mert: Ben niye hala ondan etkilenmem gerektiğini anlamadım
Can :bir sevgilin var iki Onun da sevgilisi var
Mert: ondan etkilenmedim Sadece çok çalışkan
Gece olur ve Elif'in sahneye çıkma zamanı gelir
Işıklar kararır.
Sahne aydınlanır.
Elif elinde mikrofonla sahneye çıkar. Yanındaki müzisyen gitarıyla eşlik etmektedir.
Elif : bugün sizlere Cem adrian'dan Ben Seni Çok Sevdim şarkısını söyleyeceğim
ve söylemeye başlar
Kafedeki uğultu tamamen kesilir.
Mert, Elif'i ilk kez gerçekten dinler.
Şarkı bittiğinde salon alkışlarla dolar
Elif sahneden iner.
Mert yanına yaklaşır
Mert :sesin gerçekten çok güzel
ELİF:Teşekkür ederim.
MERT: hiç profesyonel bir şekilde şarkı söyledin mi ya da düşündün mü
Elif hafifçe gülümser.
ELİF:Hayat bana düşünmekten çok çalışmayı öğretti.
Mert: bence düşünmelisin sesin gayet iyi
Elif Teşekkür ederim ama ben düşünmeye vakit bulamıyorum görüşürüz
Mert görüşürüz
Elif kulise doğru yürür.
Mert arkasından bakarken Can sessizce yanına gelir.
Can: bu kızın gülümsemesini aldanma
MERT:Neden Bence gayet güzel gülümsüyor
Can hafif sıratır
CAN :Çünkü en çok gülen insanlar bazen en çok acıyı taşıyanlardır.
Mert cevap veremez.
Elif, aynadaki yorgun yüzüne bakar, derin bir nefes alır ve gözlerini kapatır.
1. BÖLÜM SONU