İçeriğe geç

Değiş-Tokuş

Bölüm 5 · 1 dk okuma

Değiş-Tokuş

Bölüm 5

Bölüm 5

Apartmandan çıkıp sonbaharın keskin soğuğuna adım attığında Defne’nin gözyaşları nihayet yanaklarından süzüldü. Kaan’ın "Korkaksın, eziksin" diyen sesi kulaklarında yankılanıyor, attığı her adımı ağırlaştırıyordu.

Kaan hiçbir şey bilmiyordu.

Onun için hayat, sahada birine omuz atmaktan ya da öfkeyle bağırmaktan ibaretti. Bilmediği şey, ses çıkarmanın bazen her şeyi nasıl yıkıp geçtiğiydi.

Defne henüz sekiz yaşındayken, Kaan’ın şehir dışındaki ilk basketbol turnuvasında olduğu o hafta sonunu zihninden asla silemiyordu. Okul çıkışında sınıfın popüler ve hırçın çocukları tarafından eski bir kazan dairesine kilitlendiğinde, saatlerce kapıyı yumruklayıp avazı çıktığı kadar bağırmıştı. O küçücük bedeniyle çıkardığı her çığlık, dışarıdaki çocukların daha çok alay etmesine, kapıyı daha sert tekmelemelerine ve nihayetinde Defne'nin nefesi kesilip karanlıkta bayılmasına yol açmıştı.

Onu saatler sonra ağlayarak bulan annesi ve babasıyla birlikte o gece acil serviste bir karar verilmişti. Anne babası Kaan’ın turnuva heyecanını ve basketbol bursu şansını baltalamamak, evdeki dengeyi bozmamak için bu olayı Kaan’dan gizlemişti. Kaan o gün eve madalyayla döndüğünde, Defne odasında günlerce tek kelime etmeden karanlığa bakmıştı.

O günden sonra Defne için konuşmak, bağırmak veya dikkat çekmek bir savunma mekanizması değil; doğrudan hedef tahtası olmak demekti. Görünmez kalırsa kimse onu kilitleyemezdi. Sessiz olursa kimse onun canını yakamazdı.

Şimdi okul bahçesine doğru yürürken nemli kitabını göğsüne daha da sıkı bastırdı. Kaan onun bu sessizliğini gurursuzluk, pısırıklık sanıyordu. Oysa Defne’nin sessizliği bir teslimiyet değil, yıllardır tek başına taşıdığı devasa bir zırhtı; ve en kötüsü, o zırhı en çok hırpalayan kişi yine kendi kardeşiydi.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.