İçeriğe geç

DARK LEADER

Bölüm 7 · 4 dk okuma

DARK LEADER

Bölüm 7

İŞBİRLİKÇİ

Tom ve Grace bitki bilim dersinin işlendiği seradaydı. Bu derste asa kullanımı gerekmezdi. Tom Grace'in oturduğu masanın önüne geldi:

"Gidip beni ispiyonlamadığın için afferin. Gerçekten de benden çok hoşlanıyormuşsun. Tamam ben kötüyüm ama, seni kaybetmek istemiyorum."

Grace koparmaya çalıştığı adamotuyla uğraşıyordu. Başını sinirle kaldırıp ona baktı:

"Senden nefret ediyorum. Bir daha beni rahatsız etme. Yoksa seni şikayet ederim, duydun mu beni?"

Tom sinirle ona doğru eğildi:

"Hele bir dene" deyip masaya bir yumruk vurdu.

Grace korkuyla yerinden sıçradı. Kitabını eline alıp sinirden sımsıkı kavradı. Tom içinden konuşarak;

"Seni basilksle tanıştırmamın vakti geldi. Bir örümcekten bu kadar korktuysan, kim bilir basiliksi görünce ne yapacaksın?"

Sinsi sinsi gülüp sınıftan çıktı. Akşam yemeği için büyük salonda toplanılmıştı. Tom doyduğunu hissederek masadan kalktı:

"İzninizle" diyerek emin adımlarla salondan çıktı.

Karanlık sanatlara karşı savunma kitabını okuyordu. Üstünde beyaz pijamasıyla yatağında uzanmıştı. Bir ayağını ayağının üstüne atmıştı. Kitabını bırakıp basiliksi düşündü. Yarın ilk iş onu kontrol etmeye gitmek olacaktı. Tek elini başının altına koydu gözlerini tavana dikti.

Yine kâbus görüyordu. Bu sefer onu öldüren basiliksti ve yanında da Grace duruyordu. İnleye inleye gördüğü kâbustan uyandı. Gözlerini elleriyle ovuşturdu. Sağına soluna baktı. Ayağa kalktı ve başını ellerinin arasına alıp dolandı. Bașı dönmeye başlamıştı. Zorlukla sandalyeye tutundu. Aklından birer birer düşünceler geçiyordu:

"Yoksa ölecek miyim?"

Bir oraya bir buraya gidiyordu. Başını tutup yatağa oturdu. Beyni ona durmadan oyun oynuyor kötü şeyler düşünmesini sağlıyordu. Başına vurmaya başladı:

"Sakın onların tuzağına düşme."

Gözlerini zorla kapadı. Ertesi sabah basiliksi görmeye gitti. Çataldilinde ona seslenip uykusundan uyandırdı yılanın önünde durup:

"Seni serbest bırakıyorum. Sen özgür bir basiliks olacaksın. Beni her zaman koruyacaksın. Etrafımda bir sürü çıkarcı insan var, beni öldürmek istiyorlar. Bunları hissettiğin zaman onlara saldıracaksın."

Yılan başını önüne eğdi. Tom gülümseyip onun başını okşadı. Sonrada kapıyı kapatmayı unutup borudan yukarı çıktı. Tuvaletten çıktığı an profesör McGonagall'la karşılaştı. Profesör yüzündeki ciddiyetle konuştu:

"Bay Riddle ortalıklarda çok dolanmaya başladınız. Erken uyandığınız zaman ilk buraya mı geliyorsunuz? Tablolarda ki insanlarda sürekli sizi buraya gelirken görüyormuş."

Tom gözlerini kapayıp dudağını ısırdı. Nasıl bu hatayı yapabilmişti? Nasıl bu kadar dikkatsiz olmuştu? Hiç mi aklına gelmemişti? Bu affedilemez bir hataydı. Gözlerini açıp profesöre cevap verdi;

"Arkadaşım Grace'i göremediğim zaman buraya gelip bakıyorum. Sizde bilirsiniz ki kendisi çok söylenir, çok hayıflanır ve ayrıca çok duygusaldır. Özgüven sorunundan olsa gerek, yoksa benim ne işim olabilir ki kızlar tuvaletinde?"

Profesör gözlüklerini yukarı kaldırıp tekrar indirdi;

"Peki bay Riddle, sonra kahvaltıda görüşürüz" deyip oradan uzaklaştı.

Tom derin bir nefes aldı ve sonra büyük salona gelip masasına oturdu. Profesör Dumbledore onu inceledi:

"Hoşgeldin Tom, bugün nasılsın? Biliyorsun ki yarıyıl tatilinin bitmesine az kaldı. Nasıl güzel geçirdin mi tatilini?"

Ağzı dolu olan Tom yarı yarı konuşarak:

"Teşekkür ederim efendim sayenizde. Siz benim bu sene Hogwars'ta kalmama izin vermeseydiniz, ben şuan burada olmazdım. Bunun için size çok minnettarım."

Dumbledore ona gülümsedi:

"Bilirsin seni severim Tom. Ayağına kadar gelmiş olan bu fırsatı iyi değerlendir. Yoksa sonra çok pişman olursun. Benden sana bir öğretmen tavsiyesi" deyip bal kabağı suyunu içti.

Tom sadece tebessüm etti.

Hagrid evinin önündeki birikmiş karları temizliyordu. Tom onun yanına geldi. Hagrid onu görünce durup gülümsedi:

"Gel Tom, hayvanlarla ilgili soru sormaya mı geldin?"

Tom başını "Hayır" anlamında salladı:

"Aklıma gelirse sorarım profesör. Dışarı çıkınca sizi gördüm ve yanınıza gelmek istedim."

Biraz sonra Aragog'ta yanlarına geldi. Hagrid onu görünce şaşırdı:

"Aragog dostum, içeri gir hemen. Sandığını açtığıma beni pişman etme."

Aragog Tom'a dönüp konuştu:

"Merhaba Tom, benden korkan arkadaşın nerede? O gün bayağı korkmuştu, bir özür de dileyemedim. Onu görürsen korktuğu için üzgün olduğumu söyler misin?"

Tom kahkahayla:

"Söylerim Aragog. Profesör Hagrid size bir soru sorabilir miyim?"

Hagrid başını salladı. Tom Aragog'u çenesiyle işaret edip:

"Eğer profesör Dumbledore size izin vermeseydi, siz hala dostunuz Aragog'u saklamaya devam eder miydiniz?"

Hagrid dostuna baktı gözleri yaşardı:

"Saklardım insan dostunu hiç bırakır mı? Hem o zararsız bir örümcek sadece. Bak kötü olsaydı sizi ısırırdı."

Örümcek Tom'a bakarak konuştu:

"Ben iyi biriyim ama bazıları kötüdür. Eğer ben iyi olmasaydım, Hagrid benim dostum olmazdı."

Tom ellerini iki yana açtı:

"Ama bazen de kötü olmak lazım. Bu hayvanların doğasında var. Bazıları mesela öldürmek için yaratılmıştır."

"Belkide sahibi onu öyle eğitiyordur."

Aragog direkt olarak Tom'a bakıyordu. Belki de örümcek hisleri birşeyleri seziyordu. Tom sadece tebessüm etti. Hagrid'in yanından ayrıldı. Koridorda yürürken aklına basilisk geldi. Grace ortalıklarda görünmüyordu. Aklına kötü kötü şeyler geldi, Tom bir ara yere kapaklanacakmış gibi hissetti. Hemen koșup merdivenleri tırmandı. Kapıyı açıp kızlar tuvaletine geldi ve kapının açık olduğunu gördü, nasıl da unutmuştu. Telaşla borudan aşağı doğru kaydı içeri koşarak girdi. Grace'i yerde yatarken gördü. Basiliks köşede duruyordu. Tom sinirle haykırdı:

"Ne yaptın sen, onu öldürmeni sana kim söyledi?"

Yılan ona sanki sen söylemedin mi? der gibi baktı. Tom Grace'in başını dizine bıraktı:

"Benim hatam. Senin ölmen şimdi işime yaramaz. Eğer sen ölürsen basiliksin de ölmesi gerekecek. Profesör Dumbledore beni ya okuldan atacak yada öldürecek. Buna izin veremem."

Grace'in kalbine elini bırakıp:

"Vulnera salentur, vulnera salentur, vulnera salentur."

Grace yavaş yavaş uyandı. Tom derin bir nefes aldı. Grace basiliksi görür görmez hemen Tom'un arkasına saklandı. Tom çataldilinde "uyu" dedi. Basiliks yuvasına girip uyudu. Grace Tom'u iteledi ve yere düşen ıslanmış gözlüğünü eline aldı;

"Ben gidip profesör Dumbledore'a herşeyi anlatacağım. Bunu yapmana izin vermem. Bu yaratık okul ve insanlar için çok zararlı çok tehlikeli."

Tom ayağa kalkıp Grace'in peşinden gitti. Onun kafasını karıştırmak için hemen Grace'in kolundan tuttuğu gibi kendine çekip öptü. Grace neye uğradığını şaşırarak tepkisiz kalmıştı. Tom sonra onu öpmeyi bıraktı. Grace kızarmış yanaklarını tutup koşarak ardına bile bakmadan gitti.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.