İçeriğe geç

DARK LEADER

Bölüm 19 · 3 dk okuma

DARK LEADER

Bölüm 19

LİDER

Öğrenciler önde Tom arkada köprüden koșarak geçtiler. Profesör Dumbledore ve diğerleri dışarıda bekliyorlardı. Grace profesör McGonagall'ı gördüğü an koşup ağayarak sarıldı ve boğuk sesiyle:

"Profesör az önce Alfred Adam."

Şaşırmış ve korkmuştu profesör McGonagall onu sakinleştirmeye çalışıyordu:

"Öncelikle bir sakin ol. Ne dediğini anlamıyorum baştan anlat ne oldu?"

Gözyaşlarını silip derin nefes aldı. Biraz anlaşılır tonda konuştu;

"Aragog ve kocaman bir yılan Alfred, Adam ve Albert'ı öldürdü. Profesör Hagrid olduğu yerde kaldı hiç birşey yapamadı. Tom bizi buraya getirdi ama profesör Hagrid orda kaldı çok korkuyorum."

Profesor McGonagall Dumbledore'a baktı. Öğrencilere doğru yürüdü:

"Hepiniz bayan McGonagall'la beraber yatakhanenize dönün. "

Öğrenciler telaşla içeri koşuşturdular. Tom yavaş yavaş ilerledi. Dumbledore onu bir el hareketiyle durdurdu:

"Tom neler oldu hemen anlat."

Tom başını salladı;

"Aragog Albert'ı öldürdü. Sonra ormanda kocaman bir yılan geldi. Alfred ve Adam'ı öldürdü."

"Sizler ne yaptınız? Onca büyü dersi aldınız onca kitap okudunuz. Hiç mi kendinizi savunmadınız yada rakibinizi hiç mi bertaraf etmediniz? Neden hepiniz bunların olmasına izin verdiniz?"

"Yasak ormandaydık profesör. Herşey biran oldu ve ben profesör Hagrid'e yardım çağırmaya gideceğimi söylerken bana izin vermedi. Arkadaşlarını al buradan götür dedi. Bende onun dediğini yaptım."

Profesör Horace onun omuzuna dokundu:

"İyi yapmışsın Tom. Sen olmasaydın arkadaşların korkuyla yolu bulamazlardı. Sen soğukkanlı davranıp onları güvenli bir şekilde okula getirdin. Profesör Dumbledore sadece sizin için çok endişelendi. Haydi sende yatakhaneye git."

Slughorn Dumbledore'a dönüp:

"Önce sakin olmalısınız. Diğer çocuklar sağ salim okula döndüler. Olan olmuş artık biz sonra ne yapacağız onu düşünelim."

Dumbledore başını eğip ona döndü:

"Öğrencilerimi koruyup okulumu da onların geleceğini de kurtaracağım."

Güneş batmaktaydı öğrenciler büyük salonda toplanmıştı. Dumbledore birkaç öğretmeni Hagrid'i bulup getirmeleri için görevlendirmişti. Dumbledore baykuş görünümlü mikrofonun yanı başına geldi:

"Bugün çok kötü talihsiz bir olayla karşı karşıyayız. Bunları engelleyemediğim için çok üzgünüm. Ama bundan sonrası için size söz veriyorum ki artık başınıza kötü birşey gelmeyecek. Sizlerin canı bize emanet edildi bu yüzden sizi korumak mecburiyetindeyiz. Edward, Alfred, Albert ve son olarak Adam'ı kaybetmenin acısını yaşıyoruz. Onların ruhu aramızda dolaşmaya başlamıştır bile. Arkadaşlık dostluk bunlar güzel şey ama kötü olan birşey varsa o'da kin, nefret, bencillik, intikam arzusu ve söz dinlememedir. Sanırım Edward'ı öldüren hayvanda yılanın ta kendisiymiş. Burada kimseyi suçlamıyorum."

Bu sözü sőylerken gözlerini Tom'a dikti:

"Burada suçlu yok varsa o'da benim. Lütfen öğrenciler beni affedin. Okulun müdürü olarak size sahip çıkamadım. Hepiniz benim için çok değerlisiniz. Artık hayvan bakımı dersini okula çok yakın bir yerde işleyeceksiniz. Ama şimdilik dersi ertelemeyi düşünüyorum. Hepiniz ve profesör Hagrid kendini toparlayana dek. Kapının önüne nöbetçi dikeceğim ve uyku saatinde koridorlar da dolaşmak yasak olacak. Dersleriniz bugün itibariyle boş geçecek şimdi lütfen hepiniz tekrardan bina müdürleriniz eşliğinde yatakhanelerinize dönün. Akşam yemeği için de bizden haber bekleyin izinsiz binadan çıkan olursa cezasını veririm gidebilirsiniz."

Öğrenciler yavaş yavaş bina müdürleriyle beraber salonu terk ediyorlardı. Tom profesör Horace'e yüzünü dönerek konuştu;

"Efendim bundan sonra ne olacak?"

"Bilmiyorum Tom, ama bildiğim tek şey varsa o'da hemen olayları çözmek için elimizi çabuk tutmalıyız. Söylesene Tom şu kocaman gördüğünüz yılan nasıl bir şeydi?"

"Kocaman sarı gözleri ve dişleri vardı. Çok uzundu ve sert bir deriye sahipti. Kafasında iki tane küçük boynuzu vardı."

"Anladığım kadarıyla hayvanın onlarla bir derdi varmış. Neyse evlat gidip dinlen. Bugün epey soluklu geçti. İyi geceler."

Tom kapıyı kapattığı an arkadaşları tarafından alkış yağmuruna tutuldu. Hem şaşırarak hemde gururlanarak Slytherin ortak salonuna ilerleyip koltukta oturdu. Daniel onun yanına gelip hemen söze başladı;

"Profesör Dumbledore senin odana girip birşeyler arıyordu. Ofiste diğer profesörlerle uzun süren bir konuşma yaptı. Odadan ilk ayrılan profesör Horace oldu."

Tom sırıtıp, ellerini alnına yasladı:

"Onların kafası iyice bulandırdım. Neyin yalnış neyin doğru olduğunu ayırt edemezler artık. İntikam yeminimi tutmaya devam edeceğim."

Bir iki saat sonra herkes akşam yemeği için büyük salonda toplanmıştı. Öğrencilerden çıt çıkmıyordu. Polly arkadaşlarıyla fısıldadı;

"Bütün bunların sorumlusu Tom. Çünkü biz korkuyla ağaçların arkasına gizlenirken hiç birşey olmamış gibi duruyordu."

Jullian bugün yaşadıklarını hatırlayarak irkildi;

"Evet zaten o gün Aragog'la konuşmaya o gitmişti."

Olive başını salladı:

"Bu onun oyunlarından biriydi. Düşünsenize, yılan geldiği gibi ona değilde Alfred ve Adam'a saldırdı."

Grace başını önüne eğdi. Bugün yaşananlar onu üzmüş ve korkutmuştu. Ama o en çokta gördüğü yılandan korkmuştu. Çünkü o yılan tarafından saldırıya uğramıştı ve onu görür görmez tanımıştı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.