İçeriğe geç

DARK LEADER

Bölüm 17 · 2 dk okuma

DARK LEADER

Bölüm 17

KARARLILIK

Profesör Dumbledore odasında bulunanlara teker teker bakarak konuştu:

"Katili bulmak için hepimiz dört koldan araştırma yapmak zorundayız. Hogwarts'ın kapanmasına engel olmalıyız. Herkes binasının tedbirini muhakkak alsın. Gireni çıkanı kontrol etsin."

Profesör Flitwick cevabını merak ettiği soruyu sonunda sordu;

"Peki ceza verdiğiniz öğrencilere ne yapacaksınız?"

Dumbledore ellerini iki yana açtı;

"Tabii ki serbest bırakacağım. Sanırım artık derslerini almışlardır. Bundan sonra gözünüzü onların üstünden ayırmayın. Bir hata daha yaparlarsa onları bu kez okuldan atmak mecburiyetinde kalacağım."

profesör Horace gülmek ve ağlamak arasında kaldı:

"Tabii bize ait bir okul kalırsa."

Tom elleri cebinde ıslık çalıp koridorda dolanıyordu. Akşam olmuştu ve ögrenciler sorunsuz bir şekilde büyük salonda yemeklerini yiyorlardı. Profesör Dumbledore ayağa kalkmadan öğrencilere seslendi:

"Sevgili öğrenciler, bir dakikalığına söyleyeceklerime kulak verin. Cezalı olan arkadaşlarımız benim ve diğer öğretmenlerin aldığı kararla beraber serbest kalacaklar."

Bu habere sinirlenen Tom başını eğerek içinden küfretti. Yemek merasimi bitmiş ve öğrenciler binalarına çoktan gitmişti. Tom sinirle koridorda yürüyordu. Hiçbir şey görmüyor ve duymuyordu. Birden bir el onu hızla sınıfa çekti. Alfred onu yakasından tutup duvara yapıştırdı. Acı içinde gözlerini kapadı. Alfred yüzüne yaklaşıp gözlerini dikti:

"Edward'ın ölümüne senin sebep olduğunu biliyorum."

Tam konuşup küfredecekken Alfred'in soğuk ve titreyen eli Tom 'un ağzını kapattı. Kendi elini dudağına götürüp, işaret parmağını dudaklarının üzerine koyup;

"Sssh, sus" dedi.

Tom hareketsizce durdu:

"Şshhh, sakin ol. Korkma sana birşey yapmayacağım. Tabii yaptığın suçu itiraf edersen."

Tom gözlerini ayırmadan, Alfred'e bakıyordu. Elini cebine götürüp asasının yanında olup olmadığını kontrol etti. Alfred gülümseyip, kaşlarını çattı:

"Senin hüküm sürdüğün krallığın bitti Tom. Gryffndor'lulara bulaşmak neymiş göreceksin. Sana kim olduğumuzu öğretmenin zamanı geldi de geçiyor."

Tom gülümsedi;

"Bana, size merhamet etmem için yalvaracaksınız."

"Bizi artık korkutamazsın."

Albert ve Adam az sonra içeri girip kapıyı anahtarla sinsice kiliteyip başları dik bir şekilde Alfred'in yanına ilerlediler. Tom sinsice tebessüm etti:

"Tamam kabul ediyorum, beni yakaladınız. Hatta şimdi isterseniz size Edward'ı nerde öldürdüğümü gösterebilirim."

Alfred asasını cebinden çıkarıp ona doğrultu:

"Eğer blöf yapıyor da bize bir oyun oynuyorsan, yemezler."

"Oyun yok" dedi Tom. Albert arkadaşının yanına yaklaşıp kulağına fısıldadı:

"Dostum geç oldu haydi, yatakhaneye dönelim. Biri bizi burada yakalarsa fena çuvallarız."

Alfred Tom'a gözlerini dikip bakmıştı. Bu yüzden arkadaşını pek iyi dinleyememişti. Albert arkadaşını dürttü:

"Duydun mu beni? hey sana söylüyorum."

Alfred başını salladı. Asasını indirdi ve sinirine hakim olamayıp Tom'un karnına tekmeyi bastırdı. Bir tane daha sert bir șekilde tekme vurdu:

"Seninle daha ișimiz bitmedi ucube."

Arkasını dönüp hemen arkadaşlarıyla sınıftan çıktı. Tom karnını tutup bu acıya daha fazla deyanamadı ve yavaşça kayıp yere çöktü. Başını duvara yasladı:

"Benden bu kadar. Bundan böyle acımasız ve vicdansız Lord Voldemort'la yüzleşecekler."

Gözlerini kapatıp açtı ve yerden inleyerek doğruldu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.