Güneş doğmuş ve gökte parlıyordu. Etrafta kar kaybolmaya başlamıştı. Tom kaşlarını hafif hareket ettirip yeşil gözlerini açtı. Yatağından doğrulup başucunda duran cübbesini aldı ve üzerine giydi. Boy aynasının önünde saçını bir o tarafa, bir bu tarafa taradı. Kapının aniden açılmasıyla hafif irkildi. İçeri giren Daniel'dı. Şaşırmış bir vaziyette ona doğru ilerledi:
"Günaydın Slytherin'in varisi Lord Voldemort."
Tom gülümseyerek aynada kendini süzdü:
"Sabah sabah bu güzel isimle uyanmak."
Kol saatine baktı:
"Haydi gidelim, kahvaltıya geç kalmak istemem doğrusu."
Grace kızarmış gözlerini açtı ve ellerini saçlarından geçirdi sırt üstü uzanırken birden, tüm vücudun sağa doğru döndürüp bacaklarını karnına çekti. Başını yastığa gömüp ağladı. Olive, Jullian yatağın başucuna gelip diz çöktüler. İkisi bu duruma çok üzülüyorlardı.
Kahvaltı masada duruyordu ama daha başlanılmamştı. Tom sandalyeyi çekip oturdu. Ravenclaw'dan Polly Slytherin masasına doğru yürüyordu. Birden elini masaya sert bir şekilde bırakıp konuştu;
"Senin yüzünden arkadaşım Grace, Jullian, Olive profesör Dumbledore'dan ceza aldı. Bize bunun hesabını vereceksin."
Tom masada duran elleri süzdü:
"Daha önceleri neredeydiniz? Grace çirkin olduğu için onu hor görüp aranıza almadığınızı unuttunuz sanırım?"
Polly Tom'a doğru eğildi:
"Sen ona bizden daha çok kötü davranıyorsun? Sana olan ilgisini biliyorsun, senin onu kırman bizimkisinden daha çok yaralıyor."
Polly arkasını dönerek yürüyüp masasına geçti. Tom ellerini yumruk yapıp sıktı. Öğrencilerin tamamı salona geldikten sonra profesör Dumbledore içeri girip masaya doğru ilerledi. Sonra bir adım atıp durdu ve öğrencilere döndü:
"Hepiniz sessizce yemeğinize başlayabilirsiniz."
Tom profesörden gözlerini ayırmadı. Sihir tarihi dersi başlamıştı. Profesör Binns sakin konuşmasıyla:
"Bugün 1289 Uluslararası Büyücü Kongresi konusunu işleyeceğiz."
Bütün öğrenciler mayışmış bir şekilde dersi dinliyorlardı. Ders bittiği zaman öğrenciler hala dinledikleri sıkıcı dersin etkisinde kalıp, koridorda yorgun ve tükenmiş şekilde yürüyorlardı. Tom koltuk altında tuttuğu kitabını yanındaki Slytherin'li arkadaşına verip hızlı adımlarla ilerledi. Hogwarst'ın uzun kulesinde astronomi dersi başlamıştı. Profesör Sinistra masasına yöneldi:
"Size geçen ders verdiğim ev ödevini yaptınız mı?"
Öğrenciler parsömenlerini çıkarıp elinde tuttular. Profesör Sinistra gözlerini kıstı:
"Afferin hepiniz ödevinizi yapmışsınız. Ay'ı gözlemlemeden önce kim Ay'ın oluşumunu özetle anlatmak ister?"
Tom parmak kaldırıp konuştu;
"Ay Dünya'nın kendi yapısına çok benzer ama daha küçük bir cisimle çarpışması sonucu oluşmuştur."
"Evet, başka konuşmak isteyen var mı?"
Tom parmak kaldırıp hemen indirdi:
"Efendim, bu konu hakkında epey teori var. Aslında kimse henüz nasıl oluştuğunu bilmiyor. Sadece tahmin yürütüyorlar."
"Haklısın Tom. Zaten insanlar bilmedikleri konu hakkında sadece fikir yürütürler. O zaman Ay'ı gözlemlemeye önce senden başlayalım. Diğerleriniz de sıraya girsin."
Ders, profesör Sinistra öğrencilere ev ödevi verirken bitti. Tom büyük pencerenin eşiğinde oturmuştu. Slytherin'li öğrenciler onun yanında ayakta duruyorlardı. Derken profesör Dumbledore sınıfa girdi:
"Profesör Vector, izninizle öğrencilere söylemem gereken önemli bir mevzu var."
Yürüyüp nihayet profesör Vector'un yanına varabilmişti. Ellerini birleştirdi ve teker teker öğrencilerle göz göze geldi:
"Bu sabah yaptığımız araştırmayla arkadaşınız Edward Jack'in yasak ormanda cesedini bulduk."
Fısıldaşıp konuşmalar, homurtular, korkup ağlayanlar, şaşıranlar ve Gryffindor'dan üzülenler. Profesör Dumbledore devam etti:
"Hepinizi anlayabiliyorum çocuklar. Ama lütfen endişelenmeyin. Biz sizi korumak için her türlü tedbiri alacağız. Yeter ki siz talimatlara sorunsuz bir şekilde uyun."
Polly kızgın gözlerle sitem etti:
"Efendim, nasıl endişelenmeyelim. Bir arkadaşımızı kaybettik ve siz bize güvende olacağımızı söylüyorsunuz. Edward'ın cesedi neden yasak ormanda bulunmuş onu kim öldürdü?"
Tom başını hafifçe yana yatırıp, ilgiyle Polly"i süzdü:
"Yasak ormana gitmememiz söylenmişti. Ama beni öldürmek adına Edward yasak ormana gitti. Aragog ile görüşmesi bitince okula canlı olarak döneceğini düşündü. Fakat, işler umduğu gibi gitmedi. Ormanda her türlü yaratık yaşıyor. İşte onlardan bir tanesi, onu gözüne kestirip öldürdü. Bu yüzden ormana gitmemiz yasaklandı. Üzgünüm arkadaşınız kuralları çiğnedi ve bedelini canıyla ödedi."
Polly onu öldürecekmiş gibi baktı. Dumbledore hayretler içerisinde sordu:
"Bunları nerden biliyorsun Tom?"
Tom dudağını sarkıttı:
"Sadece bir teori. Bunun başka bir açıklaması olamaz. Yoksa var mı profesör?"
Öğrenciler cevabı bekleyen bakışlarla profesörü süzüyorlardı. Dumbledore ellerini iki yana açtı:
"Bende varsayıyorum ki, sınırı geçerek at adamlar tarafından cezalandırılmıştır. Artık yalnız dolaşmayın çocuklar. Biz önlemler almaya devam edeceğiz. Olayı derinden araştırıyoruz. Bizi tatmin eden sonuçlar ortaya çıkmazsa, korkarım Hogwarts'ı kapatmak zorunda kalacağız. Bu süreçte sizden sakin, temkinli, anlayışlı olmanızı istiyorum. Profesör Vector, sizinle de bir toplantı yapmam gerek. Bütün öğretmenlerle beraber odama gelmelisiniz."
Vector çantasını toparlayıp öğrencilere döndü:
"Zaten ders bitmişti bay Dumbledore Biz çıkabiliriz, çocuklar sizlerde sorunsuz bir şekilde yatakhanelerinize dönün."
Daniel şaşırmış ve sevinmiş bir vaziyette:
"Efendim ama bir sonraki dersimiz Muggle bilimiydi."
Profesör Vector Dumbledore'a kafasını çevirdi. Dumbledore sınıfın ortasında yürüdü:
"Dersler iptal çocuklar. Ortada sizin hayatınız mevzu bahis. Aileniz sizleri bize emanet ettiler. Onun için öncüllüğümüz sizlersiniz. Şimdi bina müdürleri eşliğinde yatakhanelerinize gidin. İsteyen kütüphaneye gidebilir ama her şeyden bizi haberdar etmek şartıyla anlaştık mı?"
Öğrenciler olumlu bir șekilde başlarını salladılar. Profesör ağır adımlarla kapıya doğru ilerledi, arkasından da profesör Vector. Tom ayağa kalktı masaya kalçasını dayayıp kollarını kavuşturdu:
"Haydi itiraf edin. Edward'ın ortadan kaybolması hepinizin işine geldi ve bingo dersler boş geçiyor."
Sınıf sessizlik içinde Tom'u dinliyordu, Hufflepuff takımından yürekli bir çocuk konuştu;
"Bu yaşanan hadiseden ötürü hepimiz üzgünüz. Bugün Edward öldü yarın içimizden biri. Bu senin başına da gelebilir Tom."
Polly kitabın sayfalarını çevirirken konuşmaya katıldı:
"Kötülere birşey olmaz John, bunu biliyorsun."
Tom Polly'nin üzerine doğru yürüdü. Polly'e bakıyordu ama John'a konuşuyordu:
"Beni koruyan muhafızlarım var, merak etmeyin bana birşey olmaz."
Polly gözlerini ondan ayırmadan kahkaha savurdu;
"Seni koruyan o muhafızı keşke görseydim. Ne kadar yalnış yaptığını söyleyecektim."
Birkaç kişi kahkahaya dahil oldu:
"Aptal bir muhafızmış. Senin ne kadar kötü biri olduğundan haberi yok demek ki."
Kaşlarını kaldırıp gülümsedi Tom:
"Kendi kıçınızı kurtarmak için kimleri kimleri feda edersiniz."
"Herkes senden şüpheleniyor."
"Eğer bunu ben yapsaydım. Profesör Dumbledore kesin öğrenirdi. Beni suçluyorsunuz da kesin bir deliliniz var mı?"
"Kötü davranışların, şeytan düşüncelerin, olumsuz duyguların, tuhaf hareketlerin ve katil bakışların. Yeter mi?"
John dişlerinin arasından konuştu:
"Birde bulanık olması, kendinden başka kimseyi sevmemesi ve en önemlisi de Slytherin'li olması."
Tom öfke dolu gözlerini kapadı. John'un üzerine doğru yürüdü. Alnına parmağını koyarak:
"Hepinize gününüzü göstereceğim."
Elindeki asayı masanın üzerine koyduğunda öğrencilere bakmadan tek nefeste konuştu:
"Benim suçsuz olduğumu profesör Dumbledore biliyor. Ben kendimi kanıtladım. Yasak ormana gidip Aragog'la konuştum ve o'da itiraf etti. Bu bir delildi ve ben profesör Dumbledore'a sundum. Herkeste buna șahit oldu."
Polly ayağa hiddetle kalkıp Tom'u yüzüne karşı haykırdı:
"Bunu er yada geç kanıtlayacağız."
Tom kafasını sağa sola yatırıp gerdikten sonra hahladı:
"Lütfen bunu benim için yapar mısın?"
Her bir cümlesinde Polly'nin üzerine doğru gidiyordu:
"Yada kahramanlık gösterin için yap."
Nihayet göz göze geldiler ve nefesi Polly'in yüzüne vuruyordu:
"Anlaşılan kendini çok akıllı zannediyorsun. Ama ne yazık ki öyle değilsin. Bir hiç uğruna öldüğünde herşey için çok geç olacak Polly Holand."
İkisi uzun süre bakıştıktan sonra, sınıfı terkeden ilk isim Tom oldu.