İçeriğe geç

Dark and Uncertain

Bölüm 2 · 11 dk okuma

Dark and Uncertain

Bölüm 2

FRİSSON

Denki'nin ağızından

Deku'nun samimi ve koca gülüşü azda olsa rahatlamamı sağladığından dolayı ona tebessüm edip görevli olduğum zindan'ın kapısına doğru ilerledim.

Derin bir nefes aldım ve içeri girerek kapıyı ardımdan kapattım. Arkama döndüğümde karşımda koca demir bir koltuk üzerinde bordo hapishane tulumunu yarıya kadar indirmiş ve üzerinde sıfır kol bir tişört olan. Kırmızı gözlere ve Diken gibi neredeyse yüzünü örtecek kırmızı saçlara sahip iri yarı kaslı bir adam vardı.

Ağzında, kollarında ve ayaklarında koca demir kelepçelerle oturduğu yerden sadece izliyordu ama bu bile beni germeye yetmişti.

Yavaşça önündeki sandalyeye adımlayıp yerleştim ve elimdeki bir kaç dosyayı karıştırarak soracağım soruları düşünmeye başlayıp kağıtları kenara bıraktım. Bu sırada kendisi başını geriye atmış ve sessizce kestiriyordu.

En iyisi ilk başta takım arkadaşlarını sormak olurdu. Böyle bir adam Katsuki Bakugo'nun sağ koluysa sadık biridir de . Takım arkadaşlarına olan bağlılığından illaki sorular ilgisini çekecektir.

Bu sayede diğer çetelerlede olan ilişkilerini sorgulamış olurdum. Ters tepki vermese iyi olurdu.

DK:" Geçen hafta bir çete üyenizin uyuşturucu kaçakcılığı yaptığı ve içerisinde çokça yasadışı madde bulunan bara Yamaguchi çetesi saldırmış."

Dikkatini çeken bir konuya değinmiş olmalıyım ki direkt olarak kafasını kaldırıp dikkatice dinlemeye başladı. Ve sanırım iyi bok yiyip birazda sinirleneceği bir konuyu açmış olmalıyım ki kaşlarını çatmış pis pis bakıyordu piç.

DK: " Hapise girdiğinizden beri Yamaguchi çetesi size karşı bir çok saldırıda bulundu. Sanırım takım arkadaşlarınızı öldürüp sizin yerinizi kapmak için firsat kollamışa benziyor. Sizde pek birşey yapabilecek gibi durmuyorsunuz ha"

Takım arkadaşları öldürme konusunu açmamalıydım..

Cümlem bittiği gibi saniyesinde karnındaki sarılı zinciri ve sağ kolunu bağlayan koca kelepçeyi vücudunu sertleştirerek kırıp yakamdan tuttuğu gibi dibime girdi.

Korkudan kendimi geriye atmaya çalışsamda işe yaramadı tam tersi sanki mümkünmüş gibi daha da çok yapışmıştım.

EK:"Eğer Yamaguchi piçi tek bir üyenin kılına zarar versin emin ol hepsinin içini paramparça edene kadar durmazdım. Sizin gibi piçler o sik kafalarını bunlarla doldurup boşuna yormasınlar. Sırf diğer üyeleride yakalamak için ağzımdan laf ayıklayacağını biliyorum fakat ben senin gibi götüm sıkışınca diğerlerini satacak bir piç değilim.

Dediklerine sinirlenip bu sefer ben onun yakalarından tutup koltuğa yapıştırdım yaptığıma hem şaşırıp hemde daha da sinirlenmişti fakat bu sefer benim hakkımda bu kadar boktan konuşmasına izin vermedim.

DK:" Burada bir sürü insan öldürüp her gün farklı boklar yiyen ben değilim ağzından çıkana dikkat et. Benim arkadaşlığımıda , onlara olan bağlılığımıda sorgulama hakkını alabilecek son insan bile değilsin . Sizin gibi sik herifler yüzünden girmediğimiz bokluk kalmadı fakat hiç bir zaman da dönüp birbirimizi bırakıp pes etme gereği duymadık. Bu yüzden biraz daha benim hakkımda bu kadar boktan konuşursan ağzına tüm o küfürleri teker teker sokarım."

Anlık gelen sinirle tüm o lafları ard arda saydırıp kenara koyduğum belgeleri aldım ve odadan hızlıca çıkmak için öne atıldım çünkü biraz daha durursam sinirden burnundan soluyan bu hanzo tarafından gebertilecektim.

Zindan'dan çıktığımda İzuku'nun da süersi dolmadan çıktığını gördüm fakat tek laf etmeden önüme dönüp çıkışa doğru yürümeye başladım. Zaten onunda laf anlatacak hali yoktu kim bilir içeride ne yaşamıştı da bu kadar durgun ve kızgındı.

Binadan çıkıp yavaşça arabaya ilerledik fakat ikimizde de anlatacak hal olmadığı için sadece yerimize oturup önümüze dönmüş ve tüm yolu sessiz bir şekilde geçirmiştik.

________________________________

İzuku'nun ağızından

Büro'ya geri döndüğümüzde tüm ekibe bugünlük yeteri kadar yorulduklarını ve belgeleri büro'ya bırakıp eve erkenden gidebilecekleri haberini verdikten sonra olabildiğince hızlı bir şekilde arabama binip evime gitmek için yola çıkmıştım.

Yemek yapacak halim olmadığı için yol üzerinde durup küçük bir resterondan siparişi paketletip eve gitmiştim. Apartmana girip kapımın önünde durmuş anahtarlarımı arıyordum fakat ne ceplerimde ne de çantamda yoktu.

Eşyaları kapımın önüne bırakıp yorgunluktan başımın ağrısıyla oflayarak geri aşağı indim ve park halindeki arabamda anahtarlarımı aramaya başladım.

Torpido,garaj ve koltuklarda yoktu biraz daha işler ters gitmeye başlarsa kafayı yiyip tüm geceyi arabamda geçirecektim. Koltuğa bir tekme atmam ile çın sesinin çıkması bir oldu. Hemen eğilip koktuk altında ki hıyar anahtarlığımı alıp çıkacaktım ki bir şey farkettim.

Koltuğumun altında yanıp sönen küçük bir cihaz vardı. Elimle hafifçe oynayıp yerinde çıkardım ve gördüğüm kadarıyla biri arabama gps takmıştı.

Şok olup hemen yere attım ve ayağımla üstüne basarak kırdım. Tamam dedektifim ve bu işleri bilirim fakat daha önce başıma hiç böyle bir olay gelmemişti. Birinin arabama bunu takması için iş yerimi ve evimi bilmesi gerekir fakat benim ne bir düşmanım var ne de beni sevmeyen herhangi biri. Gerçi davalarını çözüp hapse tıktığım birçok suçludan biri bunu yapabilirdi fakat ben bu işi yapalı 5 yıl oluyor ve çözdüğüm davaların hiç birinde 20 yıl aşağasında bir suçlu olmadı.

Bunları düşünerek hızlıca evime çıktım ve ilk yaptığım iş telefon ile diğer ekip üyelerini aramaktı. Onları teker teker arayıp olanları anlattım ve arabalarında veya evlerinde herhangi bir takip,dinleme veya kamera gibi cihazlar olup olmadığını sordum.

Hepsi yaklaşıp 1-1.30 saat sonra herhangi bir cihaz bulmadıklarını söyleyerek reddetmişti.

Aslında onlarda herhangi bir şey bulunmadığı için rahatlamıştım fakat kendim içinde korkuyordum. Davalardan dolayı yapacak biri olsa sadece bana değil diğerlerinede yapardı.

Bi an kafama dank etti..Katsuki dediklerinde ciddi miydi..Sadece bir tehtid sayıp siklememiştim fakat ya gerçekten içeriden adamlarına hallettirdiyse.

________________________________

Bakugo'nun ağızından

Brokoli kafalı dedektif ayrıldıktan sonra kapı önündeki görevlileri çağırmış tüm kelepçeleri teker teker çıkarttırmıştım.

Beni Tartarus'a hapsederek davayı çözdüğünü düşünüyordu fakat bu hapishanede bile benim sözümün geçeceğini henüz öğrenmemişti.

Sanırım 4-5 yıldır benim peşimdeydiler. Yalan söyleyemem ilk başta azimleri harikaydı şuana kadar benim işlerime burnunu sokan herkesi teker teker bitirmiştim fakat bunlar uzun süre dayanıp çözmüşlerdi. Ama bir süre sonra bu azim aptallığa dönüşüyor.

İstedikleri kadar çabalayabilir ve yıllarını harcayabilirler.

19 yaşımda kendi çetemi kurmaya başladım ve o zamandan beri bu çete için çalışıyorum. Böyle insanlar benim önüme gölge bile olamazlar..izin vermem.

Zindan'dan çıkıp en üst kata gitmek için asansöre yöneldim ve Krishima'da oradaydı. Sanırım o da farklı bir aptalla uğraşmak zorunda kalmıştı

BK:"Shht ne oldu yoksa ceza mı aldın abiciğinden"

EK:"Şu bok yiyen polis çok sinirimi bozdu. Keşke kelepçeli olmasaydım da ağzına sıçsaydım."

Asansörün açılmasıyla ikimizde inip sohbete devam etmiştik.

BK:" Gösteriş amaçlı takıldı fakat olmasaydı o brokolinin tüm kemiklerini teker teker kırardım da ne yaptıda bu kadar sinirlendirdi"

EK:"Bildiğin yakama yapışıp hesap sordu siktiğimin cücesi"

BK:" NE!? Hiçbir şey yapmadan sende öyle durdun mu ??

EK:"Şaka mı yapıyorsun?? Kelepçeliydim dedim ne yapabilirdim ki"

BK:"Neyse siktir et bir daha geleceklerdir. O zaman kelepçeli olan biz olmayacağız."

EK:"Baban ve çetesi hakkında birkaç şey geveledi sadece. Sanırım bu seferde shinso'nun barına saldırmışlar."

BK:"Ayrıca yurtdışından getirdiğimiz kaçak malların %80-85'ine çökmüşler piçler. Silahların hepsini de götürmüşler."

Biraz daha konuştuktan sonra en üst katta ki koca camlara , tuvalet, banyo ve giyinme odası bulunan, koca bir televizyona sahip odalarımıza çekilmiştik.

Kendimi yatağa attım ve boş boş düşünmeye başladım. Babamın sürekli karşıma çıkması sadece işlerimi batırmamı sağlıyordu. Yakalanmam için bu kadar uğraştığını ve içeri girdiğimde bunları yapacağını biliyordum fakat fazla ileri gidiyordu. Ondan daha güçlü bir şekilde dönmem onurunu zedelemiş olmalı ki benim istediğimde tam olarak bunu yapmaktı.

Daha fazla boş durmaya dayanamayıp banyomu yaptım ve akşam yemeği için yemekhaneye inip Krishima'nın yanına kuruldum. Aslında istesem tüm öğünleri odamda yiyebilirdim fakat her gün gelen-giden mahkumları kontrol etmek için iniyordum. Yamaguchi veya başka bir çeteden üye gelirse onun işini bitirtmek ve içeride olmama rağmen otoritenin hala bende olduğu mesajını onlara göndermeliydim. Ortalıkta it gibi dolaşmamalarını anlarlardı sanırım.

________________________________

İzuku'nın ağızından

Gps'i almış ve daha fazla evde durmadan hızlıca çıkıp kaminari'de kalmak için yola çıkmıştım

Bu gecelik onda kalacaktım sabah olunca bu işinde bir çaresine bakılırdı...

Evinin önüne geldiğimde kapıyı açması için onu aradım ve beklemeye başladım. İçimde şuan bile izlendiğime dair bazı korkular vardı.

Bu yüzden hızlıca binaya girip asansöre bindim. Evi 3. Katta en solda asansör tarafındaydı. İndiğimde kapının önünde beni beklediğini farkettim. Geldiğim gibi endişelenip öne atılmıştı ama kolundan tutup direkt eve girdim.

Susması için işaret verip kapı deliğinden dışarı bakmaya başladım. İlk başta kimse yok diye geri çekilecekken birden asansöre doğru tamamen siyah giyinmiş bir adamın yürüdüğünü farkedip izlemeye devam ettim.

DK:"İzuku noluyor?? Biri mi takip edi-"

Susması için elimi ağzına götürüp bu sefer daha uzun bir şekilde işaret yapıp önüme döndüm. Adam hala aynı yerdeydi hiç kıpırdamıyor sadece asansörün önünde dikiliyordu. İçimi korku sarmıştı. Gergindim ve kaminari'yide daha fazla korkutmak istemiyordum.

Kimliği belirsiz adam kafasını yavaşça kapıya doğru çevirip 10 saniye boyunca baktı ve yavaşça uzaklaştı. Korkudan nefesimi tutmuş , gözümü bile kırpmadan yavaşça yere eğildim ve derin bir nefes aldım.

Kaminari hemen mutfağa koşup bir bakdak su getirmiş ve zorla içirtmişti.

Daha sonra koluma girip ayağa kaldırmış ve koltuğa oturtup ne olduğunu sormaya başlamıştı.

Ona dikkatli olması için olanları anlattım.

DK:"Bu işte kesinlikle Yakuza çetesinin parmağı var. Ayrıca izuku buraya gelmeden hemen önce Tartarus'ta ki memur aradı."

IM:"Neden aramış??

DK: "Hapishane'ye fazladan koruma sağlanacakmış fakat yeterli asker ve görevli yokmuş. Ayrıca Yakuza çetesi davası ile ilgilenen biz olduğumuz için hem onlar hemde bizim açımızdan daha kolay olacağı hakkında konuştu."

IM:"Doğru, bizim açımızdan daha kolay olurdu fakat dışarıda hala yakalamamız gereken 5 üye ve Yamaguchi çetesi varken oraya uzun süreli gidemeyiz."

DK:" Shoto ve jirou geriye kalan ekip üyelerinin izini sürebilir. Tenya uraraka ve tsuyuda Yamaguchi çetesi hakkında bilgi toplar onların işi bu . Ayrıca sürekli Tartarusa gelip-gitmek zaman kaybı olacaktır. Ve peşimizde bu adamlar varken iyice zorlaşır. En iyisi ayrılıp herkesin bir iş ile ilgilenmesi olucak. Hem todoroki'ler bize de toplanan bilgileri ulaştırabilirler."

Kaminari haklıydı. O adamlarla mı Yakuza çetesiyle mi yoksa Yamaguchi ile mi uğraşacaktık. 3 günde bir yol almak bizi daha da yıpratacaktır.

IM:" Haklısın, yarın herkese bu planı anlatıp en kısa sürede tartarusa gidelim."

DK:" Tamaamm ama şimdi kendini daha fazla zorlamadan duşa gir rahatla bende sana oda hazırladım. Kıyafetlerini yatağın üzerine bırakırım.

Gülümseyip teşekkür ettim ve banyo'ya doğru ilerledim. İçeri girip soyundum ve duşakabine girip sıcak su ile kısa bir duş alıp dışarı çıktım. Kaminari odamı gösterdi. Odama girip kapıyı kilitledim ve verdiği pijamaları giymeye başladım. İkimizinde boyları resmen aynı olduğu için giydiklerimizi paylaşabiliyorduk. Odada işim bitince banyoya geçmiş saçımı kurutmuş daha sonra ise denkinin hazırladığı yemek sofrası'nın lezziz kokusu için salona doğru ilerledim.

Yemek konusunda en yeteneklimiz kaminari idi bu yüzden üniversitede yemekleri sürekli ona yaptırırdık.

Yaptıklarını yerken aynı zamanda gerilim filmi açmış izliyorduk. Tabii kaminari her zaman ki gibi fazla dayanamayıp filmin yarısında uyuya kaldığı için etrafı toplayıp, onu odasına bıraktım ve artık dinlenmek için bende kendimi yatağa atıp uykuya daldım.

________________________________

Kaminarinin yüzüme dirseğini geçirmesiyle yataktan fırlamış ve ne olduğunu anlamadan bir tanede kafama tokat yemiştim.

DK:" Piiç ne diye üstüme çuvallanıp yatmışsın. Her tarafım uyuşmuş ağrıyor senin yüzünden tacizci sapık."

Elimi yüzüme geçirip derimi çekebildiğim kadar sıkıp kendimi geri yatağa attım. Kaminari hala bağırıyor ve küfürler yağdırıyordu fakat bu seferde onu susturmak için yastığı alıp kafasına bastırmıştım.

Piç kurusu bu şekilde bile susmayı beceremiyordu.

En son yastığı kenara fırlatıp kendimi yataktan attığım gibi banyoya koşup kapıyı kilitledim. Bu hareketim onu daha fazla sinirlendirmiş olacak ki sesiyle tüm apartmanı yerinden oynatmıştı.

Bu hallerine bir kahkaha atıp yaptıklarımı unutana kadar içeride hazırlandım. İşim bitince kapıdan hızlıca çıkıp odaya girdim ve kıyafetlerimi aramaya başladım fakat bulamayınca mecburen denki'nin yanına gidip ondan istemek zorunda kaldım.

Eline aldığı kıyafetleri yüzüme fırlatarak üzerime koşmuştu ama ondan hızlı davranıp kapıyı kapattım ve suratını kapıya çarpmasını sağladım. Bu sefer birkaç küfür ile kalacağını düşünmüyordum. Bu yüzden kaldığım odaya koşup kapıyı kilitleyerek hızlıca toparlanmaya başladım.

...

İkimizde hazır bir şekilde evden çıkmış ve asansörden inerek park alanına gitmiştik. Benim arabama bindik ama kaminariden sürmesini istedim. O sırada Tenya'yı arayıp dün geceki olanları ve tüm işleri anlatıp diğerlerine planı anlatmasını istedim.

Şimdilik ne kadar kalacağımızı bilmediğimiz için 2 valiz 1 çanta hazırlama kararı aldık. Kaminari sabah kendi çantalarını hazıladı şimdi ise benim valizlerimi toplamak için evime sürmesini istedim. Oradan yola çıkıp Tartarusa 2 saat içerisinde varabilirdik.

Radyodan gazete eşliğinde dinlenecek hafif bir şarkı açıp eve varana kadar okumaya başladım. Zaten iki göz gezdirdikten sonra evime gelmiştik. Arabadan inip asansöre doğru yürümeye başladık.

Tuşa birkaç kez basmamıza rağmen asansör gelmeyince bu sefer merdivenlerden çıkmaya başladık. Şansımı sikeyim zaten o kadar kat birde valiz indirecektim.

2. Kata geldiğimzide denki söylenmeye başlamıştı bile ve kolumdan tutup çekiştirerek merdivenleri anca çıkabiliyordu. En son bir atak yaparak beni kendine çekti ve koluma girip kulağıma doğru fısıldamaya başladı.

DK:"İzuku dün gördüğün siyah adam hemen arkamızda ani bir hareket yapıp belli etmeden yürümeye devam et"

Fısıldadıklarını duyunca şok olmuş gözlerimi olabildiğince açmıştım fakat onunda korkmasını istemiyordum bu yüzden elinden tutup biraz daha hızlanarak katları çıkmaya başladım.

Kapımın önüne geldiğimde aceleci bir şekilde cebimden anahtarları çıkartıp deliğe soktum ve kapıyı açmak için hem ittiriyor hemde anahtarı doğru bir şekilde çevirmek için elimden geleni yapıyordum fakat aceleci davrandığım için sakin olamıyor hiçbir işi doğru şekilde yapamıyordum.

Hızla gelen adamın ayak sesleri koridorda yankılanmasıyla denki'de öne atılıp anahtarı çevirmiş ve kapı açıldığı gibi toparlanıp deliğinden çıkartarak çarparak kapatmıştı koca çelik kapıyı.

Yere serilmiş şekilde arkamı döndüm ve Sırtını çelik kapıya dayayarak oturan denki ile göz göze geldiğimiz an kapı yumruklanarak çalınıyor aynı zamansa bir kaç kez zile basılıyordu.

Kaminarinin yere attığı anahtarı kaptığım gibi kapıyı içeriden kilitleyip aynı denki gibi sırtımı çelik kapıya yaslamış, ellerimle kulaklarımı kapatmış ve kafamı dizlerime gömüp gitmesini beklemiştim.

30-40 saniye bu şekilde devam ettikten sonra çekip gitmişti ama ikimizde kalkıp bakmaya cesaret edemez olmuştuk.

Kaminariye işaret edip sessiz ve hızlı bir şekilde kalkmış ve aldığım 2 valize elime gelen tüm kıyafetleri yerleştirip çantamada çalışmalara orada devam etmek için bilgisayarımı ve tüm dosyaları yerleştirip geri çıkmak için hazırlanmıştım.

Denki hala aynı yerde aynı pozisyonda duruyordu. Rahatlaması için mutfak'tan bir bardak su ile geri geldim ve içmesine yardımcı oldum. 5 yıldır hiç böylesine bir olay yaşamamıştık. Genel olarak biz kovalar, bulur , yakalardık. Fakat kimliği belli olmayan bir adam tarafından izleniyor, takip ediliyor ve taciz ediliyorduk. Benim apartmanımda sabahlayıp Gelip-gittiğim her an peşimde dolaşarak göz dağı veriyordu fakat kimden korkmam gerektiğini bile bilmiyordum.

Yavaşça ayağa kalkmış boş bardağı ayakkabılığa bırakmış ve elimizde valizlerle hızlıca park alanına gitmek için kapıyı açmıştık fakat ikimizinde yerde kare paketli bir kutu görmemizle durmamız bir olmuştu..

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.