İçeriğe geç

Dark and Uncertain

Bölüm 1 · 10 dk okuma

Dark and Uncertain

Bölüm 1

Normal de olduğundan 2 saat daha önce uyanıp büroya gitmek için hazırlandım. Aceleci bir şekilde evden dışarı çıkmak için uğraşıyordum çünkü dedektif olarak büroyu açtığım yıldan beri peşinde olduğumuz çetenin lideri yakalanmıştı.

Yıllardır çözmek için gecemizi gündüz edip çalıştığımız işi sonunda başarmıştık. Bunun için ilk olarak bürodakilerle küçük bir sevinç kutlaması yapıp oradan beraber Tartarusa sorgu ve kontrol için geçecektik.

Eminim bu tüm haber kanallarında ve sabah gazetelerinde konu olacaktı. Japonyanın en büyük ve tehlikeli çetesinin liderinin yakalanıp Tartarusa hapsedilmesi şimdiden sosyal medya hesaplarında gündeme gelmeye başlamıştı ve bunu bizim başarmamız ayrı bir gururlu hissettiriyordu.

İlkokuldan beri aynı okullarda okuyup büyüdüğüm shoto ve kaminari ile lise sona gelince kendi büromuzu açacağımız yönünde hayaller kurup birbirimize söz vermiştik. Üniversite de bunu gerçekleştirmek için yarı zamanlı işte çalışırken tenya ile tanıştık. Bizimle aynı üniversitede hukuk bölümün de okuyordu ailesi çok soylu ve zengindi ama kendisinin hayali şirket başına geçip patron olmak değil kendi işini kurup bu işi büyütmek istiyordu. Bu yüzden bize katılıp bir büro açabilmek için çalıştı.

İlk başta ailesi ona çok karşı çıkmıştı fakat üniversiteyi bitirip büroyu açtığımızı görünce fazla karışmamaya başladılar. Tenya istediği gibi işi büyütebilmiş ve ailesine büyük bir onur kaynağı olmuştu.

İlk açıldığı zamanlarda ekip için yeterli üye sayısına erişememiştik. Bunun için bir dönem ciddi zorluklar çektik. Birkaç işi tek kişi yapmaya çalışıyor ve zaman asla yetmiyordu. Daha sonrasında aramıza jiro katıldı ve aynı evde kaldığı uraraka ve tsuyu'yu da aramıza aldı.

O zamandan beri beraber çalışıyoruz. 2 yıl aynı büroda kaldıktan sonra daha büyüğüne geçme ihtiyacı duyduk. İlki için Todoroki ve Tenya'nın ailesi destek çıkmıştı fakat daha fazla para isteyemezdik. bizde bir şekilde bir sürü dava çözüp para kazanabilmek için sabah 6 ya kadar çalışıp masada sızdığımız zamanlar oldu ama yinede parayı biriktirebilip daha büyük ve güzel bir büro açtık. Artık getir-götür, çay, temizlik gibi işler için eleman tutup dikkatimizi sadece işimize verdik. Sonraki 3 yılda çok büyük davalar çözerek ismimizi ülkeye yaymayı başardık.

Fakat ilk yıldan beri Yakuza çetesi bizim için büyük bir sorundu. Bu kadar büyük çeteler devlet adamlarını bile yönetirdi bu yüzden davayı çözdüğümüz süre içerisinde bir çok devlet adamı sırf bu çeteler ile yaptıkları işler ortaya çıkmasın diye engel olmaya çalıştılar.

Bunları düşünürken fazlasıyla gerilir ve sessizleşirdim. Ekip ile her toplandığımızda eski zamanlarda ki anıları konuşur dururduk fakat konu buna gelince herkes sadece susardı. Çünkü o kadar fazla baskıdan, tehtidden ve engelden dolayı ne ailemizin yanlarına gider ne de özel hayatımızı yaşayabilirdik. Gerçi bu iş genellikle hep böyledir fakat olaya devlet adamlarının gireceği kadar büyük biri işi sorumluluk olarak almak hepimiz için büyük bir mental çöküş dönemine girmesini sağladı.

Bu düşüncülerimi silip arabamı bina'nın

önüne park ettim ve hızlı bir şekilde binaya girdim. Asansöre binerken bile tüm ekipin tepkilerini tahmin edebiliyordum.

Asansör durduğu gibi kendimi dışarı atıp toplantı odasına doğru hızlıca yürümeye başladım. Önüme çıkıp tebrik eden tüm şirket çalışanlarına kısa bir teşekkür edip olabildiğince hızlı bir şekilde odaya ilerledim.

Kapının önüne geldiğimde bile içerideki sevinç çığlıklarını duyabiliyordum. Kapıyı ani bir şekilde açıp kendimi içeri attığımda tüm ekip bana dönüp daha fazla bağırmaya başlamıştı.

Denki kızlardan bile daha fazla ve tiz bir şekilde bağırıp kucağıma atlamış ve ikimizinde düşmesini sağlamıştı. Bununla neden ilkokuldan beri ayrılmadığımı sorgulamak için fazla geç kaldığım için sadece ekipte tek mantıklı davranan Lida'nın gelip beni kaldırmasını ve denki'ye daha yavaş olması konusunda uyarularını yağdırmasını bekledim fakat beklediğimden daha farklı şekilde uraraka ve tsuyu'da üzerime atlamıştı.

Bu sefer Denki piçi ezildiği için küfürler yağdırıyordu.

D: "Oruspuluk yapmayın hadi ben bir bok yedim siz niye atlıyorsunuz??" Herkes yere serilmesini boşverip uzun süre denki'nin tepkilerine gülmeye başlamıştı. En sonunda yerden kalkıp birbirimizi tebrik etmiş ve Tartarusa gitmek için bürodan ayrılmıştık.

T:"Siz binin arabayı ben kullanırım" todoroki'nin dediğini kabul edip arabaya binmiş ve dava hakkında konuşmaya orada devam etmiştik

TL:"Yakuza çetesinin lideri yakalandı evet bu büyük bir adımdı fakat işleri içeriden yürütmeyeceğinin kesin bir kanıtı yok. Dışarıda hala temel ekibin 5 üyesi var. Ayrıca 10.000 küsüre yakın adamları tek bir emirle isterse Tartarusa getirebilir"

IM:" Yakakadık ve devlete teslim ettik. Evet fazlasıyla tehlikeli fakat Tartarusu'da hafife almamak gerekir. Bakugo ve sağ kolu Krishima en alt katta farklı odalardalar. O hapishanede bırak içeride olanlar dışarı yayılsın, bir odada ki diğer odadakinden haberi olmuyor. Bu yüzden olabilecek en iyi ve güvenlikli şekilde saklanıyorlar."

OU:"İyi yakalandılar ama mahkeme onlar hakkında hala kesin bir karar vermiş değil. Maalesef bildiğiniz gibi olayın içerisinde bir çok büyük devlet adamı var sırf yedikleri boklar ortaya çıkmasın diye para karşılığında kanıtları ortadan kaldırabilir veya cezasını hafifletebilirler. Her ne kadar duruşma sırasında kanıtları ayrıntılı bir şekilde sunsam bile hakim bunları yeterli olmadığını söyleyebilir"

DK:"O zaman sunduğumuz kanıtların gerçek olduğuna dair kanıtlar bulur ve bu sefer medyayı kullanırız. Bu malum partilere karşı olan bir sürü büyük haber kanalları ve gazateci var. Onlar sayesinde sosyal medyada gündeme gelir ve kim olursa olsun o saatten sonra halka karşı gelemez."

OU:"Evet çok iyi bir fikir fakat öyle bir durum olduğunda bizim gibi yetkili kişilerin bu kanıtları sırf avantaj sağlamak için dışarıya yayması hukuksal yönden bizi kötü durumlara sokabilir. Ayrıca daha fazla göze batarak daha öncesinden de fazla baskıya maruz kalırsak tüm işi batırmış oluruz"

TS:"Haklısın ama bu konuları şimdi düşünmek yerine sonra ne yapacağımıza karar veririz sonuçta kanıtları yeterli sayıp Bakugo'yu ve sağ kolu Krishima için müebbet cezasıda verebilir."

Todoroki haklıydı direkt olarak kötüyü düşünüp kendimize dert yaratmamalıydık fakat her ihtimale de hazırlı olup fazla umutlanmamalıydık.

Bir süre sessizce oturup kendimizce düşüncelere daldıktan sonra todoroki Tartarusa varmamıza 20-30 dk olduğunun haberini verince herkesele yapması gerekenleri konuştık

IM:"İçeriye girdiğimizde ben ve denki en aşağı kata ineceğiz ve denki krishima ben ise bakugo ile bize verilen 10dk'lık süreyi kullanacağız bu süre içerisinde Tenya ve Uraraka gelen 2 suçlu hakkında yapılan bilgilendirme dosyalarını bulmak için 2. Katta ki Arşiv'den alabilirsiniz. Shoto ve jiro aynı şekilde sizde 3. Kattaki arşivden suçluların geldiği zaman ki girdiği tüm soruşturmalarla ilgili kayıtları alın ve son olarak Tsuyu sende suçlulardan parmak izi veya sağlık durumu ile ilgili yapılan test sonuçlarını 4. Katta ki sorumlu kişiden alabilirsin. Bu bilgileri almak için gerekli izni hapishanedeki infaz ve koruma memurundan aldım."

Hepsi beni kafasıyla onaylayarak kendilerini hazır etmişlerdi. Tartarusa giriş izni zor verilir ve verilen süre içerisinde tüm yaptıklarınız izlenilir. Fazlasıyla dikkatli olmalı ve herhangi kötü bir olaya yol açmadan o hapishaneden çıkmalıyız. Gerçi bu son gelişimiz olcak gibi durmuyor. Yakuza çetesi ile ilgili davayı şuana kadar ülkedeki 150 küsüre yakın büro reddetti. Eğer polislere kalır ise bu kadar büyük bir tehlikenin içerisine girmemek için dosyayı çoktan kapatıp rafa kaldırmışlardı. Bu yüzden bu görevi üstlenen her kim ise ellerinden geldiği kadar yardım ediliyor fakat zarar görecekler diye çekinende çok kişi var.

Todoroki geldiğimize dair işareti verip içeri giriş iznimizin olduğunu göstermek için arabadan inerek kapının önündeki görevlilere belgeleri gösterdi. Daha sonrasında arabaya binip açılan koca kapıdan geçerek köprü üzerinden bizi Tartarus'un kapısının önünde indirmişti. Gardiyanlar araç içerisinde yasa dışı herhangi birşey olup olmadığını kontrol etmek için bizden alıp park yerine görürmüş daha sonra ise bizim üstümüzü baştan sona kontrol ederek içeri girmemizi sağlamışlardı.

İçeri girdiğimizde hiç konuşmadan herkes kendine verilen görevi yapmak için gardiyanlar eşliğinde dağılmıştı. Denki ve ben asansöre binip en alt kata 2 gardiyan ile inmiş ve koridor boyu yürüyüp gideceğimiz zindanların önünde durmuştuk. Denki fazla gergin duruyordu, normalde gülümsemesini yüzünden eksik etmez fakat bu iş ona ağır gelmiş olacak ki şuan ağlayacak kadar gergin di. Bu yüzden biraz öne atılıp elimi omzuna attım ve ona koca bir gülümseme sundum. Beni bu şekilde görünce o da rahatlamış olacak ki eski gülümsemesini geri yüzüne takındı.

Derin bir nefes alıp kapıyı açtım ve içeri girerek kapıyı ardımdan kapattım. Herhangi bir durum için gardiyanlar kapı başında bekliyor du. Elimi kapı kolundan çekip arkamı döndüğümde 5 yıldır tutuklamak için peşinde koştuğum adamı ilk defa gördüm.

Evet bu garip yediği tüm boklukları, yaptığı tüm yasa dışı işleri , hakkında yayılan tüm bilgileri ezbere biliyorum ama ne bir fotoğrafını gördüm nede bir sesini duydum.

Koca demir bir sandalye üzerinde oturmuş ağzında, elinde ve ayaklarında büyük demir kelepçelerle bağlanmıştı. Sarı diken gibi saçlara ve bembeyaz bir tene sahipti. Lacivert hapishane tulumunu beline kadar indirerek üzerinde ki sırtından omuzlarına kadar gelen dövlemerini belli edecek siyah bir atlet giymiş kafasını geriye atmış ve gözleri kapalı bir şekilde dururken bile zindana girenlere otoritenin kendisi olduğunu hissettirecek bir duruşa sahipti.

Kapı sesini duyunca kafasını hiç kaldırmadan sadece kırmızı gözlerini kısık bir şekilde açmış ve boş bir şekilde bakmaya başlamıştı.

Hiçbir şey demeden karşısındaki sandalyeye oturdum ve aynı şekilde ona bakmaya başladım. Kocaman ve kaslıydı. Tabii 168 boyumla bende kısaydım fakat bu adam dev gibi duruyordu. Sanırım ortalama 1.90-2.00m arasında olabilirdi.

Ona bakmayı kestim ve elimde ki birkaç dosyayı karıştırarak gereken soruları sormak için kendimi hazırladım fakat pekte cevap vereceğini düşünmüyordum. Ama boş yere psikoloji okumadım vereceği en ufak tepkiden birşeyler çıkarabilirdim.

IM:" Tamaam şimdi cevap vermeceyeğini düşündüğüm soruları somaya başlayalım. Neden bu tür bir çete kurdun?? Veya çetenin amacı neydi sonuçta japonyada ki en büyük çete olabilecek seviyeye geldiyseniz bir amacın veya düşmanın olmalı değilmi ???

Düşündüğüm gibi hiçbirşey söylemedi ama tepkisizde değildi yavaşça kafasını dayadığı demir koltuktan kaldırıp yine boş şekilde bakıyordu fakat kaşlarını çatılmıştı. Demek ki ilk sorundan hassas konuyu bulmuştum. Fakat daha derine girersem nasıl bir tepki vereceğini kestiremiyordum.

Sanırım sadece tahmin de bulunup araştırma ile ilgili bir kaç kanıtı sunabilirdim. Elime gelen Yamaguchi çetesi ile ilgili bağlantısı olup olmadığını sormalıydım. Japonyada Yakuza çetesinden sonra 8.900 küsür üye ile en büyük 2. çetedir . Ayrıca şuana kadar aynı mekanlarda çatıştıkları veya ortak adamları oldu . Tahminen ya yakınlar ve birlikte çalışıyorlar ki bu ihtimal gerçekse büyük sıçarız ya da düşmanlar ve aralarına hain koyup bilgi sızdırarak çatışmalar çıkartıyorlardı.

IM:"Geçen aylarda Yamaguchi çetes-

Yamaguchi çetesi dememe kalmadan aniden gözlerini açıp dirseklerini dizlerine dayayarak kendini öne vermiş ve kaşlarını hafif çatarak dikkatlice dinlemeye başladı.

Sanırım tamda dikkatini çeken konuyu bulmuştum fakat aniden yaklaşmasınsan dolayı korkup donmuş ve cümlemi yarıda kesmiştim

BK:"konuş...Yamaguchi çetesi demiştin.. Devamını getir."

Birden konuşması ve ağızındaki koca demirden dolayı seninin boğuk ve sert çıkmasıyla kendime geldim fakat artık daha fazla korkuyor ve baskı hissediyordum. Sanırım artık ben bu odadan çıkmak istiyordum.

Yüzüne bakmadan ayağı kalktım ve arkamı döndüm fakat bu sefer daha yüksek bir sesle emir vermişti.

BK:"Şu siktiğimin sandalyesine geri otur ve Yamaguchi çetesi ile ilgili söyleyeceklerini söyle"

Arkam dönük kafamı geriye atıp sadece ofladım ve yerime geri oturmak için döndüm. Sanki olabilirmiş gibi kendisini iyice yanaştırıp dikkatini daha da çok vermek için yüzüme doğru eğiliyordu. Evet çünkü otururken bile aramızda büyük bir boy farkı oluyordu ama yakınlaşması sadece geriyordu.

Oturduğum yere iyice yerleşip birazda yüzüne doğru meymenetsiz bakışlarımı atıp konuşmaya başladım.

IM:" Geçen günlerde Yamaguchi çetesi sizin hapse girmeden hemen önceki yurt dışına yasa dışı kaçak mal kaçırdığınız yerde bir çatışma çıkarttı-

BK:"Oruspu çocukları..."

Kafasını eğip, gözlerini kapatarak derin bir nefes aldı. Sanki kendiside aynı piçliği yapmamış gibi sinirleniyordu.

BK:"Mallara ne olmuş...kaçı ve neler eksik"

IM:"%80-85 arası eksik ve kaçak silahların hiçbiri ortada yok fakat ben buraya sana bilgi vermek için değil soru sormak için geldim. İstediklerini söyledim şimdide sen sorularıma cevap ver.

Sanırım sadece şuan şu koltuğa kelepçeli olmasına şükredicem yoksa çoktan gebereceğimin farkındayım. Senli konuşmama fazla sinirlenmiş olmalı ki anlık olarak kelepçeleri kırabilir mi diye bir göz gezdirdi. Fakat bunun işe yarayacağını düşünmüyorum onları kıramaz diye düşünürken çaat diye bir sesin gelmesiyle sıçtığımı anladım.

Belini koltuğa bağlayan zinciri gererek koparmıştı ve olabildiğince öne doğru uzanıp kafasını kulağıma getirmişti. Ve sessiz ama bir o kadar da sesli şekilde fısıldamaya başlamıştı. 2 saniyede ağzıma sıçacaktı.

BK:"Burada kilitli olmam hiçbir bok değiştirmez .İstersem tek bir kelimem ile seni ve ailenin gebermesini sağlayabilirim"

Görüşme sırasında dediği en uzun şeyde beni tehtid etmesiydi. Burada görüşmek için çok zor izin aldım fakat pekte bir bilgi edinemeden ve daha süremin bitmesine 3 dk varken hızlıca kalktım ve kapıyı çarparak çıktım.

Resmen o değil ben sorguya çekilmiştim. Sinirle sağıma dönünce Denki'ninde hızlı bir şekilde zindandan çıktığını gördüm. Sinirli ve kızarmıştı fakat ne olduğunu sormak bile istemedim zaten oda tek bir kelime etmedi ve sessiz bir şekilde gardiyanlarda geldiğimiz yere geri döndük.

Diğerleri çoktan çıkmış arabada bizi bekliyorlardı. Sinirim bozuktu ve laf anlatmak istemiyordum onlarda bunu anlamış olmalı ki hiç bir şey demeden yola çıktık.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.