İçeriğe geç

Dark and Uncertain

Bölüm 3 · 11 dk okuma

Dark and Uncertain

Bölüm 3

SHINOBI NAKU

Kapı önündeki kutuyu görmemizle ikimizinde durup birbirimize bakması bir oldu. Etrafı kahverengi buruşuk kese kağıdına benzer bir kağıtla sarılıp üzerine ip ile asılmış zarfı olan kutuyu yavaşça eğilerek elime almış ve hafifçe sallayarak içerisinde ne olduğunu anlamaya çalışmıştım fakat pekte bir ses gelmemişti. Sadece biraz ağırlık vardı.

Zarfı ipten çekerek koparmış ve kutuyu kamineriye vererek açmasını istemiştim. O sırada zarf içerisinde ki küçük kağıdı çıkartıp üzerinde ki yazıyı hafif sesli bir şekilde okuyup anlamaya çalıştım.

IM:" Yeni evin için küçük bir hediye...ne hediy-"

Kaminari'nin çığlık atarak kutuyu fırlatıp kendini yete atmasıyla cümlem yarıda kalmıştı. Ne olduğunu anlamak için kaminari'ye dönmüştüm fakat elini ağzına sıkıca kapatmış hıçkırarak ve bağırarak ağlamaya başlamıştı. sakinleşmesi için ne yapacağımı bilemeyip elimdekileri yere atıp onu kendime çekmiş ve sıkıca sarılarak ağlamaması için gözyaşlarını sildim.

Sakinleşmek yerine ağlaması daha da şiddetlenmiş beni itip alnını yere dayayarak sarsıla sarsıla ağlıyordu. Onu bu şekilde görünce hem korkmuş hemde ne yapacağımı şaşırıp sadece yerde duran kutuyu uzanarak kendime çekmiş ve içinde ne olduğunu görmek için kaldırmıştım.

Gördüğüm şeye inanamayıp donup kaldım ve gözyaşlarıma engel olamadım.

Kutunun içerisinde denki'nin ölen annesinin oğlu üniversite kazandığı için hediye olarak aldığı köpeğin yakılıp, kesilmiş kellesi bir tahtaya çivilenmiş şekilde duruyordu...

________________________________

Kaminari'nin hıçkırarak ağlaması gittikçe daha fazla şiddetlendiği için ne olduğunu merak eden komşuların kapıya çıkması ve genç çocuğu o şekilde görünce hemen yardıma koşup arabaya kadar yavaşça binmesine yardım etmeleri sayesinde çoktan yola çıkmışlardı.

Kaminari çok kötü bir durumda olduğu için arabayı izuku sürüyordu fakat kendiside arada göz yaşlarını tutamayıp kafasını yana yatırıyor ve gizlice yüzünün ıslaklığını siliyordu.

Kaminari ise elini ağzının üzerine kapatmış ve dirseğini kapıya yaslayarak daha fazla ağlamamaya çalışıyordu fakat pekte işe yaradığı söylenemezdi.

Kendini tutmak için sürekli dizini sallıyor. Dudak etlerini , tırnaklarını ve tırnak etlerini farkında olmadan koparıyor ve ağlaması daha da şiddetlenmesin diye nefesini tutuyordu.

Başı fena şekilde ağrımaya ve midesi bulanmaya başlamıştı. Bu yüzden camı biraz açıp koltuğu geriye alarak hafif yatar pozisyona gelmiş. Gözüne güneş gelmemesi için de ön cam güneşliğini indirmiş ve kendine küçük aynadan bakmaya başlamıştı.

Gözleri kızarmış ve çevresi şişmişti. Yanakları, burnu ve dudakları o kadar fazla kızarmıştı ki sıcaklığını hissediyordu ve yanakları şişmekten yuvarlaklaşmıştı. Siniri o kadar bozulmuştu ki bu görüntüsü karşısında koca bir kahkaha patlatmış araba içerisinde tepine tepine gülüyordu.

İzuku bu halini görünce önce şaşırmış daha sonra onunla birlikte gülmeye başlamıştı fakat denki kahkaha atarak gülmekten hıçkıra hıçkıra ağlamaya geçmiş ve yine kendini durduramayıp tüm sinirini atmıştı.

İzuku bu haline anlam veremiyor ama yola da devam edemiyordu. Arabayı kenara çekip kafasını direksiyona dayadı ve kendiside belli etmeyecek şekilde yüzünü kapatmaya çalışarak sessiz sessiz ağlamaya başladı.

Denki'nin o köpeğe ne kadar değer verdiğini biliyordu.

Kaminari lise yıllarında babası tarafından sürekli baskılanarak psikolojik şiddete maruz kalırdı. Bazen ise bu kavgalar fazla büyür ve fiziksel şiddet gördüğü zamanlarda olurdu. Bu yüzden sürekli evden kaçar ya İzukulara birkaç gün kalmaya ya da JaLaLa köpek cafe'sine gider tüm gece'yi orada ki köpekleri severek geçirirdi.

Lise son sınıfa geldiğinde annesi kaminari'ye doğum günü hediyesi olarak bir kuş almıştı fakat babası o kuşa da kavga sırasında zarar vererek öldürmüş ve denki'nin evi terk etmesine sebep olmuştu.

Sonraki aylarda her hafta sonu annesini görmek için eve uğrar onunla saatlerce konuşup babası eve gelmeden dönerdi. Uzun süre bu şekilde devam ettiler ve sınav sonuçları açıklanana kadar yarı zamanlı bir işte çalışıp annesinide alıp yaşadığı şehirden gitmek, onunla bir ev tutup yaşamak ve hayatlarına çok mutu ve huzurlu bir şekilde devam etmek gibi hayalleri vardı. Bunun için her gece kaçtığı JaLaLa cefesinde garson olarak işe başlamış geç saatlere kadar çalışıyor du.

Sınav günü geldiğinde annesi oğlunun okuluna gitmiş çıkana kadar kapı önünde beklemiş ve daha sonra oğluyla birlikte tüm gün lunapark, sinema ve mağazalarda dolaşmışlardı. Kaminari o günü unutmayıp ölümsüzleştirmek için birçok fotoğraf çekilip galerisinde annesine özel albüm hazırlamıştı. Eğer kazanırsa gittikleri şehirde de gezmek istediği yerleri yapmak istediği etkinlikleri ve birçok hayalini annesine sahilde dondurma yerken anlamıştı.

O günden sonra herşeyin artık daha güzel ilerlediğini ve hayatına artık daha mutlu devam edeceğini düşünmüştü. Tabii sınav sonuçlarının açıklandığı güne kadar.. Cafe'de çalıştığı sırada İzuku'dan sınav sonuçlarının açıklandığına dair telefon almış ve hemen cafe'de ki bilgisiyarından kendi sonuçlarına bakmıştı. Gördüğü sonuca inanamayıp kafeyi ayağa kaldırmış, diğer tüm garson arkadaşları hatta patronuyla bile sarılıp,gülüp eğlenerek cafeden bu güzel haberi annesine vermek için koşturarak çıkmıştı.

Evine geldiğinde kapı açıktı ama takmayıp içeri dalmış ve annesine bağırmıştı fakat hiç ses gelmeyince tüm odaları teker teker dolaşıp etrafa bakıyor sevincini bastıramıyordu. En son banyonun kapısını açarak içeri girdiği gibi yerde annesinin cesedini farketti.

Önce gördüklerine inanamayıp donup kalmış ve ne yapacağını bilemez halde sadece kendini dışarı atmış bağırıp ve ağlayarak komşularından ve kendini farkedenlerden yardım istemişti.

O günden sonra günlerce hastanede kalıp gece-gündüz koridorda dolaşıp durmuştu fakat maalesef annesini kaybetmişti.

Sonraki günlerde annesine cenaze töreni hazırlayacak parası olmadığı, hazırlasa bile gelecek kimsesinin olmayacağı için annesinin küllerini sınav günü gezip hayallerini anlattığı o sahile dökmüş ve kavanozuda kenardaki oturdukları kayanın üzerine koyup gitmişti..

Üniversite için eve eşyalarını toplamaya geri döndüğünde ise odasında açık kutu içerisinde yavru bir köpek bulmuştu üzerindeki kağıtta yazanları okuduktan sonra tüm gün odasında oturmuş ve ağlaya ağlaya kendisine hediye olarak alınan köpeği sevmişti.

"Üniversiteni kazandığın için seninle gurur duyuyorum oğlum. Umarım mesleğini kazanır ve anlattığın tüm o hayellerini arkadaşlarınla yaşayabilirsin çünkü onlar bile seni benden daha çok mutlu etmeyi başarıyorlar. Her bu evden çıkıp gittiğinde günlerce geceye kadar cam kenarında oturup belki gelirsin diye yolunu bekliyorum çünkü hiç bir zaman seni koruyup babanı durduramamam zoruma gidiyor. Korktuğum tek şey var oda öldüğüm zaman arkamdan "sorumsuz anne" , "evladına bile bakamıyor" gibi sözler duyup benden nefret etmen olur. Sevmemekte haklısın ne sana verdiğim sözleri tutabildim ne de sorumlulukarımı yerine getirebildim. Özür dilerim.. ölürken bile acı çekmene neden oluyorum sonuçta

Veda ettiğin insanda hala hayellerin varken, vedalar acıtır."

O günden sonra genç çocuk çok uzun süre kendine gelememiş bir türlü toparlanamamıştı fakat arkadaşları ve annesinin ona aldığı köpek bunları atlatmasını ve yeni bir sayfa açmasına yardımcı olmuştu.

________________________________

Izukunun kendini toparlayıp yola yeniden çıkmalarıyla denki'de yavaş yavaş toparlanmış acısını içinde atıp sakince yolu izliyordu.

Güneş batıyordu ve denizin görüntüsü çok hoşuna gidiyordu. Camı açarak temiz havanın içeri girip etrafı deniz kokusu sarmasını sağlamıştı ve bu onu rahatlatmıştı

Tartarusa yaklaştıklarını farkedince derin bir nefes alıp izuku'ya dönerek hafif tebessüm edip onunda rahatlamasını istemişti.

Izuku kaminari'ye dönerek gülümsemiş daha sonra ise kendini tutamayıp kahkaha atmaya başlamıştı. Ağlamaktan hafif şişmiş suratıyla temessüm etmesi komiğine gitmiş kaminari'nin de aynadan kendine bakıp gülmesine sebep olmuştu.

O gülünce üzerinden büyük bir yük kalkmış, rahatlamıştı... Tartarusa yaklaştıklarında izuku arabayı durdurup belgeleri almış ve kapı önündeki gardiyanların yanına gidip içeri girmek için izinleri olduğunu göstermişti. Kabul edilince geri dönmüş ve arabayı binanın tam önüne kadar sürüp durdurmuştu.

Kaminari'ye kısa bir bakış atıp arabadan inerek denki'nin yanına gelmesini beklemiş ve içeri geçmişlerdi. Gereken kontroller yapılıp valizler kendi odalarına taşındıktan sonra memur ile görüşmek için üst kata çıkmış kapısının önünde bekliyorlardı.

Kaminari biraz daha kendini toparlayabilmek için Izuku'ya beklemesini söyleyip lavaboya doğru gitmişti. Ayna karşısına geçip suyu açmış ve yüzünü yıkamaya başlamıştı. Kendini bu şekilde görünce yeniden oturup ağlamaya başlamak istiyordu fakat kendini tutmalıydı.

Biraz daha bekleyip dışarı çıkmış ve memurun odasına doğru yürümüştü. Izuku kapının önünde yoktu sanırım içeri geçmiş diye düşünerek kendiside kapıyı tıklayarak içeri geçmişti.

Koca camların önünde siyah büyük bir masa üzerinde ki belgelerle ilgilenen memur ve onun karşısında ki iki tarafa da konulmuş siyah deri koltukta oturan Izuku eliyle oturduğu koltuğa hafif vurduğunda yanına geçip aradaki küçük cam masadan suyunu alıp içip ferahlamış daha sonrada konuşmaya başlamıştı.

DK:" Dün gece buraya gelmemizi uygun bulup aramıştınız fakat bizim de sizden küçük bir isteğimiz var.

Memur kafasını belgelerden kaldırıp kaminariyi dikkatlice dinlemeye başlamış ve Izuku ise ne istediğini merak ederek kaşlarını hafif çatarak yüzüne garip bir şekilde bakmıştı.

M:"Tabii ne istiyorsanız söyleyebilirsiniz. İsteğinizi yerine getirmek için elimizden geleni yaparız"

DK:"Burada kalarak büro'da olduğu gibi ekip çalışmalarına ve bilgi paylaşımlarını daha zor bir şekilde devam edeceğiz. Bu yüzden sizden burada arşivde ki kayıtları ve belgeleri istediğimiz gibi elde etmek istiyoruz."

M:" Bu dediğiniz pek te kolay ve kabul edilecek bir istek değil fakat eğer işinizi daha da kolaylaştıracaksa tabii istediğiniz gibi belge ve kayıtları alabilirsiniz."

Izuku ne yaptığını anladı ve hak verevek kafasını salladı

IM:"Sağolun memurum Emin olun işimizi daha fazla kolaylaştırdınız.

Kısa bir şekilde sohbete odadan çıkmış ve kalacakları odanın yerlerini öğrenmek için kapı önündeki gardiyanları takip ederek aşağı inmişlerdi.

5. Kata geldiklerini farkettiklerinde ikisinide garip bir endişe sarmıştı.

Gardiyanlardan anahtarlarını alıp Izuku koridorun sol tarafında katsuki'nin zindanının hemen yanında ki odaya doğru kaminari ise koridorun sağ tarafanda Krishima'nın yanında ki odaya geçerek kapılarını kilitlemişlerdi.

Kaminari kapıyı kapattığı gibi sırtını buz gibi duvara dayayıp yere oturmuş ve sessiz bir şekilde titreye titreye gözyaşı dökmeye devam etmişti.

Izuku ise kapının karşısındaki sol taraftaki duvara dayatılmış tek kişilik bir yatak ve yatağın sağ tarafındaki duvarda kendisi için hazırlanmış geniş bir masa ve kapının sol tarafında küçük bir dolapla sade ve boş olan odasına kısaca göz gezdirip çantasında ki eşyaları yerlerine yerleştirmeye başlamıştı.

Eşyalarını yerleştirme işi bittikten sonra ise dışarı çıkıp kaminari'ye yardım etmek için odasına doğru gitmişti. Kapıyı çalıp açmasını beklemişti çünkü emindi ki içeride oturup ağlamıştı.

İş hayatında katı ve sert olabilirdi fakat konu sevdiklerine gelince fazla duygusaldı. Çok bağlanır ve değer verirdi ama vedalar'dan nefret ederdi..

Biraz bekleyip kapının yavaşça açılmasıyla içeri girmiş ve kaminariye hafif tebessüm ederek eşyalarını yerleştirmeye yardım etmişti.

________________________________

İşimiz bittikten kısa bir süre sonra odaya akşam yemeği için yemekhaneye geçmeleri gerektiğini bildiren gardiyan yolu göstererek istedikleri bir masaya geçmelerini söylemiş ve görev yerine geri girmişti.

Yemekhane'nin her tarafı kamera ve gardiyanlar ile çevriliydi ayrıca her zindan gruplarının kendine ayrı masaları vardı. ( kafanız karışmasın diye örnek vereyim koridor boyunca bir kolon'dan diğer kolona kadar 5 zindan var. Bu 5 zindan 1 grup oluyor ve her 10 kişilik masalara 1 grup oturuyor.)

Sıraya girip yemeklerini almak için beklerken arkadan bir adam yaygara çıkarmak için ızuku'yu ittirerek sataşmaya başlamıştı.

"ÖZEL DAVETİYE FALAN MI BEKLİYORSUN VELET DÖN ÖNÜNE YÜRÜ BEE"

Velet mi?? Izuku tam cevap vermek için ağzını açacaktı ki adamın omzundan biri tutup ters çevirmiş ve iki harekette yere sermesiyle ağzı açık karşısındaki siyah dalgalı saçlı, uzun genç adama bakarak kaşlarını çatmıştı.

Adam yere serdiği herifin üzerinden geçerek sıraya devam etmesi için ızuku'nun omuzlarından tutarak önüne döndürmüş ve kulağına kadar eğilerek sessiz bir şekilde konuşmaya başlamıştı .

YS:" 4 yıllık tecrübemle konuşuyorum buradakiler fazla gergin haberin olsun. Bu yüzden biraz daha dikkatlı davranmazsan ağzını açamadan yüzüne yumruğu yersin"

Izuku hafif kıkırdamış ve bu sefer kendisi konuşmak için biraz dikleşerek duyması için kolaylık sağlamıştı.

IM:" Neyse ki bunu anlayabilmek için burada 4 yıl kalmama gerek kalmadı. Yine de yüzüme bir yumruk yemeden kurtardığın için sağol"

YS:" AHAHAAH Seni değil kendimi kurtardım. Sanırım masada yemek yerken karşımda şişmiş mor gözlü bir surat görmek midemi kaldırırdı. Ayrıca " elini uzatarak samimi bir şekilde gülümsemiş ve konuşmaya devam etmişti "adım Yo Shindo biraz garip bir şekilde oldu ama yinede tanıştığımıza memnun oldum" ızuku bu hapishanede ilk defa karşısına iyi bir insan çıktığı için (hemde 5. Katta) hem şaşırmış hem de sevinmişti.

Elini havada bırakmamak için hemen tutup sıkmış ve gülümseyerek "bende Izukı Midoriya tanıştığımıza memnun oldum" diyip önüne dönmüş ve yemeğini alarak kendisini bekleyen denki ile masalarına yürümeye başlamıştı.

DK:" O kimdi ve ne konuştunuz ki bu kadar mutlusun"

IM:" Yo Shindo sıra da bir adam kavga çıkartmak için sebepsizce bana sataştı fakat kendisi yardım etti. Sıranın bize gelmesini beklerken biraz konuştuk. Hem sanırım bizim masa da olacak sende tanışırsın cidden çok komik ve iyi biri"

DK:" Yahh gürültüyü duydum fakat tüm adamlar üstüme çıka çıka doluşunca arkama dahi dönemedim. Şimdi sen böyle anlatınca merak etmedim değil gösterde tanışalım"

Izuku arkadaşını durgun ruh halinden çıkarttığı için sevinmiş kolundan tutarak hızlıca masalarına doğru yürüyüp Shindo'ya gülümseyerek oturmuşlardı.

YS: " Beni masa da tek bırakmadığınız için sağolun brolar "

IM:" ahaha niye normal de tek mi kalırdın? "

YS:"Aslında bir süredir bu masa da 2 kişi daha var fakat onlarla oturmak fazla sakıncalı olurdu. Bu arada arkadaşınla da tanışmadık daha" hemen havaya girip kolunu masaya dayamış ve yüzünü hafif eğerek kaşlarını oynatmış ve kaminari'nin elini öperek "Ben Yo shindo beyefendi , tanıştığımıza fazlasıyla memnun oldum"

Hepsi birden bu hareketine büyük bir kahkaha patlatmış ve karınları ağrıyana kadar kaş hareketiyle dalga geçmişlerdi. Denki daha ilk sohbetten kendisini çok samimi bulmuş ve yanında rahat davranmaya başlamıştı. Kendiside biraz öne doğru ilerlemiş ve cilveleşerek " Bende denki kaminari efendim tanıştığımıza fazlasıyla memnun oldum" diyerek Shindo'nun kaş hareketini taklit etmişti.

Izuku denki'nin birden cilveleşmeye başlamasına inanamayıp tekrar kahkaha atmaya başlamıştı ve kafasını shindo'nun omzuna yaslayarak hafifçe koluna vurarak kendinden geçmişti.

Diğerleride onun bu haliyle dalga geçerken yemekhane de ki koca gürültü birden kesilmişti ve bu ızukuların şaşırıp kafasını kaldırarak herkesin baktığı yöne doğru bakmalarına sebep olmuştu.

Izuku yemekhane kapısının önünde kendilerine dik dik bakan Katsuki Bakugo ile göz göze gelmişti..

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.