İçeriğe geç

DAMGALI RUHLAR

Bölüm 3 · 7 dk okuma

DAMGALI RUHLAR

Bölüm 3

3. Bölüm

Kızdan sonra bende duşa girmiştim. Ama bu sefer iki kapıyı a iyice kitlediğimden emin olmuştum ama soğuk duş bile düşüncelerimi susturmayınca, onlardan kaçmak yerine üzerlerine gitme kararı almıştım. Bu yüzden balkona çıkmıştım, İçerisi fazla kalabalıktı. Sesler üst üste biniyordu. Gülüşler, ayak sesleri, bardakların birbirine çarpması… Hepsi aynı anda kafama dolmuştu. Nefes almak için balkona çıktım. İsimime yakışır bir ironi. Balkona çıktığımda geminin motor sesi kalbimin ritmiyle yarışıyordu. Demir korkuluklara yaslandım. Avuçlarım soğuktu ama içim kaynıyordu. Deniz karanlıktı; sanki her dalga bir şey saklıyordu. Babamın dosyalarındaki boşluklar gibi… Görünmeyen ama varlığını hissettiren. Babamı çok özlemiştim.İçeridekilerin sesi hâlâ kulaklarım daydı.Gülüşler. Sahte rahatlık. Bilerek hafife alınan cümleler. İnsanlar tehlikeyi ciddiye alınmadığındaalmadığında değil, şakaya vurduğunda korkmalıydı zaten. Ayak sesi duydum. Ama dönmedim “Burası boş sanıyordum,” dedi. Banyo yetmedi birde burasımı cidden. " Boş sayılır,” dedim. “Ben gürültüden kaçıyorum." Başımı hafifçe çevirdim. Resepsiyonda çarpıştığım sarı çocuk. Elleri cebinde, omuzları rahattı onu yakından inceleme fırsatım vardı ama incelememiştim. Uzun ve cüsseli vücudu yazın gölgesinde serinlemek için idealdi. Ama niye yapasın ki. Koyu sarı kısa saçları çok parlak görünüyordu kıskanmıştım. Adamlar hiç birşey yapmadan pasparlak alabiliyorlar. Biz saç serumu, saç kremi, saç maskesi, saç proteini... herneyse bunlarla bile pek bir sonuç göremiyoruz. Onu alacaklı gibi incelediğimi fark ettiğinde boğazını temizledi. Çç “Geminin mimarı paylaşmayı seviyor belli ki.”dedi gülümseyecektim ama vazgeçtim moralim zaten bozuktu. “Ya da sınırları yok,” dedim. Bu mimar kesin bu gemiyi yaptıktan sonra işsiz kalmıştı “İkisi de tehlikeli” Kaşları hafifçe kalktı. “İlginç tespit, Kayra,” dedi elini uzatarak. Bir an tereddüt ettim. Elini sıkmak basit bir şeydi ama içimde anlamsız bir direnç vardı. Sanki o eli tutarsam... beynim yine fazla mesai yapıyordu Elimi uzatarak gülümsedim. Sahte bir gülümsemeydi. O da bunu bunu fark etmişti.“Nefes.”Oda gülümsememe gülümseme ile karşılık verdi. El sıkışma mız kısa sürdü bakışmamız gibi. “Demek gürültüden kaçıyorsun,” dedi Kayra, korkuluğa yaslanarak. Aramızda yarım metre vardı. “Evet,” dedim. “Sen?” çok seri cevap veriyordum nedensiz rahatsız olmuştum “Ben insanlardan kaçıyorum.”Bu kez gerçekten güldüm. “Yanlış yerdesin o zaman.” “Farkındayım,” dedi. Dahada bir şey demedi. Daha fazla birlikte kalmak istemediğim için içeriye girdim. İçeri kafamı sokmamla beraber gürültüler yine başlamıştı. İçeri hırslı hırslı girip. " Bana bakın bu odada sadece siz yaşamıyorsunuz şu sesinizi biraz kısın." Dedim onlara parmağımı sallayıp herkes bu halime şaşırmıştı çünkü genelde bende onlara katılır. Deliler gibi eğlenirdik ama galiba artık yaşlanıyorum sanırım. Mert ayağa kalkmış yanımdan geçerken havada olan parmağımı da yana çevirmeyi ihmal etmemişti. Mert küçük buzdolabının içinden bir viski şişesi çıkardı ve bizimkilerin yüzüne baktı hepsi içmek istediğini belirtti. Merte yaklaşıp " biraz bende içebilir miyim söz bir daha içmek yok" dedim sevimli gözüktüğümü umarak Mert benim içmeme her zaman karşıydı annem ve babam oldukça katıydı bu konuda Mert’i özellikle uyarmıştı annem. Mert’i de zor duruma sokmak istemiyorum,ancak çok merak ediyordum. Yasaklı şeyler daha çok dikkatimi çekerdi küçükken bu durum benim için hala aynıydı. Mert " hayır senin için başka bir şeyler dolduracağım." Dedi gözlerimi kısarak bakmam,onda işe yaramamıştı anlaşılan bir kaç dakika sonra masaya viski ve bardakları koydu bana da süt getirdi " ciddimisin Mert içkilerin döndüğü ortamda süt mü içeceğim " 23 yaşındaydım ama hala bir şeyler yapmaya özgürlüğüm yoktu. " Annen eğer içki içersen bana rakip bir moda tasarım uzmanı piyasaya süreceğini söyledi" dedi yarı alayla bu onu etkilemiş olamazdı ona rakip biri olacağını hiç sanmiyorum ama annemde dediğini yapar o yüzden nefret dolu bakışlarımı Mert'e gönderip sütü içmeye başladım Mert " şimdi herkes dikkatini versin diyerek önümüze bir kaç dosya bıraktı. Evet şimdi başlıyorduk. Alaz önündeki viski bardağını tekleyip hemen önündeki dosyaya yoğunlaştı Burak’ Da aynı şekilde yaptı Mert " önünüzdeki dosyalarda, geminin bölümlerinin krokisi var" Burak " Abicim bütün gemiyi ararsak ne olur adamlar cesetleri " göz ucuyla bana bakıp " burda saklamayacaklar ki şüphe uyandırıcı bir şeyi göz önüne neden koysunlar." Dedi b3nde hemen ciddileştim Mert " Evet burada elbette saklamayacaklar ama geminin bölümleri yerlerini bilmiyoruz diyelim şüpheli gibi davranan birini nasıl yakalayacağız ondan farklı bir şekilde avantajımızın olması gerekli aksi takdirde elimizde hiçlikle geri gideriz evimize " yüzde yüz haklıydı " tamam haklısın ama neden şüpheli biri olsun ki" dedi Alaz bunu anlamamasına şaşırmıştım " tam emin değilim sadece bir teorim var korkarım bu tatil sadece sus payı olarak verilen bir tatil değil. Büyük ihtimalle ileriki dönemde şirkete ve şirketin itibarına leke sürmeye çalışan herkesi eleyecekler. Yani bu tatil toplu bir cinayet aslında " dedim boğazım ağrıyordu ya bu konulardan yada susuzluktan dı Mert de buna şaşırmıştı o bunu düşünmemiş miydi yani?Alaz sesli bir şekilde yutkundu " yani hepimiz bir kurbanız öylemi." Mert hariç hepsinin gözlerindeki korkuyu iliklerime kadar hissetmiştim. "Sizin bunu düşündüğünüzü sanarak geldiğinizi sandım." Dedim gerçekten öyleydi Burak " ulan niye böyle bir ihtimali olduğunu bile bile sen geldin." Demişti ayağa kalkarak endişeliydi. Hemde oldukça fazla Mert " daha böyle bir ihtimalin olup olmadığını dahi bilmiyoruz ayrıca ben ısrar ettim Nefes babasının cinayetini kanıtlasın diye " dedi yalan söylüyordu ben demiştim ona kafamı iki yana salladım yapmasını istemedim. Beni korumak için yine kendini siper olarak gösteriyordu. " Lan ben ondan mı bahsediyorum.böyle bir ihtimalinizi olduğunu bile bile neden hazırlıksız geldik bu sadece göz göre göre ölüme gitmektir " dedi Burak çok iyi silah kullanıyordu küçüklüğünden beri silahlarla oynadığını söylerdi babasının yasal olmayan yollardan diğer ülkelere silah saatliğine biliyorduk. Alaz beni şaşırtacak şekilde " aslında pekte hazırlıksız sayılmayız." Dedi Mert " nasıl yani ?" "Babama durumdan bahsettim, 2 helikopter bizi korumak için geminin etrafında uçacaklar gemi yörüngesinden saptığı anda kontrol için güverteye inip bizi alıp gidecekler." Dedi sahi bizim rotamız neresiydi ben annemle tartışmaktan zarfı iyice incelememiştim. Bunun için kendime daha sonra kızacaktım. Alazın zengin bir ailesi vardı Alazın ailesinin çocuğu olmadığı için Alaz evlatlık olarak almıştı biyolojik anne babası onu uyuşturucu karşılığında satmış tı. Biz bu konuyu genelde konuşmazdık çünkü Alaz bu konuda çok hassastır. Zaten kim hassas olmazdı ki " Ama biz kurtulduk diyelim buradaki masum insanların hayatları ne olacak?" Dedim buradaki kimseye birşey olmamalıydı "buradaki insanların çoğunun gerçekten masum olduğunu düşünmüyorum " dedi Mert ardından devam etti " yada yanılıyorumdur " dedi, ortam fazlasıyla gergindi Burak " nasıl yani "Mert bir cevap ermedi hatta duymazlıktan geldi aklından ne geçiyordu bilmiyorum. " Yarın ben ve Nefes gemiyi gezeceğiz sonra sizede anlatacağız bu arada Burak, sen insanlarla iletişim kuracaksın ne sebepten geldiklerini, ne için geldiklerini kimin davet ettiğini falan öğrenmeye çalış ama belli etme kendini." Alaza dönerek " En Büyük iş senin omuzlarında, geminin kameralarına sıza bilmen gerekli belli etmeden, biz istediğimizde yani eğer gerek duyarsak kameraları bir süreliğine kapatman gerek." Alaz ellerini birbirine çarparak "o iş bende " dedi keyfi yerine geliyor du. Ama Burak pek mutlu değildi " Bune amınakoyayim ya adam kameraları hacklesin siz gemiyi tavaf edeceksiniz birde gerekirse kavga bile edeceksiniz ben milletle çene çalıcam Nefes kalsın çene çalsın. Bana ihtiyac olabilir orada yumruklarım ve ben şimdiden hazırız" dedi yumruğunu öperek "Eğer sevgilim olmayı kabul edersen gelebilirsin Burak " Mertin sözleriyle hepimiz ona döndük işte bunu hiç beklemiyorduk. "Sevgili mi? Ne gerek var ki buna." Alazın sözlerine bende onay veriyordum. Mert burun kemerini sıkarak dosyayı inceleseydiniz anlarsınız. Geminin bazı bölümlerinde sadece sevgililerin gidebileceği bazı odalar var." " Küçük oyuncakların olduğu bir oda" dedi bizi dahada aydınlatarak duyunca bile midem bulanmıştı. " Peki o odaya neden girmeye gerek duyuyorsun" dedim sesime korku bulaşmıştı bunu odadaki herkes anladı. "Kontrol amaçlı her yöne bakmalıyız. Her deliğe. Bak orada saatler geçirmeyeceğiz o insanların arasına girdiğimiz de ve kötü hissettiğin anda ellerimi tut. Ben sana ihtiyacın olan cesareti vericem sana bir şey olmasına izin vermem biliyorsun. Bende bir bahane üretip orayı gezeceğim sen kapının hemen arkasında beni bekleyeceksin."dedi bana bir şey olmazdı asıl korkumun onlara bir şey olması başlarına bir şey gelmesiydi. Ama ona bunu söylemedim Endişem gözlerimden okunuyor olacak ki. " merak etme, yüzlerini bile görmeyeceksin" dedi içimi rahatlatmak istercesine. Peki Mert bu dosyaları nereden bulmuştu. Aklımda birçok soru vardı ama iyice kötüleşmiştim. Şuan soramazdım ama bunu sormayı aklıma yazdım. Babamın ölümü hakkında bilgi toplamaya gitmiştim ama işler sandığım gibi ilerlemiyor iyice kötüleşmeye başlamıştı benim için. ‘Dahada kötüleşecek’ dedi içimdeki ses Odama gitmek için hazırlanmıştım ki Burak "nereye " "Odama nereye olacak" " senin odan orada değil ki " anlaşılan Burak odama göz koymuştu oda ayağa kalktı birbirimize bakıp aynı anda odaya doğru koşmaya başladık içeriye girip Burağı ittirdim ve hemen kapıyı kapattım. " Lan çık odamdan benim o oda" "Aslında…odada olan odanın gerçek sahibidir. " Dedim sinirden kuduruyor kapıya vuruyordu “ Benim güç toplamam gerekiyor yarın bir sürü samimiyetsiz insanla konuşacağım " "git salondaki kanepede güç topla" dedim kıkırdayarak. Söylene söylene içeri girdi. Bende yatağa oturup ellerimi kalbimin üzerine koydum "Tanrım senin adınla başlar senin adınla günümü bitiririm.Tanrım benim iyiliğim için, gelen kardeşlerimi koru, en çok onları koru" biraz daha olsa rahatlamıştım ama içimdeki karanlık hep olduğu yerdeydi. Sebepsiz gülüşlerimin ardına sakladım karanlığımı, Maskeledim. Hapsettim.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.