İçeriğe geç

Dahi Katil

Bölüm 7 · 5 dk okuma

Dahi Katil

Bölüm 7

7.Bölüm:İstenmeyen zorlu görevler

Hayat zordur sen planlar kurarsın o senin için iyi ya da kötü başka yollar çizer kimimiz o yollara çiçekler ekerek güzelleştirir kimimiz de dikenler dikerek.

Benim yollarım da dikenli,engebeli ve kasvetliydi.

Merdivenlerin son basamağını da indim karanlıktı zifiri karanlık yolu bildiğim için dümdüz ilerledim.

Bir senedir buraya gelmiyordum ama sanırım aklımdan silinmeyen tek anılarımdı koridorlar genişti sağ tarafımda işkence malzemeleri vardı aklınıza gelenlerden daha büyük işkenceler.

Sol tarafımda ise duvara sabitlenen zincir.

Koridorun sonunda ki büyük demir kapı göründüğünde adımlarımı hızlandırdım kapının önünde iki tane iri yapılı korumalar vardı beni tanıdıkları için kapıyı sonuna kadar açtılar kapı yağlanmadığı için büyük bir gürültüyle açıldı adamlarla göz teması kurmadan içeriye girdim.

İçeride büyük meşe ağacından yapılmış masa ve pahalı bir deriden yapılan sandalye

sol tarafımda toplantı masası ve onun hemen karşısında da içki dolabı hepsi pahalı markalardan oluşan bir düzine içki.

Ve birkaç önemli dosya için ayrılan dolap.

Pencere yoktu ama fazlasıyla ışıktı avizesi elmaslarla döşenmişti.

Kapı büyük bir gürültüyle açıldı içeri Bob ve kızı Andie girdi.

Kafamı onlara doğru çevirdim bob her zaman ki gibi pahalı takım elbiselerini giymişti

Andie ise dar bir pantolan ve yarım bir kazak giymişti sarı saçları dalga dalgaydı ve omuzlarına kadar gidiyordu.

Bob deri koltuğuna oturdu ve arkasına yaslandı yüzüme alayla bakmayı ihmal etmeden hafif bir öksürükten sonra andieye içki dolabını işaret etti.

"Hoş geldin Morgana oturmaz mısın?"dedi Bob

göz devirdim ve bir adım yaklaştım.

Elimi sertçe masaya vurdum ve masadan yüzüne doğru eğildim istifini bozmadan bakmaya devam etti.

"Artık bu yolda yalnızsın kendi cesetlerini kendin göm."dedim.

"Hayır morgana bu yolda sen de benimlesin babanı yarı yolda mı bırakacaksın?."dedi bob,andie elinde viskiyle geldi ve boba uzattı.

Bob andienin elinden aldı ve tek dikişte yarıya indirdi.

"Bak bob senin bana olan borcunu ben sana 78 canla ödedim ama hiç bir zaman senin itaatinde olmadım."dedim.

Boynunu çıtlattı ve Andieye bir işaret verdi bakışımı ondan çektim ve Andienin gittiği yere baktım toplantı masasının üstünden birden fazla fotoğraf vardı hepsini bobun önüne döktü bob içlernden bir tanesini seçip bana doğru gösterdi.

Fotoğrafta ben vardım Alexi öldürdüğüm gece ki fotoğrafımdı yüzüm çok net belliydi sinirle soludum bir adım atmıştım ki Andie sertçe iteledi.

"Sakin ol morgana merak etme eğer uslu bir kız olur dediklerimi yaparsan seni Boris veya Owenin eline vermem."dedi dudağının bir ucu yana kıvrıldı.

"Sen daha onlara haber vermeden ben seni öldürmüş olurum Bob ve kimsenin ruhu duymaz."

"Kendi silahımla beni vurmak ha,akıllıca."dedi sinirle soludum ve bu sefer daha kesin bir dille konuştum.

"Bak bob benim damarıma basarsan seni öldürürüm ve kimsenin de ruhu duymaz benim artık seninle bir bağlantım yok bunu o küçük aklına sok eğer ki bir daha beni tehdit edersen o zaman kendine saklanacak delik ara."dedim Andie sinirle omzumu tutup sıktı.

"Sen bence bizi çok hafife alıyorsun morgana şimdiye kadar babam seni büyüttü ve ona böylemi davranıyorsun."dedi alayla güldüm omzumda ki elini sertçe döndürdüm.

"Sana acıyorum Andie gerçekten zavallısın gerçek babasını bile tanımamış bir zavallı."dedim çıkışa doğru ilerledim fakat Andie kolumdan tutup beni durdurdu.

Şaşkın meraklı gözleri benim üzerimdeydi.

"Ne demek istiyorsun?"dedi andie.Bob ayağa kalktı ve yanımıza geldi.

"Hiç bir şey tatlım boş konuşuyor."dedi bob endişeyle ne diyeceğimi anlamıştı çünkü Andienin onun gerçek kızı olmadığını söyleyeceğimi düşünüyordu eğer bunu Andieye söylersem onu benden önce onun öldüreceğini biliyordu.

Bu sefer alayla gülen ben oldum.

"Artık benimle işin olmadığını düşünüyor ve defolup gidiyorum."dedim ve arkamı döndüm çıkışa doğru ilerledim bobun sesiyle durdum ve omzumun üstünden arkaya baktım.

"Morgana lütfen son bir candan sonra bir daha senle iletişim kurmayacağım, hem yüklü miktarda para öderim."dedi tamamen bedenimi arkaya döndüm.

"Kim?"dedim Boba ne kadar kızsam da tek iyi yanı bana sunduğu kurbanların benden daha kötü olmasıydı.

Mesela bir adam tanıyorum hem kumar oynuyordu hem de kızına tecavüz de bulunmuştu onu kızını dövdüğü kemerle boğmuştum.

"Bu kişiyi öldürürsen sen de biz de rahat ederiz."

"Tamam da kim Bob söylesene?"dedim, durdu derin nefes verdi ve elini beline koydu.

"Owen Robert."dedi soluklandı ve viskisinin dibini de kafasına dikti iki kaşımı da çattım.

"Neden?"

"Bize ayak bağı her şey kurcalıyor ayrıca yakın da seni de ele verir seni de araştırıyor morgana..."dedi fark etmeden tuttuğum nefesimi bıraktım.

"Benim amacım da buydu zaten ama bunu sen dediğin için değil kendi kurallarım için yapıyorum."dedim ve kapıyı açıp çıktım.

***

Anahtarımı kapının deliğine soktum ve kapıyı ittirip içeriye girdim doğruca odama geçtim ve üstüme rahat bir şeyler geçirdim sonra mutfağa geçtim ve kendime acı bir kahve yaptım.

Kahvemi alıp odama geri gittim telefonumu ekranını açık görünce elime aldım.

Üç kere owen aramıştı kahvemi çalışma masamın üstüne koydum ve tekrardan aradım tam kapanacakken açıldı o tok sesini doldurdu kulaklarımı.

"Alo morgana işin mi vardı?"dedi karşıdan kağıt hışırtıları geliyordu.

"Ah hayır telefonumun titreşimdeydi duymamışım."dedim ve çalışma masama oturdum elime bir kalem alıp döndürmeye başladım.

"Tamam sıkıntı yoksa iyi, yarın erken gel diyecektim akşam önemli bir metropol* görevimiz var."dedi kahvemden bir yudum aldım.(Açıklaması aşağıda)

"Öyle mi tamamdır."dedim veda edip kapattım uzun zamandır metropol görevlere katılmamıştım.

Kahvemin sonunu da kafama diktim ve yatağıma doğru ilerledim kafa mı yastığa koydum ve gözlerimi kapattım.

****

Kumaş pantolonumun düğmelerini kapattım ve uzun siyah paltomu üstüme geçirdim şemsiyemi de aldım ve evden çıktım binadan çıkınca şemsiyemi açtım toprak kokusunu içime çektim etrafta benden ayrı başka insanlar vardı herkes evlerine kaçıştırıyordu.

Her zaman ki gibi taksi beklemeye başladım bir kaç dakika geçmişti ki yüksek sesle korna

sesi duydum başımı sesin geldiği yöne doğru çevirdim siyah lüks bir araba önümde durdu camları siyah olduğu için gelenin kim olduğunu göremedim camları yavaşça açıldı.

Gelen Owendı arabaya doğru ilerledim ve şemsiyemi kapatıp arabanın yolcu koltuğuna oturdum.

"Günaydın Morgana."dedi owen ve arabayı çalıştırdı karakola ters bir yöne sürdü.

"Günaydın Owen nereye gidiyoruz?"dedim,owen arabanın hızını arttırdı.

"Metropol görevi için şık bir şeyler bakmaya."dedi owen , şemsiyeyi kapatıp arkaya koydum owenda ısıtıcıları açtı.

"Biraz daha aydınlat beni."dedim.

"Şunu söyleyeyim şimdiye kadar ki görmüş olduklarının en suçlusu aynı zamanda da en zengini."dedi.

Şık bir mağazanın önünde durduk kapıyı açıp indim ve owenın inmesini beklemeden mağazaya doğru ilerledim...

---------------------------------------------------------------

Umarım keyifle okumuşsunuzdur bu bölüm diğerlerine göre daha kısa olması internet bey yüzünden hem kasıyor bir gidip bir geldiği için çok bir şey yazamadım.

Metropolün anlamı da şöyle polis,asker veya dedektiflerin soylu insanları tutuklaması için balo,parti veya yemek gibi organizelere katılması onlar gibi davranmasıdır.

Bizim karakterlerimizde başka birinin kimliğiyle girecek.

Bölüm sonu

3 yorum

  • Bu kadar mükemmel yazmak zorunda mısın? Çok iyi olmuş diğer bölüme geciyorum bakalım neler olacak

    1Yanıt
  • Of çok güzeldi. Metropol görevi. Bir dahaki bölümü şöyle uzun uzun ballandıra ballandıra anlatta doyalım. Gadahsgsbs