Teğmen Almira, mezun olalı üç ay olmuştu.
Artık üniforması bir okul rütbesi değil, doğrudan sorumluluktu.
Kara Harp’ten çıkarken gururla taktığı apoletler, şimdi gece yarıları omzunda ter içinde sallanıyordu.
Görev yeri: Şırnak – Sırın Karakolu.
Sınır hattına yalnızca 2.3 km mesafede.
Tam anlamıyla, vatanın damar ucu.
Her sabah 04.45’te uyanıyor, her öğlen sıcak yemek diye konserve yiyor, her gece de…
"Gölge⁰1vs5⁰" nickiyle o lanet oyuna girip, istihbarat topluyordu.
Ama artık işler farklıydı.
Eskiden öğrenci iken “Belki biri duyar..." umuduyla kayıt yapıyordu…
Şimdi KOM ve Jandarma İstihbarat ile ortak çalışıyordu.
Ve ellerinde kesin bilgi vardı:
“PKK bağlantılı bölücüler, oyun üzerinden saldırı koordinasyonu yapıyorlardı.Kod isim: Kaptan. Paket: Cephane. Liman: İniş noktası.”
O gece de yine kulaklığını taktı.
Lobide tanıdık nick’ler dönüyordu. Ama biri vardı ki, kalbini istemsiz sıkıştırdı:
“YÜZBAŞI-Tulpar”
“Allah kahretsin...” dedi kendi kendine.
“Yüzbaşı Tulpar Alp... gene burda. N’oldu, dağda drone mu kalmadı da gene oyuna geldin?”
Oyuna girdi.
Takım: 5 kişi.
Bir tanesi can dostu Elif ,bir tanesi kendini oyun oynayınca Yüzbaşı sanan bir dangalak ve ikisi terör şüphelileri.
Konuşmalar başlayınca Almira anladı ,bu gecede uyku haramdı.
“Yarın 7/24... Kaptan geliyor...”
“Düşman takım batıdan geçecek, tepeden izleyen var mı?”
"Biz tepedeyiz arkamızı korusan yeter YÜZBAŞI."dedi Elif Teğmen.
"Tamam arka bende rahat olun."
O anda Almira'nın günlerdir aynı lobiye denk geldiği Yüzbaşı nickli botun telefonunu dürüp limon sıkıp münasip bir yerinden yediresi geldi.
Mikrofonu açtı:
“Yüzbaşı,sen oyun oynuyorum derken barbie giydirmece oynuyorsun herhalde arkamızı kolla dedik amına koyım çok sağol Allah razı olsun ne güzel cover alıyorsun bizi etrafta gezerken!"
Sessizlik.
Sonra "YÜZBAŞI-TULPAR" konuştu:
“Sakin ol ‘GÖLGE⁰1VS5⁰' Biz burda oyun oynuyoruz. Gerçek dünyadan kopma,kendini fazla kaptırıyorsun oyuna kızım.”
Almira tısladı:
“Senin gerçek dünya dediğin yerde insanlar ölüyor yüzbaşı.Ayrıca kızım dediğin bu kız senin 36,5 kırmızı ojeli ayaklarından daha sağlam yere basıyor bilmem anlatabildim mi bakkal diplomalı yüzbaşı seni!"
Yüzbaşı Tulpar Alp bir an sustu.
Sonra öyle bir tekmil verdi ki, Almira'nın içinde tuttuğu nefes gırtlağında düğüm oldu:
> “T.C. Kara Kuvvetleri Komutanlığı – 5. Komando Tugayı, 3. Tabur, 2. Bölük, Yüzbaşı Baran Alp. Görev yetkili!”
Terörist hesaplardan ikisi anında lobiden çıktı.
Almira yumruğunu masaya vurdu:
> “Ya siktir git ya! Aylardır uğraşıyorum, tek ‘yüzbaşıyım’ deyişinle adamlar kaçıyor! Bir de artist gibi tekmil veriyor şerefsiz...”
Elif hemen mesaj attı:
> “Bariz karizmatik çıtır bomba.Ciddi söylüyorum, sesine rütbe takasım geldi.”
Almira küplere bindi: “Rütbe mi? Ben burada 3 aydır toprağa gömülüyüm, sen hâlâ sapıklık peşindesin Elif.”
Lobi kapandı.
Yüzbaşı Alp oyundan çıkmadan önce bir cümle bıraktı:
“Oyunda iyi oynuyorsun. Gerçekte de iyisindir umarım obez hanımefendiciğim.”
Almira dişlerini sıktı.
"Sizi burada görmek ne güzel değil yüzbaşım,Allah size sınır teli sivriliğinde çene vermiş maşallah ! Naparsınız Allahın sevmediği kuluyuz boyna sınıyor beni de napsın?"
Yüzbaşı Alp güldü, karşısındaki hanımefendi oyunu çok ciddiye alıyordu belli ki.Kendini gerçek bir asker sanıyordu oyunu oynarken.Her defasında takıma verdiği sert emirler,ölünce ettiği küfürler...Kendiside bazen öyleydi ama bu hanımefendi fazla abartıyordu oyunu.Aylardır verdiğim emek çöp oldu demişti sadece bir oyunu kaybedince.Haliyle oyunu ciddiye alan ve bu kadar iyi oyun oynayan ,sinir bozucu bu kadını koltuğundan hiç kalkmıyan obez biri olmadan hayal edemiyordu.Özellikle o kadınında asker olabileceğini hiç düşünememişti.
--
Almira karakolun arka duvarında sigara içen nöbetçiye söyleniyordu:
>“Yemin ediyorum... Allah bana sabır veriyor, sabır veriyor, sonra bir tane yüzbaşı gönderiyor ki sabrımı sınasın.”
Gerçekten uzak, ama kalbinde kalan bir soru vardı:
“Tulpar Alp düşman mı, kader mi?”
---