İçeriğe geç

D.İ.P

Bölüm 8 · 5 dk okuma

D.İ.P

Bölüm 8

Mahallenin Gül'ü

Tam o sırada dükkânın kapısı hafifçe açıldı.

İçeriye adım atan kişi orta yaşlı, zarif bir kadındı; gözlerinde hem sıcaklık hem de dikkat vardı.

"Yakışıklım, günaydın" dedi, yarı şaka yarı samimiyetle.

Elinde bir kase ve içinde pofuduk poğaçaları vardı. Dudağındaki kırmızı ruj onu beş metre öteden bile fark ettiriyordu. Fırfırlı eteği ve siyah bluzunun uyumu onu sarıyordu. Her yeri takı ile dolu saçları dümdüzdü.

Aras bakmamaya çalıştı ve kafası yere eğik bir şekilde durdu.

"Oo kimler gelmiş Gülnur'um gelmiş" elinden kaseyi alıp poğaçadan bir ısırık aldı.

Gülnur mahallenin en eskilerindendi. Küçüklüğünden beri Aras ve Barışı hatta diğerleriyle büyümüştü.

Güzelliği herkesin dilindeydi. Mahalledeki teyzelerin hepsi sıraya girmişti resmen oğullarına almak için onu. O ise sadece Arası beklerdi. Mahalledeki herkes ona , o Arasa hayrandı.

Aras ama ona hep kardeşi gözüyle baktığı için ona karşı hep mesafeli olmuştu ama Gülnur bu tavır karşısında bile geri adım atmamıştı. Belki bir gün derdi hep .

Gülnur baştan aşağı süzdü Defneyi.

"Hayırdır yolunu mu kaybettin de buraya geldin gülüm sen , kimlerdensin, yeni mi taşındın bu mahalleye"

"A yok hayır Defne ben " elini uzattı . Gülnur ise biraz durdu yalandan tutar gibi yaptı

"Buraya taşınmadım, arabam bozuldu dün gece de Aras sağ olsun yardım etti."

"Aras hee, vay be pek bir samimi olmuşsunuz hemen de Arasla"

"Nasıl anlamadım " diyerek baktı Defne sadece

Aras ve Barış ortamın gerildiğini anladı birden. Barış araya girdi hemen

"Ablam ister misin çay dökeyim bir bardak sana da "

"Olur olur içelim bakalım "

"Eeee anlat bakalım sen naparsan ne edersin kimlerdensin"

"Defne Saydın ben işte daha yeni avukatlığa adım attım, şuan babamın holdinngteki davalarına bakıyorum . İleri de kendi ofisimi açacağım inşallah.

Aras, Defne’nin soyadını ve mesleğini duyunca şaşkın bir ifadeye büründü. Hiç beklemiyordu avukat olmasını. Daha doğrusu, babası onu el üstünde tutarken böylesi bir bağımsızlık ve profesyonellik beklemiyordu. Gözleri hafifçe büyüdü, sessizce Defne’ye bakakaldı.

"Kaç yaşındasın be sen küçücük duruyorsun"

Defne bu tavır karşısınla biraz sinirlendi ama belli etmedi .

"Herkes öyle diyor nedense yaşımı bek belli etmiyorum sanırım , yirmi beş yaşındayım ayrıca ."

"Çok da büyük değilmişsin bak" gözlerini devirdi birden Gülnur

Aras ve Barış da birbiriyle paslaşan iki tenisçi izler gibi izliyorlardı sadece

"Sen " dedi sakin bir tonla Defne " sen benden büyük duruyorsun biraz otuz beş var mısın"

"Yuh " diye yükseldi birden Gülnur " yok elli, kız kör müsün nasıl çıtırım ben ne otuz beşi , yirmi yedi yaşındayım.

"A çok pardon tahmin konusunda pek iyi değilim de " diye hafif bir tebessüm etti Defne.

Gülnur çok uzatmadı ama gerilmişti biraz.

"Sen napıyorsun bakalım Aras sesini çıkmıyor." diye omuzuyla hafifçe ittirdi Arası

"Hiç sohbetinizi bölmeyeyim dedim"

"Ellerimle poğaça yaptım sana bak kokusu gelmiştir sana da getirdim" diyerek hafifi hafif yaklaştı ona .

Defne sadece izliyor ve bu ikili arasında olan durumu anlamaya çalışıyordu . Gülnur'un bakışlarında Arasa karşı bir sıcaklık hissediyordu nedense bu durum birden hoşuna gitmedi.

"Sen ne işle uğraşıyorsun peki Gülnur " diye girdi tekrar lafa

"Ben dansçıyım, yani dansözüm . Mahallede öze günlerde dans ederim, onun dışında iki sokak aşağıda meyhane de çalışıyorum.

"Gülnur'un eline su dökemez kimse bu işte" kenardan tabure çekip oturdu Barış ve devam etti

"Harikadır harika"

"Ne güzel, zor iştir ya ben pek anlamam daha doğrusu yapamam yani şahsen. Eğitim falan aldın mı , kursa falan gittin mi bunun için nasıl yaptın.

Gülnur bir anda kahkaha attı. Defne sorduğu soru çok komik bir şeymiş gibi tepki alınca garipsedi ve baktı sadece

"Ne diyor bu kız be , uzaylı mısın kız sen bunun eğitimi mi olur " Arasın omzuna vurarak dedi bunları ve gülmeye de devam ediyordu.

Ayağa kalktı birden Gülnur.

"Doğuştan gelir bu yetenek , duyarsın müziği kıvırtırsın gerdanını bak böyle " diyerek bir kaç hareket gösterdi.

Aras sadece Defneye bakıyordu. Defne bunun farkındaydı ama oralı olmadı çünkü bu sohbet ve konuşma tavrı ona göre değildi. Bardağını kenara koydu ve ayağa kalktı.

"Ben artık kalkayım teşekkür ederim tekrar çay için de "

Barış girdi araya "nereye be oturuyoruz işte hem akşam Aras falan yemek yeriz mahallemizi de iyice tanıtırız değil mi kardeşim " gözüyle evet de işareti yaptı Arasa

Aras bir anda afalladı , durumu toparladı sonra

"Evet sende istersen"

Defne normal bir ifadeyle baktı Arasa

"Başka zaman olur belki, kolay gelsin size diye kapıya doğru yöneldi.

Aras peşinden gitti ve bir anda Defnenin kapısını açtı istemsizce

"Buyur "

"Teşekkür ederim ve tekrar özür dilerim babam için amacı her ne ise düşünme unut hatta " dedi hafif tebessümle

"Sorun yok, sende dert etme"

Uzun süre sessizce bakıştılar. Kimseden çıt çıkmadı, sessizliği Defne bozdu

"Ben artık gideyim"

"Tekrar gelirsen eğer görüşürüz."

"Belki"

Aras, bu “belki”ye takılıp kaldı; içten içe biraz morali bozulmuştu ama yüzüne yansıtmamaya çalışıyordu. Gözleri bir an Defne’de takılı kaldı, sonra derin bir nefes aldı.

"Tamam, görüşürüz" dedi sessizce, sesi biraz daha düşük, kendi kendine toparlamaya çalışır gibi.

Defne hafif tebessümle başını salladı ve kapıya yöneldi, farkında olmadan Aras’ın kısa süreliğine de olsa dalgın bir hâle girdiğini gözlemledi. Defne arabasını son sürat hızlıca sürüp çıktı mahalleden

Aras, kapı kapandıktan sonra hafifçe omzunu sıvadı ama bir anlığına durdu, Defne’nin arkadan bıraktığı hafif tebessüm aklında yankılandı. Kafasında düşünceler dolandı.

"Neden böyle etkiledi beni bu kadar sadece ‘belki’ dedi, ama sanki bütün dengemi bozdu"

İçten içe rahatsızdı o "belki" kelimesi, hafif bir mesafe ve belirsizlik barındırıyordu. Her zamanki soğukkanlı ve kontrollü tavrının içinde küçük bir çatlak oluşmuş gibiydi. Ama dışarıya yansıtmadı.

Defne, Aras’ın bir an durakladığını fark etti ama ne düşündüğünü anlayamadı. Sadece kısa süreli bir dalgınlık gördü içinden

"Galiba biraz morali bozulmuş, ama belli etmiyor" diye geçirdi. Hafif tebessümüyle kendini toparlayıp kapıyı kapattı.

Aras arkasından sessizce bakakaldı. İçinde tuhaf bir sıcaklık ve rahatsızlık karışımı vardı tanıdığı duygular değildi. Sonra derin bir nefes aldı, kafasını salladı ve kendini toparlamaya çalıştı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.