İçeriğe geç

D.İ.P

Bölüm 6 · 4 dk okuma

D.İ.P

Bölüm 6

İLK TEMAS

Aras ,Faruğa sepeti verdi hızlıca çık ne olur ne olmaz diye gönderdi.

Tam o sırada saatine baktı. Sekize beş vardı. Lavaboya gitti. Yüzünü yıkadı. Sakallarına baktı yine. Elini çenesinde gezdirdi. Barış kapıdan seslendi.

"Traş mı olacaksın yoksa mafya karizması mı yapıyorsun"

Aras bu sefer paspas atmadı. Sadece aynaya bakıp mırıldandı..

"Bu iş sandığımızdan büyükse ona bulaşmadan bitmeli."

Barış ciddi bir sesle sordu.

"Peki ya o sana bulaşırsa"

Aras aynadan kendi gözlerine baktı. Tam o anda dükkânın önünde bir araç durdu. Önden dört kişi geldi takım elbiseli hiç konuşmadan durdular .

İkisi de dikkatlice onları izliyordu . Sonra arkadan bir kadın geldi. Defneydi bu .

Saçları dün geceki gibi dalgalı ve upuzundu. Kızılın farklı bir tonuydu sanki saç rengi. Üzerini vücudunu saran siyah elbise onu kusursuz gösteriyordu. Parfüm kokusu bir anda dükkanı çiçek bahçesine çevirmişti resmen.

"Günaydın."

Aras tezgâhın arkasından çıktı.

"Günaydın."

Defne etrafa baktı. Yağ kokusu, asılı anahtarlar, yarım kalmış bir motor. Sonra bakışları Aras’ta durdu.

"Arabam burada değil mi"

"Burada"dedi Aras.

"Çekici gelmedi mi hâlâ" diye sordu Defne.

"Gelmedi, gerek de kalmadı aslında hallettik arabanı"

Defne hafifçe iç çekti.

"Yaptın mı sahiden " diyerek baktı şaşkınlıkla

"Evet" dedi sakin bir tonla Aras

"Teşekkür ederim, sürekli sana borçlanıyorum Aras"

İsmini ondan duymak bir garip hissettirmiş olacak ki birden kalbi hızlandı. Terler gibi oldu sonra çeki düzen verdi kendine.

Aras cebinden anahtarı çıkarıp avucunda çevirdi. "Emanetin burda"

Defne anahtara baktı, sonra Aras’a. "Geceni mahvettim zaten çok uğraştın mı"

Aras omuz silkti. "Dükkâna gelen araç kapının önünde kalmaz"

Barış elini bezle silerek yanlarına geldi. Gülerek elini uzattı.

"Barış ben" dedi. "Aras’ın çok çok yakın arkadaşıyım hatta kardeşi diyelim."

Defne gülümseyerek elini sıktı. "Memnun oldum Defne bende"

Barış şakayla karışık Aras’ın koluna girdi. "Bizimki biraz suratsızdır bakma sen ona "

Aras hafifçe öksürdü. "Barış"

Kolunu yavaşça çekti.

"Sus"

Barış kahkaha attı. "Tamam sustum"

Defne bu hâllerini izlerken yüzü yumuşadı.

"Güzelmiş burası ,malum dün gece ki tatsız olaydan sonra pek dikkat edemedim açıkçası "

"Geldi geçti sen iyisin ya sorun yok" diyerek baktı gözlerine.

Defne de uzun uzun baktı sonra ona. Barış çaydanlığı kontrol etti.

"Çay var sıcak sıcak içer misin"

Defne Aras’a baktı.

Aras başını hafifçe eğdi.

"İstersen"

"İsterim" dedi Defne.

Barış arkaya doğru yürürken mırıldandı.

"Sabah sabah mis gibi oldu dükkân"

Aras duydu ama ses etmedi. Defne tezgâhın kenarına yaslandı.

"Beni tanımıyorsunuz" dedi birden.

Aras sakin bir tonla karşılık verdi.

"Gerek var mı"

"Belki vardır"

"Dün gece çok korktum evet ama çıtkırıldım biri değilim"

Defne bakışlarını ondan ayırmadı.

"Zayıf değilim yani"

"Öyle görünmüyorsun zaten."

Barış çayları getirdi.

"Buyurun hanımefendi"

Defne hafifçe gülümsedi.

"Hanımefendi demeyin. Defne deyin."

Barış hemen Aras’a baktı.

“Duydun mu abi"

Aras sert bir bakış attı. Defne fincanı aldı, bir yudum içti.

"Buraya tekrar gelebilir miyim"diye sordu.

Aras kısa bir an durdu. Defne gözlerini hafifçe kıstı.

"Arabanı tamir ettirmek içinse elbette."

Barış sessizce arkasını döndü, işi varmış gibi davrandı. Aras’ın sesi bu kez daha düşüktü.

"O zaman gelebilirsin"

Defne’nin dudak kenarı yavaşça yukarı kıvrıldı.

"Anlaştık"

Dışarıda sabah hareketlenmeye başlamıştı. Ama dükkânın içinde zaman biraz yavaşlamış gibiydi. Çaylar bitince Defne fincanı yavaşça tezgâha bıraktı.

"Arabayı alayım o zaman" dedi.

Aras başıyla kapıyı işaret etti "getiriyorum"

Dışarı çıktı. Kısa bir süre sonra Defne’nin arabasını dükkânın önüne çekti. Motoru durdurdu, indi ve anahtarı uzattı. Defne anahtarı alırken parmakları yine hafifçe değdi onunkine.

"Gerçekten teşekkür ederim.” dedi bu kez daha net bir sesle.

Tam o sırada siyah araçtan takım elbiseli adamlardan biri indi. Duruşu mesafeli, yüzü ifadesizdi. Kapıya kadar yaklaştı ama içeri girmedi.

"Defne Hanım" dedi saygılı ama soğuk bir tonla "işiniz bittiyse gidelim babanız bekliyor"

Dükkânın içindeki hava bir anda değişti.

Barış bakışlarını Aras’a çevirdi.

Defne’nin yüzündeki yumuşak ifade toparlandı. Gözleri yeniden kontrollü, mesafeli oldu.

“Geliyorum.” dedi adama.

Sonra Aras’a döndü.

"Çekiciyi iptal edersiniz siz o zaman boşuna buralara kadar zahmet etmesin"

"Halloldu bilin" dedi hafif gülerek .İlk defa gülümsemişti istemeden de olsa. Farkında bile değildi.

"Borcum nedir peki" diyerek çantasını eline aldı

"Ne siz bunu dediniz ne de ben bunu duydum"

"Pekala" diyerek gülümsedi

Defne derin bir nefes aldı, arabasına yöneldi. Kapıyı açmadan önce bir an durdu, arkasına baktı.

Aras hâlâ olduğu yerdeydi.

Motor çalıştı.

Siyah araç öne geçti, Defne arkasından çıktı. Sokaktan yavaşça uzaklaştılar.

Barış içeri doğru iki adım atıp Aras’ın yanına geldi.

"Babanız bekliyor ha" diye mırıldandı.

Aras gözünü yoldan ayırmadı.

"Demek ki gerçekten başka bir dünyadan"

Barış hafifçe dirseğiyle dürttü. "Seninki de kolay dünya değil"

Aras derin bir nefes aldı.

"Onunki dünyası bizim dünya gibi pis değil"

"Bilemezsin kardeşim sadece adını biliyorsun , nasıl bir hayat yaşıyor haberin bile yok"

Aras sonunda kapıdan içeri döndü. İçeride Defneden geriye kalan kokuyu içine çekti .

"Bakalım onun hayatı bana neler getircek " diye mırıldandı kendi kendine.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.