İçeriğe geç

D.İ.P

Bölüm 10 · 5 dk okuma

D.İ.P

Bölüm 10

KARAR

Saat dokuzu birkaç dakika geçiyordu.Aras dükkânın ışıklarını kapattı.

Kepengi yarıya kadar indirip kilidi taktı.Sokak neredeyse boştu.Üçü arabaya doğru yürüdü.Aras direksiyona geçti.Fevzi Baba ön koltuğa oturdu.

Barış arkaya geçti. Arabanın içinde ağır bir sessizlik vardı. Motor çalıştı. Aras arabayı yavaşça sokağa çıkardı. Kimse konuşmuyordu. Sonunda Barış arkadan homurdandı.

"Ben size söyleyeyim bu işin sonu b*k olacak."

Aras dikiz aynasından ona baktı. Hafif sırıttı.

"Ne o korktun mu lan"

Barış hemen dikleşti.

"Sür lan arabayı. Ne korkucam oğlum."

Araba ilerlerken Fevzi Baba ceketinin iç cebine uzandı.Bir tabanca çıkardı.Sessizce şarjörü çıkardı.Yenisini taktı.Barış hemen öne eğildi.

"Hayırdır usta"

Fevzi Baba sakin sakin konuştu.

"Korkunun ecele faydası yok ama biz tedbirimizi alalım."

Aras hemen itiraz etti "baba olmaz."

Fevzi Baba ona baktı. Aras devam etti.

"O p*çin kanını elimizi mi süreceğiz"

Fevzi Baba başını iki yana salladı.

"Belki onun değil ama yanındakiler bir şey yaparsa"

Sonra camdan dışarı baktı.

"Öyle yem gibi dikilmek olmaz."

Araba birkaç dakika sonra Kenan'ın mekânının önünde durdu.

Loş ışıklı bir yerdi.Kapıda iri yarı bir adam duruyordu.Üçü arabadan indi.Adam hemen önlerine geçti.

"Niye geldiniz?"

Aras hiç durmadı " sahibinin canı dertleşmek istemiş."

Adamın gözlerinin içine baktı " biz de derdini dinleyelim dedik."

Adam birkaç saniye baktı. Sonra kapıyı açtı.

"İçeri geçin."

Üçü mekâna girdi. İçerisi sigara dumanıyla doluydu. En arka masada Kenan oturuyordu.

Yanında Aras'ın birkaç gün önce dövdüğü üç adam ayakta duruyordu.

Arasları görünce yüzlerine pis bir gülümseme yayıldı. Barış bunu gördü. Bir adım öne çıktı.

"Ne gülüyorsunuz lan?"

Üzerlerine yürür gibi yaptı.

"Bir daha gülme s*kerim seni." Üçünün de gülmesi bir anda kesildi. Kenan sandalyesine yaslandı. Sigarasını yaktı. Aras'a baktı.

"Ne o ,korktun da tek gelemedin de velini mi getirdin ödlek "

Barış hemen atılacaktı ama Aras elini kaldırdı.

Sonra Kenan'a baktı.

"Seni havanı almaya tek gelecektim"

Omuz silkti " ama onların da canı çekti."

Barış'ı ve Fevzi Baba'yı gösterdi "çorbada tuzumuz olsun dediler."

Kenan başıyla masayı gösterdi.

"Oturun."

Aras yerinden kıpırdamadı.

Gözlerini o üç adama dikti.

Sonra soğuk bir sesle konuştu.

"Ben kendine adamım diye orda burda gezinen"

Gözleri karardı.

"Hele de bir kadına el süren şerefsizlerle aynı masaya oturmam."

Bunu söylerken üçüne bakıyordu. Barış bir adım öne çıktı ve yüzlerine tükürdü. Tükürük adamların birinin ayakkabısına geldi. Mekândaki hava bir anda gerildi. Kenan masaya sertçe vurdu.

"Onlar benim adamlarım"

Gözlerini kıstı.

"Laflarına dikkat et."

Aras gülümsedi.

"Adam mı"

Başını yana eğdi.

"Adam dediğin böyle mi olur lan"

Sonra masaya doğru bir adım attı.

"Üç kişi bir kadına saldıran"

Elini masaya koydu.

"Bunlara biz mahallede başka isim takarız."

Kenan sigarasından bir nefes çekti.

"Dilini kopartırım Aras."

Aras hiç geri çekilmedi.

"Denemesi bedava."

Kenan hafifçe güldü.

"Sen hâlâ kendini mahallenin racon keseni mi sanıyorsun büyüdün de kabadayısı mı oldun mahallenin "

Aras başını salladı.

"Hayır."

Sonra ağır ağır konuştu.

"Ben sadece şunu biliyorum."

Masadaki herkes susmuştu.

"Pislik neredeyse gidip üstüne basmak lazım."

Kenan öne eğildi.

"Sen bana pislik mi diyorsun?"

"Evet ve senin üzerine basılma zamanın geldi de geçiyor"

Bir anda sandalyeler gıcırdadı.

Kenan'ın üç adamı öne doğru adım attı.

Barış hemen ceketini sıyırdı.

"Gel lan "

Fevzi Baba sakin ama sert bir sesle konuştu.

"Kimse yerinden kıpırdamasın."

Elini yavaşça ceketinin içine koymuştu.

Kenan bunu fark etti.

Gözlerini Fevzi Baba'ya çevirdi.

"Vay vay demek ihtiyar da oyunda."

Kenan o pis gülümsemesi yüzünde , sandalyede geriye yaslandı. Parmaklarıyla masaya vurdu .

"Aras, seni buraya boşuna çağırmadım."

Aras kaşlarını çattı.

"Anlat."

Kenan hafifçe öne eğildi. Sesini alçalttı. Gözlerini Aras'a dikti.

"Bu mahallede ya sen kalırsın " kısa bir duraklama oldu " ya ben"

Barış hemen güldü.

"Lan bunu söylemek için mi çağırdın."

Masaya eğildi.

"O zaman kısa keseyim."

Kenan'a parmağını uzattı.

"Sen gidiyorsun."

Mekândaki herkes nefesini tutmuştu.

Kenan'ın yüzündeki gülümseme yavaşça kayboldu.

Aras ise tek kelime söyledi.

"Kararını ver."

Kenan bir süre Aras’a baktı.

Sonra dudaklarının kenarında soğuk bir gülümseme belirdi.

"Aras"

Sigarasını kül tablasına bastırdı.

"Ya bu mahalleden leşin çıkar ," biraz öne doğru eğildi "ya da seni yaşayan bir ölü yaparım."

Mekândaki hava bir anda ağırlaştı. Barış dişlerini sıktı. Aras ise hiç kıpırdamadı. Sonra iki elini iki yana açtı.

"Buradayım."

Başını hafifçe eğdi.

"Yersen."

Gözlerini kitledi birden ona Aras

"Senin derdin mahalle falan değil ."

Kenan hemen cevap verdi.

"Ne imiş benim derdim"

Aras bir adım daha yaklaştı.

Sesini yükseltmeden konuştu ama her kelime sertti.

"Mahallenin gençlerini zehirleyip ,hayatlarını bitirmek."

Mekândaki birkaç kişi birbirine baktı.

Aras devam etti.

"Ben de yaşadığım sürece buna izin vermem."

Parmağını masaya vurdu.

"İzin verenin de biletini keserim."

Sonra parmağını Kenan’a doğrulttu "ve senin de biletini artık kesme zamanım geldi"

Üç adam sinirle öne çıktı. Aras gözlerini onlara çevirdi. Alaycı bir şekilde sordu.

"Kaç paraya satın aldı lan sizi bu köpek"

İçlerinden biri hemen diklendi "doğru konuş lan" göğsünü kabarttı "patronumuz hakkında"

Cümlesini bitiremeden Barış yanına geldi.

Elini adamın omzuna koydu. Sonra sıkmaya başladı. Adamın yüzü bir anda değişti. Barış daha da bastırdı. Adamın dizleri titremeye başladı.

"Bağırma lan," dedi Barış dişlerinin arasından.

Ama adamın canı öyle yanıyordu ki bağırdı.

"AHH"

Kenan ayağa fırladı.

"Bırak lan onu"

Diğer iki adam hareketlenmeye başladı. Tam o sırada Aras bir adım attı.

İkisinin de boğazını aynı anda yakaladı. Öyle sert sıktı ki adamlar nefessiz kaldı. Kenan’ın gözlerinin içine baktı.

"İyi dinle beni."

Adamların boğazını daha da sıktı.

"En kısa sürede" kelime kelime konuştu "buradan ayaklarını k*çına vurarak" biraz daha yaklaştı "ağlaya ağlaya gideceksin Kenan."

Sonra iki adamı bir anda boğazından tuttuğu gibi masanın üzerine doğru fırlattı. Masa devrildi tabaklar, bardaklar yere saçıldı.

Mekânda herkes ayağa kalktı. Barış Kenan’a bakarak gülümsedi.

"Bir dahaki sefere omuzlarına değil başka yerlerine sıkarım."

Fevzi Baba sakin ama sert bir bakış attı Kenan’a.

Aras son kez Kenan’a baktı "kararını ver."

"Ya sen" Kenan'ı işaret ederek ya ben" diyerek kendini gösterdi .

Sonra arkasını döndü. Barış ve Fevzi Baba da onunla birlikte kapıya yürüdü. Kapı açıldı. Gece havası içeri doldu. Üçü mekândan çıktı.

Kapı sertçe kapandı. İçeride kırık masa, yerde yatan adamlar ve dişlerini sıkan Kenan kalmıştı. Kenan yavaşça ayağa kalktı.

Gözleri öfkeyle parlıyordu.

Dudaklarının arasından tek bir cümle çıktı.

"Aras"

Masadaki kırık camı yere itti.

"Sen bunu çok pahalıya ödeyeceksin.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.