Teoman dizlerimin üzerinde uyuyordu.
Ben ise ona bakıyordum.
Saat biraz geç olmuştu.
Eve gitmem gerekiyordu.
Şimdi ise dizimdeki teomanın kafasını elimle yavaşça kaldırmıştım.
Ve yatağa bıraktım.
Neyseki uyanmadı.
Sessiz adımlarla odadan çıktım.
Kapıyı kapattığımda şebnem hanım gelmişti.
"Deniz?Teoman nerede?"
Sessizce konuşmaya başladım.
"Şey..Teoman uyudu"
"Aaa,misafir varken uyulurmu?Ben bakıyım bi."
Elimle içeriye girmemesi için 'durun'işareti yaptım.
"Ben sorun etmiyorum,bırakında uyusun biraz,hem zaten proje bitmişti.bende tamda gidiyordum"
"Gitmeden,sana birşey göstermem gerekiyor.."
"Tabii,buyrun."
Cebindeki kolyeyi çıkarttı.
Kolye 'güneş' desenliydi.
Onu görünce şok oldum çünkü aynısı bende vardı,ve kaybolmuştu..
"Bu kolyeyi Teomanın odasında buldum...belkide onun için önemli birşeydi...acaba senin olabilirmi?herkese sordum ama kimse 'benim' demedi.."
"Benimde boynumda aynı kolyeden vardı..ama kaybolmuştu...benim olabilir ama teomanda ne işi var bilmiyorum?"
"Sen al o zaman,ben teomana sonra sorarım.."
Elindeki kolyeyi bana verdi.
"Siz sormayın ben sorarım,herşey için teşekkür ederim"
"Rica ederim kızım"
(Şebo mommy iş başında🙏🏿)
Merdivenlerden inip bahçeye çıkmıştım.
Sonunda o bodrum havasını ciğerlerime kadar almıştım.
Şuanlık kolyeyi boynuma taktım ve yokuş aşağı yürümeye başladım.
Bugün oldukça yorucuydu.
Güneş batıyordu..
Denizin kenarında fotoğraf çekinmek isterdim ama
üzerimdekiler pekte uygun değildi.
Yarım saat sonra evin önünde durmuştum.
Hava ter döktürüyordu.
(Başka neler döktürcek?😉)
Kapıyı yavaşça açıp içeriye girdim.
Annemle karşılaşmayı beklemiyordum tabii.
"sen bizim başıma bela mı olacaksın?sabahtan beri nerelerdesin.
Projen bittikten sonra barlara gidip sürttünmü?"
"Teomanla proje yaparken uyumuşuz,saatin kaç olduğunu fark etmedik."
"Sen...o çocukla...uyudunuz?siz ikiniz,daha anlasamiyorsunuz,şaşırdım,ilerleme var sende"
"Anne yeter artık saçma sapan konuşma,biz arkadaşız hem senin başkalarıyla yatmadığın ne malûm?"
Elleriyle ağzımı kapatmaya çalıştı.
"Sen ne ima ediyorsun bana?bunlar basimada gelecekmiydii acaba?"Eliyle kafasını tutup odasına gitti.
Sesi geliyordu.
"Bu çocuklar beni öldürecek o olacak ölüyümde kurtulun benden"
Hızlıca odama girip kolyeyi çıkarttım.
Işıkları tam yakacakken kolyenin parladığını fark ettim.
Ama asla parlamazdı.
Boynumdan cikartip ellerime aldım.
Güneş simgesinden sarı ışık çıkıyordu..
Teomanda ne işi vardı acaba?
Hem kolyede değişmişti..
________________________
Teoman'dan
Kafamın ağrımasıyla uyanmıştım.
Yanımda Deniz yoktu şimdi ise boşluk hissi vardı...
Komodindeki fotoğrafa baktım.
Çerçeveli fotoğrafı elime aldım ve altındaki bölmenin kapağını açtım.
İçinden Denizin fotoğrafı çıktı.
Onu elime aldım,kolyeyi alacakken bulamamıştım.
Her tarafı aradım ama yoktu.
Villanın altını üstüne getirmiştim ama yoktu işte...
Deniz kızının ve benim güneşimdi o
Onlar için özel olarak yaptırmıştım.
Gelecekteki kızım ve deniz içindi...
Yatağa kafamı koyup iç çektim.
O kolyeye ihtiyacım vardı...
Anneme sormak için yataktan kalktım.
Merdivenlerden indim.
Salonda oturuyordu.
Bilgisayardan tıklama sesleri geliyordu.
"Anne?benim önemli bir eşyam kaybolmuş acaba sendemi?"sonuna kadar odamı arardı...ondan şüpheleniyordum.
"Ben görmedim"
Sonra aklına birşey gelmiş gibi devam etti.
"Ha bu arada,Güneşli bir kolye buldum..denizinmiş ona verdim."
"Anne!naptın sen of"
Koltuğa oturup başımı ellerimin arasına aldım.
"Nasıl yaparsın bunu Anne?"
"Aa oğlum neden önemli bu kolye?bana bak kızın kolyesini senmi çaldın?"
"Evet anne ben çaldım,ama geri verecektim...biraz düzelttim diyelim."
"İyi yapmışsın oğlum"
"Neyse Anne ben denize gidiyorum,biraz huzur buluyum"
"Dalgalı denizmi?yoksa hırçın denizmi?"
Onun sorduğu soruyla ikimizde gülmüştük.
"Dalgalı deniz"
"Tamam o zaman geç olmadan gel, baban yine başlar yoksa"
Kafamı sallayıp yukarıya çıktım.
Odama girdim ve dolabıma ilerledim.
Dolaptan siyah atlet ve yeşil desenli pantolonumu giydim.
Saçlarımı karıştırdım
Denizin fotoğrafını alıp odadan çıktım.
_______________________________
Deniz'den
Denizin kenarında oturuyordum.
Bu sefer pencereden kaçtım.
Annemin bağırmaları odada beni minicik yapmıştı.
Üzerime siyah bedenlik,altıma ise kot bir şort giydim..saçlarımıda açmıştım.
Şimdi ise o mis gibi deniz kokusunu burnuma doldurmuştum.
Kendime meyve suyu almıştım,onu sakince yudumluyordum.
Yanımda kumdaki ayak sesleri geldi.
Başımı o tarafa çevirip kimin geldiğine baktım.
Teoman.
Yanıma gelmişti.
Üzerindeki siyah kıyafetler ile sanki ikimizde couple olmuştuk.
Oturdu.
"Anlaşılan denizinde denize ihtiyacı varmış"
"Deniz kızıyım işte,bensiz deniz olmuyor."
"Asla"
Biraz denizi izledik.
Teomanın gözleri sürekli bana kayıyordu.
Benimkilerde ona kaymıştı.
Hemen bir soru yönelttim.
"Teoman?bugün annen bana kolye verdi.
O kolyenin sende ne işi var?"
"Bilmem,ben görmedim."
Gözlerini takip ettim.
"Yalan söylüyorsun"
"Nereden anladın?"
"Gözlerin..yalan işte"
"Tamam,pes ediyorum.sana yalan söylemek güzel değil"
"Biliyordum,anlat bakalım"
"Kolyeni aldım ama düzelttim."
Hava karanladığı için kolyem parlıyordu.
Kolyemi göstererek
"Böylemi?"
"Evet,böyle"
Kafamı salladım.
"Neden düzelttin?"
"Sana daha iyileri layıktı,bende daha iyisi olup kolyeni de daha iyisi yaptım."
Teomanın söyledikleri beyin yakıcıydı.
"Beynim yandı"
"Sonra anlarsın"diyip göz kırptı.
"Hmm,hadi gel birbirimizin fotoğrafını çekelim"dedi.
"Olurr."
İkimizde ayağa kalkıp teomanın telefonuyla fotoğraf çektik.
Hepsi birbirinden güzel olmuştu.
____________________________________
🫦selamlarr,özlemişim yazmayı PAIQHELXLJQQKPSJSJ
Şu önceki kitabım saçma oldu.
O yüzden sildim onu
Bir tane daha yazarım herhalde.
Yani...umarım Piwjwoelxnwqpkwkwpw
Çok beklettim yine valla işlerden yazamıyorum anlayın benide,bunu yazdım tarlaya gideceğiz.
Tarladan sonra 6.bölümü izleyeceğim.
Haydin güle gülee😘💕👅