Cumartesi sabahıydı,telefonum çalmasıyla irkildim.
Kafamı kaldırıp telefona baktım.
Ekranda çıkan isimle şaşırmıştım.
Teoman arıyordu.
Merak edip ses vermeden açtım.
-Alo?
Sesi odada yankılanmıstı.
1
2
3
4
5
-deniz kızı ordamısın??
Belliki önemliydi..
-evet seni dinliyorum.
-neden ses vermedin?,her neyse bugün proje için kapında bekliyor olacağım.
-projemi?
Uyku mahmurluğurluyla unutmuştum..
-unutmadığını söyle?
-tamam,hazırlanıp çıkarım.
-birşe-
Cevap vermesini beklemeden yüzüne örttüm.
Tırnaklarımı kemiriyordum.
Yüzüne kapatmamalıydım...
Amann Teoman hırtı işte...
Ben teomanımı düşünüyordum?
Tövbe tövbe?
Yüzümü soğuk suyla yıkamaya gittim.
Aynada kıpkırmızı bir deniz görmüştüm..
Kırmızılığın nedeni Teoman olamazdı...
Öyle değilmi?
Odama geçip üzerime kırmızı çizgili crop,altına mavi kot şortumu geçirip odadan çıktım.
Mutfakta annem vardı,birisiyle hararetli bi şekilde konuşuyordu.
Tam bahçeye çıkacakken.
Annem peşimden geldi telefonu kapatmış 'nereye' diye sorgulayıcı bakışlarını gönderdi.
"Proje varmış"
"Ee?"
"Ne eee?Teomanla proje ödevi yapacağız istersen gitmeyim"
Annem Teomanı duyduğu an yüzünde güller açtı..
"Ee çocuğu bekletme hadi"
"Sen ciddimisin?"
"Fazlasıyla hemde,lak lak yapmada yürü"
Beni iteleye iteleye dışarı çıkardı.
"Anne ayakkabımın eşi kaldı dur"
Ayakkabımın eşini gönderip kapıyı yüzüme kapattı.
"FessuphanAllah"
Ayakkabımı giyerken
"Oo deniz kızı nabersin bakalım?"
Cevap vermedim,sinirliydim ona
"Öpücükten sonra devreler atmış,öpücük seni bir 'Akkaya' yapmış olmalı"
Sırıtmaya başladı.
Pislik.
"Boş konuşma şu projeyi yapıp bitsin ödev"
"Tamam deniz kızı sakin ol,hadi gel sana arabamla bodrumu gezdiriyim güzellik"
Arabaya yaklaşırken 'Bodrum akşamları' şarkısı çalıyordu.
Gözlerimi devirip arabaya adımladım.
Kapıyı açacakken Teoman benden önce davranıp kapımı açmıştı.
Bu çocukta son zamanlarda bir gariplik vardı.
Hayırlısı...diye iç çektim.
_______________________________
Yol boyunca hiç konuşmamıştık.
Ve şom ağzım açıldı.
"Deniz kızı bugün hiç konuşmadın?"
"Konuşmak zorundamıydım?"
"Yani..öyle değil ama bilmem biraz tuhafsın"
"Ne güzel"
Umursamayarak kafamı cama doğru yasladım.
"Açmısın?"
"Yok"
"Beni yiyebilirsin diyecektim..ritim kaçtı"
"Teoman delirtme beni,sür şu arabayı düzgünce"
Söylediklerimi umursamadan devam etti.
"Ama ben seni öperken yemiştin demi?"
Utançtan yerin dibine girsem azdı.
Arabada aşırı derecede sıcaklık vardı.
Anlayamadığım kadar fazlaydı.
Camı açmıştım.
Sonra ona dönüp gülümsedim.
Elimi tokata hazırlamıştım.
Arabayı sağ tarafa çekti.
Ben tokatı yüzünde patlatırım sanmıştım fakat o benden önce davrandığı için elim havada asılı kaldı.
Elimi tuttuğu gibi okşamaya başladı.
"Hırçın Deniz,oldukça hırçın"
Demişti.
Arabadan inecekken göz kırptı...
___________________________________
Akkayaların evindeydik.
Kapıyı çalmış,bekliyorduk.
Teoman önümde ben arkada dikilmiştik.
Kapı açıldı.
Şebnem sümüğü çıktı.
"Oğlum hoşgeldin"
Arkasındaki beni görünce şok olmuştu.
Benim geleceğimi tahmin etmesi zordu.
"Deniz?kızım gelsene kapıda kaldın."
Söylediği cümle şaşırmıstı beni.
Belkide sandığım kadar sümük biri değildi.
"Anne,biz odadayız..proje için bize geldi..bize atıştırmalık koyarmısın?"
"Tabii oğlum,geçin siz"
Şebnem,memnun gibiydi.
___________________________
Teomanla oturmuş proje yapıyorduk.
Bitmek üzereydi..
Biraz daha yazılar yazmıştık derkennn.
Proje bitmişti.
Yorgunlukla gözlerimi kırpıstırmıstım.
Atıştırmalıklar bir yandan kağıtlar bir yandaydı.
İlk defa teomanla tartışmamıştık.
Belimi kütletmiştim.
Teoman aniden birşey söyledi.
"Deniz?şimdi sana birşey anlatacağım çünkü bu yükü taşımaktan artık bıktım."
"Dinliyorum Teoman?"
İkimizde yatağa oturmuştuk.
"Deniz,ben senin düşündüğün gibi bir hayata asla sahip olmadım..Yani evet zengindik ama bu zenginlik sevgi ile alakalı değildi.yani ben sevilmiyorum.
Anladınmı sevmiyor babam,nefret ediyor
benden sürekli şiddet uygulayıp,dolaba kapatıyor,biliyorum anlattıklarım çok saçma ama ben buyum işte,bu yüzden senin tanıdığın gibiyim işte.."
Duyduklarımla şoke olmuştum teoman söylediği sözlerin yarısında ağlamaya başlamıştı...şimdi ise gözlerinden kan ağlarmış gibi bir hali vardı.
Şiddet...
Sevilmemek...
Benim gibiydi işte.
Saçlarımdan koparan annem,şiddet uygulayan babası.
Aslında ikimizinde hikayesi aynıymış...
Duyduklarım kulaklarımda çınlama hissi bırakmıştı.
"Teoman,ağlama"dedim kısık sesle
"Deniz kızı?benden nefret ediyormusun?"
"Bu duyduklarımla biraz"
"Peki yarısındaki kin neden?"
Duygusal bir şekilde söylemişti.
Minik bir kedi yavrusu gibiydi.
"Sinirimi bozduğun için ve zorbalık yaptığın için,ama bunları şimdi konuşmayalım ben gidiyim sende biraz dinlen olurmu?"
Tam gidecekken Teoman elimden tuttu.
"Gitme deniz kızı,bu İngiliz atı'nın sana ihtiyacı var"
Sonra devam etti "deniz kızı?sadece bu seferlik saçlarımı okşarmısın?"
Cevap vermedim.
Acımıştım ona ilk defa masumdu..
Yatağın başlığına yaslandım,Teoman kafasını dizime koymuştu..
Şimdi ise onun ve benim nefes alış-verişlerim odada yankılanıyordu..
___________________________________
Hehe..
Ben yine geldim sözümü tuttum ama geç geldi üzgünüm bebişler ama fragmanda teoden sahnesi vardı...
Teoden dolap sahnesi var...😝
Çığlıklarım evi yedi neyse neyse hadi basın oylara öpüldünüz...
Kitabımı arkadaşlarına falan önermeyi unutmayın💞💋❤️🔥