- Madem ölemiyorum , kaçacağım !..
...
Sabah betim benzim atmış bir şekilde uyanmayı bende tahmin etmiyordum . Oda da ayna bile yoktu . Demek ki gözünü korkutabilmiştim . Bu iyi bir ilerleme olmalı . Aman neyse ki bir tüplü televizyona sahibim , harika (!) Harika bir zaman geçirme aktivitesi .
Odada neredeyse hiç oksijen yoktu sanki hepsi sömürülmüş gibi ... Bir hal çaresine bakınmalıydı elbet !
Hızlıca cama ilerleyerek camı açmaya çalıştım . Ah nedir bu böyle !? Sıkışmış ... Camı açmaya çalışsam da bir türlü becerememiştim . Sonra bir anda beynimin içinde sanki bir ampül yanmıştı . Kapı !?
Hızlıca kapıya ilerledim . Kapıyı açmaya çalıştığımda kilitli olduğunu fark etmem uzun sürmemişti . Demek o pislik beni bu odaya kilitlemiş ve kendimi aşağıya atma ihtimalimi de düşünüp cama da bir şeyler yapmıştı !
Kapıyı zorladıkça zorladım ama nafile , kilitli !
Bir çözüm yolu ararken çözüm bir anda önümde film şeridi gibi belirdi . Tabii ya ! Hiç kimse kapalı alan fobisine karşı gelemez , gelmemeli !
Eğer rolümü layıkıyla yerine getirirsem inanır ve beni kendi elleriyle dışarı çıkabilirdi . Ne yapabileceğimi düşünürken bir anda nefesim daralmış numarası ve beraberinde de çığlık çığlığa korkmuş efekti uygulayarak ev halkını başıma toplamaya çalıştım . Neyse ki kısa süre içerisinde kapı açılmış ve o pislik geri gelmişti ! Theo ...
- Heyy neyin var !?
Daha sonra onun bu sorusuna hala rolümü devam ettirerek klostrofobim olduğu yalanını söylemiştim . O da şüpheci görünen bakışları ile önce beni süzmüş daha sonra da çığlıklarımı yeterince dinlediğini ve buna artık kafasının dayanmadığını fark ederek odadan çıkarmıştı. Amacıma ulaşmıştım ancak dikkatli olmalıydım . Beni kolumdan sıkıca tutmuş ve balkona götürmüştü. Beraber oradaki masaya oturmuş ve birbirimize bakmaya başlamıştık . Tabii ben hala nefes alıp vermeye devam etmekteydim . Daha sonra o da bana su getirmek için ayaklanmış ve uygun anın geldiğini düşündüğüm an kaçmaya yeltenmiştim.
Tam ayaklanmış ve balkondan çıkmıştım ki Theo kapıda elinde bir su bardağı su ile belirinceye kadar ne kadar hızlı çıktıysam Az daha su dökülecekti Hatta
- Nereye böyle !? , diye sordu.
Şaşkınca suratına bakmakla yetinmiştim . Şimdi bir şeyler zırvalamazsam çakacaktı olayı .
Elindeki suyu hızlıca kaparak içtim ve sonrasında bardağı indirerek ona döndüm.
"Nerede kaldın!? Bir getiremedin ufacık suyu ."
- Kaçmaya çalışmıyordun yani ?
Şaşkınca gözlerinin içine bakarken bir yandan da kalbim hızlı hızlı atmaya başlamıştı ve hiç bir şekilde engel olamamıştım buna. Kesin anlamıştı, anlamasa bile anlayacaktı şimdi !
'' Ne ? ''
- Sanırım şu klostrofobi adını verdiğin yalanın bitti . Gel benimle !
'' Hey yalan değildi ! ''
- Çok iyi rol yapıyorsun ama biz insan üstü varlıklara sökmez maalesef .
'' İnsan üstü mü canavar mı !? ''
- Canavar olarak görüp görmemen inan hiç umurumda değil şuan , uğraştırıyorsun beni . Halbuki çok da işim var .
'' Beni burada bırak ve işine dön o halde . ''
- Sonra sen kaç ve tekrar seni eve döndürmekle uğraşayım .
'' Burası benim evim değil ! ''
- Burası senin evin ve yakında bunu kabulleneceksin !
'' Kabullenmezsem eğer !? ''
- Daha iyi bir yere taşınırız ;) Şimdi düş önüme !
Kolumdan çekiştirerek beni tekrar esir hayatı yaşadığım ve yaşamaya da devam edeceğim odaya götürdü daha doğrusu sürükledi . Sonrasında da doğruca kapıyı çarpıp çıkmıştı . En aptalca hamlesi de kapıyı kilitlememesi idi . Tam tekrar çıkacakken bir anda kapının önünde beliriverdi .
- Haklısın kilitlemeyi unutmuşum !
Daha sonrasında suratıma kapıyı vurup bir de üstüne arkamdan kilit taktı . Yine bir esir günü daha !
Kendimi duvarın birine yaslayarak yere oturdum . Nasıl kurtulup ne yapacağımı düşünüyordum ki bu düşüncelerle zamanın ne kadar hızlı geçtiğini bile anlamamıştım hatta odanın kapısı açılmış ve içeri yiyecek bile konmuş ama ruhum bile duymamıştı niyeyse .
...
Theo'nun Lena'yı ikinci kez odaya kilitlemesinin ardından Theo doğruca amcası Sam ile konuşmak için onun üst kattaki odasının yolunu tuttu . Kaldıkları bina bir apartman gibi tam 4 katlıydı ve amcası en üst katta kendi başına yaşıyordu . En alt kat bodrum katı ve onun üst katı da evin girişi yani zemin katıydı . Yatak odalarının bulunduğu ve Lena'nın esir olduğu oda da üçüncü kattaydı .
Theo olup biteni anlatıp Samden bir taktik bekleyince Sam bir şeyler düşünmeye koyuldu . En sonunda yapılabilecek bir şey bulmuştu da .
Theo bu sert tavırlarla devam ederse Lena'yı hepten kaybedecek ve güçlerine asla erişemeyecekti . Ne kadar uğraşırsa uğraşsın Lena ona yumuşamayacaktı . Bu yüzden Theo'nun kılıçlarını indirmesi gerekli ve Lena'nın ideal erkeği pozunu oynamalıydı . Lena ile samimi vakit geçirmeli Lena'yı kendisine ısıtmalıydı . En önemlisi de saf rolü yapıp kızın istediği her şeyi yapıyormuş gibi de görünmeliydi . Ve en küçük adım olarak da kapıyı kilitlememek ile başlayacaktı .
Theo Sam ile konuşmasının ardından ikinci 8zemin) katta bulunan mutfağın yolunu tuttu . Lena için bulduğu şeyleri tepsiye koyduktan sonra odanın yolunu tuttu . Tabii tepsi de ne bıçak vardı ne de cama dair herhangi bir şey .
Theo odadan içeri girince Lena'yı duvar köşesinde süklüm püklüm bir vaziyette elleriyle bacaklarını sarmış vaziyette hoşnutsuz ve kırılgan bir tavırla bulmuştu . Kız onun yüzüne bir kere bile bakmamıştı . Adeta yaşam enerjisi sömürülmüş gibi durmaktaydı . Theo boğuk bir sesle yemek getirdiğini söyleyerek tepsiyi masaya bırakmış sonrasında da odasının kapısını kapatıp kilitlemeden gitmiş idi .
...
Şaşkınca oturduğum yerden kalkarak ilerledim . Gerçekten iğrenç bir haldeydim . Tepsiye baktığımda tepsidekilerin tamamen tedbirli bir şekilde konduğunu fark ettim . İnsan üstü bir varlığı bile bu kıvama getirmişsem acaba ben insan üstü varlık olsaydım dünya sağlam kalabilir miydi diye düşünmeden edemiyorum .
Güç ... Güzel olabilirdi ama bu gücü Theo ile kazanamam . Beni güçlerini yüceltmek için bir araç görüyor ve beni kölesi olarak istiyor her halinden belli !
Yavaşça tepsiye uzandım . Canım ne kadar yemek istese de bir grevdeydim ve ağzıma bir lokma koymayacaktım .Tepsiyi oracıkta masanın üstünde bırakarak masadan uzaklaştım . Acaba kapı sürekli kilitli mi kalacaktı ?
Denemekten zarar gelmezdi ya !?
Hızla kapıya doğru ilerledim ve kolu yavaşça tuttum . Kolu indirmeye başladığımda kapı yavaşça açılmıştı . Şaşkınca kapının arasından etrafa baktım . Sessiz bir koridor ve üst katın ışığı yanık sadece . Merdivenlerden görebiliyordum . Sanırım ikisi de , Amcası ve Theo , en üst kattalardı . Kaçarsam şimdi kaçabilirdim tam şu anda !
Hızlıca ama bir o kadar da temkinli , yavaş , bir şekilde odadan çıkıp merdivenlere doğru ilerledim . Yavaşça ve nefes almamaya çalışarak merdivenleri indim . Merdivenler bitince hızlıca ana kapı olarak düşündüğüm kapının yolunu tuttum . Kapının kolundan çektim ama kapı kilitliydi . Lanet olsun !
Buraya kadar mıydı yani !? Odadan çıktım ama evden çıkamıyor muydum !?
Hızlıca başka yollar aramaya koyuldum ve karşıma en sonunda mutfaktaki bahçeye açılan cam kapı çıktı .
...