İçeriğe geç

Cursed Love

Bölüm 5 · 6 dk okuma

Cursed Love

Bölüm 5

Buluşma Tadında

Hızlıca mutfağa girip cam kapıyı denedim . Ufak bir zorlama sonucu nihayet açılmıştı . Sanırım artık özgürdüm !

Hızlıca evden çıkıp koşmaya başladım . Yokluğum dikkat çekerse anında yakalanırdım ! Çimen olduğundan hızlı ve sesiz koşabilmiştim ama betona vardığımda temkinlice ilerlemeye devam ettim . Nihayet evin sokağından çıkabilmiş ve karanlık başka bir sokağa sapmıştım . Gece yarısı çıkmak ne kadar doğruydu bilemesem de ilerlemeye devam ettim . Bu sokaklar tamamen bilmediğim sokaklardı . Neredeydim ya da hala aynı şehirde miydim !?

Yavaş yavaş ilerlerken sokağın başında bir gölge fark ettim . Yönümü değiştirsem iyi olacaktı . Doğruca diğer sokağa sapmak için yan tarafıma dönüp ilerlemeye koyuldum ama birkaç adım atamadan önümde beliren başka bir gölge ile durmak zorunda kalmıştım . Kötü insanlar mıydı oksa kötü birer canavar mı !?

Ürkekçe yüzüm gölgeye dönük geri geri yürürken bir anda kolumdan tutulup yere fırlatıldım . Bu ... Çok güçlüydü !..

Kendimi toparlamaya çalışıp doğrulurken iki vahşi canavar üstüme sessizce avına yaklaşan aslanlar gibi yavaşça gelmeye başladılar . Sanki korkutunca daha bir zevkli oluyormuş gibi ... Tek sorun korku yoktu üstümde . Belki de ölürüm yetişemez ve kurtulurum ?

Gözlerimi yummuş ve öylece bekliyordum zaten kalkabilecek durumda da değildim dünden beri aç ve susuz ...

Yerde oturmuş öylece ölümümü beklerken anormal sesler duymaya başladım ve hemen gözlerimi açtım . Yine yetişmişti , lanet olsun !

- T-Theo ...

- Gecenin lordu diyeceksin !

Bunu diyerek kendi türündeki adama saldırmış ve saniyesinde leşini çıkarmıştı . Hemen kafamı bacaklarımın arasına gömüp kulaklarımı da sesleri duymamak için kapamaya çalıştım . Zaten betim benzim atmıştı . Üstüne bir de bunlar ... Kesin kusacaktım ! Etraftaki sesler bitmiş gibiydi ama yine de gözümü açmamakta kararlıydım . Taa ki bir el önüme düşen saçları geriye savurarak yüzümü açıp çenemden tuttuğu gibi başımı kendisine bakmam için kaldırana kadar !

Gözlerimi açıp baktığımda Theo'nun beni kafasını yana yatırmış bir şekilde sırıtarak beni izlediğini fark ettim . Sonrasında da konuşmaya başlamıştı .

-Bir kan avcısından gözlerini kapayarak kaçamazsın ve benden de koşarak ...Ayrıca hiçbir kan avcısı kalbine kazık yemeden ölmez . Zayıf noktaları kalp ve boyun . Anlayacağın kaçacakken bir daha düşün başına gelecekleri ve kaçıp kaçamayacağını . Çünkü emin ol her şeyi duyuyor ve görüyorum .

Daha sonra etrafa bakınarak ayaklandı . Sonrasında da elini uzayıp tekrar konuştu .

- Madem dışarısını özledin o zaman bu gece bizim olsun .

Şaşkınca yüzüne bakmaya devam ederken çoktan beni yerden kaldırıp çekiştirmeye başlamıştı . Bu sırada yerdeki kazığı görmüş idim . Cesetlerin yanına bırakmış . Ama nasıl alabilirdim ki !? Kolundan kurtulmaya çalıştığımda durup döndü .

- Yine ne var !?

Elimde 1 saniye yaparak arkamı döndüm ve elimle ağzımı kapattım .

- Kusacağım deme !

Onaylarca kafa salladım ve uzaklaşması için işaret ettim . Biraz uzaklaşıp hala bakmaya devam ediyordu . Dönmesi gerektiğini işaret ettim ama put gibi durmuş ve bakmakla yetinmişti .

'' Rahat edemiyorum dönsen mi !? ''

En sonunda göz devirerek arkasını döndü . Nihayet artık kazığı alabilirdim . Hiç vakit kaybetmeden yerdeki kazığı alarak görünmeyecek bir şekilde sakladım . Sonrasında da bir süre oyalandıktan sonra geri dönüp yanına gittim .

- Ee ?

'' Yanlış alarmmış , ufak bir mide bulantısı .

- O zaman yola devam !

...

Biraz yürümenin ardından bir restoranın önündeydik ve şaşkınlığım hala devam ediyordu . Elindeki sivri kazık denen tahtayı iç cebine koyup kapıya yöneldi . Kapıdaki görevli giremeyeceğimizi kapatmak üzere olduklarını söyledi . Tabii Theo bunu pek umursuyor görünmüyor idi . Nazikçe adamın omzuna elini koyup şöyle söyledi :

- Bizim için bir boş yer olduğuna ben eminim . Hem fazladan para kazanacaksınız 15 dakika fazla mesai göz çıkarmaz .

Görevli '' Evet efendim ! Buyurun . '' diyerek kapıdan çekildi ve yolu gösterdi . Anlamadım hipnoz da mı edebiliyordu insanları !?

- Hadi neyi bekliyorsun gel !?

Düşüncelerimden sıyrılarak Theo'nun peşinden gittim . Bu yaptıklarına hala inanamıyordum . Beni kolumdan çekiştirip eve götürüp tekrar odaya tıkması gerektiği yerde yemeğe çıkarmıştı .

- Madem benim yemekleri sevmiyorsun o halde restorandan yeriz .

Theo bunu söyleyerek menü istedi . Gelen garson menüleri verip ortadan kaybolunca Theo menüyü alarak incelemeye başladı . Ben ise Theo'nun yüzüne bakmaktaydım . Ne yapacaktım şimdi ? Kazıklar onun gibileri öldürebiliyorsa o zaman ondan bu şekilde kurtulabilirim !?

Bu düşüncelere dalıp gitmiş iken Theo seslendi .

- Hey ne yiyorsun !? Her neyse en iyisi ben seçeyim .

Daha sonra garsonu çağırarak siparişleri verdi . İki vişne soslu bonfile . ve yemek sonrası da tatlı . Tabii sadece bir tane söylemişti . Yiyemiyor mu yoksa bana yedirmeyecek mi ? Umurumda değil açıkçası çünkü bir an önce burada işini bitirmek istiyorum !

Siparişler gelince doğruca yemeye koyuldu . Öylesine çatalla eti didip yiyormuş efekti verirken nihayet laf atabilmişti .

- Neden yemiyorsun ? Zorla mı yedirteyim !?

'' Doğru ! Bunu da yaparsın . ''

Etten birkaç parça alıp yedikten sonra ayaklandım . O kazığı nasıl saplayabilirdim ?

- Nereye ?

'' Lavabo . ''

Nihayet iznimi alabildikten sonra tuvaletin yolunu tuttum . Gerçekten o kazığı ona göstermeden nasıl çıkarıp da saplayabilirdim !? Çıkarsam bile saplayacak vaktim olmazdı ki ! biraz düşündükten sonra banyodan çıktım . Hala bir şeyler yemekle meşguldü . Anlamıyorum bu iştah nedir !? Güya kanla besleniyor !

- Nerede kaldın !?

'' Bunu da sormazsın be ! ''

- Her neyse yemeyeceksen kalkalım .

'' Sen yiyorsun ya ! ''

- Anlamadım ?

'' Benim yerime de yiyorsun ya ! Aşçılar daha da çok yapsın kurt gibi acıkmışsın ! Hayret kanla beslenene göre bu iştah hiç de fena değil ! ''

- Melez olduğumu unutuyorsun .

'' Melez ? ''

- Annem büyücü idi .

'' Ne !? ''

- Neyse detaylar önemli değil laf sokacağına bir şeyler ye . 1 dakikaya kalkıyoruz .

'' Zamanda tutuyorsun ... Harika ! ''

- Oyalanma son 47 saniye .

'' Yemeyeceğim kalkalım tokum şuan . ''

- Hiçbir şey yemedin bile .

'' Aksine bana bu kadarı yetıyor senin aksine . ''

- İyi kalk o zaman .

'' Zaten ayaktayım ! ''

- Hazırlan o halde .

'' Ne hazırlayacağım bavul mu !? Malum 2 defa üst üste kaçırıldım da toparlanmaya vakit bulamadım ! ''

- Doğru ... En iyisi senin evinden eşyalarını almak lazım .

'' Evimi biliyor musun !? ''

- Bulması zor olmasa gerek .

'' Beni de götür . ''

- Hıhı götüreyim de kaybol ortadan yine .

'' Ne olur bir kez daha göreyim onları ... ''

- Gidiyoruz hadi !

'' Lütfen ... ''

- Üsteleyip durma !

En sonunda kolumdan sıkarak beni restoranın dışına çıkardı . Biraz yürüdükten ve karanlık sokaklardan birine girdikten sonra kolumu sertçe çektim . Şimdi vakit nakitti . Ya kazığı saplayacağım ya da esir hayatına geri döneceğim !

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.