Kızın bayılma sebebi de kehanetten kaynaklanmakta idi . Küçük fani kız en güçlü varlığın yaşam enerjisiyle yoğrulmuş ve dünyaya gelmişti . Haliyle de kehanet dışı olumsuzluklar yaşandığında da iki taraf kötü bir şekilde etkilenmekteydi .
Kız erkekten ciddi anlamda nefret etti ve sonrasında da bu nefret ikisini de yaraladı .
...
- Korkma ben buradayım , yanında ; diyerek yere düşmeden kucağına almış ve doğruca yatağa götürerek kızın başını yumuşak yastıkla buluşturmuştu ve bu sözü de kızı bir nebze olsun rahatlatmış , daha az açı çekmesini sağlamıştı . Bir süre kız biraz acı çekmiş sonrasında ise sakince nefes vererek kendini uykuya teslim etmişti . Erkek uyanana kadar onun başında bekledi ve elini sürekli tuttu . Bir yandan da suçlu olduğu için özür diliyor ve kendisine lanet dilercesine sayıklıyordu .
...
Gözlerimi açtığımda yanı başımda duruyordu ve bir eli diğer elimi tutuyor aynı zamanda da nazikçe ovuyordu . Kendime gelir gelmez elimi elinden ayırmak için çekmeye kalktığımda da tutması sıkılaşmıştı . Bu inatçı tavırlarımdan sonra elimi çekmemi izin vererek elimi yumuşattı . Ben hızla elimi çektikten sonra o da yanı başıma çekip oturduğu sandalyesinden kalkarak başımda dikilmeye başladı .
- Daha iyi misin ?
'' Değilim ! Neden bayıldığımı neden sürekli acı çektiğimi anlamıyorum . ''
- Her şeyi anlatacağım ama önce yemek yemelisin .
Bunları dedikten sonra odadan çekip gitti . Yarım dakikadan da kısa bir süre içerisinde de geri gelmiş idi . Elinde bir tepsi dolusu yiyecek ve içmek için bir sürahi su ile . Tepsiyi masaya koyduktan sonra yanıma geldi ve durdu .
- Hadi gel benimle .
'' Yemeyeceğim . ''
- Pekala aç değil misin ?
'' Değilim ! ''
- Acıktığında yersin öyleyse ..
'' Lafı dolandırmayıp ne söyleyeceksen söyle hadi ! Bir an önce aileme dönmek istiyorum ben . ''
- Anlamadım ailen mi !?
'' Aynen öyle , özbeöz ailem ! ''
- Sanırım anlamadın . Burada kalacaksın , sonsuza dek !
'' Haha şaka yapıyor olmalısın doğrusu ! Sen ve ben sonsuza kadar aynı evde ! Nedenmiş o !? ''
- Siz insanlar hep böyle aptal mıydınız !?
'' Yolumdan çekil , gideceğim ! ''
- Hiçbir yere gitmiyorsun . Vee gidecek yerin olduğunu da düşünmüyorum .
'' Ne !? ''
- Hepsinin hafızası silindi . Sen ve ben karşılaşınca ... Kısacası seni kimse hatırlamıyor , hatırlamayacak !
'' Sen bunu nasıl yaparsın !? '' (Ayağa fırlayarak)
- Yaptım gitti , zor olmadı .
Dayanamayarak onu kenara ittirip masaya ilerledim . Tepside ne varsa yere bocaladıktan sonra elimde tuttuğum cam tabağını fırlattım . Tam da kafasına isabet edecek şekilde !..
...
Kafasına tabağı yedikten sonra gözleri parlamaya başlamıştı . Koyu kan rengi ... Anında yanıma ışınlanmış ve beni duvara fırlatmıştı .Gözleri gerçekten öfke hatta alev saçıyordu . Üstüme eğilerek durdu ve sonrasında da şunları söyleyerek odadan çekip gitti :
- Seni elimde tutmak benim için çok da zor olmasa gerek , sen istesen de istemesen de !..
Odayı terk ettikten sonra bir süre toparlanamamıştım ve düştüğüm yerde öylece durmuştum . Ağlamaktaydım ve gözyaşlarım bir türlü durmuyor idi . Hıçkırıklarım o kadar kuvvetliydi ki hıçkırıklar arasından zar zor nefes alıyordum . Bu hıçkırıkların arasında gözüm yerdeki parça pinçik olmuş camlara takılmıştı . Sonrasında da onun sözü odada yankılandı .
- Seni elimde tutmak benim için çok da zor olmasa gerek , sen istesen de istemesen de !..
Eğer beni canlı bulamazsa ... Elinde de tutamazdı ya !
'' Öyle olsun bakalım ... ''
Düşüncelerimin arasından sıyrılarak doğruca yerde emekleyerek ilerledim ve cam parçasına uzandım . Yaşasam ne fark ederdi ki !? Her şeyimi çoktan kaybetmiştim . Ailemi , her şeyimi elimden almıştı benim !
Yaşamak istemiyordum , artık hayır !
Gelen özgüvenle ve bir o kadar da aptallıkla kesik camı boynuma sapladım . Hayatımda hiç bu kadar canım yanmamıştı . Şu 1 saat kadar !..
Zar zor nefes alarak camı sapladığım yerden çektim . Ellerim titriyordu . Bir elim istemsizce boynuma , akan kana , gitti . Ellerimi tekrar çekip baktığımda ellerimin kan içinde olduğunu fark etmiştim . Peki ya ölmek için bu darbe yetmiş miydi , gözlerimi tekrar açtığımda görecektim . Eğer bulutların üstündeysem ölmüşümdür değil mi ?
...
İntihar girişimimden bi' 5 - 10 saniye sonra yere düşmüştüm . Zar zor nefes alıyordum . Cam parçası da tam elimin yan tarafında ben bu alet ile intihar ettim efekti verircesine duruyordu . Nefes almam zorlaşırken , kesik kesik nefes alırken , odanın kapısı bir anda açıldı .
- Ne yaptın sen !?
Hızlıca yanıma ilerleyerek başımı yukarı kaldırdı . Bir yandan da boynuma baskı uyguluyordu . Sanki çok yararı dokunacakmış gibi ...
Zar zor şu son sözlerimi söyleyerek gözlerimi büyük bir nefes vererek ümit ettiğim sonsuzluğa kapadım .
'' Senden kurtulmak için gerekeni ! ''
...
Lena'nın bayılmasının ardından Theo hızlıca kendi kanından birazcık verdi . Bu sayede Lena'yı ölümden döndürmüş ve onu kurtarmıştı . Kanından da verdikten sonra Lena'yı yerden kaldırıp yatağa taşıdı . Lena'nın intihara kalkışmasına çok şaşırmış fena etkilenmişti . Bir süre düşündükten sonra durumu anlayıp hafif çaplı sarsıntı yaşamıştı .
Lena ondan nefret ettiği için onunla kalmamak için ve en kötüsü de belki ondan ve onun gibilerden korktuğu için bu duruma kalkışmış ve her şeyden , hepsinden kurtulmak istemişti . Tabii tüm bu istekleri ter tepmiş ve gözlerini açtığında bulutlarla karşılaşamamış onun yerine yine aynı yatakta sinirli Theo ve ona tip tip , çatık kaşla , bakan yüzüyle karşılaşmıştı .
- Nasıl yaparsın bunu !?
Lena sessiz kalmıştı .
- Eğer ... Eğer aynı şeyi tekrarlar ve kendini öldürmeye çalışırsan yeminim olsun ki seni de benim gibi bir canavara çeviririm hiç acımadan ! Ve emin ol sonsuza dek bu surata bakmak , benimle yaşamaya mahkum olursun . Sürekli ölmek istersin ama sadece canın yanar ve hep ölümden dönüp bu iğrenç dünyada bir kez daha gözlerini açarsın . Bitmek tükenmek bilmeyen açlık hissi seni kavurur mideni deşmek istersin ama bunu yapsan da bir faydası olmaz . Anlıyor musun beni !? Şimdi kendine zarar vermeyi bir daha dene bakalım !
Theo bunları söyledikten sonra tek bir el hareketiyle odayı eski haline döndürdü ve sonrasında da odadan çıkıp kapıyı da arkasından çarparak gitti .
Arkasında da korkmuş bir ifadeyle yastığına sarılmış bir Lena'yı bıraktı . Ne yaparsa yapsın hiçbir şey yaramıyordu ve sürekli işler ters tepiyordu . Ölmeyi bile beceremiyordu .
Tüm geceyi ağlayarak , kendine eziyet ederek geçirdi . Sonrasında gözler kendi kendine kapanmıştı zaten . Uyumadan önce aklında dolaşan son düşünce de şu olmuştu :
'' Ölemiyorum madem o zaman geriye kaçmak kalıyor . ''
...