İçeriğe geç

Cursed Love

Bölüm 2 · 5 dk okuma

Cursed Love

Bölüm 2

Kehanet

Kehanete göre bir kız çocuğu dünyaya gelecek ve kaderi onunkine bağlanacak . Erkek eğer kaderine ulaşabilirse güçlenecek . Bu onun üzerine kurulmuş bir lanet . Güçlenip dünyaya hükmetmemesi için yazılmış bir yazgı . Kız ölürse güçleri solar , kız yaşarsa ve birlik olurlarsa en güçlüsü olurlar asla başkalarıyla olamazlar asla birbirlerini sevmeden yakınlaşamazlar !

Bu onların laneti , lanetli aşkları !..

...

Gözlerimi açtım ve etrafa bakındım . Pencereden dolan sapsarı bir gün ışığı , krem renklerinde geniş bir oda ... Güneşten dolayı gözlerim kısık olsa da görüşüm tamamen engellenmemişti . Neler yaşanmıştı öyle !? Nasıl rüyamdaki kişiyle karşılaşabilirim , nasıl bu canavarlar bizim aramızda yaşarlar !? Nasıl onlar gibi bir canavar beni kurtarır !?

Başımı kaldırdığım gibi iki çift gözle karşı karşıya kaldım . Biri rüyamdaki kişi diğeri ise ondan yaşça büyük hiç tanıdık gelmeyen birisi idi .

Şaşkınca rüyamda gördüğüm kişinin yüzüne bakmaya başladım . Nasıl tanıyordum , nereden tanıyordum adını nasıl biliyordum !?

'' Sen , Theo !?. Bu nasıl mümkün olabilir !?''

-- Canın yanıyor mu ?

'' Hayır ! Kimsiniz siz , neyin nesisiniz !? ''

- Sus ! Eğer sessiz olursan belki öğrenirsin .

'' Sert olmayı hiç beceremiyorsun . ''

- Öyle mi dersin !? (Kahverengi gözlerinin yerini bordo bir renk alır iken)

Korkuyla geri çekilirken gülerek uzaklaştı . Sonrasında da yaşça büyük adam konuştu :

- Bu kadar yeter , eğlence bitti .

- Ah pekala !

- Anlat ona dışarıdayım ben .

- Hay hay , AMCA !

Amcası odadan çıkıp gitmiş ve biz de başbaşa kalmış idik . Umarım istediğim bilgilere ulaştıktan sonra buradan hemen gidebilirdim .

- Şimdi soruyorsun değil mi beni nasıl tanıdığını ve seni nereden tanıyıp adını nereden bildiğimi sevgili Lena ! Adın buydu değil mi !?

'' Nasıl bilebilirsin bunu !? ''

- Çünkü Lena ... Biz lanetlendik .

'' Haha uyduruk sözlerini dinlemeyeceğim ! İzin ver de gideyim o gördüklerim ... ''

- Öncelikle bir yere gittiğin falan yok . Sonsuza kadar burada kalacaksın . İkincisi ise ... Gördüğün şeyler buradan dışarı çıktıktan sonra başına her an gelebilecek bir şey idi . Kısacası buradan çıkarsan ölürsün !

'' Beni buraya hapsedemezsiniz , kim oluyorsunuz !? ''

- Ruhunun bağlı olduğu melez olarak !

'' Ne !? ''

- Tanıştırayım bu iki muhteşem türün karma çocuğuna çok güçlü bir kehanet ile bağlanmış bulunuyorsun . Ölürsen zayıflarım yaşarsan sonsuza dek hükmedebilirim . Doğum sebebin işte tam olarak bu .

'' İnanmıyorum . ''

- Açıkçası umurumda değil inanman ya da inanmaman , her türlü burada kalıyorsun ! ''

'' Hey ! Nereye gidiyorsun !? ''

- Soruları burada maalesef biz soruyoruz .

'' Kapa çeneni ! Hakkım bu benim . Ya salarsın ya da bıkarsın umurumda olmaz ! ''

Theo sinirle yaklaşarak durdu .

- Sözlerimi dinleyecek ve ne dersem yapacaksın en önemlisi de soru sormayacaksın ! Şimdi gidiyorum ve sen de burada kalıp beni bekliyorsun . ( Bordo gözleriyle hipnoz edercesine)

'' T-tamam ... ''

- Harika !

Theo çıkarak gitmiş ve ben de odada bir başıma kalmıştım . Şaşkınca etrafıma bakmaya başladım . Az önce tam olarak ne olmuştu ve Theo nereye gitmişti ? Benim ona daha söyleyecek şeylerim vardı ama buradan çıkamayacağımı hissediyordum ve yataktan bir saniye bile kıpırdayamıyordum .

...

Yatakta dönüp dururken nihayet sıkılarak kalktım . Odadan çıkamadığıma göre en azından cama çıkabilmeliydim değil mi ? Cama çıkarak etrafa bakınmaya başladım , nerede olduğumu anlamaya çalıştım . Neden bu kadar sakindim ve neden buradan kurtulmak için bir şeyler yapmıyordum , yapamıyordum !?

Camdan dışarı çıkarken kapı açıldı ve tüm dikkatim kapıya yöneldi . Gelen Theo'dan başkası değildi .

- Ne yapıyorsun orada !?

'' Bilmiyorum . ''

- Umurumda değil , gerçekleri öğrenmek için can atıyordun değil mi ? İşte sana gerçekler !

...

Kan avcıları ve büyücülerin hüküm sürdüğü bu insanlarla dolu dünyada bir melez dünyaya geldi . Yasak aşkın izleri bebekte hüküm sürmekteydi . Ailesi de bunun olacağını biliyordu . Bu bebek bu dünyaya ait değildi . Elbet ona zarar vermek isteyenler olacaktı ama buna engel olmalıydılar . Onu koruyup kollamalıydılar . Kendi yaptıkları bu kötü ve büyük hatayı bu masum bebek ödeyemezdi ödememeliydi . Herkesten ve her şeyden gizli onu kaçırıp uzak diyarda onlara yardımcı olacağını düşündükleri aile üyesinin yanına taşındılar . Bebek hızlı büyüyordu . Doğaüstüler alemine musallat olacağı her halinden belliydi . Musallat olacağı ve onları yöneteceği , en büyük güç olarak herkesin önünde diz çökeceği kişi !..

Ama işler yolunda gitmemişti . Ailenin hala kendilerine göre küçük gördüğü bebekleri lanetlenmişti . Aile katledilmiş ve bebeğe de lanet bulaşmıştı . Yazgısı da böylelikle belirlenmiş olmuştu . Ne zaman dünyaya hakim olacak güce eriştiğinde lanet kendini gösterecek ve güçten düşecekti , çökecekti . Bu onun en büyük düşüşü olacaktı . Tabii ona kendisini adayan ve bu görev için doğan ruhunun bir parçasından yaratılan ruh eşini bulmadığı bulup da ona bağlanmadığı sürece !..

...

- İşte tüm gerçekler bu . Aynı anda aynı rüyadan uyanınca yazgımız başladı .

'' Sus duymak istemiyorum sus ! ''

- Kaçışın yok Lena !

'' Senden , sizden bütün ırkınızdan ; her ne iseniz artık , nefret ediyorum ! ''

Bu sözlerimden hemen sonra bir anda başıma ve kalbime giren acı bir ağrı ile tüm dengemi kaybettim . Ayaklarımın artık yere bastığını da hissetmiyordum . Gözlerimi ise başımdaki keskin ağrı sebebiyle açamıyordum . Bir an için ölecek gibi hissetmiştim . Şimdi bu kadar korktuysam nasıl yaşayacaktım , nasıl hayatta kalacaktım !?

...

Gözlerim kararır kararmaz duyduğum ilk ve son şey şu olmuş idi , tıpkı rüyamda olduğu gibi ; geleceğin habercisi geleceği gösteren kahin rüyam !..

- Korkma ben buradayım , yanında !..

...

Ne gözlerimi açabiliyordum ne de bir tepki verebiliyordum . Tüm bedenimin kontrolü ele geçirilmiş gibi hissediyordum .Hislerim körelmiş dış dünyada ne olup bittiğini zar zor algılıyordum . Tek bir gerçeklik vardı ki o da şuan benimle oluşuydu . Titreyen elimi elleri arasına almıştı geçeceğini söylüyor ve özür diliyordu . Duyduğum son sözlerle dış dünyayla bağlantım tamamen kesildi ve görme yetimle birlikte hislerim de yok olup gitti .

Hiç uyanamayacağım bir uykuya mı yatmıştım yoksa daha her şey tüm acılarım yeni mi başlıyordu ?

Her şey uyanıp uyanmamama bağlıydı .

Peki ya uyanacak mıydım , uyanabilecek miydim !? En önemlisi de eğer uyanacaksam bunu nasıl yapacaktım !?.

Tek bildiğim her şeyin değişmiş olduğu ve asla normale dönmeyecek oluşuydu !..

...

Bölüm sonu

1 yorum

  • Değerlendirmelerinizi/yorumlarınızı bekliyorum:)