İçeriğe geç

Cursed Love

Bölüm 10 · 5 dk okuma

Cursed Love

Bölüm 10

Yasaklı Bölge

Okumaya devam ettiğimde işler daha da anlaşılır hal almaya başlamıştı . Tam 4.5 günümü bu kitaba verdikten sonra nihayet bir şeyler anlamaya başlayabilmiştim .

Laneti yazan kişi bu sonsuzluk cadısının ta kendisi idi . Lanetin amacı dengeyi sağlayabilmek ve kendisinden daha güçlü biri olmamasını sağlamak . Tabii çözümü lanetlemekte bulmuş . Lanet asla bozulamaz ve sadece çözümü için tek bir yolu var .

Kehanetin çıkış efsanesinde ise şu yazıyordu :

'' Büyücülerle kan avcılarının birlikte olması tamamen yasaktı , yasaklanmıştı . Hatta lanetliydi ! Yine de bu kanuna uymayan iki kişi oldu . Büyücü bir kadın ile kan avcısı bir adam . Bunlar ilk kan avcısı ve ikinci büyücü idi (sonsuzluk cadısının yarattığı ilk büyücü !) İkisi birliktelik yaşadı ve kadın gebe kaldı . Yasak bir ilişkiden dünyaya gelmiş olan bebek iki tarafında genlerini taşıdığından iki tarafında güçlerine egemen idi . Biraz daha büyüdüğünde yazgısı kesinleşti . Tüm dünyaya hakim olabilecek yeni bir güç dünyaya gelmişti ! Yasak bir ilişkiden olma bu bebeği durdurmak için Toprak Ana'nın mirasçısı olan sonsuzluk cadısı Toprak Ana'nın da yardımı ile güçlü bir büyü yaptı . Asla yok olamayacak ve bozulamayacak bir büyü , bir lanet !.. Cadı melez çocuğu lanetledikten sonra yapması gereken ikinci işini yapmaya başladı . Yasak ilişkiye giren iki kişiyi de cezalandırmak ! Kanuna karşı gelen iki doğaüstü de acılı bir şekilde öldü ve dünyaya gelip büyüyen tüm canlılara ibret oldu ... ''

...

'' Melez büyüyüp güçlenince ailesinin intikamını çok geçmeden aldı . Sonsuzluk cadısını kendi varlığı ile yok etti ! Sonsuzluk cadısının ona bırakmış olduğu mirası ise şu olmuştu : KEHANET ! ''

Ve yine yabancı birkaç cümle ! Kesin burada kehaneti açıklıyordu ! Son sayfayı çevirerek okumaya başlayınca taşlar nihayet yerine oturmuştu .

'' Sonsuzluk cadısının kurduğu son cümle ! '' Merak etme yüce yaratıcı gözün arkada kalmadı . O asla dünyanın dengesini bozamayacak asla üzerindeki laneti kaldıramayacak , kendi lanetini kaldırsa bile neslinin devamındaki çocuklarının ve torunlarının lanetini kaldıramayacak . Melezler her zaman lanetli doğacak ve lanetli olacak ! ''

Kitabın son paragrafına nihayet ulaşmıştım ve burada da melezden bahseden ufak bir kesit yer alıyordu . Onu da vakit kaybetmeden hızlıca okudum .

'' Yasak aşkın tohumu lanetli bir canavar . Dünyanın korkulası yüzü . Toprak Ana'nın iğrenip sırt çevirdiği !.. Sonsuzluk cadısı gibi sadece nadir bulunan bir kazık ile öldürebilirdi .Melez de onun kökünü zaten Toprak Ana'yı öldürdükten sonra kazıtmıştı . Bu sayede melez sonsuz bir hayat yaşayabilecekti . Tabii lanetli bir şekilde , ve asla mutlu olamadan ! Kendisini kendisi bile asla öldüremeyerek !.. İŞTE TARİHE KAZINDI : Dünyada gelmiş geçmiş en kudretli ve güçlü yaratık !.. ''

...

Son 3 sayfa en göz alıcı olandı . Sanki diğer sayfalarını boşuna okumuşum hatta bunu bilerek okutmuşlardı gibi hissediyordum . Gerçekten okuduğum son sayfa tüyler ürpertici idi . Biraz halimden tedirgin olmuştum doğrusu . Peki madem kehaneti öğrendim ve bozulması imkansız . Melezin de öldüğünün imkansız yazıyor ? Ben nasıl ellerinden kurtulabilirdim ki bunların !?

Şaşkınca yataktan kalkarak kitabı masaya bıraktım . Şimdi de kaçış planları mı düşünecektim tekrardan !?

Ya da bu sadece yüzeysel bir parçasıydı kehanetin . Belki de daha fazla soru sorup onları yormamam için böyle bir şey vermişlerdi . Theo da demişti ya asla öğrenemezsin diye ! Demek ki kandırıyorlardı böyle ! Neyse ki zeki davranıp işi hemen çözdüm .

Şimdiki işim kaçma planından önce cadının yazdığı kehanetin birebir aynısını bulmak olmalıydı . Depoda daha doğrusu bodrumda bir şey olmadığına göre geriye iki yer kalıyordu . Sam Amca'nın ofisi , Theo ve Sam'in kaldığı özel odaları !

İlk önce hangisinden başlamalı ? Bu kitap Sam Amca'nın ofisindeki kitaplıktan çıkmış ise orada kesinlikle bir şey bulunabilirdi . Ayrıca madem kendine ayrı bir ofisi ardı . O halde kehanetin kendi odasında hiçbir işi olamazdı ! Kesinlikle ya ofise ya da Theo'nun odasına bakmalıydım . Ama öncelik neresi olmalıydı !?

Ben kararımı verdim .

Yine Sam Amca'nın ofisinden başlayacaktım .

...

Planı yürürlüğe koymak için zamanı planlar iken odadan içeriye Theo girdi . 5 gündür gelip gelip kontrol ediyor ve sürekli elimde kitabı görüyordu . Bugün de elimde kitap görmeyince biraz şaşırdı . Nihayet bitirmiş olduğumu da anlamıştı .

- Demek nihayet bitti .Ee bari bir şeyler öğrenebildin mi !?

'' Sayılır ... ''

- Nasıl sayılır ?

'' Şimdi şöyle ... ''

Kitabı kısaca özetleyip doğru mu yalan mı anlamaya çalışarak sordum . Theo ufak bir düşünme ardından nihayet cevap verebilmişti . Anlaşılan kitaptakiler yalan değildi .

Kitaptakilerin yalan olmadığını düşünürken Theo konuşmaya devam etmişti .

- Eğer kitap içeriği yanlış ya da yalan olsaydı şuan okuyor olmazdın zaten .

'' Haklısın . ''

- Peki ya kehanet ?

'' Cadının amacını anladım ... ''

- Neymiş ?

'' Sanki bilmiyorsun !? ''

- Bir de senden duyayım diyeyim dedim .

'' Senin dünyayı yangın yerine çevirmemen için güçlerini azaltan bir büyü . ''

- LANET ! Sonsuz soyumun sonsuz laneti ! Asla bozulmayan , kırılmayan , esnemeyen ! (Gözlerinin de rengi değişmişti .)

'' Sen ... Sen bir ... ''

- Evet bir canavarım !

'' Çok güçlüsün ... En güçlüsüsün ... Ama maalesef bensiz bir hiçsin ! ''

Söylediğim şeylerle göz rengi bir anda normale dönmüştü . Yüzündeki şaşkınlık tam 1 kilometre öteden fark edilebilirdi . Demek şaşırmayı biliyordunuz .

- Her neyse ! Uyu artık geç oldu .

Şimdi acaba ağzından yanlışlıkla laf alabilir miydim acaba ?

'' Hey amcan nerede , şu kitapla işim bitti artık . ''

- Dışarıda . Bana ver geldiğinde veririm .

'' İyi o zaman çıkarken al masanın üstünde . ''

- İyi geceler .

'' Hıhı sana da . ''

Theo'nun çıkmasının ardından adımlarını dinlemeye başladım . Kapıdan çıkar çıkmaz sağa yöneldi . Merdivenlerden tarafa gitmişti . Peki ya aşağı mı inmişti yoksa yukarı mı çıkmıştı !? Şuan en önemli soru bu idi .

Amcası dışarıda iken işi şimdi halledip kehaneti okumalıydım çünkü ! Tabii bir de bulmalı !Biraz ortalığın sakinleşmesini ve tehlikenin geçmesini bekleyip odadan çıktım . Ses çıkarmadan merdivenlere doğru ilerledim . Yakalanırsam su almaya gittiğimi söylerdim nasılda .

Yavaşça ama bir o kadar da hızlıca merdivenleri inip koridorlarda ilerledim . Kısa bir temkinli yürüyüş ardından odanın önündeydim . Etrafa biraz bakındıktan sonra kapıyı yavaşça açarak arkamdan aralık bırakıp kapadım . Gerçekten kapkaranlıktı . Neyse ki pencereden ay ışığı vuruyordu ki kitaplık rafı aydınlıktı .

Tam kitaplığa ilerlemişken masada bir yazının ay ışığı altında aydınlandığını fark ettim . Gerçekten yazıları parlıyordu . Yoksa bu !?

Bu aradığım şey olabilir miydi !?

Kitaplığı es geçerek doğruca çalışma masasına doğru ilerledim ve yazıları parlayan kağıdı elime alarak ay ışığının altında okumaya başladım .

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.