İçeriğe geç

Çözemediğim Vakam

Bölüm 4 · 2 dk okuma

Çözemediğim Vakam

Bölüm 4

Katil sen misin Kadir Ala?

Salondan çıkıp hızla odama gittim ve kendimi yatağa attım. Belki yarım belki 1 saat uyumuşumdur. Sonra başımda bağıran birinin sesini duydum.

"Lan n'oluyor?"

"Kalk bakalım Berk efendi beni o süslülerle bırakıp gittin sinirliyim zaten!" Gözlerimi açtığımda mavi gözler bana bakıyordu.

"Ya hâlâ mal mal bakıyor!"

"Ne oldu Deniz ya?"

"Bak 2 gündür uyumuyorum iki uzandık hemen uyandırdın. "

"Bana ne? Kalk Kadir'i bulmuşlar gidelim."

"İnsafsız." Kalktım ve yatağın ucunda ki ayakkabılarımı giydim. Ceketimi giyip Deniz'in peşinden gittim.

Adıyla uyumluydu ismi onu yeni fark ettim.

Kapıyı kilitledikten sonra anahtarı alıp Deniz'in arabasına bindim. O kadar yoruldum ki hiç tartışacak değildim. Sıkılmıştım artık, insanlar birbirini öldürüyor. Cinayetler işleniyor, insanların kanları akıyor bense sadece bunu kimin yaptığını buluyordum. Sonra o kişi cezasını çekiyor bende başkalarının vakalarıyla ilgileniyordum. Çok sıkıcıydı.

İstiyorum ki bir kız bir de erkek çocuğum olsun, güzel bir çiflikte karımla birlikte huzurlu ve vakasız bir şekilde yaşamak. cinayet yok, kan yok.

"Hayret itiraz etmedin?" Dedi Deniz sesimi çıkarmadım. Konuşasım gelmiyordu ama söyleyecek bir şeyde bulamıyordum. Ne diyebilirim ki?

Telefonumu önüme koydum.Fırsatını bulmuşken kafamı arkaya yaslayıp gözlerimi kapattım.

Deniz

Berk hiç ısrar etmeden arabama binmiş sessizce geriye yaslanıp gözlerini kapamıştı. Yolda giderken Berk'in telefonun ekranı aydınlandı: 'Sevgilim🤍'

Demek sevgilinde vardı ha? Ne bekliyordum ki? Bir an açmayı düşündüm fakat vazgeçtim. Bana ne ya aa? Hem şimdi yanlış anlaşılır hiç uğraşamam.

Sonunda merkeze gelmiştik. Arabayı bir yere bıraktıktan sonra Berk'e döndüm.

BERK

Dürtülmemle birlikte uyandım. "Berk uyan." Yavaşça kalktım ve esnedikten sonra arabadan çıktım. Merkezdeydik. Sorgu odasına girdik. Karşımda tedirgin, sıska, siyah saçlı, kara gözlü biri vardı.

"Kadir Ala?"

"B-buyurun."

"Kadircim şimdi sorduğumuz soruları tek tek cevaplayacaksın." Dedi Deniz ve Telefonunu açtı. Göz ucuyla baktığımda ses kaydı alıyordu.

"Klasik bir soruyla başlayalım: cinayet saatinde neredeydin?" Dedim.

"Kütüphanedeydim."

"Cinayet saatini nereden biliyorsun?" Diye araya girdi Deniz.

"Her yerde konuşuluyor. Kulağıma geldi."

"Eğer katil sen çıkarsan kulağını keserim. Bakalım o sefer kulağına geliyor mu?" Dedi Deniz. Kadir'e doğru gidiyordu ki kolunu tuttum.

"Baskı yapma, ben işlerimi böyle çözmem." Deniz ters ters bakıp kenara çekildi. Dışarıdan bakan biri onun mavi gözlerine aldanıp, derin okyanusunda boğulabilirdi ama ben ona hep bir sınır çizecektim. En piskopatını bana ortak diye vermişlerdi zaten.

"Kadir Ali ile aranız nasıldı?"

"İyiydi fakat kardeşime saldırdığından beri yani dünden beri onunla konuşmuyorum."

"Kardeşine saldırdı diye ona bir şey yapmak istemedin mi? Onu öldürmek gibi mesela?" Dedi Deniz ters ters baktım sadece o ise burnunu kırıştırdı.

"Ali öyle biri değildi, ilk başta inanmamıştım. Sonra hızla kardeşimin yanına gittim. Gittiğimde zaten Görkem oradaydı ve Ali gitmişti. Evet bir an Ali'nin işini bitirmek istedim. Ama sonra.."

"Sonra?"

"Sonra Görkem benden Mihriban'ı alıp eve gitmemi istedi. Bende zorla kabul ettim. Ondan sonra eve gidip odalarımıza çekildik zaten."

O daya hızla biri daldı. "Yavuz bey bir cinayet vakası var. Hızlıca adrese gitmelisiniz." Telefonuma gelen adrese baktım. Sonra Merve'nin beni üst üste aradığını fark ettim. Biraz endişelenmiştim ama şuan vakayla ilgilenmeliydim.

Deniz'le birlikte olay yerine doğru yol aldık.

Bölüm sonu

2 yorum