Bodruma inip dolabı kenara ittik. Mükemmel bir çalışma ortamı hazırlanmıştı. Direkt masanın başına geçtik ve ilk vakayı inceledik.
"Ali Şam. 20 yaşında. Üniversite öğrencisi, tıp fakültesinde okuyor. Eski sevgilisi Mihriban Ala'dan dün gece ayrılmışlar. Sevgilisinin dediklerine göre dün akşam üzeri aşırı alkol alarak Mihriban'ın yanın gelmiş. Mihriban'in istemi dışında ona dokunmaya çalışmış. Sonrada zaten abisi mesajın görmüş ve onu alıp eve gitmiş." Mesajın ekran görüntüsünün bulunduğu kağıdı gösterdi Deniz.
"Cinayetten 1 saat önce de ailesiyle bir tartışma yaşamış."
"Neden?"
"Ailesiyle bir görüşme ayarla henüz onu söylemediler."
"Asistanın mıyım ben ya?"
"Fark ettiysen vakası beraber çözüyoruz az yardımcı ol. Neyse sıkıntı yok asistanım gelecek zaten."
Bir şey demeden telefon konuşması yapmaya gitti. Geldiğinde devam ettim.
"Abisi yani Kadir Ala, sabah kütüphaneye gitmek için evden çıkıyor-"
"-ki bu da rutinlerinde yokmuş. Cinayetin yaşandığı saatlerde kütüphanedeymiş. Ayrıca fazlasıyla sabıkalı."
"Sözümü kesme."
"Naptık sanki aa?!"
"Kadir hakkında daha fazla bilgiye ihtiyacımız var. Diğer şüpheli kim?"
"Mihriban'ın arkadaşı Görkem Sarı. Henüz ortalıkta yok."
"Cinayet aleti kalem ve keskin bir şey. Ali gözüne kalem sokularak yaralanmış. Daha sonra boğazına kesik atılmış. Bir parmağıda koparılmış. Kalemi yerinde bırakmış fakat keskin suç aleti ortalıkta yok."
"Kapı çalıyor galiba. Ben bakarım." Dedi Deniz ve yukarı çıktı. Peşinden gittim.
Ela gelmişti. "Selam patron! Sen kimsin be!" Deniz'e göz devirip içeri geçti ve boynuma atladı.
"Sizin patron-çalışan ilişkiniz baya ilerlemiş." Dedi ters ters Ela'ya bakarken.
"Biz önceden çok yakın arkadaştık şekerim. Hâlâ öyleyiz ama patron demek hoşuma gidiyor."
"Hı hı." Dedi Deniz.
"Ela bana bir görüşme ayarlayabilir misin?"
"Kiminle?"
"İlk olarak Kadir Ala ve Mihriban Ala ile sonra da Görkem Sarı ile."
"Hallettim bil!" Dedi ve yukarı çıktı.
"Nereye gidiyor o?"
"Odasına herhalde ne bileyim?"
"Bu kız bizimle mi kalacak!?"
"Ara sıra."
"Siktir!"
"Dedektifin ağzıda bozuk ha?"
"Anana sor."
Hiç bir şey demeden öylece uzaklara daldım. Koltuğa uzandım ve gözlerimi kapattım.
***
"Hey! Kalk biri geldi."
"Noluyor aq?!" Uyandığımda Deniz tepemde dikilmiş Mavi gözleriyle bana bakıyordu.
"Komşular ziyarete gelmiş yanımda gel. Ve biraz sevimli görün Karabasan gibi komşular kaçarsa şaşmam."
"Sen git bir saçını tara kızım." Ters ters baktı ve önüne döndü.
Salona girdik. İki kadın vardı.
Deniz koluma dolandı. "Bu benim kocam kızlar. Kocacım bu Zeynep yan komşumuz." Kadının elini sıktım. "Bu da diğer yan komşumuz Kübra." Onunda elini sıktım.
"Ben Yavuz. Tanıştığıma memnun oldum. Bir gün kocalarınızla tanışmak isterim." Böyle ortamlardan nefret ediyordum.
"Bizde çok memnun olduk Yavuz'cum." Zeynep çok pis bakıyordu.
"Benim içeride işlerim var siz devam edin."
"Gitme.." diye fısıldadı Deniz yalvarırcasına. Sırıtarak içeri kaçtım. Bunun bedelin ödeyecektim galiba..
