Ben Berk Yavuz Tönge, tek işim bu şehirde ki vakaları çözmek. En sonun ki vakam da şerefsiz katili kurşuna dizdiğim için silahımı ve ruhsatım 2 ay kadarlığına elimden alınmış, bana hakim olması için bir ortak tutmuşlardı. Genelde tek çalıştığım için ortakla pek anlaşacağımı zannetmiyorum.
Evet şuan onun yanına gidiyorum. Bir kafedeymiş. Kafeye girdiğimde danışmanın önünde durdum.
"Berk Yavuz Tönge."
"Buyrun Yavuz bey misafiriniz 7 numaralı masada sizi bekliyor."
"Teşekkürler." Bana Yavuz diye hitap edilirdi. Yavuz adı bana daha asil geliyordu. Yavuz asil tarafımı yansıtılan, Berk daha çok eğlenceli yanımı yansıtıyordu. İş üzerinde Yavuz'ken, tek başıma ve sevdiklerimleyken Berk'tim.
7 numaralı masaya geldiğimde bir bayan oturuyordu. Açıkçası erkek birini bekliyordum.
"Ortağım sen misin?"
"Kabus?"
"Karakan?"
"Evet. Hayal kırıklığına uğramış gibisin?"
"Erkek birini bekliyordum."
"Bende adam birini bekliyordum."
"Çok komiksin."
"Neyse kalk gidelim."
"Nereye?"
"Bize ayarlanmış eve gidelim. Sonra vakaları çözmeye başlarız."
"Tamam, karakan'cık."
Göz devirip önden gitti. Arkasında gittim. Başka bir arabaya yöneldi.
"Benim arabamla gideceğiz."
"Hayır tabii ki de benim arabamla!"
"Kızım uzatma bin hadi."
"Bir sorun mu var hanım efendi?" Dedi güvenlik.
"Evet var, bu adam beni rahatsız ediyor." Dedi ve arabaya binip gitti. Güvenlik yanıma doğru gelince ruhsatımı gösterip arabama bindim. Hızlandım ve ona yetiştim. Sonra arka arkaya adrese vardık. Güzel bir evdi. Arabadan indim. Yanına gittim.
"Anahtarı ver. Bu arada adın neydi?"
"Deniz Mihrimah." Anahtarı verdi. "Senin?"
"Berk Yavuz Tönge." Kapıyı açtım. İçeri sadeydi. Mobilyalar yerleşikti. Evi gezdikten sonra odalarımı seçtik. Sonra telefonlarımıza aynı anda e-mail gelmişti:
bodrum kattaki dolabın arkasında çalışma odanız var. Masanın üzerinde ilk göreviniz var. Sizden bir ricamda dikkat çekmemek için evli gibi davranmanız.
O da okumuş olmalı ki aynı anda kafasını kaldırıp bana baktı.
"Bende diyorum o iki kişilik oda ve yatak kimin?"
"Tabii ki beraber yatmayacağız çevredekiler öyle zannetsin yeter."
"Bende sana meraklı değilim Deniz yürü de şu şeye bakalım, vakaya."
Göz devirerek arkamdan geldi.
