İçeriğe geç

Çocukluğumun Hayali

Bölüm 8 · 5 dk okuma

Çocukluğumun Hayali

Bölüm 8

★~8~★

Selaammmm!! Bugün size acil olarak birşey söylemem gerekiyor. Şimdi bu 8 gün boyunca bence epey bir olay oldu. Ben zamanı ayarlayamadım malesef😭 o yüzden sanki Colette okula bir ay önce gelmişte o kalp sıkıntı bölümünden sonraki o diğer şeyler hep 1 ay sonrasında olmuş gibi sayın. Ayrıca Colette ve Edgar güyya çalışıyordu. Ondanda vazgeçtim. Çünkü bir yandan okul diğer yandan ikisini yapamazdım. Ayrıca dediğim gibi diğer shiplerede epey bir ağırlık vericem haberiniz olsunnn!! Şimdi bölüme geçebilirizzz iyi okumalarrr★

Sabah olunca

★~Janet'in anlatımıyla~★

Gözlerimi sıcak bir yerde açtığımda etrafıma baktım. Fang'i görünce bir anda yerimden sıçradım. Ben o korkuyla yere düştüğümde bir anda Fang'de o telaşla uyanıp konuşmaya başladı.

Fang-

Janet! İyi misin??

Janet-

İyiyim bir anda seni görünce korktum.

Fang-

Biz nasıl burda uyuya kaldık ya??

Janet-

Bilmiyorum ki, bir dakika BONNİE NEREDE?

Fang-

Hatırlamıyor musun? Onu benim odama yatırmıştım. Çoktan uyanıp Gus ile oynuyorlardır.

Janet-

Hatırladım hatırladım, gidip onlara bakalım mı?

Fang-

Bencede bakalım.

Dediğinde ikimizde balkondan çıktık. Az önceki sıcaklıktan ayrıldığım için üzgün olsamda mecburdum. Nedensizce Fang'e çok güveniyordum. Bir başka biri olsa evinde kalmazdım, odasında uyumazdım veya evinde duş almazdım. Fang sanki yıkılmış evimdeki tek sağlam odamdı.. Fang'in odasına geldiğimizde Bonnie ve Gus'ı birbirlerini gıdıklarken gördük. Bizi farketmedikleri için bizde sessizce onları dinledik.

Bonnie-

Gus duy nefes alamıyorum!(gülme sesi)

Gus-

O kelime bir kere duy değil dur. Düzgün söyle şu kelimeleri yoksa seni daha çok gıdıklarım.

Bonnie-

Ya ama duy arti-

Gus-

Sen kaşındın!

Gus gülerek daha çok Bonnie'yi gıdıklamamaya başladığında Bonnie gülmekten karnını tutuyordu. Fang daha fazla dayanamayıp Gus'a bakarak konuşmaya başladı.

Fang-

Lan durda kız iki dakika nefes alsın.

Gus-

Ya bananee dur kelimesine duy diyor ya!

Dediğinde hepimiz gülmeye başladık. Daha sonra ben Bonnie'ye bakarak konuşmaya başladım.

Janet-

Valla bana hiç öyle bakma her gün sana diyorum kelimelerin nasıl okunduğunu.

Bonnie-

Ama abla diyim dönmüyor.

Gus-

Diyim değil o dilim diceksin yaa.

Fang-

Ya benim kardeşim neden yürüyen TDK gibi??

Janet-

Benim kardeşimde tam tersi mükemmel ikili.

Dediğimde hepimiz gülmeye başladık. Daha sonra Bonnie konuşmaya başladı.

Bonnie-

Abya ben acıktım.

Gus-

Abya değil abla ve bende acıktım.

Fang-

E o zaman ne duruyoruz? Hadi hepimiz mutfağa. Kahvaltı hazırlayacağız!

Dediğinde hepimiz mutfağa kahvaltı hazırlamaya gittik.

1 Ay Sonra

★~Colette'in Anlatımıyla~★

Bu okula geleli bir ay olmuştu. Babam bana bu son bir ayda hiç bulaşmamamıştı. Ben tekrardan kendi evimde kalıyordum. Şuanda ise dersin boş olduğunu öğrenen erkeklerin uzun eşek oynayışını izliyordum.

Kısa bir hatırlatma: Burda Hayvan karakterleri ve robot karakterleri insanmış gibi düşünün ve Bir kavga olduğunda brawler hallerine dönüyorlar haberiniz olsunn★ bölüme geçebilirizz★

Draco,Fang,Edgar ve Chester eğilip tren gibi dururlarken Leon o anda en sonraki Draco'nun üstüne atladı. Hepsi bir anda yere düştüklerinde Draco bağırmaya başladı.

Draco-

Ulan eşek! Belimi kırdın lan.

Leon-

Oyunun amacı bu ben ne yapayım!

Chester-

Oyunu sakince oyna eski lerin hıncını mı alıyorsun!?

Fang-

Sen hiç konuşma ya az önce üzerime ayı gibi atlayan kimdi.

Chester-

Edgar kardeş ne diyor bu yürüyen kunfucu???

Edgar-

Cok doğru şeyler diyor valla soytarı abi.

Chester-

Soytarı kadar başına taş düşsün!

Edgar-

Amin Amin cümlemize.

Dediğinde bir anda hoca girince hepsinin yerden aniden kalkıp sıralarına geçmesi bir oldu. Bekle hocanın erkekleri sinirli bakışları ile sürerken elindeki kağıdı en ön sırada oturan Beş'ye verip dağıtmasını işaret ederken bir yandan konuşmaya başladı.

Belle-

Gençler, okulumuz bu yılda her zamanki gibi bir gezi düzenliyor. Katılma ücreti 200 lira -vay amk 200 liraya braw pass bile alınmıyor neyse-

Yarın müdürümüz Gray Bey'e iletip kendinize yer ayırtın ayrıca bu dağıttığım kağıtlarıda katılacaklar doldursun.

Dediğinde Bea'nin elindeki kağıda göz attım. Elindeki kağıda aileden birinin imzası gerekiyordu ama annem ve babam olmadığı için yine sahte annemin imzasını atacaktım. Hep öyle yapıyordum zaten, çok küçük yaşta ilkokulda böyle şeyler olduğunda annem beni takmadığından böyle şeyleri onun imzasını gizlice ezberleyip kendim hallediyordum. Sıra bizim sıraya gelince Bea elindeki kağıtlardan birini bana diğerinde Bibi'ye verip diğer sıralara dağıtmaya devam etti. Elimdeki kağıdı sıraya koyduğumda hoca çoktan derse başlamıştı. Yarım saate ders bittiğinde lavaboya gitmek için sıramdan kalktım. Sınıftan çıktığımda lavaboya doğru yürümeye başladım. Lavaboya vardığımda muslukta elimi yüzümü yıkadım. O sırada aynadan baktığımda arkamda okula ilk geldigim gün bana sanki öldürecekmiş gibi bakan o anime görünümlü kızı görünce arkama dönüp konuşmaya başladım.

Colette-

Benden ne istiyorsun?

Melodie-

Senden birşey istediğimi nereden çıkardın? Sadece tanışmak için gelmiştim.

Colette-

Ahh, kusura bakma! Okulun ilk günü bana öldürecekmiş gibi baktığın için bana düşman kesildin sandım.

Melodie-

İlk geldiğinde sana pek ısınamadım. Ayrıca siniftakilere sorabilirsin, ben yeni insanlara ve yeniliklere açık biri değilim. O yüzden yani, iyi biri olduğunu anladığım için seninle tanışmak için peşinden geldim. Ben Melodi! Geç oldu ama sınıfımıza hoşgeldin Colette.

Colette-

Tanıştığımıza memnun oldum Melodie! Umarım bu son yıl iyi geçer.

Melodie-

Umarım, neyse Draco beni kantinde bekliyor gitmem lazım. Sonra görüşürüzz!

Diyip hızlıca fırladığında o giderken arkasından baka kalmıştım. Acaba Draco ile arasında bişey olabilir mi? Çünkü 1 ay içinde onları çok kez birbirlerine bakarken görmüştüm. Bu ikisini Bibi'den öğrenebilirdim! Koşa koşa Bibi'in yanına gittiğimde bir anda birinin koluma çarpması ile dengemi kaybettim. Kafamı çevirip belime baktığımda bana tanıdık gelen o atkıları gördüm. Kafamı kaldırıp atkının sahibine baktım, Edgar'dı. Ben daha ne olduğunu anlamadan yere düşmemem için ilk geldiğim günki gibi atkısıyla belimi kavrayarak düşmemi engellemişti. Ben ona şaşkın şaşkın bakarken Edgar konuşmaya başladı.

Edgar-

Yürürken biraz daha dikkatli ol.

Colette-

Haklısın, teşekkür ederim.

Edgar-

Rica ederim, nereye gidiyorsun, ne bu telaş??

Colette-

Bibi'yi acil bulmam lazım. Nerede olduğunu biliyor musun?

Edgar-

Bende bilmiyorum ki, senin gibi bende onu arıyorum. Küpesini düşürmüş yine onu vericektim.

Colette-

Anladım iyi o zaman görüşürüz.

Diyerek tam gidecekken Edgar bileğimden tutunca ona doğru döndüm. Edgar bileğimi bırakmadan konuşmaya başladı.

Edgar-

Beraber aramaya ne dersin?

Colette-

Ee şeyy, olabilirr.

Edgar-

E hadi o zaman bi sınıfa bakalım.

Colette-

Tamamdırr!

Dediğimde Edgar elimi bırakıp önden yürümeye başladı. Onun peşinden giderken sınıfa çoktan varmıştık. Edgar sınıfın kapısından tam içeri girerken bir anda kapısında duraksadı. Sanki birşey görmüştü ve sinirlenmişti. Sinirden Edgar yumruklarını sıkarken bir erkek sesi konuşmaya başladı.

Crow-

Bir merhaba demeyecek misin eski dostum???

Hellooosssss★ evettt yeni bölümü atmış bulunmaktayım ve çok uzun sürdü çünkü okul basladiii. Aralıklarla size bölümler yetiştireceğim merak etmeyiiinnn! Seviliyorsunuz baiiiii★

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.