İçeriğe geç

Çocukluğumun Hayali

Bölüm 7 · 7 dk okuma

Çocukluğumun Hayali

Bölüm 7

★~7~★

Fang-

ONU BIRAK OROSPU COCUĞU!

Diyerek üzerimden o adamı alıp yere yatırdığında Fang adamın nefes bile almasına izin vermeden adamı yumrukluyordu. Ben kollarımı dizlerime kelepcelemiş deliler gibi ağlıyorken aklımdan az önceki anlar geçiyordu. O pislik bana dokunmuştu, o pis dudakları bedenime deymişti. Tıpkı eskiden deydiği gibi..

İlahi Bakış Açısı

Janet bir türlü sakinleşemeden deliler gibi ağlayıp üstünü kapatmaya çalışırken Fang adamı dövmeyi bırakıp Janet'e doğru döndü. Karşısında kuş gibi titreyen, kollarını kendi bedenine sarıp deliler gibi ağlayan Janet'i ilk defa böyle görmüştü. Hafifçe Janet'e yaklaştığında Janet'in omzuna dokunduğu gibi Janet'in bağırması ve kendini geriye atması bir oldu

Janet-

DOKUNMA BANA!

Janet tekrar ağlamaya devam ederken Fang onun bu halini gördükçe içi parçalanıyordu. Kahtersinki yetişememişti. Gerçektende çok büyük suçluluk duygusu Fang'in içine bürünmüştü. Sevdiği kızı koruyamamıştı..

★~Fang'in Anlatımıyla~★

Ya yetişemeseydim? Ya Janet'e daha kötü şeyler yapsalardı ne olacaktı.. Janet'e dokunduğumda bana bağırmasından anlıyordum yaşadığı korkuyu. Bir saat gibi bir süre Janet'in biraz uzağında oturup sadece onu izledim. Sesli sesli ağlayışlarını, kuş gibi titreyişlerini, elleriyle kendini korumaya almasını izledim. Bir saat sonra biraz olsun sakinleştiğinde üzerimdeki ceketi çıkardım. Ayağa kalkarak onun yanına geldiğimde Janet anlayıp bu sefer bağırmasada yine benden uzaklaştı. Ben ona elimdeki ceketi uzatarak konuşmaya başladım.

Fang-

Al ceketi, korkmana gerek yok.

Diyerek sakince beklediğimde Janet sessizce titreyen elleriyle elimdeki ceketi aldı hemen üstüne geçirdi. Bir süre sonra konuşmaya başladı.

Janet-

T-teşekkür ederim.

Fang-

Janet, o adam artık sana hiçbir sey yapamaz. Şimdi onu arkada bir tarafa atıcam sende dökülen çantanı topla tamam mı?

Janet-

Tamam.

Dediğinde Janet'in uzağına attığım adamı kolundan tutarak sürükleyerek arkalarda en dip tarafa attım. Orospu çocuğu birde içmiş belliydi. İçki kokuyordu pislik. Janet'in yanına döndüğümde Janet çoktan çantasını toplamış. Yerde oturup ağlayarak roketine bakıyordu. Yanına geldiğimde roketine bakarak konuşmaya başladım.

Fang-

Rokete bişi mi oldu?

Janet-

Kırılmış.

Fang-

Boşver yenisini alırız.

Janet-

Ama bu, annemden hatıra..

Fang-

Yaptırırız o zaman güzelim.

Janet-

Peki..

Dediğinde yürüyecek hali olmadığını anladığımda kucağıma almak istedim. Janet'in omzunu tuttuğum gibi uzaklaşınca konuşmaya başladım.

Fang-

Sakin ol, ben o adam değilim. Yürüyecek halin bile yok. İzin ver kucağıma alayım.

Janet-

Peki.

Dediğinde bir elimle bacaklarından diğer elimlede sırtını tutarak titreyen bedenini kucağıma aldım. Hızlıca oradan uzaklaştığımda kollarımda uyuya kalmıştı. Ağlamaktan kıpkırmızı olmuş gözlerine bakarken içim parçalanıyordu. Uyurken bile titriyordu. Ellerini boynuma sarmıştı. Bana güveniyordu, ama ben onun yanına yetişememiştim, kahtersinki yetişememiştim! Arabanın yanına geldiğimde şoför yanındaki koltuğun kapısını açıp onu koltuğa oturttuğumda tam ellerimi çekeceğim an elimi tutarak uykuda birşeyler mırıldandı.

Janet-

Fang, lütfen bırakma beni..

İçim parçalandı, yemin olsun içim parçalandı. Yüzündeki korku, titreyerek söylediği sözler sadece içimi parçalıyordu. Onun elini sımsıkı tutarak konuşmaya başladım.

Fang-

Merak etme güzelim, hiçbir yere gitmiyorum. Seni asla bırakmicam.

Diyerek hızlıca şoför koltuğuna bindiğimde yanda duran elini bir elimle tuttum. Diğer elimle arabayı çalıştırdığımda benim evin yolunu tuttum.

İlahi Bakış Açısı

Edgar ve Bibi'nin evinden sırayla herkes gitmişti. Geriye sadece Edgar'ın omzunda uyuyan Colette, Bibi ve Edgar kalmıştı. Bibi markete gitmek için hazırlanırken Edgar konuşmaya başladı.

Edgar-

Bibi, nereye gidiyorsun?

Bibi-

Markete gideceğim, bir isteğin var mı?

Edgar bir süre düşündü sonra aniden aklına gelen şeyle konuşmaya başladı.

Edgar-

Çikolatalı süt alır mısın?

Bibi-

Çikolatalı süt mü? İyide sen çikolatalı süt sevmezsin ki.

Edgar-

Orasını boşver, sen çikolatalı süt al bir paket yeterli.

Bibi-

Tamam o zaman ben çıkıyorum.

Edgar-

Dikkatli gitt!

Bibi-

Tamamdırrr.

Diyerek dışarı çıktığında Edgar Colette'i sakince bir eliyle bacaklarını diğer eliyle ise sırtından tutarak kucağına aldı. Onu odasına götürdüğünde çok dikkatli bir şekilde yatağına yatırdı. Nedense icinmesinden korkuyordu. Bu kıza karşı bir şeyler hatırlamaya çalışıyordu. Sanki eskiden karşılaşmış gibilerdi..

Edgar spor odasına geçtiğinde bir süre kum torbasına yumruk attı. Aklına Colette'in babası geldi daha çok yumruk attı. Nedensizce Colette'in babasına çok kızgındı. Nedenini gerçekten bilmiyordu. Galiba o kıza yaşattıkları yüzündendi. Saatlerce orada kum torbasına yumruk atarken dinlenmeden atıyordu. O kadar çok kendini kaptırmıştı ki Bibi'nin onu izlediğinin farkında bile değildi. Bir süre sonra dinlenmek için kendini yere attığında kardeşinin sesini duydu.

Bibi-

Seni hiç bu kadar hırslı görmemiştim.

Edgar-

Bendekendimi hiç böyle görmemiştim.

Bibi-

Neden bu kadar sinirlisin?

Edgar-

Bilmiyorum, ama galiba Colette'in babasının kıza yaptıklarından dolayı.

Bibi-

Bu kızda sana birini hatırlatıyor mu??

Edgar-

Evet, kim acaba?

Bibi-

Bilmiyorum, ama daha önce büyük ihtimalle karşılaştırtık.

İki kardeş artık çok geç olduğu için birbirlerine iyi geceler dileyip odalarına dinlenmeye gittiler.

"Fang'in Bakış Açısı"

Eve vardığımızda hemen arabadan inip yan koltuğu açtım. Janet'i az önceki gibi kucağıma aldığımda birşeyler mırıldandıyordu ama anlaşılmıyordu. Yolda giderken evinden Bonnie'yide almıştık. Ablası gibi oda çok uykucuydu çünkü uyuya kalmıştı. İlk Janet'i hemen eve çıkıp kendi yatağıma yatırdıktan sonra gidip Bonnie'yi kucağımda ablasının yanına yatırdım. Bugün onları evde bırakamazdım. Janet zaten iyi değildi o yüzden Bonnie'ye bakamazdı. O yüzden Bonnie kardeşim Gus ile oynarken Janet'te biraz rahat olurdu. Tam odadan gidecekken Janet uyanmış olacak ki konuşmaya başladı.

Janet-

Burası neresi?

Fang-

Benim odam.

Janet-

Neden senin yatağındayız?

Fang-

Çünkü başka bir yatak yok. Benim misafirim olduğunuz için ben koltukta sizde benim yatağımda yatacaksınız.

Janet-

Ama olmaz böyl-

Fang-

Aması falan yok, lütfen Janet sözümü dinle.

Janet-

Pekii, lavabo nerede?

Fang-

Lavabo bu odadan çıkıncaki iki oda ileride, dolaptan sana kıyafet vereyim sorun olmazsa duş al istiyorsan olur mu?

Janet-

Çok iyi olur.

Dediğinde dolabından en küçük beden olan bir eşofman ve bir tişörtü çıkardığımda Janet'e uzattım. Janet bana yorgun, kendini gülmeye zorlayarak gülümsediğinde içindeki korkuyu üzüntüyü anlıyordum. Elimden kıyafetleri alırken hâlâ elleri titriyordu. Kıyafetleri aldıktan sonra konuşma başladı.

Janet-

Fang..

Fang-

Efendim??

Janet-

Teşekür ederim..

Fang-

Ne için?

Janet-

Beni kurtardığın için.

Fang-

Rica ederim. Hadi sen git duş all birşeye ihtiyacın olursa salondayım.

Janet-

Tamamdırr.

Diyerek odadan çıktığında bir süre odada bekledim. Ondan sonra salona geçtiğimde mutfak ve salon birleşik olduğu için mutfağa girdim. Kendime kahve yaparken Gus'ın sesini duydum.

Gus-

Abii abii!

Fang-

Efendim Gus?

Gus-

Banyodan sesler geliyor sen değilsen o kişi kim?

Fang-

Janet ablan ve Bonnie evde Gus.

Gus-

Yuppiii! Bonnie neredee??

Fang-

Bonnie uyuyor, Janet ablan ise duş alıyor. Bonnie uyanınca yarın oynarsınız olur mu??

Gus-

Olur abii, iyi geceler bende uyuyayım hemen yarın olsun ve Bonnie ile oynayalımmm!

Fang-

Tamamdırr iyi gecelerrrrr.

Dediğimde Gus odasına giderken banyo kapısının açılma sesi geldi. Ben kahvemi alıp balkona geçtiğimde bilerek Janet rahatsız olmasın diye odama gitmedim. Bir süre çizgi roman okuduktan sonra arkamdan titrek bir ses geldi.

Janet-

Hava soğuk sana ceket getirdim.

Fang-

Teşekür ederim, ama ben üşümüyorum. Sen yeni duş aldın, 9 o yüzden hasta olursun. Benim yerime sen giy onu.

Janet-

Ama sen hasta olursu-

Fang-

Birşey olmaz bana merak etme sen giy.

Janet-

Pekii.

Dediğinde elindeki hırkayı kendi üzerine geçirdi. Balkondaki büyük ikili koltukta yanıma oturduğunda konuşmaya başladı.

Janet-

O adamın ellerini hâlâ üzerimde hissediyorum..

Fang-

Özür dilerim Janet..

Janet-

Ne için??

Fang-

Zamanında yetişemedim, seni koruyamadım.

Janet-

Hayır, yetiştin Fang. Yetişmeseydin şuan ne halde olurdum düşünmek istemiyorum. Keşke seni dinleseydim, seninle birlikte gitseydim. Ben inadımı sikeyim be!

Fang-

Sakin ol, bunların olacağını bilmiyordun.

Janet-

Fang, kendimi koruyabildim biraz olsun. Senin bana verdiğin bıçakla, senin bana öğrettiğin taktikle.

Fang-

Ben sana yine öğreteceğim merak etme.

Janet-

Bana verdiğin bıçak orada kaldı..

Fang-

Birşey olmaz güzelim bende ondan var biraz daha veririm sana bir tane daha.

Janet-

Teşekür ederim..

Fang-

Rica ederim, bekle sana birşey getireceğim.

Diyerek hızlıca balkondan çıkarak odama geldim. Odamdaki çekmeceden bir tane anahtar bıçak ve küçük biber gazını elime alarak tekrardan balkona geldim. Elimdekileri Janet'e uzattığımda konuşmaya başladım.

Fang-

Bu sefer fazladan biber gazıda getirdim.

Janet-

Bu ne işe yarıyor ki??

Fang-

Bir nevi sprey gibi. Sakın bunu evde sıkma gözleriniz yanar. Bunu sana saldıran kişiye sık. Gözlerini açamaz. Spreylerden daha etkilirdir. Ama çok dikkatli ol.

Janet-

Tamamdır çok teşekkür ederim.

Fang-

Rica ederim.

Dediğimde tekrardan eski yerime oturdum. Bir süre öylece oturduğumuzda Janet omzumda uyuya kalmış olmalı ki omzumdaki ağırlığı hissediyordum. Bir süre sonra onu kaldırmayı unutup bende kendimi uykuya bıraktım..

Helllooooossss★ Biliyorummmm Colette Edgar bölümü yazmak yerine yan karakterler bölümleri yazıyorum amaaa bu kitapta her karakter başrol gibi o yüzden hepsinin bol bol sahnesi olucakkk. Ayrıca bu yaşanan olaylarda zaman dilimi geçiyormuş gibi düşünün çünkü her olay aynı anda olmuyor yani veya ayni gündeeee. Sizleri çok seviyorummmm, ve ben uyumaya kaçıyorummmmm baiiiiii★

Bölüm sonu

1 yorum