Helllooosssss★ geri geldiiiimmm!!! evet bu bölümü ne zaman bitirip atarım bilmiyorum ama bir şekilde bu hafta içinde bitiririm herhaldeeee🥳 neyseeee hemen uzatmadan bölüme geçiyorum ileriki bölümlerde çok pis şeyler olcak haberiniz olsun🤫
Crow-
Bir merhaba demeyecek misin eski dostum???
Diye bir ses duyduğumda Edgar sinirle yumruklarını sıkarak kapıdan sınıfa girdi. Bende onun peşinden girdiğimde Siyah saçlı Karga vibesi veren biri vardı. Edgar sinirli sesiyle siyah saçlı çocuğa bakarak konuşmaya başladı.
Edgar-
Ne boklar karıştırmaya geldin Crow?
Crow-
Hiçbir şey, sadece okulumu okumak için Edgarcım.
Crow denilen çocuk özellikle "Edgarcım" kelimesini bastırdığında Edgar sinirden dişlerini sıkıyordu. Neden bu kadar sinirliydi ki? Aralarında bir şey mi geçmişti. Gerçi bunu düşünmem bile saçma belliki birşey geçmiş salak Colette! Neyse ne, kendi iç sesimle kavgamız Edgar'ın sinirli sesi bölündü.
Edgar-
Bibi iki saattir kayıp bu işte senin mi parmağın var?
Crow-
Vayy o küpeli de mi burdaa?
Edgar-
Bana bak o küpeleri senin o olmayan götüne sokarım kardeşimle düzgün konuş!?
Crow-
Aman be yemedik kardeşini boş yapma.
Edgar-
Son kez soruyorum, Bibi nerede??
Crow-
Gel bak cebimde olması lazımdı.
Edgar-
Şimdi siktim seni orospu çocuğu!
Dediği an bir anda Edgar Crow'a doğru dalınca ben Edgar'ın yanına koştum. Fang ve Bibi sınıfa girdiğinde Fang ve Bibi koşarak onları ayırmaya gittiğinde Bibi bir anda sopasını Crow'un omzuna yapıştırdı. Crow inleyerek yere düştüğünde Fang Edgar'ı zar zor tutuyordu. Ben ise gariban gariban olayı anlamaya çalışıyordum. Sonra Crow omzunu ovalarken konuşmaya başladı.
Crow-
Ya küpeli bir kerede yavaş vur şu sopayı!
Bibi-
O sopayı senin götünde parçalamadan defol burdan!
Crow-
Sen diyinc egideceğimi mi sandın cidden?
Bibi-
Bu sefer hayatımızı karartmana izin vermicem.
Crow-
Hadi ama Küpeli! Herşeyin sorumlusu benmişim gibi konuşma.
Bibi-
Kes sesini! Senin yüzünü bile görmek istemiyorum.
Crow-
Ben senin o tipine meraklı miyim sanki??
Edgar-
DÜZGÜN KONUŞ SİKERİM EBEBİ CAKMA KARGA
Crow-
Yazıkkk, çok yazıkk. Hâlâ öfkeni kontrol edemiyorsun. Seninle çok işimiz olacak yine.
Fang-
Crow kaybol git Allah aşkına pis dayak yiceksin kimse alamicak seni ellerinden.
Crow-
Vayy, sen konuşmayı bilir mıydın ayakkabısı yırtık.
Fang-
ANANİ GÖTTEN SİKTİRİRİM OROSPUCOCU!
Bibi-
Bırak Fang bizi sinir edip disiplinlik etmeye çalışıyor bulaşmayın.
Colette-
Şeyy bu kim?
Crow-
Bu marshmelow kafalı bebe kim aq?
Edgar-
O KIZA HİÇ BULAŞMA KARŞINDA BENİ BULURSUN!
Crow-
Oooooo Ama Çakma emo sevgili yapmışş(!)
Colette-
Ne diyorsun sen ya, ne sevgilisi???
Janet-
Takma şunu Colette boş yapıyor.
Crow-
Boş yapmıyorum Sesi bozuk mikrafon kafa,
Fang-
ŞİMDİ BEN SİKTİM SENİ OROSPUCOCU!
Colette-
Durun ya bi sakin olun!
Diyip Crow'a dalan Edgar'ı tuttuğumda Crow'un yumruğu bir anda kalbime sert bir yumruk geçirdiğinde acıyla bağırdım. Kalbim deli gibi ağrımaya başladığında Mandy ve Chester seslerden dolayı sınıfa gelmişti. Mandy o halimi görünce koşarak yanıma gelip konuşmaya başladı.
Mandy-
Colette! İyi misinn?
Colette-
K-kalbim acıyo!
Crow bana telaşla bakarken konuşmaya başladı.
Crow-
Lan ne oldu! Yanlışlıkla vurmuştum. Bu kadar abartmaya ne gerek var?
Bibi-
Aptal! Kız kalp hastası.
Crow-
NE!?
Onlar kendi içinde yine kavga çıkartmışken saatim ötmeye başladı. Nabzım seksenden yüzlere çıkarken diğerleri kavga içinde olduğu için mecburen Chester'a seslendim.
Colette-
C-chester çantamın en önünde ilacım var.
Chester-
Bekle! Hemen getiricem.
Diyerek hızlıca benim sırama gidip çantamın en önündeki gözünden ilacımı ve suyumu alıp koşarak yanıma geldi. Ben hızlıca ilacı paketinden çıkarıp bir tane yuttuğumda Chester elindeki suyu uzattı. Elinden alıp hızlıca içtiğimde kendi sırama oturdum. Sırada oturup diğerlerini izlerken millet resmen birbirine girmişti! Edgar Crow'un yüzüne yumruk atarken Crow cebindeki hançerlerden birini Edgar'ın bacağına sağlamıştı. Bir dakika ya, okula kesici alet getirmek yasaktı? Bu Crow nasıl sokmuştu? Neyse ne ben Edgar'ın bağırmasını duyduğumda tam ayağa kalkacaktım ki sınıfa Pam hoca girdi.
Pam-
Çocuklar! Neler oluyor burda??
Bibi-
Hocam bu Crow Colette'i kalbine yumruk atınca ortalık karıştı.
Crow-
Hocam ben yanlışlıkla vurdum! Ama başta Bibi sopasını omzuma geçirdi, şikayetçiyim!
Chester-
Ya çakma karga konuşma be! İlkokul bebeleri gibi ne hocaya ispitliyorsun?
Edgar-
Bırak Chester, bu bebeden ne beklersin ki?
Crow-
Çok konuşma çakma emo! Gördük senide.
Pam-
Kesin sesinizi, yeter bu kadar. Hepiniz müdürün odasına!
Diye bağırdında uykum olsada mecburen bende ayağa kalktım. O sırada Edgar yanıma gelip konuşma başladı.
Edgar-
Colette, sen iyi misin?
Colette-
İlacımı içtim Chester sağ olsun, şuan ağrısı biraz geçti.
Edgar-
Sen otur gelme birazdan uyuya kalırsın falan sonra.
Colette-
Ya hayır, olayın yarısı benim yüzümden başımıza geldi bende gelicem.
Edgar-
Pekala, o zaman yanımdan ayrılma.
Dediğinde herkes önden gitmişti. Bizde hızlıca müdürün kapısına vardığımızda müdürün kapısını çaldık. İçerden müdürün gel dediğini duyunca içeri girdik. Müdür bütün herkesin koyun sürüsü gibi sıraya çekmiş azarlıyordu.
Gale-
Siz neredeydiniz?
Edgar-
Hocam Colette'in ilacının etki etmesini bekliyorduk kusura bakmayın.
Gale-
Tamam, sizde geçin diğerlerinin yanına hadi.
Dediğinde Edgar Chester'in yanına, ben size Edgar'ın yanına geçtim. Uykum gelmeye başlamıştı, ama hocanın azarlama seslerinden uykuya dalamıyordum.
Gale-
Ya siz bu okulun başına bizim başımıza bela mısınız?
Crow-
Hocam geldiğim gibi dayak yedim ama.
Edgar-
Haketmeseydin çakma karga
Crow-
Konuşma lan soyu bozuk emo!
Gale-
Kesin sesinizi! Şuan tutanak tutmicam, ama isimlerinizi alıcam. Eğer ikinci kez daha buraya isimleriniz yazılırsa tutanak tutarım haberiniz olsun!
Mandy-
Hocam bizim bir suçumuz yok, biz ayırmaya çalışıyorduk.
Chester-
Evet hocam Mandy yoktu.
Mandy-
Hocam Chester de yoktu.
Chester-
Vardım la ben.
Mandy-
Yoktun Chester.
Chester-
Vardım
Mandy-
Yoktun
Chester-
Vardım
Mandy-
Yoktun
Gale-
KESİN SESİNİZİ! HEPİNİZİ YAZICAM.
Dediğinde daha fazla dayanamıyordum. İlaç çok çabuk etki ettiği için hemen uykum geliyordu. Edgar anlamış olacak ki kulağıma doğru fısıldadı.
Edgar-
Uykun mu geldi?
Colette-
Şeyy, evett ilaç çok hızlı etki ediyor.
Edgar-
Pekala, ben bizi burdan çıkarma yolunu bulucam bekle.
Dediğinde ne yapacağını merak ediyordum. Tam o sırada Edgar Müdüre bakıp konuşmaya başladı.
Edgar-
Müdürüm izin verirseniz Colette'i revire götürebilir miyim? İlaç çok hızlı etki yapmış uyuya kalcak. Hem revirdekilerde bi kontrol eder.
Gale-
Tamam oğlum siz çıkın, kızım sende bişi olursa bana haber ver.
Colette-
Tamamdır müdürün teşekkür ederim.
Dediğinde Edgar ile berabere dışarı çıktık. Ben daha fazla dayanamayıp gözlerim kapanmaya başladığında Edgar konuşmaya başladı.
Edgar-
Bu böyle olmayacak, gel bakalım.
Dediğinde bir anda bir eliyle belimi diğer eliylede bacaklarımı kavrayarak beni kucağına aldı. Ben zar zor uykulu sesimle konuşmaya başladım.
Colette-
Buna gerek yoktu, kendimde yürüyebili-
Edgar-
Senin şuan bilincini bile açık tutmaya halin yok nasıl yürüyeceksin?
Dediğinde ona cevap vermeyecek kadar uykunun etkisindeydim. Merdivenlerden inerken son kez Edgar'ın kulağıma eğilip bir şeyler söylediğini duydum.
Edgar-
Uyu bakalım uyuyan güzel.
Hellossss★ biraz saçma bir bölüm oldu ama size hızlı bölüm atmam lazımdı o yuzdennnnnn ileriki bölümlerde çok bomba şeyler gelicek haberiniz olsunnnn!!! Şimdiden iyi okumalar dileriiiimmm🫶🏻




