İçeriğe geç

Çocukluğumun Hayali

Bölüm 2 · 6 dk okuma

Çocukluğumun Hayali

Bölüm 2

★~2~★

Edgar-

Selam, bunu Bibi yolladı.

Dediğininde garip garip ona bakıyordum. Salak gibi bakmayı kesip elinden tencereyi alırken konuşmaya başladım.

Colette-

Teşekür ederim! Bibi'ye de teşekkür ettiğimi söylersin.

Edgar-

Rica ederim. Teşekkürünü diyeceğim merak etme.

Colette-

Bekle ben tencereyi getireyim hemen.

Edgar-

Gerek y-

Colette-

Sen ayakta bekleme içeri geç ben hemen geliyorum.

Dediğimde hızlıca içeri geçtim. Tencerenin içindeki çorbayı kendi tencerelerimden birine doldurup tencereyi yıkadım. İçine 2 tane çikolatalı süt koymuştum. Misafire boş tabak verilmezdi bende verilecek en iyi şey de çikolatalı süt olduğu için iki tane çikolatalı süt koymuştum. Elimde tencereyle salona geçtiğimde Edgar dediğimi yapıp salona geçmişti. Ben elimdeki tencereyi ona doğru uzattım.

Colette-

Buyur tencereniz.

Edgar-

İçinde çikolatalı süt mü var?

Colette-

Evde vallaha bu vardı o yüzden bunu koydum.

Edgar-

Gerek yoktu, yinede teşekkür ederim.

Colette-

Rica ederim afiyet olsun.

Edgar-

Saolda sen bu çikolatalı sütlere olan sevgin nereden geliyor?

Colette-

Pek hatirlamiyorum, küçükken bir hafıza kaybı yaşadım. O yüzden pek hatırlamam. Ama bir çocuk sayesindeydi galiba. İsmini hatırlamıyorum.

Dediğim an Edgar bir anda kaşlarını çattı. Ben bunları dedikten sonra garipsemişti. Bir iki saniye süren bu garipliği hemen sona erdi.

Edgar-

Hmm anladım. İyi o zaman sana iyi akşamlar ben gideyim artık.

Colette-

Sanada iyi akşamlarr! Bibi'ye selam söyle görüşürüz.

Dediğimde kafasıyla söylerim anlamında işaret yaptı. Ona kapıya kadar eşlik ettiğimde üst kata çıktığında kapıyı kapattım. Mutfağa gidip Edgar'ın getirdiği çorbayı kaseye doldurduğumda kase ile birlikte masaya geçtim. Yemeği yiyip mutfağı hemen toparladıktan sonra bir tane çikolatalı süt ve birazcık abur cubur aldıktan sonra odama gittim. Çalışma masama getirdiklerimi koyduktan sonra günlüğümü açıp çizim yapmaya başladım. Defterime çizdiğim Spike resmine şöyle bir baktım. Güzel olmuştu, daha sonra elime çantamı alıp içine okul için bir kaç şey koydum. Mutfağa gidip içine kek, 3 çikolatalı süt vb. yemek için atıştırmalıklar koyduktan sonra odama gidip yatağıma uzandım.

Yarın yeni okulumda yeni bir güne gelicektim.

Ertesi Gün

Yatağımdan kalkıp hızlıca hazırlanarak evden çıktım. Otobüs durağına geldiğimde otobüs hemen gelmişti. Otobüse binip kartımı bastığımda "yetersiz bakiye" sesini duyduğumda son anda aklıma gelmişti. Tabi ya! Kartıma para yüklemeyi unutmuştum. Tam otobüsten inerken bir ses duydum.

Edgar-

Bu seferlik benden olsun.

Dediğini duyduğumda ikimiz içinde kartından ödeme yapmıştı. Ona minnetdarca bakarak konuşmaya başladım.

Colette-

Teşekür ederim.

Edgar-

Rica ederim.

Dediğinde o arkalarda bir koltuğa oturdu. Bende rasgele bir koltuğa oturduğumd gideceğim durağa kadar elimdeki günlüğe çizimler yaptım. Kısa bir süreden sonra otobüs son durakta durduğunda bende çoğu kişi gibi indim. Edgar'da inmişti. Galiba o da benim gibi okula gidiyordu. Tahmin ettiğim gibi benimle aynı yoldan yürürken ikimizde sessizce okulun bahçesine girdik. Çoğu kişi yeni geldiğim için bakarken tedirgin olmuştum. Ben sakin olmaya çalışırken tırnağımla elimi tırnaklıyordum. Evet sosyal anksiyetem vardı. Öğrenciler bana bakarak birşeyler konuşurlarken ben onlara bakmamaya çalışarak hızlıca içeri geçtim. Nefesimi düzenlemeye çalışıyordum. O sırada Edgar'ın sesini duydum.

Edgar-

Sen iyi misin?

Colette-

Şey.. iyiyim sıkıntı yok.

Bana şüphe duyan gözlerle bakarken konuşmaya devam etti.

Edgar-

Müdürün odasına götüreyim mi seni?

Colette-

Senin için sorun olmazsa olur.

Edgar-

Sorun olsaydı sormadım, gel benimle.

Dediğinde onu takip ettim. Bir kat yukarı çıktığımızda beni müdürün yanına getirdikten sonra yanımdan ayrıldı.

Ben müdürden sınıfımı ve okul kuralları gibi bir kaç şeyi öğrendikten sonra odasından çıktım. Sınıfım 12/B sınıfıydı. Sınıfımı bir süre aradıktan sonra sınıfımı buldum. Kapısını tıklatıp içeri girdiğimde Hoca ayağa kalkarak konuşmaya başladı.

Belle-

Evet arkadaşlar bahsettiğimiz yeni öğrenci geldi. Hoşgeldin evladım istersen arkadaşlarına yanıt kendini.

Hoca bana doğru bakarken derin bir nefes alarak sakinleşmeye çalıştım. Evet ağır bir şekilde Anksiyetem vardı ve bunun etkileride çok kötüydü.

Colette-

Ben Colette. 18 yaşındayım umarım iyi anlaşırız:)

Dediğimde kafamı kaldırıp onlara baktım. Hepsi bomboş gözlerle bakıyordu. BİR DAKİKA! Edgar ve Bibi ile aynı sınıfta mıydım? Tek bana tebessümle bakan Bibiydi. Edgar ne boş ne dolu bakıyordu. Çok garipti...Onlara bakıp hafifçe gülümsemeye çalıştığımda hoca Bibi'nin yanını göstererek konuşmaya başladı.

Belle-

"Colette Bibi'nin yanı boş istersen oraya geçebilirsin." Dediğinde hızlıca Bibi'nin yanına geçtim. Neyse en azından biraz tanıdığım birinin yanına oturmuştum. Bibi'in yanına oturduğumda hoca derse başladı. Ben düşünmekten dersi dinleyemezken Bibi koluma dokunarak konuşmaya başladı.

Bibi-

Sınırımıza hoşgeldin

Colette-

Hoşbuldum

Bibi-

Ben sana tenefüste okulu gezdireceğim merak etme.

Colette-

Bibi.. iyiki varsın o çorba içinde teşekkür ederim.

Bibi-

Rica ederim! Komşular ve sınıf arkadaşları bu günler için vardır.

Belle-

Colette ve Bibi tenefüste konuşursunuz dersi dinleyin!

Hoca bir anda kızınca önüme döndüm ve derse odaklanmaya başladım. Derse odaklamıyordum, masamdaki günlüğe birşeyler çizerken caprazımda oturan bir kiz bana bakıyordu. Koreli gibi bir görünümü vardı. Gerçektende çok güzel bir kızdı ama bana aşırı garip bakıyordu. (Ne bakıyon lan kara köpek) O kıza bakmayı bıraktığımda günlüğe rasgele birşeyler karalarken Bibi elindeki sakız kağıdını uzatıp konuşmaya başladı.

Bibi-

Al bunu günlüğündeki sayfaya yapıştırırsın.

Colette-

Yoksa sen..

Bibi-

Evett bende bir brawlerim! İki saattir günlüğüne bakıyorum o kadar dalgınsınki farketmedin bile.

Dediğinde yanaklarımın kızardığını hissettim. Bu günlükte her türlü şey vardı MaşAllah. Bibi'nin elindeki sakız kağıdını alıp defterime yapıştırdığımda dersi dinlemeye başladık. Ders bittiğinde Bibi elimden tutup hızlıca konuşmaya başladı.

Bibi-

"Bence kaç çünkü bütün sınıf üstüne çullanacak"

Colette-

Ne-

Dediğim an siniftakilerden bir iki kişi yanıma gelip konuşmaya başladı

"Selam ben Janet"

"Bende Amber"

"Selam bende Mandy"

"Bende Chester"

"Benim ismimde Fang" diye bir kaç kişi dediğinde konuşmaya başladım.

Colette-

"Hepinizle tanıştığıma memnun oldum bende Colette." Dediğimde Amber konuşmaya başladı.

Amber-

"Ee hadi kantine inelim ben çok acıktım."

Colette-

Siz gidin ya ben aç değilim

Bibi-

Yoo sende geliceksin

Mandy-

Ya ben sana daha kendi şekerlerimden vericem yemek zorundasın

Chester-

Colette valla benden demesi Mandy şekerlerini bana bile vermiyor sana veriyorsa bence ye dünyanın en iyi şekerleri olabilirle-

Mandy-

Sen bir yiyişinle 5 paket yediğin için sana vermiyorum Chester!

Chester-

Ama çok güzelle-

Mandy-

SUS CHESTER DAHA SANA ŞEKER YOK!

Chester-

Peki.

Fang-

Ulan eşşek kıza niye trip atıyon kız haklı. Kız senin sağlığını düşünüyor.

Edgar-

Chester gloss markan ne

Chester-

O glossu sana sokarım çocuk

Janet-

Sakin ol şampiyon

Amber-

LAN KANTİNE GİDELİM AÇIM AÇIM.

Mandy-

Ee hadi gidelim.

Colette-

Benim karnım ağrıyor biraz siz gidin ya.

Bibi-

Peki madem biz gidelim.

Colette-

Hepinize afiyet olsunn!

Dediğimde hepsi gitmişti. Ben sıraya başımı koyup uyumaya çalıştım. Evet bir yerimin ağrıdığı doğruydu ama ağrıyan karnım değil kalbimdi. Malesef doğuştan kalp hastasıydım ve çoğunlukla hep kalbim ağrırdı. Bir süre geçmesini beklerken dahada çok şiddetlenince derin derin nefes almaya başladım. Acıdan gözlerim yaşarırken çantamdan ilacımı aldım. Kahretsin sadece bir tane vardı! Neyseki şuanlık bana yeterliydi. İlacı alıp su ile beraber içeriğimde yavaş yavaş gözlerim kapandı. Bu ilaç insanı çok kolay mayıştıran bir ilaçtı ve uykumi getirmişti. Allah'tan ilk tenefüsümüz 30 dakikaydı ve en azından yarım saat uyuyabilirdim.

2 saat sonra

Gözlerimi sınıfın bağırtı sesleriyle hafiften araladım

Sandy-

LEON ÇANTAYI TUT!

Leon-

SANDY O ÇANTA BİR TARAFINA MONTELENSİN İNŞALLAH BANA NİYE ATIYORSUN LAN?

Nita-

Matematik ödevini yapan varsa acil bana verebilir mi?

Meg-

Bende var al.

Chester-

Ulan eşşek ayakkabını bana niye fırlatıyorsun?

Fang-

Sanki bilerek fırlattım geri at şunu bana.

Chester-

YAKALA! BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

Fang-

LAN SOYTARİ KAFAMA NİUE FIRLATTIN

Chester-

Ödeştik eşek kunfucu

Onları hafiften dinlerken o sırada bir ses duydum.

Edgar-

Uyanacak mısınız hanımefendi?

Selaaammmmm★ evet en heyecanlı yerde kestim ama epey bir kelime yazdım o yüzden kestim ehehehmm. Neyseee yeni bölümü ne zaman paylaşırım bilemem ama bu kitap tutmicak gibi bir Vibe alıyorum İnşallah yanlış bir Vibe alıyorumdur. Neysee ben yeni bölüme başlayayım baaayyyyyssss★

Bölüm sonu

4 yorum