İçeriğe geç

Çocukluğumun Hayali

Bölüm 1 · 5 dk okuma

Çocukluğumun Hayali

Bölüm 1

★~1~★

Hellooooo ben Ceylinn★ Bu hikayem biraz kısa bölümlerle olucak ama olsunnn umarım beğenirsinizzz. Ben hemen başlıyorum iyi okumalarr★

10 Yıl Önce

Babam o gün yine bana vuruyordu. Annem ise hiç bir şey yapmıyordu. Ben annemi korumak için babama karşı çıkarken o kadın orada durmuş hiçbir bok yapmıyordu. Babam canice acımadan vururken bir anda kulağımda çınlayan o sözleri söylüyordu.

"Allah senin belanı versin. Senin o doğduğun güne lanet olsun. Geberemedin gittin. Bu ailenin huzuru senin yüzünden kaçıyor!" Diye bağırdığında daha kendimi korumaya çalışmamıştım. Az önceki çığlıklarım artık susmuştu. Artık hiçbir şeye dermanım kalmamıştı. Babamın o dediği sözler vurmasından daha çok açılmıştı. Ben ne yapmıştım onlara? Hiçbir şey yapmamıştım. Neden benden nefret ediyordu bu kadar? Ben daha fazla acıya dayanamayıp kendimden geçicekken bir siren sesi duydum. Babam ve Annem koşarak evden uzaklaşırken ben ayağa kalkmaya çalıştım. Ayağa kalkma çalışmam ile yere düşmem aynı anda oldu. Gözlerim kararıp basım dönüyordu. Burnum kanıyordu. Gözlerim kararıp bayılacakken biri yanıma koştu. Çok net göremiyordum ama benim yaşlarımda birinin kollarındaydım. Son görebildiğim şey üzerinde bana uzattığı atkısıydı.

Şimdiki Zaman

Yeni bir okul, yeni bir ev, ve yeni bir hayat. İşte benim vaktim geldi. Herkesten kurtulup sonunda kendi ayaklarim üzerinde duracaktım. Sırtımdaki çanta, elimdeki günlüğüm ile kalacağım apartmanın kapısına geldiğimde ev sahibini gördüm. Ev sahibim ve çalıştığım iş yerinin patronu aynıydı. Ben ev bulduğumda iş aradığımı söylemiştim. Ev sahibim ise kendi hediyelik eşya dükkanında çalışabileceğimi söyledi. Bende zaten iş aradığım için ve tam benlik bir iş olduğu için kabul ettim. Hem okula gidecektim, hem de okuldan çıkıp buraya gelecektim. Hem okuyup hemde çalışmak zorundaydım. Eğer kendi ayaklarımın üzerinde durmak istiyorsam çabalamalıydım!

Griff-

"Evin burası, Hayırlı olsun. Maaşını ev kirasından keserim öyle daha rahat edersin. Neyse sen yeni evinde vakit geçir. Hadi iyi günler."

Colette-

İyi günlerrr.

Griff gittiğinde bende elimdeki anahtarla kapıyı açtım. İçeri girince arkamdaki kapıyı kapatıp evi gezmeye başladım. Ev tam benlikti. Ne çok büyüktü ne çok küçüktü. Evi bir süre gezdikten sonra kıyafetlerimi küçük çantamdan çıkarıp yatak odasındaki dolaba yerleştirdim. Babam öldüğünde o evden resmen bir kaç parça eşya alıp kaçmıştım. Evi temizlemek için Lavaboya gittim. Bir kovaya su ve detarjan koyup karıştırdığımda elimdeki kova ve vileda sopasıyla kapının olduğu orta odaya bırakıp yerleri silmeye başladığımda kapı çaldı. Ben kapıyı tam açıcakken bir anda sakatlığım tutup kova ile yere düşerken her yerim sırılsıklam olmuştu. Ben bir anda acıyan bacağıma bağırırken bir yandanda küfür ediyordum. Kapı sabırsızca çalarken sakinleşmeyi biraz olsun başarıp kapıyı açtım. Karşımda benim yaşlarımda biri vardı. Simsiyah kısa saçları ile Ağzında sakız elindeki beyzbol sopası ile konuşmaya başladı.

Bibi-

Selam ben Bibi.

Colette-

Selam.

Bibi-

Buraya yeni mi taşındın?

Colette-

Geleli iki saat anca oldu.

Bibi-

O zaman hoşgeldin. Birşeye ihtiyacın falan olursa üst katta oturuyorum yardım ederim.

Colette-

Teşekür ederim, eğer birşeye ihtiyacım olursa gelirim merak etme.

Bibi-

Ben şimdi gidiyorum biraz işim var sonra yardıma uğrarım Görüşürüzz.

Colette-

Görüşürüzzzz.

Colette bir anda mutlu olmuştu. Daha geldiği yeni evde komşusu ona çok iyi davranmıştı. Colette böyle şeylere alışık değildi. O yüzden birazda garip gelmişti. Ben yerleri silip üzerimide değiştirdikten sonra işime koyuldum. Tam Beş saat sonra işim bitmişti. Çok uzun sürmüştü evet ama evim pırıl pırıl olmuştu. Dolapta hiçbir şey olmadığı için markete çıkma kararı aldım. Çantamı, anahtarımı ve günlüğümü alıp evden çıktığımda yolda yürümeye başladım. Marketi birilerine sora sora bulduğumda içeri girdim. Zamanında kartıma gizli gizli epey bir birikim yapmıştım. O yüzden biraz olsun rahattım. Süt reyonuna gidip en az 10-15 kutu çikolatalı süt aldığımda diğer reyonları gezmeye başladım. Evet farkındayım tam bir çikolatalı süt bağımlısıyım. Bunu bana alıştıran ise küçüklüğümdeki bir arkadaşımdı. Daha doğrusu plotoniğim. Ama oda gitti.. Herkes gibi. Ben reyonlardan şu, pirinç, bulgur, ekmek vb. Birsürü yiyecek şey alarak çoğunlukla abur cuburla beraber koca sepeti doldurdugumda kasaya ilerledim. Kasadakileri ödeyip poşetleri sepete doldurduğumda yola çıktım. Market sepetini bu kadar poşeti taşıyamayacağımı bildiğim için almıştım. İki saat içinde getirmem lazımdı. Eve geldiğimde poşetleri eve taşıyımaya başladım. Hepsi çok ağırdı, özellikle aldığım kutu kufu çikolatalı sütler.. Ben merdivenlerden 8 kutu sütü aynı anda taşımaya kalktım. (kaslı Colette) Merdivenlerde daha 5 basamak zor çıkmışken bir anda ayağım boşluğa bastı. Kutular yere düşerken onlarla beraber bende düşücektim. Tam içimden Fatiha okurken birinin belimden tuttuğunu farkettim. Gözlerimi sakince açıp belime baktığımda bir atki beni tutuyordu. Bu atkı bir yerden bana tanıdık geliyordu ama çıkaramamıştım. Ben içimden bu kim diye düşünürken. Atkı belimi bıraktı ve ben ayağa kalktım. Beni tutan kişiye döndüğümde konuşmaya başladım.

Colette-

Şey.. Teşekkür ederim. İsmin ne?

Edgar-

Ben Edgar. Bu apartmana yeni mi taşındın?

Colette-

Evett. Alışverişe çıktım o yüzden sanırım fazla biraz fazla almışım.

Edgar-

Bence biraz değil ama neyse.

Colette-

Ehm..

Edgar-

Taşımana yardım edeyim mi?

Colette-

Bu teklifine hayır diyemeyeceğim çünkü gerçektende buna ihtiyacım var.

Dediğimde hiçbir şey demeden atıklarınıda kullanarak bütün poşetleri aldı. Ben arkasında ona şaşkın şaşkın bakarken peşinden gitmeye karar verdim. Onun önüne hızlıca geçip kapıyı anahtarla açtım. O içeri girip gösterdiğim tarafa poşetleri bıraktığında konuşmaya başladı.

Edgar-

Başka bir şey var mı?

Colette-

Yok başka bir şey. Çok teşekkür ederim.

Edgar-

Rica ederim. İyi günler hayırlı olsun bu arada.

Colette-

Sağolunnn ve sanada iyi günlerrr.

Diyerek kapıdan Edgar'ı eşlik ederken o gidince arkasından kapıyı kapattım. Bir süre dinlenip yemek aldiklarimi yerleştirmeye başladım. Cidden o kadar çok şey almışım ki kendim.bile şaşırdım. Şu aldığım sütlerin iki gün içinde biteceğinden o kadar eminim ki.. bir süre uzun uzun mutfakla uğraştım. Yemek yapacak halim kalmamıştı. Üstüne yere aldığım 3 litrelik sade sütün 1 litresini düşürerek başıma tekrardan bir iş açmıştım. Evet farkındayım aşırı Sakar biriyim. Mutfağı silip süpürüp her yerini temizledikten sonra salondaki koltuklara uzandım. Salondaki koltuklar yataktan bile güzeldi. Yumuşacık bir koltuk, yeni taktigim Brawlerden oluşan yastık kılıfları, ve minik bir masa vardı. Masanın üzerine çikolata koyup televizyondan film açtığımda daha çikolatayı bile yiyemeden uyuya kalmıştım. Bir süre sonra korkarak kapının sesiyle gözlerimi açtığımda neler olduğunu anlayamamıştım. Kapıya sertçe vuran kişi yüzünden çok ses çıkmıştı. Çok sesten dolayı anlık kulaklarımı kapattığımda kapı olduğunu anladığım an kulaklarımı açıp kapıya baktım. Karşımdaki kişiyi görünce çok şaşırdım. Edgar elinde Bir tencere ile karşımda duruyordu. Ben şaşkın şaşkın ona bakarken Edgar bana bakarak konuşmaya başladı.

Edgar-

Selam, bunu Bibi yolladı.

Tekrarrrdannnn helloooosss. Bu bölüm 1000 kelimeden oluşuyor bunu saymazsak. Farkındayım biraz kısa oldu ama Uykum var ve biraz rahatsız olduğum için mecburen bu kadar kısa oldu. Biliyorsunuz Wattpad engel yedi. VNP'den girdikçe yeni bölüm atmaya çalışacağımmm şimdilik görüşmek üzereee★

Bölüm sonu

2 yorum