İçeriğe geç

Çocukluğumun Hayali

Bölüm 3 · 5 dk okuma

Çocukluğumun Hayali

Bölüm 3

★~3~★

Edgar-

Uyanacak mısınız hanımedendi?

Edgar'ın sesini duyduğum gibi yattığım yerden kafamı kaldırdım. Kafamı Edgar'ın omzunda gördüğümde kızardığımı hissettim. Ben ne ara Edgar'ın omzuna başımı koyup uykuya kalmıştım? Ben utançgaç bir sesle konuşmaya başladım.

Colette-

Ben ne zaman senin omzunda uyudum..?

Edgar-

Bir buçuk saattir falan.

Colette-

Ama ben sırada uyuyordum.

Edgar-

Kafan sıradan düşüyordu Bibi'de sınıfta kızlarla konuşuyordu-dedikodu yapıyordu- bende yere düşme diye yanına oturdum sende uyku sersemi kafanı omzuna koydun.

Colette-

Şey..ben çok özür dilerim offf

Edgar-

Bunda özür dilenecek birşey yok. İlacın etkisiyle uyuya kalmışsın.

Colette-

Ha?

Edgar-

Masanın üzerinde ilacın paketi vardı. Arkasını okuduğumda uyuttuğunu gördüm.

Colette-

Hee ondan bahsediyorsun anladım, evet malesef öyle bir yan etkisi var.

Edgar-

Ama bu kalp ilacı neden içiyorsun?

Colette-

Eee şey..

Hocanın sınıfa girmesiyle konuşmamız yarım kaldı. Sınıftakilerden ismini öğrendiğim edebiyat hocamız Rosa hoca konuşmaya başladı.

Rosa-

Gençler bir kamp gezimiz olucak size kağıtları vereceğim. 3 günlük bir gezi olucak eğer bir aksaklık olmazsa tabii. Cuma günü gideceğiz pazartesi veya salı günü döneceğiz. Ben herkese izin belgesini vereceğim. Aileleriniz bu belgelere imzalarını atsın.

Dediğinde herkese kağıtları dağıttı. Ben ne yapacaktım ki? Ailemden uzaktayım. Neyse kendim yalandan annemin imzasıymış gibi imzalarım. Küçükkende her aile belgeli kağıtları kendim imzalardım. Sanki annemmiş gibi.. Rosa hoca sınıftan çıktığında Edgar konuşmaya başladı.

Edgar-

Söyleyecek misin?

Colette-

Şey ya.. boşversene gereksiz bir konu.

Edgar-

Sen bilirsin.

Dedikten sonra yanımdan kalkıp kendi sırasına geçti. Hastalığımı söylemek istememiştim çünkü eski okulumdaki gibi dalga geçilmesinden korkuyordum. Sırf kalbimdeki çizik yüzünden geçirmeyen dalga yapılmayan zorbalık kalmamıştı. Eskileri düşünürken gözlerim doluyordu. O yüzden ağlamamak için çantamdaki çikolatalı sütlerden birini ve bir tane çikolatalı keki alıp yemeye başladım. O sırada yanıma Mandy geldi.

Mandy-

Selaammmmm

Colette-

Selamm

Mandy-

Sana senetlerimden getirdimm.

Colette-

Yaaa teşekkür ederimm. Bekle bende sana bişi vericemm.

Çantamdan bir tane çikolatalı süt alarak ona verdim.

Mandy-

Ayayayaya çok severimm. Teşekür ederimmmm.

Colette-

Rica ederimm afiyet olsunn

Mandy-

Sanadaa.

Mandy çikolatalı sütünü içerken bende Mandy'in getirdiği şekerlerden yedim. Bu şekerler gerçektende çok güzeldi! Boş derste Mandy ile sohbet edip okul hakkındaki çoğu dedikoduyu öğrendikten sonra Bibi yanıma geldi.

Bibi-

Cuma günü olacak geziye gelecek misin?

Colette-

Evett gelicem sen gelicek misin?

Bibi-

Geliceemmm ama bişi sorabilir miyim yanlış anlamazsan?

Colette-

Yok yanlış anlamam merak etme sorabilirsinn.

Bibi-

Anladığım kadarıyla ailenle yaşamıyorsun nasıl imzalatacaksın o belgeyi?

Colette-

Ben imzalayacağım annemin imzasını biliyorum.

Bibi-

Hee anladım iyi zaman iyikiii geliyorsunnn.

Dediğinde ona doğru bakıp tebessüm ettim.

Bir süre sonra ders bedendi. Soyunma odasında üstümüzü değiştirdik. Bahçeye çıktığımızda El primo hoca konuşmaya başladı

El primo-

Evet çocuklar toplu olarak kızlar vs erkekler olarak futbol oynayacağız bugün. Birdahakinede voleybol oynarız. İlk önce ısınma hareketlerini yapın ondan sonra başlarsınız. Dediğinde bütün sınıf ısınma hareketlerini yapmaya başladık. Ben ısınma hareketlerini yapmaya başladığımda sınıftakiler konuşmaya başladı.

Amber-

Biz bu erkekleri bitiririz kızlar

Chester-

Bana bak ateş fırlatan kızları böyle gazlama kaybedince birde bunların tribini çekeriz sonra.

Mandy-

Kazanınca kimin kaybedip kimin kazanacağını göreceğiz Chester!

Chester-

İddaasına var mısın Güzelim?

Mandy-

Varım lan! Neyine?

Chester-

Kazanırsak bana 10 paket en sevdiğim şekerlerden vericeksin. Kaybedersem ben sana bir hediye alacağım.

Mandy-

Tamamdır kabul ediyorum.

Fang-

Lan susun artık

Chester-

Konuşma lan sen eşşek.

Edgar-

Çenenizin bağını sikim susun lan

Bibi-

Oha lan yeni küfür üretmiş.

Edgar-

Leon'dan çaldım çaktırma

Leon-

ULAN PEZEVENK!

Dediği an hepimiz kahkahalarla gülerken Hoca konuşmaya başladı

El primo-

Bu kadar yeterli takımlar yerlerini alsın.

Dediğinde hepimiz kendi olduğumuz takımın tarafına gittik. Zaten kızlar ve erkekler olacağı için çekişmeli bir maç olacaktı. Kendimi çok yormamaya gayret gösterecektim. Maç baslamadan önce yerlerimizi aldığımızda oyunun başlaması için düdüğü bekliyorduk. Düdük çaldığında Amber topu başlattı. Amber topu erkeklerin kalesine doğru getirirken Chester ve Leon'u karşısında görünce çaprazdaki Bibi'ye pas attı. Bibi topu yakalayıp ileri doğru sürerken karşında Fang'i görünce yandan topu bana attı. Ben topu tam kaleye atarken Edgar bir anda karşıma çıktı. Bana hafif gülerek bakarken konuşmaya başladı.

Edgar-

Topu verme vakti geldi

Colette-

Çok geç:)

Dediğim an beşliğinden topu attım. Yanından koşarken Edgar daha arkasını dönmeden yanından koşarak topu kaleye fırlattım. Kaleci olan Draco topu tutmayınca top gol olmuştu. BAŞARMIŞTIM! Kızlar GOLLLLLL" diye bağırarak bana koşup sarıldırında biz tezahürat yapıyorduk. Erkekler bize boş boş bakarken Draco Edgar'a kızıyordu

Draco-

Ya mal kızdan topu alayım derken kız sana resmen fake attı

Edgar-

Ya sus duş ben nerden bileyim böyle olacağını.

Dediğinde Amber erkeklerin konuşmalarını duymuş olacakki onlara dönüp duymaları için bağırarak konuşmaya başladı.

Amber-

Eeee neymiş? Birdaha kızların gücünü bu kadar hafife almayacakmışsınız.

Chester-

Ya ateş fırlatan sen ordan konuşma

Mandy-

Sanane lan isteyen konuşur.

Chester-

Ayıp oluyor ama güzelim.

Janet-

Ayıp oluyor bahanesiyle kıza yavşıyor piç.

Chester-

Oha nerden anladın?

Fang-

OHA LAN DAĞ AYISI YAVAŞ

Chester-

Sus lan çakma kunfucu

Edgar-

OYUNA DEVAM EDİN OYUNA YETER BE!

Dediğinde oyuna devam ettik. Ben koşarken bir anda kalbime kıramp girmesiyle yere çöküp elimle kalbime bastırdım. Çok hızlı atmaya başlamıştı. Saatimden kalbimin atışına baktım. 100lerdeydi ve bu çok sıkıntıydı. Beni yerde gören Edgar yanıma gelip konuşmaya başladı.

Edgar-

Colette! Sen iyi misin?

Colette-

Evett iyiyim bacağıma bir an kramp girdide düzeldi şimdi devam edebilirim.

Edgar-

Ama kalbini tutu-

Colette-

Hadi devam edelim!

Diyip hızlıca ayağa kalktığımda kızlar ne oldu nercesine bana bakıyordu. Erkeklerde bana bakarken konuşmaya başladım.

Colette-

Birşeyim yok devam edelim!

Diye seslendiğimde Edgar bana inanmayan bakışlarla baksada oyuna devam ettik. Yarım saat falan sonra Janet ayağındaki topu bana attı. Ben zar zor koşarak kaleye doğru giderken karşımda Chester vardı ben tam beşliğinden topu atacakken bir anda gözümün kararması ve başımın dönmesi ile düşerken Chester bir anda beni tuttu. Telaşla bana bakarken konuşmaya başladı.

Chester-

Colette! İyi misin?

Colette-

C-chester i-ilacım

Herkes başıma toplandığında Chester konuşmaya başladı.

Chester-

İlacı varmış ne ilacı bu!?

Edgar-

Ben biliyorum! Hemen alıp gelicem siz ambulansı arayın.

Diye koşarak bir yöne doğru giderken gözlerim kararmaya devam ediyordu. Son duyduğum şeyler aralarındaki diyalogdu.

Janet-

Açılın nefes alabilsin!

El primo-

Neler oluyor burda?

Amber-

Hocam Colette bir anda bayıldı.

El primo-

Ambulansı arayın!

Fang-

Aradık hocam yoldalar.

El primo-

Neden bayıldı bilen var mı?

Mandy-

Hocam en son bir ara ayağıma kramp girdi dedi ama kalbini tutuyordu bilmiyorum bir ilaç dedi Edgar koşarak ben biliyorum diyip ilacı almaya gitti.

Hoca duyduklarından sonra yanıma gelip nabzımı kontrol etti. Elimdeki saatin ötmesi ile saatime baktı.

El primo-

Kahretsin! Kalbi çok hızlı atıyor.

Chester beni tutarken ben gözlerimi açamıyordum. Bir süre sonra daha fazla dayanamadım. Tam bilincim kapanacakken o tanıdık sesi duydum.

Edgar-

GETİRDİM İLACI!

Ebetttt yeni bölüm bitmiş bulunmakta nasıl buldunuz? Şey.. ben biraz drama işlerini çok seviyorum şimdiden diyim hep böyle şeyler olacak çünkü hoşuma gidiyor yazması. Eğer çok cringe bulursanız haber verin biraz düzeltmeye çalışırımmmm★

Bölüm sonu

1 yorum